YEREL
Giriş Tarihi : 09-10-2021 11:56   Güncelleme : 09-10-2021 11:56

TOPLUMUN HER KESİMİNDE VARIZ

TOPLUMUN HER KESİMİNDE VARIZ

İl Müftüsü Hasan Güneş, “Din görevlilerimiz sosyolog, psikolog gibi görev yapıyorlar. Çünkü camilere her kademeden insanlar geliyor.”

İl Müftüsü Hasan Güneş, 1- 7 Ekim camiler ve din görevlileri haftası münasebetiyle din görevlileri ve camilerin önemi hakkında değerlendirmelerde bulundu. İnsanlık için camilerin ve din görevlilerinin önemine vurgu yapan Güneş, “En önemli ibadetlerin başında namaz geliyor, öyleyse namazımızı emanet ettiğimi din görevlisi çok önemli bir işi yerine getiriyor” diye konuştu.

“Bu Yıl ön plana çıkarılan konu Vefa oldu”

Hasan Güneş, “1-7 Ekim tarihleri arasında kutladığımız camiler ve din görevlileri haftamızın hayırlı olmasını niyaz ediyorum. Bu hafta vesilesiyle camilerin daha fazla gündeme getirilmesi ibadetlerimizi camide Eda edebilmemiz gayretini göstermesine vesile olmasını diliyorum. 1986 yılında 1-7 Ekim tarihleri arasında ki hafta camiler haftası olarak benimsenmiş 2003 yılına kadar bu şekilde kutlanarak gelmiş 2003 yılında bu camilerde görev yapan kardeşlerimiz de içerisine alacak şekilde camiler ve din görevlileri haftası olarak kutlanmaya başlanmış. Bugün de o manada bu haftaya değerlendirmeye çalışıyoruz. Her yıl hem camiler haftasında hem de mevlid-i Nebi haftasında Diyanet İşleri başkanımız toplumumuzu ilgilendiren bir konuyu belirliyor bu haftalarda ön plana çıkarıp O konu hakkında programlar yerine getiriliyor. Bu yılda her iki haftada ön plana çıkarılan konu Vefa konusu oldu.

Türk kültüründe Cami Arap kültüründe Mescit olarak geçiyor. İnsanlık tarihine baktığımızda Hazreti Adem aleyhisselamın peygamber olarak peygamberlik yaptığı dönemde ilk kurulan mabedin Kabe olduğunu görüyoruz insanlık için ilk olarak kurulan mabet Mekke'de kurulmuş olan Kabedir İnsanlık tarihi kadar eskiye dayanıyor camilerimizin geçmişi. İnsanın var olduğu yerde ibadet halinde olması meşrudur. Adem Aleyhisselam'ın hayatında görüyoruz, daha sonra pek çok peygamberin hayatında Kabe'yi görüyoruz, birçok peygamberin hayatında Mescidi Aksa'yı görüyoruz zaten öyle de olması gerekiyor. Peygamber Efendimizin Mekke'den Medine'ye hicret etmeden önce Mekke'deki yaşantısı Kabe'yi ön planda tutmaya gayret ediyordu. Cemaat halinde Kabe'de namaz kılma hevesinde olmuştur belli bir sayıya ulaşınca artık Kabe'de Cemaatle namaz kılmaya başlanmıştır kafilesi ile Mekke'den Medine'ye hicret etme durumu olmuş Küba köyüne geldiklerinde orada ilk yaptıkları iş Mescit inşa etmek olmuş orada Peygamber Efendimiz bir hafta kaldı bir hafta kaldığı yerde bile Mescit inşa eden bir Peygamberin ümmetiyiz. Orada Mescidi inşa ettikten sonra Medine'nin merkezine doğru giderken 1 kilometre uzaklaştıktan sonra Cuma namazı farz oluyor oldukları yerde cuma namazı kılıyorlar, orada yine mescit inşa ediliyor ve şu anda Cuma Mescidi adında bir cami mevcut. Medine-i Münevvere’ye  geldiklerinde ilk yaptıkları iş daha deveden inmeden mescid-i Nebevi'nin yerini belirlemek oldu. Neden;  toplu ibadet edecekler orada bir devlet kurulacak ,orada onu idare edecekler. ilk olarak Mescidi Nebevi'nin yeri tespit edildi çevresinde de sahabenin yetiştiği İlim Merkezi oluşturuldu. Bugüne ışık tutan İslam dininin temelleri o gün oluşturuldu Bugün de camilerimiz hem ibadet etmek hem de toplumumuza yön verecek ilgilerin edildiği yerler haline gelmesi elzemdir.

