<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gündem Artvin</title>
    <link>https://www.gundemartvin.com</link>
    <description>Gündem Artvin</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gundemartvin.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 18 Apr 2026 11:09:33 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Dumansız Gelecek İçin Farkındalık Etkinliği]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/dumansiz-gelecek-icin-farkindalik-etkinligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/dumansiz-gelecek-icin-farkindalik-etkinligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artvin Çoruh Üniversitesi ile İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen Dumansız Şehir Artvin kapsamında, Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü öğrencileri tarafından merkezdeki Aile Sağlığı Merkezi’nde stant açıldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Öğrenciler, hazırladıkları çeşitli görsellerle Aile Sağlığı Merkezi’ne başvuran vatandaşlara sigaranın zararları konusunda bilgilendirme yaparak farkındalık oluşturdu. Ayrıca sigara kullanan vatandaşlar, sigara bırakma polikliniklerine yönlendirilerek destek almaları konusunda teşvik edildi.<br />
İl Sağlık Müdürü Dr. Yunuz Arslan standı ziyaret ederek yaptığı konuşmada, “Dumansız Şehir Artvin programı ile amacımız; toplumumuzda sigara kullanımını azaltmak, özellikle gençlerimizi bu zararlı alışkanlıktan korumak ve sağlıklı yaşam bilincini yaygınlaştırmaktır. Bu süreçte kurumlar arası iş birliği büyük önem taşımaktadır.” ifadelerini kullandı.<br />
Üniversite öğrencilerinin sahada aktif rol almasının önemine de değinen Müdür, “Geleceğin sağlık profesyonelleri olan öğrencilerimizin bu tür farkındalık çalışmalarında yer alması hem toplumsal bilinç açısından hem de mesleki gelişimleri açısından son derece kıymetlidir. Gösterdikleri duyarlılık ve katkılarından dolayı kendilerine teşekkür ediyorum.” dedi.<br />
Artvin İl Sağlık Müdürlüğü</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="I M G 4672" class="detail-photo img-fluid" height="640" src="https://gundemartvincom.teimg.com/gundemartvin-com/uploads/2026/04/medya/nisan-2026/i-m-g-4672.jpeg" width="960" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Editör Masası</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/dumansiz-gelecek-icin-farkindalik-etkinligi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 15:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/04/medya/nisan-2026/i-m-g-4671.jpeg" type="image/jpeg" length="53937"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dışarıdan yemek yeme alışkanlığı kalp ve damar sağlığını riske atıyor]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/disaridan-yemek-yeme-aliskanligi-kalp-ve-damar-sagligini-riske-atiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/disaridan-yemek-yeme-aliskanligi-kalp-ve-damar-sagligini-riske-atiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medipol Üniversitesi Çamlıca Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yüksel Doğan: - 'Fast food ürünlerindeki şekerler kan şekerinin hızla yükselmesine neden olur. Bu durum kısa vadede halsizlik ve uyku hali oluştururken uzun vadede diyabet gelişimine zemin hazırlar']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medipol Üniversitesi Çamlıca Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yüksel Doğan, dışarıdan yemek yeme alışkanlığının kalp ve damar hastalıkları riskini ciddi şekilde artırdığını belirtti.</p>

<p>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, hızlı yaşam temposuyla artan dışarıdan yemek yeme alışkanlığı kalp ve damar sağlığını etkiliyor.</p>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Yüksel Doğan, sağlıksız beslenmenin kalp ve damar sistemi üzerindeki yıkıcı etkilerine vurgu yaparak, sağlıklı yaşam için ev yemeklerinin önemine işaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğan, fast food ürünlerin genellikle işlenmiş gıdalardan oluştuğunu kaydederek, 'Bu tür yiyecekler yüksek kalori, aşırı tuz ve şeker içeriyor. Fast food ürünlerinde kullanılan yağlar çoğunlukla sağlıksız trans yağlardır. Bu gıdalar lif ve antioksidan açısından da oldukça fakirdir.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Fast food yiyeceklerin yüksek kalori ve tatlandırıcı içeriği nedeniyle iştah artırdığını ve daha sık yemek yemeye yönlendirdiğini anlatan Doğan, bu durumun zamanla kilo artışı ve obeziteye yol açtığına dikkati çekti.</p>

