Atan, konuya ilişkin CHP milletvekilleri tarafından Meclis’e soru önergeleri verildiğini ve araştırmalar başlatıldığını hatırlatarak, bu sürecin halk sağlığı açısından hayati öneme sahip olduğunu dile getirdi.
“Halk sağlığı ticari kaygılara kurban edilemez”
Avrupa Birliği başta olmak üzere birçok ülkenin Türkiye’den gönderilen tarım ürünlerinde pestisit kalıntısı nedeniyle iade işlemi uyguladığını hatırlatan Atan, iade edilen ürünlerin akıbetinin kamuoyuna şeffaf bir şekilde açıklanması gerektiğini söyledi.
“Bu ürünlerin imha edilip edilmediği, denetim süreçlerinin nasıl işlediği ve iç piyasaya sürülüp sürülmediği konusunda kamuoyuna açık ve şeffaf bilgi verilmelidir. Halk sağlığı ticari kaygılara kurban edilemez” diyen Atan, gıda güvenliğinin hiçbir ticari veya siyasi kaygının önünde tutulamayacağını ifade etti.
“Denetimler yetersiz, çiftçi de tüketici de mağdur”
Tarım sektöründeki plansızlık ve yetersiz denetimlerin hem üreticiyi hem tüketiciyi mağdur ettiğini vurgulayan Atan, “Çiftçilerimiz bilinçsiz ilaç kullanımı nedeniyle ihracatta büyük kayıplar yaşarken, vatandaşlarımız da sofralarına gelen ürünlerin güvenli olup olmadığını sorgulamak zorunda kalıyor. Bu durum hem üretici hem tüketici açısından ciddi mağduriyetler yaratıyor” şeklinde konuştu.
“Şeffaflık ve bağımsız denetim şart”
CHP olarak gıda güvenliğinin siyasi bir mesele değil, toplumsal bir konu olduğunu belirten Atan, şunları kaydetti:
“İade edilen ürünlerin akıbetiyle ilgili bağımsız denetim mekanizmaları kurulmalı, denetim sonuçları kamuoyuyla paylaşılmalı ve sorumlular hakkında gerekli işlemler yapılmalıdır. Sağlıklı gıdaya erişim, herkesin en temel hakkıdır.”
Atan, ayrıca çiftçilerin doğru ve bilinçli tarım ilacı kullanımı konusunda bilgilendirilmesi, denetim süreçlerinin güçlendirilmesi ve ihracatta yaşanan kayıpların önlenmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı’nın acil önlem alması gerektiğini sözlerine ekledi.






