Yazıcı, “Önce ahlak ve maneviyat” anlayışıyla yola çıktıklarını belirterek, bu temel olmadan ne sendikacılığın ne de emek mücadelesinin gerçek anlamını bulamayacağını ifade etti.
Yaptığı açıklamada, birçok konuda sessiz kalınan dönemlerde Mil-Sen’in konuştuğunu savunan Yazıcı, “Herkesin sustuğu yerde biz hakikati dile getirdik. Korkuların gölgelediği yerde geri durmadık, doğru bildiğimizi söylemekten vazgeçmedik” dedi.
Kimsenin adım atmadığı konularda ilk adımı kendilerinin attığını dile getiren Yazıcı, bugün aynı meselelerin farklı kesimler tarafından da gündeme taşınmasının verilen mücadelenin önemini ortaya koyduğunu söyledi.
“Bana ne demedik” ifadelerini kullanan Yazıcı, “Doğruya doğru, yanlışa yanlış demeyi ilke edindik. İyi yapılanı takdir ederken, yanlışın da karşısında dimdik durduk. Bugün… “İyi ki Mil-Sen var, iyi ki bu ailenin bir parçasıyım” diyen binlerce kamu görevlisinin varlığı verilen mücadelenin en büyük kazanımıdır. Çünkü Mil-Sen sadece bir sendikal duruş değil; ahlakın, vicdanın ve hakkaniyetin sesidir.”