<p>- 'Uzun vadede diyabet gelişimine zemin hazırlar'</p>

<p>Doğan, fast food tüketiminin kısa ve uzun vadede birçok sağlık sorununa neden olabileceğini belirterek, 'Fast food ürünlerindeki şekerler kan şekerinin hızla yükselmesine neden olur. Bu durum kısa vadede halsizlik ve uyku hali oluştururken uzun vadede diyabet gelişimine zemin hazırlar.' değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>Aşırı tuz tüketiminin ise hipertansiyon riskini artırdığını vurgulayan Doğan, şunları kaydetti:</p>

<p>'Yüksek kalorili işlenmiş gıdalar obeziteye yol açarken birçok hastalığın da kapısını aralıyor. Obezite, hipertansiyon, diyabet, kolesterol yüksekliği ve uyku apnesi gibi birçok hastalığın bir arada görüldüğü metabolik sendromun ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu durum da kalp damar hastalıkları riskini ciddi şekilde artırır. Sağlıklı beslenme kalp sağlığının korunmasında önemli rol oynamaktadır.</p>

<p>Ev yemekleri işlenmiş gıdalar değildir. Evde hazırlanan yemeklerde tuz ve şeker miktarını kontrol edebilir, katkı maddelerinden uzak durabilirsiniz. Sağlıklı bir yaşam için gerçek gıdaları tercih etmek ve işlenmiş gıdalardan uzak durmak gerekir. Mevsiminde tüketilmeyen gıdalar da bazı riskler taşıyabiliyor. Mümkün olduğunca doğal ve mevsiminde yetişen ürünler tercih edilmeli.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/disaridan-yemek-yeme-aliskanligi-kalp-ve-damar-sagligini-riske-atiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 09:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/04/agency/aa/disaridan-yemek-yeme-aliskanligi-kalp-ve-damar-sagligini-riske-atiyor.jpg" type="image/jpeg" length="86765"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tuzdan zengin gıdalarla beslenmek taş hastalığının riskini artıran en önemli faktör]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/tuzdan-zengin-gidalarla-beslenmek-tas-hastaliginin-riskini-artiran-en-onemli-faktor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/tuzdan-zengin-gidalarla-beslenmek-tas-hastaliginin-riskini-artiran-en-onemli-faktor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Suat Bolat, beslenme alışkanlıkları, proteinin fazla tüketilmesi ve tuzdan zengin gıdalarla beslenmenin taş hastalığı riskini artıran en önemli faktörler olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Suat Bolat, taş hastalığı hakkında bilgilendirmede bulundu. Genetik yatkınlığın yanı sıra beslenme alışkanlıklarının da taş hastalığında etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Mustafa Suat Bolat, 'Üriner sistem taş hastalığı ya da böbrek taşı olarak bilinen hastalık, toplumda ve dünyada oldukça sık karşılaşılan bir tablodur. Ortalama görülme oranı dünyada yüzde 11-15 civarındadır. Türkiye'de de benzer oranlara ulaşılmıştır. Sıklıkla Orta Anadolu Bölgesi gibi kurak geçen bölgelerde daha fazla görülmektedir. Çünkü kişinin sıvı alımı az, sıvı kaybı fazla olabilir. Beslenme alışkanlıklarına bağlı olarak üriner sistem taş hastalığı sıklıkla karşımıza gelir. Birçok sebebi vardır üriner sistem taş hastalığının. Başta genetik sebepler gelir. Anne, baba ya da akrabalarında taş hastalığı olan bir kişide bu hastalığın görülme ihtimali yüksektir. Bir kişi taş hastalığına yakalanmışsa, 5 yıl içerisinde yüzde 30 ila 50 oranında tekrar yakalanma ihtimali vardır. Beslenme alışkanlıkları, proteinin fazla tüketilmesi ve tuzdan zengin gıdalarla beslenme taş hastalığının riskini artıran en önemli faktörlerdir' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Taş hastalığı çok sık karşılaşılan ve önemsenmesi geren bir hastalıktır'</p>

