YEREL
Giriş Tarihi : 26-05-2021 11:27   Güncelleme : 26-05-2021 11:27

Zamlara bir tepki de Arslan’dan

Yemlere yapılan zamlar sonrasında bir tepki de Murgul Damar Köyü Kalkınma Meraları ve Yayları Koruma Derneği Başkanı Arif Arslan’dan geldi.

Zamlara bir tepki de Arslan’dan

Arslan yaptığı açıklamada hayvancılıkla uğraşanların gelen zamlarla giderlerinin %25 oranında arttığını ifade etti.

Zamların hayvancıları ve boğacılara etkilerini anlatan Arslan; “ Yemlere gelen zam genel anlamda hayvancılıkla uğraşan kişilere zarar vermiş durumda. Özellikle bu işi büyük çaplı yapan mandıracılar bu durumdan çok şikayetçi. Giderleri yaklaşık olarak bu yıl gelen zamla %25 artmıştır. Devlet üretici çoğalsın diye bu konulara çok önem veriyor. Bununla alakalı bir sürü hibe yardım destekler var. Ama ne yazık ki serbest piyasanın önüne bir türlü geçilemiyor. Bu durumun çözümlenmesi için çabalamak gerek çünkü üretici zarar görmüş durumda” ifadelerine yer verdi.

Yapılan zamların pandemiden kaynaklandığını ifade eden Arslan; “Pandemi süreci bu zamların olmasında kesin etkendir. Çünkü kademeli kapanmalar, tam kapanmalar esnafa çiftçiye üreticiye çok zarar verdi. Etki sebebi ise yasaklar olmadan önce esnaf, üretici, çiftçi malının tamamını satarken şimdi geçmişte sattığı malın yarısını satar oldu. Buda fiyat artışına neden oldu” dedi.

Festivallerde dereceye girip ödül alan birçok boğacının 2 yıldır pandemi sebebiyle festivallerin yapılamamasından dolayı zor durumda kaldığını ifade eden Arslan; “Ne yazık ki ülkemizi saran bu illet hastalık yüzünden 2 yıldır festival organizasyonlarını yapamaz olduk. Festivaller olduğu zamanlarda dereceye giren boğa sahipleri ödüller alarak bakımlarına destek oluyordu. Ve ahırından küçük yaştan büyüterek güreş alanına getirip boğasını güreştirerek satan bundan gelir sağlayan bir sürü insan var bölgemizde. E birde bunlar şu durumda yapılamazken ot ve yem fiyatlarına zam gelmesi boğacılara çok zarar verdi. İnsanlar o emekle büyüttüğü boğaları kestirmek mecburiyetinde bile kaldı. Bu çok üzücü bir durum. Çünkü boğalar kolay yetişmiyorlar onların bakımı büyümeleri aynı bir bebeğe ilgi gösterir gibi yetiştiriliyor. Ve bunun sonucunda emeğinin karşılığını alamadan kesilmeleri çok ağır oluyor” dedi.

Boğa güreşleri festivallerini yaparken birçok devlet büyüğümüzden, iş adamından, esnaftan destek aldıklarını ancak festivallerin daha çok sahiplenilirse Artvin’in tanıtılmasına çok büyük yara sağlayacağına inandığı düşünen Arslan; “Boğa güreşleri atalarımızdan bize kalan en büyük miras. Artvin denilince ilk akla doğa ve boğa gelir. Bizler atalarımızdan kalan bu mirası elimizden geldiğince daha ileriye taşımak ve bu mirasa sahip çıkacak yeni nesiller yetiştirme çabasındayız. Turizm konusunda Artvin’i ülkemize ve dünyaya tanıtacak en büyük faktör bence boğa güreşleridir. Tabi bu faaliyetleri biz yaparken birçok devlet büyüklerimizden, işadamlarından, esnaflardan destek alıyoruz. Onların desteğiyle yapıyoruz bu organizasyonları. Ama daha da sahiplenirsek bu arenaları, bu kültürü, bu sevdayı Artvin’in daha da ileriye gideceğinden hatta çok ileriye gideceğinden şüphem yok. Artvin ve ilçelerinde istihdam problemlerimiz oluyor iş anlamında. İstihdam problemini çözecek en iyi durum şuanda turizm. Artvin Turizmini Kafkasörün yaylasını Murgul’un Karagölünü, Deliklikayasını, Borçka’nın, Şavşat’ın Karagölünü, Ardanuç’un cehennem kanyonunu, Yusufeli’nin kiliselerini Arhavi’nin mençuna şelalesini dünyaya duyuracak en büyük reklam bence boğa güreşleri daha da iyi desteklerle bu organizasyonları güçlü hale getirmek için çaba göstermeliyiz. Bu festivaller ileriye taşındıkça Artvin'de ileriye taşınacaktır” ifadelerinde bulundu.

Boğacıların pandemi sürecinde çok yıprandığını ifade eden Arslan; “Artvin insanı bu kültüre o kadar sevdalıdır ki bu sevda hiç bir zaman bitmez. Tabii ki bu süreç zarar verir ve vermeye de devam ediyor, gün geçtikçe daha da çok zarar verecektir. Ama bu kültür asla bitmez. Hani İstiklal Marşı Şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un bir sözü vardır. Ümitsizlik öyle bir bataktır ki, düşersen boğulursun, azmine sarıl sımsıkı bak ne olursun.

Yani Biz bu sevdaya o kadar bağlıyız ki ümitsizliğe kapılmadan azimle sımsıkı bağlanmışız. Elbet eski güzel günler bizleri bekliyor” diyerek sözlerini noktaladı.