YEREL
Giriş Tarihi : 15-11-2021 11:14   Güncelleme : 15-11-2021 11:14

“Teşkilatlanmaya Devam Ediyoruz”

“Teşkilatlanmaya Devam Ediyoruz”

Doğru Parti Kurucu ve Rize İl Başkanı Eyüp Demir Artvin’de teşkilatlanma için çeşitli temaslarda bulundu. Partiyi tanıtan ve kongre için üye toplayan Demir, “İnsanların güvenebileceği, ekip olarak da Türkiye’de bugüne kadar olmayan parti içi demokrasinin olacağı bir parti hayal ettik ve 26 Ağustos 2020 tarihinde de Doğru Parti’yi kurduk” dedi.

Kurtuluş Savaşı döneminde oluşturulan Çoban Ateşi Hareketinden yola çıkarak partiyi kurduklarını vurgulan Doğru Parti Rize İl Başkanı Eyüp Demir, “Doğru Parti, Türkiye’deki muhalefet boşluğundan kaynaklanan Ak Partinin 19 yıllık hâkimiyetine dur demek için kurulmuş bir partidir. Parti kurmadan önce bizim Çoban Ateşi Hareketi dediğimiz sivil platformumuz vardı. Bu platform, Ak partinin icraatlarından, gidişatından, ülkenin geldiği noktadan memnun olmayan insanların çıkış yolu aradığı ortamda kuruldu. Kurtuluş savaşı döneminde Anadolu’da oluşturulan Çoban Ateşi Hareketinden esinlenerek partimizi kurduk. Bu kadar parti varken neden bir parti kurduk, sivil platformda kalsaydık daha mı iyi olurdu bunun da tartışmasını yaptık. Şunu gördük Türkiye’de gerçek anlamda bir milli muhalefet partisi yok. Başı ayakları gövdesi Türk halkından Türkiye’nin içinden ve hiçbir üst akla bağlı olmayan hiçbir emperyalist güce bağlı olmayan parti yaratmak istedik. Ne genel başkanımızın ne benim siyasetten hiçbir maddi beklentimiz yok. Gençlerin ülkeden ümidi yoktu. Sorduğumuz 10 gençten 7’si ülkeden gitmek istiyor. Bu çok kötü düşündürücü orandır. Bu oranı, gidişatı değiştirmek için bir partiye ihtiyaç vardı. İnsanların güvenebileceği, ekip olarak da Türkiye’de bugüne kadar olmayan parti içi demokrasinin olacağı bir parti hayal ettik ve 26 Ağustos 2020 tarihinde de Doğru Parti’yi kurduk” dedi.

“Atatürk’ün Şehri Artvin’e Geç Bile Kaldık”

“Atatürk’ün şehri Artvin’e Doğru Partiyi anlatmak, teşkilatlanmak ve buradaki ekibi oluşturmak için Artvin’deyiz” diyen Eyüp Demir, “Türkiye'nin çeşitli illerine gittik. Trabzon'a, Rize'ye, Samsun'a, Ordu'ya, Akdeniz'e Güneydoğu'ya ülkemizin bütün bölgelerine ulaştık. Ben Eyüp Demir olarak Doğru Parti'nin aynı zamanda kurucusuyum. Kurucular kurulu üyesiyim ve aynı zamanda Karadeniz teşkilatlarından sorumluyum. Artvin'den Sinop'a kadar bu bölge ile ilgili illerdeki arkadaşlarımızı organize etmek, onlara yardımcı olmak, bulmak, teşkilat kurmakla ilgili genel başkanımız Rıfat Serdaroğlu tarafından görevlenmiş bir arkadaşınızım. Ben bu vesileyle bu amaç için bugün Karadeniz'imizin gerçekten yurtsever bu coğrafi şartlarda içinden büyük değerler çıkartmış, Zülfü Livaneli gibi, Sabit, Osman Avcı gibi, Hasan Ekinci gibi büyük değerler çıkartmış Rahmetli Emin Özgür gibi devlet adamları çıkartmış insanların ilinde olmaktan gerçekten mutluyum. Bizim ilk amacımız Artvin'de Doğru Parti'yi kurmak. Doğru Parti’yi kurarken de tabii ki doğru iş yapmak, doğru insanlarla bulmak. Doğru Parti Türkiye'de şu ana kadar aşağı yukarı 40 küsur ilde teşkilatlandı. Bunların içinde il kongrelerini yapan ve yapmakta olacak olan hazır olan illerimiz var. Bu arada şunu gururla da söylüyorum. Rize'de biz 21 Ağustos 2021'de il kongremizi yaptık. Rize'nin 6-7 ilçesinde teşkilatımız var. İlçe başkanlarımız var. Şimdi Rize dışına açılalım, artık buraları ihmal etmeyelim dedik. Çünkü bizim Artvin'i şimdiye kadar kurmamız gerekiyordu. Bu bizim hatamız, bizim eksikliğimiz. Artvin'den güzel bir şekilde, doğru bir şekilde teşkilat çıkartacağız” ifadelerini kullandı.