Ecdadımız Cami merkezli Hayat önceliğiyle hareket etmiş. Haliyle o toplumda yanlış olmaz harama bakılmaz, haram yenmez, günah işlenmez, hep Allah'ın rızasına göre Hayat Devam ettirilir, Böyle hayat sürdüren toplumda asayiş olaylarında azaldığı gözleniyor. Baktığımız zaman Sarp Sınır kapımızda bir camimiz var. 80’li Yılları devlet yöneticisi olan Turgut Özal demiş ki “burası müslüman bir devlet öyleyse sınır kapısında geçen her insan burada minareyi ve camiyi Görmeli” diyerek oradaki caminin yapımına öncülük etmiş. Cami, Minare, kubbe, ezan, sela Bunlar İslam'ın alametlerindendir yabancı Birisi bir şehre geldiğinde ilk önce minareye bakar Minare olan yerde gerekirse konaklayacak yerde vardır olmazsa etrafında vardır O da olmazsa görevlilerden yardım alırım bakışıyla ile hareket ederler. Ayetlerde Cami yapacak kişilerin bile Allah'a inanan kişilerden olması gerektiği belirtilir. Ayet-i kerimele de bize güveniyor, Siz bunu yaparsınız diyor. Onun için müslümanlar Ezelden evele kadar bu görevi işlemişlerdir. bu görevi Dünya var oldukça devam ettirecek lerdir. Hem Camilerin İnşaası Daha sonra da onları ihya edeceklerdir. Burada bize 2 görev düşüyor olmayan yere cami imar etmek diğeri de yapılmış olan bu camileri ayakta tutmak İhya etmek. Camileri İhya etmek için beş vakit namazı da orada Eda etmeye gayret gösteriyoruz. Bununla birlikte birçok faaliyet yürütüyoruz ;müştemilatında Gençlik Merkezi yapıyoruz, kitap temin etmek için yayın evi yapıyoruz, Gerektiği şekilde sohbet edilen yerler yapılmasını gayret ediyoruz, kadınlara Kur'an kursu yapıyoruz camilerimiz de Kur'an eğitimi altında kurslarımız mevcut. Bununla birlikte belki de en önemlisi yaz Kur'an kursu yaz kuran kursları camilerde yapılmasına gayret gösterilen bir eğitim faaliyetidir. Çocuklarımız eğitimler Dolayısıyla camilerini tanıyorlar, giriyorlar camide cemaati tanıyorlar, mihrabı ve minberi namazı tanıyorlar ve küçük yaşta camiyi belleğine işlemiş oluyorlar ve ileriki yaşlarında artık namaz Cami cemaat kendisine yabancı gelmiyor. Onun için yaz Kur'an kurslarının camide olmasına özen gösteriyoruz, birkaç defa cami yaz Kur'an kursuna gelen kardeşlerimiz ilerki yıllarda ibadet etme noktasında sıkıntı ile karşılaşmıyor. Bakara suresinden bir ayet diyor ki Allah'ın mescitlerinde Allah'ın adının anılmasını yasaklayan ve Allah'ın mescitleri nin yıkılması için gayret gösterenlerden daha Zalim kim vardır. Demek ki buralara dokunulmayacak demek ki Allah'ın adı anılmaya devam edecek. Burada Müslümanlara bir görev düşüyor ayeti kerimenin devamında deniliyor ki; Allah'ın adının anılmasını yasaklayan oranın harabe hale getirilmesini destekleyen Kimse o camilere giremezler, girerlerse de korku halinde girmeleri gerekir. Bu bizim güçlü olmamıza bağlı Biz güçlü olursak ibadetlerimiz ve ibadethanelerimiz de güçlü olur.

Peygamber Efendimizin ayetlerine baktığımız zaman diyor ki “her kim bir kuş yuvası kadar Mescit yapsa Allahu Teala cennette ona bir köşk yapar” içerisinde ibadet edilebilecek en küçük bir Mescit bile yapılsa o kişiye Allah ona cenneti vaad ediyor. Cami olmayan yerlere de Cami yapmanız konusunda teşvik eden bir ayetti. Gerçekten ihtiyaç varsa Cami yapmak gerekir ihtiyaç yoksa orada Cami yapılması şart değildir Bazen cam. yapmak için itiraf da bulunuyorlar, Buna gerek yok” dedi.

“Din görevlilerimiz sosyolog, psikolog gibi görev yapıyorlar”

 Güneş ,“Cami deyince akla Beş vakit namaz ve bu beş vakit namazı kıldıran ezanını okuyan müezzinliğini yapan din görevlileri geliyor.

