YEREL
Giriş Tarihi : 08-11-2021 10:17   Güncelleme : 08-11-2021 10:17

“YEŞİLAY: ÖNLER TEDAVİ EDER”

“YEŞİLAY: ÖNLER TEDAVİ EDER”

Yeşilay Derneği Artvin Şube Başkanı Avukat Tuncer Başer, Yeşilay’ın çalışmaları hakkında bilgiler verdi.

Tuncer Başer, Yeşilay’ın tarihçesinden bahsederek “Yeşilayımız son yıllarda özellikle Türkiye genelinde farklı projeleri ile ve reklamlarıyla sürekli gündeme gelen bir kuruluş. Tarihçesine baktığımız zaman I.Dünya Savaşı'nda işgal güçlerinin toplumumuzda alkol ve uyuşturucu maddelerinin yaygınlaştırması ve işgale karşı mücadele ruhunu önlemek amacıyla dönemin şeyhülislamı İbrahim haydarizade nin himayesinde Dr Mazhar Osman(usman) ve Arkadaşları tarafından Sultan Vahdettin'in izniyle 5 Mart 1920 yılında İstanbul'da hilal-i ahdar adıyla kurulmuştur. Yeşilay'ın kurulmuş olduğu 1-7 Mart tarihleri ülkemizde Yeşilay haftası olarak kutlanmaktadır Hilal-i Ahdar daha sonra “Yeşil Hilal” ve  “Yeşilay” olarak değiştirilmiştir. 1934 yılında Mustafa Kemal Atatürk'ün Cumhurbaşkanlığı İsmet İnönü'nün başbakanlığında Bakanlar Kurulu kararıyla Yeşilay'a kamu yararına çalışan Dernek statüsü verilmiştir. Bu kadar 100 yıllık tarihi olan ve Kurtuluş Savaşı döneminde Milli Mücadele zamanlarında tamamen işgalci güçlerle mücadele kapsamında kurulmuş milli bir dernektir. İşgalci Güçler o dönemlerde gençliğimizde uyuşturucu veya başka bağımlılıklarla etkileyerek Milli Mücadele'nin direncini kırmayı amaçlamışlardır. Bu noktada Yeşilay Derneğini kurarak onlara ders vermenin hesabını yapmış olduk.

