YEREL
Giriş Tarihi : 08-11-2021 10:14   Güncelleme : 08-11-2021 10:14

“Vefa’da Peygamber Efendimiz Örnek Alınmalı”

“Vefa’da Peygamber Efendimiz Örnek Alınmalı”

Diyanet İşleri Başkanlığının Unutulmaya yüz tutan vefa konusunu, Peygamber Efendimizin örnekliğinde yeniden insanlığın gündemine taşıma amacıyla bu yıl vefa konusunu tema edindi. Bu kapsamda Artvin İl Müftü Yardımcısı Mahmut Çelikoğlu “aile ve vefa” konusunda değerlendirmelerde bulundu.

Hz. Mevlana’nın ağacı insana benzettiğini söyleyen Mahmut Çelikoğlu, “ağacın kökünü de Allah'a insanın vermiş olduğu söze Benzetiyor. Biz Allah'a tövbe edip pişman olduktan sonra sözümüzü yerine getirmiyorsak, üzerimize vazife olan görevleri yerine getirmiyorsak kökü olmayan ağaca benzeriz, Kökü olmayan ağaç da kurur. Demek ki erdemli bir insan olmak için, aklını duygusunu yerinde kullanan bir insan olmak için mutlaka önce Allah'a sonra da bağlantılı olduğumuz bütün insanlara vefalı olmak bizim insani görevimizdir” dedi.

Kuranda vefa ile ilgili ayetlerden bahseden İl Müftü Yardımcısı Mahmut Çelikoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Kur'an-ı Kerim'de vefa ile ilgili çok fazla ayet vardır. Bakara suresinde bir ayet inanç esaslarını ifade ediyor, temel ibadetlerden bahsediyor, bir de sosyal hayatta insanlara karşı olan vazifelerimiz den bahsediyor. Bakara suresinin ayetinde iyi bir insanın neler yapması gerektiğini tanımlıyor; “Allah'tan korkan ideal tipteki insanlar vermiş oldukları sözleri yerine getirirler” diyor. Yüce dinimiz İslam'ın anahtarı kelime-i şehadettir “Ben şehadet ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur, yine şehadet ederim ki Hz Muhammed Allah'ın kulu ve elçisidir.” Allah'ın emrettiklerini yerine getirmeye Söz veriyoruz, Peygamber Efendimizin izinden gitmeye Söz veriyoruz. Vefa'ya ahlak konusunun omurgası diyebiliriz vefalı olan bir insan ahlaki konuların diğer alanlarında da kendini gösterir. Yüce Rabbimize olan görevlerimize ibadet diyoruz. İbadetlerimizde eksiklerimiz olursa Rabbimiz bunları Örter, ama ahlaki noktamız da bir yanlışımız varsa demek ki kul hakkına girmişiz o zaman Allah'a tövbe edeceğiz fakat yanlış yaptığımız insanlardan helallik almamız gerekiyor. Kur'an-ı Kerim Peygamberimizden önce gelen peygamberlerden de bahseder. En çok ismi geçen Peygamber Musa aleyhi selamdır onun gönderildiği kavim İsrailoğullarıdır bu konu Bakara suresinde şöyle ele alınıyor; “ey İsrailoğulları size Vermiş olduğum nimeti hatırlayın bana vermiş olduğunuz sözü yerine getirin Ben de size olan sözümü yerine getireyim” Cenabı Allah bizlere de söz vermiştir; Namaz kılarsanız kurtuluşa erersiniz, anne-babaya iyilik yaparsanız mükafatını görürsünüz, birçok ibadeti güzellikleri yaparsanız altlarından ırmaklar akan cennete girersiniz. Kul olmak, Mümin olmak, ideal bir insan olmak zahmet değildir. Biz zannederiz ki bunları yerine getirirken yoruluyoruz Aslında insanlar iyilik yaparken yardımcı olurken mutlu olurlar. Paramızı da Kendinize harcadığımızdan daha çok ihtiyacı olan insanlara harcadığımız zaman onlara yardımcı olduğunuz zaman çok daha fazla mutlu oluruz. “Şükrederseniz sizin imkanlarınızı arttırırım, size olan nimetimi artırırım” diyor. Bunu sayısal olarak düşünmek doğru değil yaptığımız Küçük bir iyilik karşılığında alacağımız dualar, bizi daha sağlıklı sıhhatli ve mutlu yapacaktır zamanımızı daha iyi değerlendirmemize vesile olacaktır.”

