YEREL
Giriş Tarihi : 30-07-2021 10:11   Güncelleme : 30-07-2021 10:11

TBMM Araştırma Komisyonu kurulsun

CHP Milletvekillerinden oluşan heyet Doğu Karadeniz Bölgesinde son yıllarda artan, can ve mal kayıplarına neden olan sel ve heyelanların araştırılması için TBMM’ye anayasanın 97. Ve TBMM iç tüzüğünün 104 ve 105. Maddeleri gereğince meclis araştırması açılmasını talep etti.

TBMM Araştırma Komisyonu kurulsun

CHP Milletvekillerinden oluşan heyet tarafından TBMM başkanlığına verilen meclis araştırma komisyonu kurulması ile ilgili talepte Doğu Karadeniz Bölgesi’nde sık sık meydana gelen sel, su baskını, derelerin taşması ve heyelanlarda meydana gelen can ve mal kayıplarının araştırılmasına yönelik araştırma komisyonun oluşturulmasını talep etti.

Talep gerekçesinde şu ifadelere yer verildi:

“Doğu Karadeniz Bölgesi’nde sık sık meydana gelen sel, su baskını, derelerin taşması ve heyelanlarda çok sayıda insanımız hayatını kaybetmekte ve büyük boyutlu mal kaybı ile zararlar meydana gelmektedir. Her yıl birkaç kez tekrarlanan bu olaylar doğal afet niteliğinden çıkıp insan eliyle sebep olunan felaketlere dönüşmektedir.

100 yıl önce de can ve mal kayıplarına neden olan sel ve heyelanlar olmaktaydı. Ne var ki, 10-15 yılda bir rastlanan sel, su baskını ve heyelanlar son zamanlarda her yıl birkaç kez meydana gelmektedir. Bilim adamları ve ilgili yerel yöneticilerden bakanlıklara kadar hemen herkes doğaya aşırı müdahalenin sel, su baskını, dere taşması ve heyelanlara yol açtığını kabul etmektedir.

Karadeniz sahil yolunun kotunun şehir merkezlerinin kotundan yukarıda olması, HES’ler, tekniğe ve bilime aykırı yol açma çalışmaları, çaylık alanlarda ağaçların sökülmesi, çayda kullanılan kimyasal gübre, Yeşil Yol adıyla yaylalara çift şerit yol yapılması, bilinçsizce yapılan maden aramaları, açılan taş ocakları, patlatılan çok sayıda dinamit, dere yataklarının daraltılıp etrafının imara açılması, dere ıslah çalışmalarının hatalı olması, derelerin beton kanal içine alınması gibi onlarca farkı tespit, doğaya aşırı müdahale edilmesinin örnekleri olarak gösterilmektedir.

Doğu Karadeniz Bölgesinde kentler el sularını, kırsal kesim ise taşkınların ve heyelanların tehdidi altındadır. Can kayıplarının telafisi mümkün değildir. Mal kayıplarının telafisindeki maliyet ise zamanında alınacak önlemlere göre çok daha büyük olmaktadır. Bugüne kadar konuyu ciddiyetle ele alan bir çalışma olmamış, önlem almakta yetersiz kalmıştır. Yaşanan her acı olay sonrası yetkili ağızlar önlem alacağını ifade etseler de ciddi hiçbir adım atılmamıştır.

Doğu Karadeniz Bölgesinde meydana gelen sel, su baskını, dere taşması ve heyelan olaylarının kapsamlı şekilde ele alınması, bunların zararın en aza indirilmesi, bir daha böyle acı olayların yaşanmaması adına tüm yönleriyle konuyu inceleyip alınması gereken tedbirleri belirleyecek ve ilgili idarelere yol gösterecek bir TBMM araştırma komisyonu kurulması gerekmektedir”