 Yeşilay Derneğinin önleyici ve tedavi edici bir özelliği vardır. Amacınız cemiyetimiz in yurdumuzdaki ahlaki ve kültürel Kalkınma ahlakı içerisinde tütün, alkol ve madde bağımlılığı gibi toplum ve gençlerin beden ve ruh sağlığını tahrip eden bağımlılıklar dâhilinde; kumar, internet ve teknoloji bağımlılığı gibi gençliğe ve topluma zarar veren bütün zararlı alışkanlıklarla mücadele etmektir. Bu amaç doğrultusunda ulusal ve uluslararası kamu, özel ve sivil toplum kuruluşları ile gerekli işbirliği içerisinde çalışma amacı gütmektedir. Bizim çalışma alanlarımız şunlardır; alkol bağımlılığı ile mücadele, tütün bağımlılığı ile mücadele, madde bağımlılığı ile mücadele, kumar ve teknoloji bağımlılığı ile mücadeledir. Şu Andaki sahadaki faaliyetlerimiz Özellikle bu 5 ana başlık altında toplanmaktadır. Faaliyetlerimizi özetleyecek olursak; Yeşilay çalışmalarında kalite yönetiminde bir dünya standardı olan mükemmeliyet Merkezi modeli esas alır. Toplumsal İhtiyaç ve beklentileri ülkeye gönüllü ve paydaşlarımızın taleplerini bu vizyonla karşılar. Bağımlılıklarla mücadelede bilimsel ve kanıta dayalı yöntemler kullanarak araştırma-geliştirme faaliyetleri yürütür ve aldığı sonuçlara göre projeler üretir. Yine Dokümantasyon Merkezi oluşturarak Yeşilay Yayınları aracılığı ile gazete, dergi ve bültenlerin yayınlar üye ve Gönüllü ağını güçlendirerek yurtiçinde ve yurtdışında teşkilatlanma çalışmaları yaparak genel kitlelere ulaşmayı amaçlar. İlk ve ortaokullarda lise ve üniversitelerde Yeşilay kulüpleri kurarak eğitim kurumlarında yaygınlaşarak çocuklarda ve gençlerde Yeşilay bilincinin ve bağımlılıklarla mücadele de farkındalıklarının oluşmasını ön plana çıkmasını amaç edinir. Kamu kurum ve kuruluşları ile işbirliği içerisinde bağımlılıklarla mücadele amacına yaygın ve örgün eğitim kurumları için müfredatlar hazırlar yüz yüze uzaktan eğitim içeriği oluşturur. Yurtdışında Yeşilay kurulmasına öncülük eder dünya bağımlılıklarla mücadele ve uluslararası çatı kuruluşlarını oluşumunda yer alır ve ön ayak olup bağımlılıklarla mücadele de yasal mevzuatın değiştirilmesi için savunuculuk yapar. Ülke çapında faaliyet ve etkinlikler alanında bağımlılıklarla ilgili farkındalıkları arttırmak için çalışır çalışma alanı ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlar ile ilgili ortak proje ve faaliyetler yürütür. Ulusal ve uluslararası birlikler, çatı kuruluşları ile federasyonlara katılır çalışma alanı ile ilgili tüm paydaşlara etkili çalışmalarını geliştirir. Birçok alanda Yeşilay'ın çalışmasının olduğunu özellikle ulusal boyutların aşılarak uluslararası anlamda da Yeşilay'ın çalışmalarda bulunduğunu belirttik” dedi.

Artvin’deki Yeşilay Derneğinin kurucu başkanı olarak görevini devam ettiren Başer, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve kamu kuruluşları ile ortak protokoller yaparak sahada çalışmalar yaptıklarını belirterek, “Pandemi döneminde faaliyetlerimiz biraz kısıtlandı özellikle 1- 7 Mart arasında Yeşilay haftası olması nedeniyle Yeşilay'ın ön plana çıkmasını sağlıyorduk. Bağımlılıklarda farkındalık yaratmak amacıyla esnafımızla, ilkokul, ortaokul, okul öncesi ve lise talebeleri ile buluşturarak onlara Yeşilay ne olduğunu, ne anlama geldiğini ürünlerimizle dokümantasyonlarımızla afişlerimizle anlatırdık. Pandemi döneminde kısıtlandı pandemi sonrasında biraz daha güncel hayatın ve sosyal hayatın devreye girmesi ile çalışmalarımıza hız kazandırdık” ifadelerini kullandı.

Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) hakkında da bilgi veren Av. Başer, “YEDAM modeli klinik danışanların ayakta psiko-sosyolojik destek uygulamasını içeren Türkiye'ye özgü bir modeldir. YEDAM’a ulaşmak isteyen kişiler danışma hattı 115'i arayarak uzman Psikologlar ile görüşürler ve en yakındaki yedam merkezine randevu verilerek yönlendirirler bu merkezlerde personelimiz hizmet vermektedir. YEDAM, vizyon bir kuruluş, Vizyon bir proje belli kriterleri ve fiziki çevresi olan içinde Has özellikler barındıran bir kuruluşumuzdur. 81 ilimizde YEDAM açıldı fiziki binasını yaptık, Şu an itibariyle Hopa merkezde faaliyet gösteriyor. Kaymakamlığın belediyenin olduğu binanın yanındaki binanın en üst katındadır. Çalışanlarımız; 2 psikolog, 1 sosyal hizmet uzmanı,1 halkla ilişkiler çalışanı, mutfak personeli ve güvenliğimiz ile halkımıza hizmet veriyoruz. Kıbrıs dâhil olmak üzere 104 adet kuruluşumuz tamamlandı. Bağımlılık nedir; ömür boyu süren Kronik bir beyin hastalığıdır. Biyolojik, psikolojik ve sosyolojik bir hastalıktır. İrade meselesi değildir biyolojiktir çünkü beynin ve vücudun çalışma düzenini bozar. Psikolojiktir çünkü depresyon kaygı ve daha çok ruhsal hastalıklara ilişkilidir. Sosyolojiktir çünkü bağımlılık maddenin ulaşılabilirliği ile ilgilidir. Bağımlılık ömür boyu sürer ama Bizler bu bağımlılık ömür boyu sürmesini diye varız tedavilerimiz var çalışmalarımız var. Biz istemesek bile beynimiz madde ister. Ne Kadar sürede bağımlılık olunur? Maddenin cinsine, saflık oranına, kullanım süresine ve kullanan kişinin kişilik özelliklerine göre değişir. Bazı kişiler bağımlılık olduğunu farkına varmaz. Hipertansiyon ve şeker hastalığına benzetilir Şeker hastaları nasıl ömür boyunca dikkat etmesi gerekiyorsa bağımlılıkta sürekli düzelebilir ama sürekli kontrol altında tutulmalı” şeklinde konuştu.