<p>Taş hastalığının enfeksiyonlarla birlikte seyredebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Bolat, 'Taş, önce küçük kristaller şeklinde üriner sistemin herhangi bir yerine yerleşir. Burada birikir ve giderek üzerine küçük kristaller eklenerek önce kum parçası haline gelir, sonra bir çekirdek oluşturur ve bunun üzerine yine kristallerin çökmesiyle taş halini alır. Bu taş bazen kaz yumurtası büyüklüğüne kadar ulaşabilir, hatta böbreğin neredeyse tamamını doldurabilir. Böbrek taşı, kanalı tıkamadığı sürece ağrı yapmaz. Genellikle hiçbir semptom vermez. Ancak kanalı tıkarsa, idrar yolu tıkandığı için geriye doğru basınç artar ve böbrek kapsülünün gerilmesine bağlı olarak şiddetli ağrı, bulantı, kusma ve eğer kapalı idrar yolu enfeksiyonu da buna eklenirse hayati riskli septik durumlara da yol açar. Dolayısıyla çok ciddi bir hastalıktır ve önemsenmesi gereken bir durumdur. Çünkü böbrekteki fonksiyon kaybı geri döndürülemez ve kaybedilen fonksiyon tekrar kazanılamaz. Bu nedenle zamanında teşhis ve tedavi son derece önemlidir' diye konuştu.</p>

<p>'Böbrek taşının en önemli semptomu ağrı'</p>

<p>Böbrek taşının en önemli semptomunun ağrı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Bolat, 'Böbrek taşının en önemli avantajı, yakalandığı zaman günümüzdeki teknolojik imkanlarla hastayı neredeyse yüzde 100'e yakın oranda hastalıktan kurtarabilmemizdir. Hastalığın seyri kişiden kişiye farklılık gösterir. Taş; böbreğin çıkışında, böbrek içerisinde, böbrekle mesane arasındaki kanalda ya da mesanede bulunabilir. Bazı hastalarda ise idrar yolunun en uç kısmında bulunarak idrar akımının kesilmesine neden olabilir. Hastayı en sık doktora getiren belirti ağrıdır. Bunun dışında idrarda kanama, yüksek ateş, şiddetli ağrıya eşlik eden bulantı ve kusma da görülebilir. Eğer hasta tek böbreğe sahipse ve bu böbreğin kanalı tıkanmışsa, en önemli klinik bulgu idrarın aniden kesilmesidir. Bu durum ürolojik bir acildir ve hastanın hızla bir sağlık kuruluşuna başvurması gerektirir' şeklinde konuştu.</p>

<p>'Taş, günümüzde minimal invazif tedavi yöntemi ile yüzde 100'e yakın bir başarı oranı ile tedavi edilebiliyor'</p>