Köylerimizde din görevlisi olmayan camileriyle ile ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Din görevlisinin görevi camide Beş vakit namaz vaktinde Camii ibadete açık hale getirir ve gelen cemaate önderlik ederek bu namazı kılma konusunda yardımcı olur. En önemli ibadetlerin başında namaz geliyor, öyleyse benim namazımı emanet ettiğim bir din görevlisidir, Öyleyse din görevlisi çok değerli bir iş yapıyor. Bizim de Hak ettiği değeri vermemiz gerekiyor. Din görevlilerimiz Sadece camide Beş vakit namaz kıldıran görevliler değildir, bizim görevlerimizin yarısı camide yarısı cami dışında. Hem camide insanlarımızın ibadetlerine önderlik edeceğiz hem de bu din görevliliğini temsilde bir sıkıntı yaşanmayacak. Hem insanlara vaaz edip hem de dediğinin tersini yaparsa çelişki olur.

Din görevlileri olarak toplumun her kesiminde yer alıyoruz. Din görevlisi caminin de görevlisidir. camiye gelsin ya da gelmesin kim olursa olsun görev yaptığı caminin muhatabı olan, çevresinde bulunan herkesin imamıdır. Bütün Vatandaşlarımızın imamıyız, müftüsüyüz, hepsine hizmet götürmemiz gerekiyor. Doğumdan ölüme kadar insan hayatının her alanında toplumla iç içeyiz.

Bizim toplumsal görevlerimiz de var, bu toplumsal görevlerin neler olduğunu son dönemde gördük bazı eleştiriler bize de geldi. Hatta yerel medyada bile Bugün gündemde olan 3600 gösterge konusu

 Niye imamlara 3600 alıyor diye eleştiriler oluyor. Geçtiğimiz günlerde ilçelerimizden bazılarında emekli din görevlilerimizin programlarına iştirak ettim, oralarda da konuştum. Emekli görevlilerimizin birçoğu köylerden emekli oldular. Bunların eşleri doğum yapmadı mı, çocukları okumadı mı, çarşıdan pazardan ihtiyaçları olmadı, mı anne babaları hasta olmadı mı oldu. Hem bulundukları köylerde görevlerini yerine getirdiler hem de köylerde şahsi ihtiyaçlarını binbir türlü zorluklarla yerine getirmeye çalışarak icra ettiler. Bununla birlikte bizim görevlilerimiz toplumumuza yön veren insanlardır. Din görevlilerimiz sosyolog, psikolog gibi görev yapıyorlar. Çünkü camilere her kademeden insanlar geliyor.

Gönüllülükle yerine getirdiğimiz görevlerin dışında, resmini görevlerimizde var. Gençlik merkezlerinde görevlilerimiz var, hastanelerde manevi danışmanlarımız var, cezaevlerinde vaizlerimiz var denetimli serbestlikte görevlimiz var KYK yurtlarında görevlilerimiz var, sevgi evlerinde yine aynı şekilde görevlilerimiz var .Haliyle bize ihtiyaç duyulan her yerde biz varız, dini yönden çok ihtiyaç duyduğu her yerde biz varız” diye konuştu.

“Günümüzde en fazla ihtiyaç duyduğumuz şey vefadır”

Güneş, “Vefayı anlayacağımız dilde tarif edecek olursak; yapılan bir iyiliğe karşı iyilikte bulunmaktır. Vefa konusunda kat etmemiz gereken büyük mesafe olduğunu düşünüyorum. Vefa konusunda önce Allah’a vefa göstermeliyiz. Bize binbir türlü nimet vermiş. Bize nimetleri bahşeden Allah’a teşekkür etmemiz gerekir. Allah’a nasıl vefa göstereceğiz. Allah’a karşı gelmekten sakınarak, doğru söz söyleyeceğiz. Allah’ın camilerine vefa, onları yaptıranlara vefa, din görevlilerine vefa, anne babaya, büyüklerimize, bize iyilik yapan insanlara vefa göstermeliyiz. Günümüzde en fazla ihtiyaç duyduğumuz şey vefadır. Din görevlilerimiz de sabah 5’te başlayıp akşam 10’a kadar görevlerine devam ediyorlar, gün boyu 12 saat görevdedirler.

Din görevlilerimizin cami dışında da görevleri vardır. Pandemi döneminde 61 bin din görevlisi vefa destek gruplarında görev yaptı. Sokağa çıkma yasağı olan görevlerde diğer gönüllülerle birlikte din görevlilerimiz de görev yaptı. Bütün din görevlilerimiz filyasyon ekibinde topluma hizmet veriyor. Cami ve din görevlisi ne demek 15 Temmuz’da gördük. Camiler istiklal ve istikbalimizin sembolüdür dinimizin sembolü olmakla birlikte. Kalkışma olduğu zaman camilerden selalar okundu milleti bilinçlendirerek birlik olmaya çağırdılar. Bu zamana kadar hizmet vermiş din görevlilerimize teşekkür ediyoruz, ahirete intikal eden görevlilerimize Allah’tan rahmet diliyoruz” şeklinde konuştu.