Kemalpaşa’da bu yıl 21’incisi düzenlenen Halkevleri Kemalpaşa Halk Festivali kapsamında “Halk Direnişinin Seyri Nereye?” başlıklı panel gerçekleştirildi.
Asım Aydın Belediye Parkı’nda düzenlenen panele Halkevleri Toplumsal Çalışmalar Merkezi’nden Osman Çakaman, Bağımsız Maden-İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Örgütlenme Sekreteri Hüseyin Aksoy, İkizköy/Akbelen Direnişçisi Esra Işık ve DİSK Enerji-Sen Genel Başkanı Süleyman Keskin konuşmacı olarak katıldı.

Panelde Türkiye’deki emek, işçi, köylü, çevre ve yaşam alanı mücadeleleri ele alınırken, farklı bölgelerde sürdürülen direnişlerin ortaklaştırılması ve dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
“Mücadeleleri nasıl birleştiririz” vurgusu
Panelin konuşmacılarından İkizköy/Akbelen Direnişçisi Esra Işık, Akbelen’de yaklaşık yedi yıldır sürdürülen mücadelenin zaman içerisinde yalnızca kendi topraklarını savunma mücadelesi olmaktan çıkarak Türkiye’nin farklı bölgelerindeki mücadelelerle ortaklaşan bir yapıya dönüştüğünü anlattı.

Akbelen mücadelesinin başlangıcında köylülerin kendi topraklarını ve zeytinliklerini koruma amacıyla yola çıktığını belirten Işık, süreç içerisinde farklı bölgelerde toprağı, ağacı, emeği ve yaşam alanı tehdit altında bulunan insanların mücadelesini de kendi mücadeleleri olarak görmeye başladıklarını ifade etti.
Işık, farklı bölgelerdeki köylülerle temas kurduklarını, mücadele alanlarını ziyaret ettiklerini ve ortak bir mücadele hattı oluşturmanın yollarını aradıklarını belirterek, “Mücadeleleri nasıl birleştiririz” sorusunun kendileri açısından önemli olduğunu söyledi.

“Yaşam alanları mücadelesi emek mücadelesinden ayrı düşünülemez”
Esra Işık konuşmasında, köylü ve yaşam alanı mücadelelerinin yalnızca çevre mücadelesi çerçevesinde değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.
Köylülerin topraklarını savunurken aynı zamanda emeklerini ve yaşam biçimlerini de savunduğunu belirten Işık, işçi mücadeleleri ile köylü mücadelelerinin ortaklaştırılması gerektiğini dile getirdi.
Işık, Akbelen’de verilen mücadelenin bugün işçi grevleri ve farklı bölgelerdeki direnişlerle de ilgilenilen bir noktaya geldiğini belirterek, farklı kesimlerin birbirlerinin mücadelesini sahiplenmesinin önemine dikkat çekti.

Artvin’deki maden ve HES tehdidine dikkat çekti
Konuşmasında Artvin’e de geniş yer ayıran Işık, kentin farklı bölgelerinde maden, HES ve çeşitli projeler nedeniyle yaşam alanlarının tehdit altında olduğunu ifade etti.
Artvin’deki mücadelelerin yeniden güçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Işık, farklı bölgelerde mücadele veren insanların birbirleriyle dayanışma kurmasının önemini vurguladı.
Işık ayrıca, şirketlerin köylüler ile işçileri karşı karşıya getiren bir ayrışma oluşturabileceğini belirterek, köylülerin ve işçilerin ortak sorunlar üzerinden bir araya gelmesi gerektiğini savundu.
“Direniş ve dayanışma yaşatır”
DİSK Enerji-Sen Genel Başkanı Süleyman Keskin ise konuşmasında işçi sınıfının örgütlenme mücadelesi, sendikal haklar ve farklı toplumsal mücadelelerin ortaklaştırılması üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Keskin, işçilerin farklı sektörlerde karşı karşıya kaldığı sorunlara dikkat çekerek ücret, iş güvencesi ve sendikal örgütlenme konularında yaşanan sıkıntıları anlattı.
Farklı işçi direnişlerinden örnekler veren Keskin, bir bölgede elde edilen kazanımın başka bir bölgede mücadele eden işçilere de cesaret verdiğini ifade etti. Keskin, farklı kesimlerin bir araya gelmesinin toplumsal mücadele açısından önemli bir güç oluşturduğunu söyledi.
Keskin ayrıca köylülerin yaşam alanlarını savunma mücadeleleri ile işçilerin hak mücadelelerinin ortak bir zeminde buluşturulabileceğini belirterek, sermaye gruplarının farklı alanlardaki faaliyetlerinin ortak bir mücadele perspektifiyle ele alınması gerektiğini savundu.
“Kemalpaşa ve Hopa önemli bir mücadele deneyimi ortaya koydu”
Bağımsız Maden-İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu ise konuşmasına Kemalpaşa ve Hopa’nın geçmişteki toplumsal mücadele deneyimlerine değinerek başladı.
Aksu, bölgede geçmişte mücadele içerisinde yer alan isimleri anarak, Metin Lokumcu ve Reşit Kibar başta olmak üzere yaşamını mücadele içerisinde kaybeden veya bedel ödeyen isimlerin deneyimlerinin unutulmaması gerektiğini söyledi.
Kemalpaşa ve Hopa’da geçmişten bugüne oluşan mücadele geleneğinin Türkiye’nin diğer bölgeleri açısından da önemli bir deneyim olduğunu ifade eden Aksu, bölgedeki direnişlerin çevre, köylü ve emek mücadeleleri açısından örnek oluşturduğunu savundu.
Aksu, Türkiye’de farklı toplumsal kesimlerin ortak bir mücadele zemini oluşturması gerektiğini belirterek, işçi sınıfı, köylüler ve yaşam alanlarını savunan kesimlerin ortaklaşmasının önemine dikkat çekti.
Farklı mücadelelerin ortaklaştırılması çağrısı
Panel boyunca Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaşanan maden, enerji, işçi ve yaşam alanı mücadelelerinden örnekler verildi. Konuşmacılar, birbirinden bağımsız yürütülen mücadelelerin dayanışma ve ortak hareket etme yoluyla daha güçlü hale getirilebileceği görüşünü dile getirdi.
Panelde ayrıca geçmiş mücadele deneyimlerinin günümüz koşullarında yeniden değerlendirilmesi, yeni mücadele yöntemlerinin geliştirilmesi ve farklı toplumsal kesimler arasında dayanışmanın artırılması gerektiği vurgulandı.
“Halk Direnişinin Seyri Nereye?” paneli, konuşmacıların değerlendirmelerinin ardından sona erdi.