<p>Yeni tedavi yöntemlerinin hastalığın giderilmesinde büyük öneme sahip olduğuna değinen Bolat, 'Kliniğimizde de dünyadaki birçok merkezde olduğu gibi taş hastalıklarını minimal invazif yöntemlerle tedavi ediyoruz. Bu yöntemlerle başarı oranı neredeyse yüzde 100'e yakındır. Hastaları genellikle bir gün hastanede yatırıyor ve ertesi gün taburcu ediyoruz. Ancak taşın alınmış olması tek başına yeterli değildir. Tekrar oluşumunu engellemek için hastanın yaşam tarzını düzenlemesi gerekir. Hastanın susuz kalmaması çok önemlidir. Özellikle proteinden zengin gıdalar tüketilirken dengeli beslenilmeli, tuz tüketimi azaltılmalı ve susuzluktan kaçınılmalıdır. Bunlar değiştirilebilir faktörlerdir ancak genetik yatkınlık değiştirilemez. Aile öyküsü olan kişilerin düzenli kontrollerini yaptırmaları gerekir. Susuz kalmamak, hareketsiz kalmamak, idrar yolu enfeksiyonlarından korunmak ve tuz tüketimini sınırlamak son derece önemlidir' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/tuzdan-zengin-gidalarla-beslenmek-tas-hastaliginin-riskini-artiran-en-onemli-faktor</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 15:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/04/agency/iha/tuzdan-zengin-gidalarla-beslenmek-tas-hastaliginin-riskini-artiran-en-onemli-faktor.jpg" type="image/jpeg" length="16256"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de kan kanseri hastaları için 'hücre' tedavisi dönemi başladı]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/turkiyede-kan-kanseri-hastalari-icin-hucre-tedavisi-donemi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/turkiyede-kan-kanseri-hastalari-icin-hucre-tedavisi-donemi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu: - 'CAR-T dediğimiz kan kanserleriyle ilgili dünyanın birkaç ülkesinin çok büyük maliyetlerle yaptığı tedavileri Türkiye'de yapabilir hale geldik. Etlik Şehir Hastanemizde hekimlerimiz şu anda yaklaşık 10 hastaya bunu uyguladılar']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, kan kanserlerinin tedavisinde kullanılan ve bir süredir klinik çalışmaları devam eden CAR-T hücre tedavisinin Türkiye'de uygulanmaya başladığını ve ilk sonuçların hastalar açısından umut verici olduğunu bildirdi.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin sağlık ve biyoteknoloji alanında önemli bir eşiği geride bıraktığını belirterek, bu tedavinin artık yerli imkanlarla hastalara sunulabildiğini söyledi.</p>

<p>Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) bünyesinde kurulan Hücre ve Gen Tedavileri Üretim ve Klinik Uygulama Merkezinin (HÜGEM) Ankara'daki Etlik Şehir Hastanesi çatısı altında faaliyet gösterdiğine işaret eden Memişoğlu, bu çalışmalar sonucunda dünyada yalnızca birkaç ülkede uygulanabilen ve yüksek maliyetli bir tedavi olan CAR-T'nin Türkiye'de yapılabilir hale geldiğini anlattı.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, 'CAR-T dediğimiz kan kanserleriyle ilgili dünyanın birkaç ülkesinin yapabildiği ve çok büyük maliyetlerle yaptığı tedavileri Türkiye'de yapabilir hale geldik. Etlik Şehir Hastanemizde hekimlerimiz şu anda yaklaşık 10 hastaya bunu uyguladılar. Hastaların birçoğu neredeyse iyileşmiş durumda.' dedi.</p>

<p>Türkiye'de ilk olarak Etlik Şehir Hastanesi'nde uygulanan bu tedavinin Akdeniz Üniversitesi'nde de başladığını bildiren Memişoğlu, 'Başka laboratuvarlarımızda hastanelerimiz de başlayacak. Bu konudaki ilk örnek Etlik Şehir Hastanesi ve TÜSEB işin koordinasyonunda, bunu yapan bütün hocalarımıza teşekkür ediyorum.' şeklinde konuştu.</p>

<p>- İlk uygulama Etlik Şehir Hastanesi'nde</p>

<p>Türkiye'de ilk kez Etlik Şehir Hastanesi'nde uygulanan CAR-T tedavisi kapsamındaki çalışmaların yer aldığı HÜGEM de kapılarını Anadolu Ajansına (AA) açtı.</p>

<p>Merkez ve Hematoloji Kliniği ve Kemik İliği Transplantasyon Ünitesi Sorumlu Hekimi Doç. Dr. Ahmet Kürşad Güneş, tedavinin hastanın kendi bağışıklık hücrelerinin yeniden programlanmasına dayandığını anlattı.</p>