Sigara ve tütün bağımlılığından da bahseden Yeşilay Başkanı Tuncer Başer, “sigara dünya ve Ülkemizde önemli bir halk sağlığı sorunudur. Yüksek oranda nikotin içerdiği için bağımlılık yapar. Önce sigara bağımlısı olup olmadığını kişinin fark etmesi öğrenmesi gerekmektedir. Daha Sonra sigaranın etkileri hakkında O kişiyle görüşmek gerekir. İlk seferinde kişiler bağımlı olduklarını kabul etmezler. Pes etmeden birkaç defa konuşma gerçekleştikten sonra sigaranın toplum üzerinde ve kendi psikolojik sağlığı üzerindeki etkileri hakkında konuşulur. Sigarayı bırakmak için Yeşilay danışmanlık merkezi ne başvurulabilir. Her dört kişiden birinin salgın döneminde sigara kullanımı azaltıldığı belirtilirken Sigaranın korona virüs tedavisini olumsuz etkilediğini düşünmektedirler.2020 son 6 ayında sigarayı bırakan her 10 kişinin birinde Corona virüse yakalanma korkusundan bıraktığı anlaşılmaktadır. 2017 yılında sigara bırakmayı düşünenlerin oranı %35 iken, 2020'de % 58 e yükselmesinin nedeni de hem Corona virüs etkisi hem de bu konudaki bilincin arttığını doğrulamaktadır. Sigara özellikle kanser hastalığına yol açmaktadır kanserin tek sebebi sigara değildir ama bütün kanser türlerini etkilediğini söyleyebiliriz. Sigara akciğer kanserine neden olmaktadır. Onun dışında Ağız, Diş, dudak, gırtlak kanseri gibi solunum sistemi; yemek borusu, mide, kolon, pankreas gibi sindirim sistemi kanserlerinde görülen kanser türlerinde de etkileri vardır. Nargile ve proda kanser riskini artırmaktadır Sadece sigara değil tütün bağımlılığı olarak kabul etmekteyiz. Elektronik sigaraları hafife almayalım onlarda vücudumuza zararı olan sigaralardır, bunları da Vatandaşlarımızın terk etmesini Arzu ediyoruz. 4 Şubat dünya Kanser Günü olarak, 9 Şubat'ta da dünya sigarayı bırakma günü olarak kabul edilmektedir. Türkiye'de her yıl 210 binden fazla kişiye kanser tanısı konulmaktadır kanserlerde erken tanı sağ kalımı arttırmak için önemlidir. “kararlıyım yapacağım” sloganıyla Kanser haftasında Yeşilay'ın ortaya koyduğu slogan oldu. Kanserde sigaranın etkilerinin vatandaşlara aktarılabilmesi için bu sloganı tercih ettik” diye konuştu.