Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi, 20-23 Ocak 2023 tarihlerinde ‘Öğretmenlik Meslek Kanunu Neden ve Nasıl Olmalı?’ temasıyla çalıştay düzenledi. Çalıştaya katılan Türk Eğitim-Sen Artvin İl Başkanı Hüseyin Aydın 3 gün süren çalıştay hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Bu teşkilat 4 yıllık süreçte ÖMK ile ilgili bir sendikanın ne yapması gerekiyorsa yaptı”

Türk Eğitim-Sen Artvin Şube Başkanı Hüseyin Aydın, 23 Ekim 2018 tarihinde 2023 Eğitim Vizyon Belgesi’nin tanıtım toplantısında kamuoyuna ilk kez duyurulan Öğretmenlik Meslek Kanunu ile ilgili bugüne kadar sendika olarak üzerlerine düşen her türlü sorumluluğu yerine getirdiklerini söyleyerek, "4 yıllık süreçte kanunda neler olması gerektiğine dair çok ciddi gayret ortaya koyduk. Bakanlık merkez ve taşra teşkilatlarının düzenlediği çalıştaylara katılarak kanuna dair beklentilerimizi ifade ettik. Türk Eğitim-Sen olarak çalıştaylar düzenleyerek, raporlar ve öneriler hazırladık. Sayısını hatırlayamadığım onlarca televizyon programında ÖMK’ya dair görüşlerimizi dile getirdik. Onlarca basın açıklaması ve basın toplantılarında kanunla ilgili taleplerimizi kamuoyuyla paylaştık. Defalarca sosyal medya kampanyaları düzenleyerek, meslektaşlarımızın meslek kanunu sürecine sahip çıkması noktasında gayret ortaya koyduk. 23 Kasım 2021’de Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın ‘Meslek Kanunu’nu çok yakın zamanda çıkarıyoruz’ ifadesi üzerine 8 Aralık 2021 tarihinde 81 ilde eş zamanlı olarak alanlara inerek, bir kez daha meslek kanununun nasıl olması, içeriğinde neler yer alması gerektiğine dair duruşumuzu bir kez daha ortaya koyduk. 31 Aralık 2021 tarihinde kanun teklifinin TBMM’ye sunulmasının ardından, sürecin TBMM safhasında iki genel başkan yardımcımız vasıtasıyla komisyonlarda öğretmenlerin haklı taleplerini yüksek sesle ifade ettik. Kanun, 3 Şubat’ta kabul edildi, 14 Şubat’ta Resmi Gazetede yayınlandı ve yürürlüğe girdi. Bundan sonra yapılacak tek şey kalmıştı; o da öğretmenleri huzursuz edecek düzenlemeler konusunda yargı hakkımızı kullanmak. Bu nedenle kanunun uygulamasına dair hazırlanmış olan mevzuat düzenlemesinin arazlı yönlerinin yürürlüğünün durdurulması ve iptali istemiyle yargıya başvurduk. Kısacası bu teşkilat dört yıllık süreçte ÖMK ile ilgili bir sendikanın ne yapması gerekiyorsa yaptı.” dedi.

Meslek kanunu sürecinin nihayete ermediğini, gayretlerinin öğretmenlerin beklentisini karşılayacak zamana kadar devam edeceğini kaydeden Aydın, Türk Eğitim-Sen olarak ‘ÖMK iptal edilsin’ çığırtkanlığı yapmadıklarını, içinde eksiklikler olsa da Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun çıkarılmış olmasının olumlu bir adım ve kazanılmış bir mevzi olduğunu ifade etti.

Aydın,  “İçinde eksiklikler, aksaklıklar olsa da Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun çıkarılmış olması mesleğimiz ve meslektaşlarımız namına kazanılmış bir mevzidir, olumlu bir adımdır. Şimdi bu mevziden yürüyeceğiz ve bu kanunun içini hep beraber dolduracağız. Nitekim Milli Eğitim Bakanlığı’ndan Eğitimde Türkiye Yüz Yılı hedefleri arasında 2023 hedefleri içerisinde öğretmenlerin özlük hakları ile ilgili düzenlemelerin yapılacağını ifade etti. Bu ifade, MEB adına ne anlama geliyor? ‘ÖMK’daki eksikleri biliyoruz, bunu tamamlamak için gayret ortaya koyacağız.’ Biz böyle anladık ve pası aldık.” diye konuştu.

