YEREL
Giriş Tarihi : 24-08-2021 12:09   Güncelleme : 24-08-2021 13:54

Vatandaş 3 maymunu oynuyor

Pazarcı ve üretimci Hülya Dokur ve Tultul Bahar satışların pazarda nasıl olduğuyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Vatandaş 3 maymunu oynuyor

“Para değersizleşti, geçim sıkıntısı çok fazla”

Aşağı maden köyünde üretim yapan Hülya Dokur, “Köyümün, mezramın ürünlerini getirip burada satıyorum. Mezrada ürünleri yetiştirip haftada bir pazara geliyorum. Taze fasulye, turşuluk fasulye, salatalık, patates ve domateslerim var. Pazarda pazarcılardan başka kimse yok birkaç müşteri arada gidip geliyor. Gördüğümüz kişilerin elinde de dolu dolu poşetler yok. Kendim ekip yetiştirdiğim köy patatesinin kilosuna 5 lira fasulye için 8 lira deyince vatandaşlara bu fiyat pahalı geliyor. Bende üç beş kuruş bir şey kazanmam gerekiyor ki hevesli bir şekilde çalışayım. Bizi pandemi etkilemedi ekonomi kötü bir durumda. Vatandaşın alım gücü maalesef yok. Vatandaş sebze, meyve almak sağlıklı ürünler yemek istiyor ama cebinde parası yok. Vatandaş o imkansızlıkla yiyecek alıp evine gitse o yiyecekler bir hafta yetmeyecek bile. Paramızın değeri düştü. Vatandaşlar son zamanlarda iki yüz liralık kâğıt paralar kullanmaya başladı. Bu durum enflasyonun tavan yaptığını gösteriyor. Vatandaş elli lira ile geldiğine evine yiyecek götüremiyor. İki yüz lirayı da şu durumda nereden buluyorlar onu da bilemiyorum. Parada sıfırlar çok olduğu zaman paramızın değerinin bittiğini gösterir. Şu an eski parayla bin lira iki yüz lira oldu. Vatandaş paranın günden güne değersizleştiğinin farkında değil. Millet yine çok şükür diyerek bugününü yarınına çevirmeye çalışıyor” diye konuştu.

“Doğal ürünler azaldığı için kansere daha çabuk yakalanılıyor”

Herkesin doğal ürünlerle beslenmesini tavsiye eden Dokur, “Organik üretim demek bir insanın genlerini geleceğe taşıması demektir. Hiçbir zaman gübreyi alıp mezreme götürmedim. Ürünlerimi aldım ve kendim orada ektim. Hevesle, aşkla çalıştığım için yaptığım işte bereketli oldu. Vatandaş doğal ürünler yesin, hayatını sağlıklı bir şekilde sürdürsün istiyorum. Eskiden herkes kanserden korkar kaçardı şimdi kimse kanserden kaçamıyor. Herkes bir şekilde yakalanıyor. Artık doğal ürünler kalmadığı için ve insanlar yiyemedikleri için vücut direnci düşen kişiler kansere kolaylıkla yakalanabiliyor. Eşimde emekli olunca mezrada yerleşik düzene geçtik. Mezrada yetiştirdiğim birçok ürün ve yüz otuza yakın tavuklarım var. Bir iş yapıyorsam buna değsin istiyorum. Bu yüzden çok üretip çok çalışıyorum. Ayrıca arıcılığa da başladım. Arıcılık babamdan kalma bir meslektir. Bende onun yolundan gitmeye çalışıyorum. İnsanların gerçek ilacının bal olduğunu düşünüyorum. Bir insanın sofrasına balı, sütü, yoğurdu giriyorsa o eve hastalıkta girmez. Biz böyle beslendik. Çocuklarımıza ve gelecek nesillere de bunu tavsiye ediyorum” dedi.

“Üretim alanı yok, para kazanmak zor”

Pazarcı Tultul Bahar, ekonominin kötü olduğunu bazı vatandaşların maddiyattan ötürü ürün alamadığını belirterek, “Dışarıdan gelen ürünler ucuz, yerliler biraz pahalı ama bu şekilde idare edilmesi gerekiyor. Organik beslenmeyi çok önemsiyorum. Organik ürünler çok güzel ve lezzetli. Diğer ürünler organikten daha pahalı oluyor. Pazarımda satmış olduğum ürünler çok iyi ama satış yok. Bazı vatandaşlar maddiyattan ötürü ürün alamıyor. Ekonomi çok kötü, geçim ise çok zor. Markete girdiğim zaman eskisi gibi alışveriş yapamıyorum. Eskiden yüz liraya çok fazla ürün alırdım. Şu an yüz lira beş lira yerine geçti. Geçim sıkıntısı çok fazla. Bu sıkıntı bence işsizlikten dolayı kaynaklanıyor. İş bulunmuyor ve bir üretim alanı yok. Geçimde zor, para kazanmakta zor. Yetkililerin bu durumu düzeltmesi gerekli” ifadelerine yer verdi.