Aileye karşı neden vefalı olunması gerektiğini anlatan Çelikoğlu, ailenin duygusal bağların yoğun olarak bulunduğu topluluk olduğunu belirterek, “Aile duygusal bağların yoğun olarak bulunduğu bir topluluktur. Çevrenizde bazı insanlar edinmişizdir bazıları hayatımızdan çıkmıştır. Bu insanların hayatımızdan çıkması sosyal hayat anlamında bize çok büyük bir sıkıntı yaratmaz hayatımızı yine devam ettirmeye gayret ederiz. Ama aile hayatımızda eşimiz çocuklarımız, anne babamızla olan hoşnutsuzluğumuz sıkıntımız bizler de ciddi bir travma meydana getirir. Zaman zaman aynı soyadı taşıdığımız insanlar bile sosyal hayatta sıkıntı ile karşı karşıya kaldığı zaman üzülürüz. Ailemize karşı daha fazla vefa göstermemiz lazım. Bazı insanlar var ailesine çok fedakârlık yapmıyor. Güler yüzlülük olsun, fedakârlık noktasında olsun, Fakat dışarıya daha fazla ilgi alaka gösteriyor. Dışarıda tanıştığı insanlara daha fazla değer veriyor ama o davranışların daha fazlasını Eşimiz, çocuklarımız hak ediyor. Her insana iyilikte güzellikte bulunmak gerekir Ama bizden en çok bekleyenler ailelerimizdir. Vefakârlık noktasında aile bireylerinin konumunu 3 başlıklı özetlemeye çalıştım. Önce eşlerden bahsedelim. Eşler dünyada fiziksel ve duygusal olarak birbirlerine en yakın insanlardır ve biz dinimizde ve kültürümüzde şunu biliriz bir insanla evlilik yaparken ömür boyu beraberliği isteriz. Bir insan bir insanla evlenirken 3 seneliğine 5 seneliğine veya hastalanınca ya kadar, fakirleşinceye kadar yapmayız. İyi günde, kötü günde beraber olmaya söz veririz. Dolayısıyla eşimize ciddi fedakârlıklar yapmamız gerekir. Erkeğin yapması gereken ödevler vardır, kadınların yapması gereken ödevler vardır, ya da ikisini birlikte yapması gereken ödevler vardır. Bu ödevler güzel şekilde icra edilecek. Yüce Rabbim eşlerin birbirini eksikliklerini ne kadar gidermeleri gerektiği noktasında ayetler sunuyor; “eşleriniz sizler için bir örtü sizde onlar için bir örtüsünüz” insanın insana ne kadar yakın olduğunu gösteren bir ibaredir. Biz sosyal hayatta bazen çok yoruluruz, üzülürüz. Herkes kendine göre plan yapmış Ama bu plan zaman zaman sekteye uğrayabiliyor. Zarar ediyoruz ya da emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Bir şekilde mutsuzluk içerisinde oluyoruz, ama bizim vefakâr bir eşimiz varsa ya da biz eşimize karşı vefakârsak onunla bir araya gelince, beraber çay içince birçok sıkıntıyı geride bırakıyoruz. Böyle özellikteki insana karşı daha fazla sevgi saygı beslememiz lazım. Bir de Sağlıklı günlerde eşler birbirlerine sahip çıkacak ki yarın yaşlılık dönemi hastalık dönemi olduğu zaman bunların ciddi fedakârlıklarına ihtiyacımız var. Hayatta maddi zorluklar da hastalıklarda var bunları atlatabilmemiz için eşlerimize ihtiyacımız var. Bizim İnsanlığımızı göstereceğimiz en önemli alan daima yanımızda olan, bizimle bir hayatı paylaşan eşimize saygı sevgimizi göstermemiz gerekir. İkinci başlık olarak anne babayı seçtim annemize babamızdan sevgi saygı gösterme noktasında da yüce Rabbim Kur’an-ı Kerim'de ayetler sunuyor anne