“Öğretmene şiddet meselesinin toplumun gündeminden çıkması lazım”

Adı Öğretmenlik Meslek Kanunu olan bir kanunun içerisinde en azından öğretmenlerin tabi olduğu süreç ve mevzuatı ekseriyetle yer alması gerektiğini bildiren Aydın, “Öğretmen yetiştirme ile atama ve yer değiştirmeler bu kanunda yer almalı. Öğretmene şiddet konusu da kanunda olması gereken hususlardan birisidir. Gün geçmiyor ki öğretmene bir saldırı, darp haberi görmeyelim. Bu konudaki yasal düzenlemenin kanunda yer alması lazım. Önceki yıl Türk Eğitim-Sen olarak öğretmenlere yönelik şiddet konusunda bir kanun teklifi hazırlayarak, Iğdır Milletvekili Sayın Yaşar Karadağ aracılığıyla TBMM’ye sunmuştuk. Herkes bilmelidir ki, öğretmenin itibarını korumadan eğitimde istediğimiz yere ulaşmamız mümkün değildir. Bunun için öğretmene şiddet meselesinin toplumun gündeminden çıkması lazım. Unutulmamalıdır ki; öğretmene verilen değer çocuklara verilen kıymettir. Öğretmenin etkinliğinin ve itibarının artırılması çocuklarımıza sahip çıkmak anlamına gelir.” şeklinde konuştu.

“Kariyer planlamasında hizmet yılı esas alınmalıdır”

Kariyer basamakları sınavının 19 Kasım tarihinde yapıldığını hatırlatan Aydın, “Biz kariyer düzenlemesinin ilk gündeme geldiği 2005 yılından beri öğretmenlerin kariyerleri belirlenirken esas alınması gereken kriterin; deneyim, tecrübe, hizmet yılı olduğunu dile getirdik. Sınavla kariyer belirlenmesine karşıyız. Öğretmenlik sadece bilme değil, bildiğini aktarma mesleğidir. Oysa sınav sadece bilgiyi ölçer. Dolayısıyla kariyer planlamasında hizmet yılı esas alınmalıdır” diye konuştu.

Kariyer sistemindeki diğer eksikliklere de dikkat çeken Aydın, şunları kaydetti:

“Başöğretmenliğe başvurmak için uzman öğretmenlikte 10 yıl bekleme şartı var. Hizmet yılı fazla olan öğretmenlerimiz başöğretmenliğe başvurmadan emekli olabilirler. Bu bir haksızlıktır. En azından 20 yıl ve daha fazla çalışma süresi olan öğretmenlerimizin bekleme süresi kaldırılmalı ya da azaltılmalıdır. Uzman ve başöğretmen tazminatları emeklilik kesintisine dahil edilmelidir. Uzman öğretmenliğe başvurmak için 10 yıl şartı var fakat 10 yıl altında çalışan öğretmenler ile uzman öğretmenler arasında maaş konusunda çok ciddi bir makas var. Son yapılan zam ile birlikte genç öğretmenimizin aldığı maaş 12 bin TL’dir. Hizmet yılı az olan öğretmenlerimizin ücretleri ile ilgili düzenleme gereklidir.”

Formasyon konusuna da değinen Aydın, 500 bin öğretmenin atama beklediği ülkemizde her önüne gelenin öğretmen olacağı bir düzenin başlatılamayacağını bildirdi. Aydın, “Eğitim fakültelerinde karşılığı olan bölümlerle ilgili başka fakülte öğrencilerine formasyon verilmesini asla doğru bulmuyoruz. Öğretmenlik mesleği joker mesleği değildir” dedi.

Muhabir: TE Bilisim