Ramazan ayında oruç tutarken doğru beslenme büyük önem taşıyor. Uzmanlar, bu dönemin vücut için bir dinlenme ve yenilenme süreci olabileceğini ancak yanlış beslenme alışkanlıklarının sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtiyor.
Diyetisyen Gizem Tekin, Ramazan ayında oruç tutarken dikkat edilmesi gereken beslenme şekilleri ve önerileri açıkladı.
Bilinçli beslenmeyle Ramazan ayının sağlık açısından daha verimli geçirilebileceğini söyleyen Tekin, Ramazan ayı yalnızca ruhsal değil, bedensel olarak da bir arınma dönemidir. Ancak uzun süren açlık sonrası yapılan beslenme hataları; kilo artışı, mide problemleri, halsizlik ve kan şekeri dengesizliklerine yol açabilir. Oruç tutarken amaç, metabolizmayı yavaşlatmak değil, vücudu dengeli şekilde desteklemektir” dedi.
Sağlıklı beslenmenin püf noktalarını belirten Diyetisyen Gizem Tekin, “Uzun süreli açlıkta vücut enerji tasarrufu moduna geçer. Özellikle sahur yapılmadığında metabolizma hızı düşebilir ve kas kaybı riski artabilir. Bu nedenle sahur, Ramazan’ın en kritik öğünüdür. Sahur yapmadan tutulan oruç, hem kan şekeri düşüklüğüne hem de iftarda kontrolsüz yeme ataklarına zemin hazırlar” şeklinde konuştu.
“İftarda Çorba Ve Hurma İle Başlamayın”
İftarda çorbanın çok önemli olduğunu ve çorba sonrasında ortalama 10 dakika kadar dinlenilip ana yemeğe başlanılmasına dikkat edilmesine dikkat çeken Tekin, “İftarda en sık yapılan hata çok hızlı ve fazla yemektir. Uzun süren açlıktan sonra mide bir anda yüklenmeye hazır değildir. İftara1 bardak su, 1 hurma veya küçük bir çorba ile başlanmalı, 10-15 dakika ara verildikten sonra ana yemeğe geçilmelidir. Ana öğünde; Izgara, haşlama veya fırın yemekler, Sebze yemekleri, Yoğurt veya ayran, Kontrollü porsiyonda karbonhidrat, Aşırı yağlı ve şerbetli tatlılar yerine haftada 1-2 kez sütlü tatlılar tercih edilmelidir” ifadelerini kullandı.
Tekin, Yumurta (en kaliteli protein kaynağı), Peynir, yoğurt gibi protein içeren besinler, Tam buğday ekmeği veya yulaf, Ceviz, badem gibi sağlıklı yağlar, Bol su gibi gün boyu tok tutacak, kan şekerini dengede tutacak ve susuzluğu azaltacak besinleri tercih etmek gerektiğinin de altını çizdi.
Diyabet, tansiyon, mide rahatsızlığı, böbrek hastalığı olanlar ve hamileler mutlaka doktor kontrolünde oruç tutmalı diyen Diyetisyen Tekin, Özellikle insülin kullanan diyabet hastaları için uzun açlık ciddi risk oluşturabileceğini vurguladı.
“Tatlı Krizi ve Kilo Artışı”
Tekin, “Ramazan’da kilo alımının en büyük nedeni akşam saatlerinde artan tatlı ve atıştırmalık tüketimidir. Oruç metabolizmayı tamamen durdurmaz; ancak gece geç saatlerde yüksek kalorili beslenmek kilo artışına sebep olabilir. Bu nedenle iftardan 1-2 saat sonra yapılacak 30 dakikalık hafif yürüyüş sindirimi destekler ve kan şekeri kontrolüne yardımcı olur.”
Ramazanın bir denge ayı olduğunu söyleyen Tekin “amaç sadece aç kalmak değil; bilinçli, ölçülü ve sağlıklı beslenmeyi öğrenmektir. Doğru planlanmış bir beslenme ile hem ibadetimizi yerine getirebilir hem de sağlığımızı koruyabiliriz. Unutmayalım; sağlıklı bir beden, güçlü bir ruhun en önemli destekçisidir” sözlerini kullandı.