<p>Bu yöntemde hastadan alınan T hücrelerinin laboratuvarda genetik olarak değiştirilerek kanser hücrelerini tanıyıp yok edecek hale getirildiğini ve tekrar hastaya verildiğini aktaran Güneş, 'Hedefe yönelik tedaviler ya da bu akıllı ilaçların bir üst basamağı olarak nitelendirebiliriz. Burada tedavi amaçlı kullandığımız hastamızın kendi hücreleri, bu hücreleri tümöre özgü programlayarak tekrar hastaya verdiğimiz bir tedavi yöntemi.' bilgisini paylaştı.</p>

<p>- 18 yaş üstü hastalara uygulanıyor</p>

<p>Güneş, CAR-T tedavisinin özellikle lenfoma, bazı lösemi türleri ve multipl miyelom gibi kan kanserlerinde kullanıldığını belirterek, 'Ürettiğimiz ürün, lenfoma ve lösemi için kullanılan bir ürün. Her kanser tipi için geçerli bir ürün değil.' dedi.</p>

<p>Tedavinin ilk aşamada 18 yaş ve üzerindeki erişkin hastalarda başladığını ifade eden Güneş, bir hastanın tetkiklerinde hastalığın tamamen kaybolduğunun görüldüğünü ve takibinin sağlıklı şekilde devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Güneş, ilk etapta erişkin hastalarda uygulanan tedavinin ilerleyen süreçte çocukluk çağı lösemi hastalarında da kullanılmasının hedeflendiğini bildirdi.</p>

<p>- Kök hücre nakli hastaları da tedavi için aday</p>

<p>Doç. Dr. Ahmet Kürşad Güneş, CAR-T hücre tedavisine aday hastalar konusunda ise şu bilgileri verdi:</p>

<p>'Halk arasında kemoterapi olarak bilinen tedavilere yeterli yanıt elde etmemiş ya da yeterli bir yanıt elde etmiş erken dönemde nüksetmiş hastalar şu anda CAR-T tedavisi için en uygun hastalar gibi görünüyor. Burada kök hücre nakli tedavisi olmuş hastalar da CAR-T tedavisi için adaydır. Daha sonra bilimsel danışma kurulu olarak hastanın uygulamasıyla ilgili aşamalara geçmiş bulunuyoruz.'</p>

<p>- Akıllı hücre tedavisi</p>

<p>HÜGEM Merkez Sorumlusu Prof. Dr. Fatma Duygu Özel Demiralp da hücresel tedavilerin tüm dünyada kişiye özel tedavilerin vazgeçilmez unsurlarından olduğuna dikkati çekerek, 'Hücrelerinizi bir akıllı ilaç gibi 'akıllı hücre' haline getirerek kan kanseri dediğimiz kanserlerde kullanılacak bir tedavi unsuru haline getiriyoruz.' diye konuştu.</p>

<p>Demiralp, CAR-T tedavilerinin dünyadaki kullanımlarının giderek arttığına işaret ederek, 'Ülkemizde bir klinik çalışma olarak TÜSEB uhdesinde kanser enstitümüzle yürüttüğümüz bir çalışmanın bize gösterdiği ilk şey de bu tip hücresel tedavilerin kesinlikle ülkemizde üretilmesi gerekliliği. Bunlar uzun soluklu tedaviler.' değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Merkeze gelen kan örneğinin kalite kontrolleri yapıldıktan sonra 12 günlük bir üretim aşamasının başladığını aktaran Demiralp, bunun kombine bir tedavi olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:</p>