babaya saygı sevgi kurmakla ilgili ayetler var Buna da en çok okunan ayetlerden biri “Allah hükmetti, Allah’tan başka hiç kimseye ibadet etmemeyi ve anne babaya iyilik yapmayı emretti.” Allah'a ibadet ettikten sonra en önemli görülen şey anne babaya iyilik yapmak” Onlardan birisi veya her ikisi senin yanında yaşlanırlarsa o ikisine Öf Bile demeyin.” Anne babanızın rızasını alan Rabbinin rızasını alır, anne baban Öfkesini alanda Allah'ın Öfkesini almış olur. Biz Allah'a daha yakın olmak istiyorsak ebedi hayatta Allah'ın sonsuz nimetinden azami düzeyde faydalanmak istiyorsak, annemize ve babamıza iyilik yapmak zorundayız. Gençlik döneminde, sağlıklı döneminde bize her türlü fedakârlığı gösterdiler. Hiçbir evlat babasının kendisine yaptığını babasına yapmamıştır. Bizim babalarımız annelerimiz bugün onlara yaptığımız fedakârlıktan daha fazlasını yapmışlardır bize. Üçüncü başlıktada Aile bireylerinde Kardeşler vardır. Bizim Anne babamıza vazifemiz evliysek eşimize karşı vazifemiz bir de ailede birden fazla çocuk varsa kardeşlere karşı vazifemiz vardır. Kardeşlerin birbirlerine diğer insanlardan daha fazla değer vermeleri gerekir. Anne babalar olgun insanlar, eşlerde istisnalar hariç ellerinden geleni gösteriyorlar fakat kardeşler arasında ciddi sıkıntılar var. Kardeşler arasında kıskançlık olabiliyor bunun küçüklük yaşlarından itibaren fark edilip düzeltilmesi gerekiyor. Bir Kardeş Bir Kardeşi niye kıskanır. Diyelim ki kardeşimiz bizden maddi olarak daha iyi ya da daha zeki daha başarılı, dünyanın öbür ucunda hiç tanımadığımız insanlar var Onların zekâsını neden kıskanmıyoruz, onların maddi imkanlarını neden kıskanmıyoruz o insanların artılarını kıskanmıyoruz da kendi Ailemizde olan kardeşimizi neden kıskanıyoruz. Kardeşini çekemeyen, kardeşini kıskanan insan desin ki” yarın bana bir şey olduğu zaman Başka ülkelerden tanımadığım insanlar gelip bana yardımcı olmayacak bizim yanımızda olacak olan anne babamız ve eşinizden sonra kardeşlerimizdir” o günleri düşünerek kardeşlerin kendilerini otokontrolden geçirmesi gerekiyor. Aynı evin içerisinde aynı tencereden yemek yemişiz aynı bardaktan su içmişiz çok zamanımız onlarla beraber geçmiş onları neden ve nasıl kıskanırız bu aklın ve mantığın kabul etmeyeceği şeyler değildir. Ailede Vefa konusunda özellikle kardeşlerin daha ön planda çıkması gerektiğini düşünüyorum ailelerde rastlıyoruz bazen gereksiz yere tartışmalar oluyor özellikle miras konularında. Diyanet İşleri Başkanlığı mı Mevlid-i Nebi haftasında her yıl tema belirleniyor bu yılki temada hazreti peygamber ve vefa bu konu değişik platformlarda işlendi. Biz de bu hafta ailede Vefa konusunu işledik Biz de vefalı bir kul olursak Allah'ın sevdiği bir kul oluruz vefakar insan olursak anne babamızın duasını alırız Yüce Rabbim bizleri vefalı olan kullarından eylesin. Sosyal hayatımızda benliğimizde olması gereken önemli bir özelliktir vefa. Ben bu vesileyle çocuklarımıza, gençlerimize vefalı olmaları gerektiğini Peygamber Efendimizi örnek almaları gerektiğini tavsiye ediyorum” şeklinde konuştu.