YEREL
Giriş Tarihi : 17-07-2021 10:53   Güncelleme : 17-07-2021 10:53

"Yeniden Toprakla Buluşuyoruz"

Ardanuç Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi ile Halkbeskoop deneyimlerini ortaklaştırma programı düzenlendi.

“Halktan Sofraya” başlığıyla 15 Temmuz Perşembe Günü gerçekleştirilen programa bölgenin gezilmesi ile başlanıldı. Gezi programında lavanta tarlası, diğer ekim alanları, Cehennem Deresi ve Tarihi Ardanuç Kalesi gezildi. Gezi programının ardından Ardanuç Belediyesi konferans salonunda panel düzenledi.

Panelde Ardanuç Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Gürsel Kaya, açılış konuşması gerçekleştirirken İstanbul Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Murat Kapıkıran, Tarımı ve Gıda Egemenliğini tekrar kazanmak için bir örgütlenme modeli olarak kooperatifçilik; TÜKODER Genel Başkanı Aziz Koçal, Kooperatifçiliğin Gelişmesinde Kooperatifçiliğin Rolü ve Önemi, Kimya Mühendisi, Gıda Kontrol ve Kooperatifleşme Uzmanı Doğan Halis, Kooperatiflerin sorunları, çözüm yolları üst birlik konusu ve geri dönüşüm önemi; DİSK Emekli- Sen Marmara Bölgesi Baş Temsilcisi, Mali Müşavir ve Halkbeskoop ortağı Erdinç Aslan, Kooperatiflerin bürokratik ve mali işleyişi ve metropollerde tüketici kooperatiflerin durumu ve görevleri; Ardanuç Kadım Girişimi Kooperatifinden Mali Müşavir Ergün İstanbullu, Kooperatiflerde vergilendirme, pay ortakların sorumlulukları ve yerel çalışmalarla bağ başlıklı sunum gerçekleştirdi.

“Bu sürece yeni bir hibe kazandırabiliriz”

Tarımı ve Gıda Egemenliğini tekrar kazanmak için bir örgütlenme modeli olarak kooperatifleşmeden bahseden İstanbul Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Murat Kapıkıran, “Yetmiş üç dünya krizinden sonra küresel bütün güçler ve büyük şirketler kamunun bir sosyal devlet anlayışıyla hizmet etmesi gerektiği her alanda sorumluluklarını, yetkilerini ve görevlerini satın almış durumdalar. Artık sağlıktan eğitime, beslenmeden su varlıklarının kontrolüne, arazi varlıklarından çocukların temel ihtiyaçlarına kadar sosyal devletin karşılaması gereken birçok alanı özelleştirmiş vaziyetteler. Dünya da aynı şekildedir. Türkiye’de de seksenli yılar ve 12 Eylül’den sonra başlayan süreçte geldiğimiz nokta maalesef budur. Ürün fiyatları nedeniyle artık dağlara bayırlara atılmaya başlandı. Buradaki Kadın Kooperatif çalışmasından yeni bir nimet alabilmek için bunu yapacak bir çalışma veya bir projeksiyon geliştirebiliriz.  Bunun için dokuma tezgâhı gibi yünü dokuyacak bir atölye çalışmasını ve makine ekipmanının temin edilmesi gerekir. Bunun için İzmir ve İstanbul gibi büyük şehirlerden facebook üzerinden bir proje karşılığında tekrar ortaklık yapıp kısmen bu işi finanse edebilecek ortaklar edinerek bir atölye oluşturulduktan sonra mevcut ortakları ve istenenleri, atölyede istihdam ederek bu sürece yeni bir hibe kazandırabiliriz” dedi.

“Üretim kooperatiflerini ve üreticileri önemsiyoruz”

TÜKODER Genel Başkanı Aziz Koçal, Kooperatifçiliğin gelişmesinde kooperatifçiliğin rolü ve önemini anlatarak, “Üretim kooperatiflerini ve üreticileri önemsiyoruz. Üretilen ürünleri sağlıklı ve besin değeri yüksek olması bizler açısından çok önemlidir. Bir ürünün sağlıklı ve besinlerin yüksek olması kullanılan tohumdan gelir. Tarlada tohumdan çatala toplaya kadar sağlıklı gıdaların zincir şekilde büyümesi gerekiyor” diye konuştu.

“Üretmekten başka şansımız yoktur”

Kimya Mühendisi, Gıda Kontrol ve Kooperatifleşme Uzmanı Doğan Halis, kooperatiflerin sorunları,  çözüm yolları ve üretimin öneminden bahsederek, “Bu ülkede üretmekten başka şansımız yoktur. Bu yüzden Ardanuç Kadın Girişimi, Üretim ve İşletme Kooperatifini kurduk. Yapılacak olan çalışmaları düşünerek önümüzdeki dönem Ardanuç’ta neler yapabiliriz diyerekten bunları akademisyenlerle ve bilim insanlarıyla tartışacağız. Ortak akılla ortak yol alacağımız bir istişare olacaktır diye düşünüyorum. Ardanuç’ta doğanın bize vermiş olduklarını üretip sağlıklı gıda elde ederek batıda yaşayan insanlara ulaştırmaya çalışıyoruz. Kooperatif çalışmasına başlamamızın ilk adımlarından biri buydu. Ayrıca geldiğimiz süreçte görüyoruz ki tüm dünya küresel ısınmayla karşı karşıyadır. Bunun en büyük etkilerini Ardanuç’ta yaşıyoruz” ifadelerine yer verdi.