 

“Liyakat Gitti Tarikat Geldi”

 

Türkiye’nin Atatürk döneminden sonra hiçbir dönem rahat olamadığını aktaran Demir, Ak parti döneminde liyakatin demokrasinin kalmadığını söyleyerek “Türkiye’nin başına 2002 yılında bir AKP belası sarmalandı, hazırlandı ve kondu. Bu tehlikenin gelmekte olduğu bu yıllarda siyasetin dışında olsam bile biz görüyorduk. Türkiye dünyanın en zor coğrafi bölgesinde. Rahmetli Atatürk'ün ölümünden sonra bir karşı devrim başladı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk halkı Atatürk'ün ölümünden sonra hiçbir dönem rahat etmedi. Birçok savaştan galip çıkan bir toplum var ama Atatürk ölmeden önce başlatmış olduğu tarımdaki hamle, sanayileşme hamlesi, birçok devrim Atatürk'ün ölümünden sonra karşı devrime dönüştü. Karşı devrime dönüşünce ülkemiz bir çöküşün içine girdi. O çöküş yavaş yavaş birikti ve kartopu halinde bir çığa dönüştü. Bu çığ 2002'de AKP olarak karşımıza çıktı. Biz beğenmesek de demokrasimin kör topal işliyordu, insanlar ayrı partilerde olsalar bile birbirlerine saygılıydılar, Cumhuriyet Halk Partili kişinin işini Adalet Partili biri yapardı, bunlar Cumhuriyetin kazanımlarıydı. Bu insanlar hiçbir vâkıfın, hiçbir dergâhın hiçbir cemaatin, hiçbir tarikatın üyesi değillerdi. 2002'den sonra demokrasinin bu kültürü kalktı. Bugün işe girmek için bir vakfa gitmek zorunda kalıyorsun. Liyakat gitti tarikat geldi. Bu kötü gidişin sorumlusu AKP ve AKP'ye destek veren, onun yanında hiçbir şey olmamış gibi duran insanlar oldular” şeklinde konuştu.

 

Muhalefetin Yönetme İddiası Yok

 

Doğru Parti olarak ülkenin gidişatının kötü olduğunun bilincinde olduklarını, Çoban ateşi dedikleri hareketle Türkiye'yi gezerken insanlara bunları anlattıklarına da vurgu yapan Rize İl Başkanı Demir, “İnsanları bir çıkmazda gördük. Biz AKP'nin kötülüklerini anlatarak saatlerimizi hatta günlerimizi de doldurabiliriz ama karşıda bir de muhalefet var. Siyasette demokrasi de kural şudur: İktidar düşer muhalefet çıkar. Ama bizim ülkemizde maalesef iktidar da düşüyor muhalefet de düşüyor. İktidarın karşılığında muhalefetin bir iddiasının olması lazım. Ben bu ülkeyi yöneteceğim, hem de sizden kat kat iyi yöneteceğim demesi lazım. Ne yazık ki biz bunu muhalefette göremedik. Gördüğümüz şu: muhalefet yatıyor yatıyor yatıyor seçime bir yıl kala bir iş yapıyor gibi durumdan vaziyet çıkartıyor, sonra seçim zamanı geliyor iktidar maddi gücünü devlet gücünü kullanarak muhalefete bir tokat atıyor ve sandıkta kalıyor” diye konuştu.

 

“Ak Parti İnsanları Çukura Attı”

 

Demir, kuruluş amaçlarının halkı bu hale getirenlerden hesap sormak olduğunu aktararak konuşmasında şu ifadelere yer verdi:Bir ilde bir seçin yapılıyor, sandık kurullarından tutun seçim kurullarına kadar herkes iktidar partisinin emrinde çalışıyor. Vatandaşın seçme hakkını elinden aldılar. Gelin görün ki yapılan anayasa değişikliğini dünyada yeni icat olmuş gibi bizim insanlarımızı refaha kavuşturacak bir sistemmiş gibi insanların önüne koydular. Ama geldik gördük ki bu sistem bırakın insanları uçurmayı adeta çukurun içine çaktı ve insanlar o çukurda kaldı. Bu işin içinden çıkmanın yolu bizce şu: insanların rahatlıkla bunlar beni anlatıyor, ben de buradayım diyebileceği, gerçekten sandığından üyesinden seçiminden demokrasinin yaşayacağı, siyasi nezakete siyasi kurala ve siyasi etiğe uyan elini harama bulaştıramamış hesabını verebilen insanların bu işe el atması. Doğru partinin kuruluş amacı bu. Hesap sorabilecek, hesap sorulur hale gelmeyecek, sen bu zenginliği nereden aldın diyebilecek.”

 

HATİCE DİLER