YEREL
Giriş Tarihi : 09-11-2021 11:44   Güncelleme : 09-11-2021 11:44

“TÜRKİYE’YE ‘DEVA’ OLMAYA GELDİK”

“TÜRKİYE’YE ‘DEVA’ OLMAYA GELDİK”

DEVA Partisi Genel Başkan yardımcısı Mustafa Ergen ve partinin kurucularından İbrahim Dönertaş Artvin’de bir dizi ziyarette bulundu.

Genel Başkan yardımcısı Mustafa Ergen ve partinin kurucularından İbrahim Dönertaş beraberinde İl Başkanı Hüsnü Altun, Merkez ilçe Başkanı Yasin Yılmaz ve ilçe yöneticileri ile birlikte Artvin’de önce Üniversite öğrencileriyle buluştu ardından esnaf ziyaretlerinde bulundu.

DEVA Partisinin Z kuşağının partisi olduğunu vurgulayan Genel Başkan yardımcısı Mustafa Ergen, Z kuşağının önemine değindi. Z kuşağının internetle doğan bir kuşak olduğunu belirten Ergen, “Z kuşağının en önemli özelliği bilgiye daha rahat ulaşıyor. Bilgiyi anne, baba veya bir kişiden değil, internetten, telefondan veya sosyal medya kanallarından alıyor. Onun için çoklu bilgi geliyor. Z kuşağın da çoklu bilginin getirdiği bir kişilik özelliği var. Aileden okul yıllarına, üniversiteye varana kadar çoklu kişilik özelliği kazanmış bir nesil var. Şimdi burada bu Z kuşağına kim cevap verebilir? İşte bu nokta da DEVA Partisi öyle bir parti ki bu kuşağa her alanda cevap verebilecek, onları anlayabilecek bir partidir. DEVA Partisi’nin için de genç kotası var. Cinsiyet kotası var. Böyle bir parti bu kuşağa bir şeyler vaat etmesi lazım. Birincisi onlara gelecek vaat edilmesi gerekiyor. 2’inci özgürlük. Bunu herkese sağlamak zorundasınız. Ancak buna en çok ihtiyacı olan Z kuşağı ve bu Z kuşağı ülkeye fayda sağlayabilecek kuşak. DEVA Partisi’nin en büyük amacı bu Z kuşağını ülke de tutmak olacak” dedi.

“Ülkemizin Üzerine Dev Bir Tusunamı Geliyor”

Ekonomik bir Tusunaminin ülkenin üzerine geldiğini ve zamanın artık tükendiğini belirten Genel Başkan yardımcısı Mustafa Ergen, “Bu ekonomik savaş bütün Dünyada var. Çünkü herkesin ekonomisini değiştiriyorlar, dönüştürüyorlar. Daha teknoloji temelli daha girişimci temelli bir ekonomi Dünyayı ele geçiriyor. Ya buna karşı bir şeyler yapacağız ya da bu felakete teslim olacağız. Elimizden geldiğince buna direnmemiz lazım, ortak geleceğe bakmamız gerekiyor. Genel Başkanımız da diyor ki eğer bunu parti için de başarırsam ülke genelinde de başarırım. Sabır var, özgüven var, vizyon var. Deva Partisi’nin vereceği yaşanılabilir bir Ülke verebilmek” diye konuştu.

“Eğitim Bizim Barajımız Olmalı”

Eğitim sisteminin ülkenin gelişip için de ki durumdan kurtulmasında ki en büyük etkenlerin başında geldiğini ifade eden Ergen, “Yeni nesil Ekonominin, yeni nesil toplumsal hayatın hammaddesi genç nüfustur. Petrol değil, altın değil, genç nüfus. Şükür Ülkemizin hammaddesi de genç nüfusumuz. Japonya, Almanya, Avrupa yaşlı bir ülke ama biz genç bir ülkeyiz. Biz bu genç nüfusu harekete geçirmeliyiz. Genç nüfusu harekete geçiremezsek hiçbir şey yapamayız. Akarsu akıyor eğer o akarsuyun önüne baraj yapamazsanız hiçbir anlamı yok. Eğitim de bizim barajımız olacak. Eğitim de ilk arayacağımız şey toplumsal mutabakat aramak olacak. Her gelenin sağından solundan çekiştirdiği bir eğitim sistemi olmaması için herkesin ortak bir şekilde biz bu gençlerden ne istiyoruz, bu gençler nasıl yetişirse dönüp bize katkı veriri alt alta yazmamız lazım. Eğitim ana gündemimizdir.

2’incisi eğitimin reformu olması lazım. Üniversitelerden başlayıp 3 yaşa kadar indirmek istiyoruz. Üniversitelerden de başlatıp hayat boyunca sürdürmek istiyoruz.

Eğitim de fırsat eşitliğini tekrar sağlamak istiyoruz. Fırsat eşitliği kırıldı, pandemiyle de paramparça oldu. Dijital teknolojiler fırsat eşitliği için yegâne araçlar ama tam tersi bir şekilde baktık ki ülkenin yarısında internet yok. Ne oldu fakir ve az gelişmiş çocuklar eğitimden koptu. Belki de en çok eğitmemiz gereken çocuklar onlardır” şeklinde konuştu.

“Geleceğimiz DEVA’da”

DEVA Partisi kurucularından İbrahim Dönertaş, “Türkiye’nin en büyük şansı Avrupa’nın en genç nüfus üne sahip olmasıdır. Çünkü Avrupa bitmiş vaziyette. Ama Türkiye’de ki genç nüfus çok önemli. Siz gençlerimiz bizim geleceğimizsiniz” dedi. 

Türkiye’nin ekonomik açıdan büyük bir dehrize doğru düşmekte olduğunu söyleyen İbrahim Dönertaş, “Son 19 yılın en büyük enflasyonunu TÜİK açıkladı. Yüzde 20 diye açıklandı. Tabi görünen ama gerçek olan yüzde 40-45 civarında. Bu yüzden birçok kişi Türkiye’de yaşamaktan bıktığını söylüyor. Her gün sabah kalkıp dövizin yükseldiğini Türk parasının düştüğünü görüyoruz. Asgari ücretle çalışan insanlar bu şartlarda nasıl geçinirler. Her gün değeri düşen bir TL de insanlar nasıl mutlu olabilir. Bu ülkemizin büyük bir yarası haline geldi. İnsanlarımız mutsuz. Özellikle gençler bu ülkede büyük problem içerisindeler. Ülkeyi terk edip başka bir ülkede yaşamak istiyorlar.

Türkiye’de şuanda yaşanan zorluklar, ekonominin büyük problemleri, dış politikada ki yanlışlar ve idare edilemeyen bir Türkiye var. Bunun nedeni de 84 milyonluk bir ülkenin kaderini tek bir kişinin yönlendirmesinden kaynaklanıyor. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir başkanlık sistemi yok. Ülkemiz de hepimizin kaderi bir kişinin dudakları arasında” ifadelerini kullandı.

HATİCE DİLER