<p>'Bir hücresel immünoterapi. Bu akıllı hücreler zamanında ve birtakım diğer klinik tedavilerle kombine olarak verildiğinde başarı şansı çok yüksek. Yüzde 80-85'lerin üzerindeki bu başarıyı elde edebilmemiz için ülkemizde üreterek bizim klinisyenlerimizle yaklaşık birkaç aylık tedavi sürecinizin planlanması, programlanması, doğru zamanda üretilmesi ve doğru zamanda size geri verilmesi gerekiyor.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/turkiyede-kan-kanseri-hastalari-icin-hucre-tedavisi-donemi-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aa-yeni.tebilisim.com/anadolu/41109332.jpg" type="image/jpeg" length="79772"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğrenciler Sağlık Elçisi Oldu]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/ogrenciler-saglik-elcisi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/ogrenciler-saglik-elcisi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Sağlıklı Çocuk Sağlıklı Gelecek” Eğitimi Gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yenimahalle Sağlıklı Hayat Merkezi, öğrencilerde erken yaşta sağlık bilinci oluşturmak amacıyla Kampüs Akademi’de “Sağlıklı Çocuk Sağlıklı Gelecek” eğitimi düzenledi.<br />
Program kapsamında çocuklara; acil durum yönetimi, hijyen, beslenme, bulaşıcı hastalıklar ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları gibi birçok başlıkta kapsamlı bilgilendirmeler yapıldı.<br />
Eğitime Uzman Doktor Daham Özgel ile Çocuk Gelişimci Betül Sena Demirel katılarak öğrencilere interaktif sunumlarla sağlık farkındalığı kazandırdı.<br />
<u><i><strong>ACİL DURUMLAR VE 112 HATTI ANLATILDI</strong></i></u><br />
Uzman Doktor Daham Özel, öğrencilerin günlük yaşamda karşılaşabileceği acil durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi’nin doğru kullanımı hakkında bilgi verdi.<br />
Özgel, 112’nin tek bir kurum değil; ambulans, itfaiye ve polis birimlerini koordine eden bir sistem olduğunu belirterek, öğrencilerin arama sırasında sakin, net ve doğru bilgi vermesi gerektiğini vurguladı.<br />
Ayrıca, acil durumlarda adres bilgisinin doğru iletilmesinin hayati önem taşıdığını ifade eden Özgel, yaralı ya da hasta kişinin başından ayrılmadan ekiplerin beklenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Öğrenciler Sağlık Elçisi Oldu-2" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://gundemartvincom.teimg.com/gundemartvin-com/uploads/2026/04/medya/nisan-2026/39aedf8b-d63b-403f-b371-78e0af1da7f6.jpg" width="2048" /><br />
UMKE VE AFET BİLİNCİ EĞİTİMİ<br />
Eğitimde Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) hakkında da bilgilendirme yapıldı. UMKE’nin afet ve acil durumlarda olay yerinde sağlık hizmeti sunan profesyonel bir ekip olduğu anlatıldı.<br />
Deprem, sel ve yangın gibi afet türlerine dikkat çekilerek, özellikle Türkiye’nin büyük bölümünün deprem riski taşıdığı vurgulandı.<br />
Deprem öncesi, sırası ve sonrasında yapılması gerekenler detaylı şekilde aktarıldı. Öğrencilere; Deprem çantasında bulunması gerekenler, “Çök–Kapan–Tutun” uygulaması, Güvenli alan oluşturma (“hayat üçgeni”), Asansör ve camlardan uzak durma ve Gaz ve elektrik güvenliği gibi hayati bilgiler verildi.<br />
Okullarda deprem anında tahliye planına uygun hareket edilmesi gerektiği de özellikle vurgulandı.</p>

<p><img alt="Öğrenciler Sağlık Elçisi Oldu-3" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://gundemartvincom.teimg.com/gundemartvin-com/uploads/2026/04/medya/nisan-2026/4aa6980c-ec05-42f8-a53d-095d85316c17.jpg" width="1536" /><br />
KİŞİSEL HİJYEN VE EL TEMİZLİĞİ EĞİTİMİ<br />
Çocuk Gelişimci Betül Sena Demirel, kişisel hijyenin sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, düzenli el yıkamanın hastalıkların önlenmesinde en etkili yöntemlerden biri olduğunu ifade etti.<br />
Öğrencilere doğru el yıkama adımları uygulamalı olarak anlatıldı. Ellerini en az 20 saniye sabunla yıkamanın önemine değinildi.<br />
Ayrıca öğrencilerin; Yemek öncesi ve sonrası, Tuvalet sonrası, Dışarıdan eve geldikten sonra ve Oyun oynadıktan sonra ellerini mutlaka yıkaması gerektiği belirtildi.<br />
BULAŞICI HASTALIKLARDAN KORUNMA VE AŞININ ÖNEMİ<br />
Demirel, bulaşıcı hastalıkların insandan insana veya hayvandan insana geçebildiğini belirterek, özellikle kalabalık ortamlarda hijyen ve havalandırmanın önemine dikkat çekti.<br />
Bağışıklık sisteminin vücudu koruyan bir savunma mekanizması olduğunu ifade eden Demirel, bazı durumlarda aşıların bu sistemi desteklediğini söyledi.<br />
Aşının; Hastalıklardan korunmak, Bireysel ve toplumsal sağlığı korumak ve Okul ve sosyal yaşamda sağlıklı kalmak için büyük önem taşıdığı aktarıldı.<br />
SAĞLIKLI BESLENME VE FİZİKSEL AKTİVİTE<br />
Programda sağlıklı ve dengeli beslenme konusunda da öğrencilere bilgilendirme yapıldı. Süt ürünleri, et, sebze, meyve ve tahıl gruplarının dengeli şekilde tüketilmesi gerektiği vurgulandı.<br />
Kahvaltının günün en önemli öğünü olduğu belirtilerek, düzenli beslenmenin okul başarısına ve yaşam kalitesine olumlu etkileri anlatıldı.<br />
Fiziksel aktivitenin sadece spor değil; koşma, zıplama, dans etme ve oyun oynama gibi tüm hareketli aktiviteleri kapsadığı ifade edildi. Öğrencilere her gün en az 1 saat hareket etmeleri önerildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Öğrenciler Sağlık Elçisi Oldu-4" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://gundemartvincom.teimg.com/gundemartvin-com/uploads/2026/04/medya/nisan-2026/69ac32cb-a7fc-4be2-af49-9c22f1f54e42.jpg" width="1600" /><br />
AİLE HEKİMLİĞİ VE AĞIZ-DİŞ SAĞLIĞI<br />
Aile hekimlerinin bireylerin doğumdan itibaren sağlık takibini yapan en yakın sağlık danışmanları olduğu anlatıldı. Aşı takibi, muayene ve sağlık kontrollerinin aile hekimleri tarafından yürütüldüğü belirtildi.<br />
Ayrıca ağız ve diş sağlığının önemine değinilerek, dişlerin günde en az iki kez fırçalanması, düzenli diş hekimi kontrollerinin yapılması gerektiği ifade edildi.<br />
“SAĞLIK ELÇİLERİ” YETİŞİYOR<br />
Eğitim sonunda öğrencilerin “sağlık elçisi” olarak öğrendiklerini çevreleriyle paylaşmaları gerektiği vurgulandı. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarını erken yaşta kazanmanın hem bireysel hem de toplumsal sağlık açısından büyük önem taşıdığı belirtildi.<br />
Programın, çocuklarda sağlık bilincini artırarak geleceğe daha bilinçli bireyler yetiştirmeyi hedeflediği ifade edildi.<br />
Programın sonunda öğrencilere “Sağlık Elçisi” belgeleri takdim edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ayşe ÖZDER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/ogrenciler-saglik-elcisi-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 08:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/04/medya/nisan-2026/462dbdf7-19bd-4c01-b3ed-df6852ba6714.jpg" type="image/jpeg" length="35704"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dijital bağımlılık artıyor: Uzmanlar uyarıyor]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/dijital-bagimlilik-artiyor-uzmanlar-uyariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/dijital-bagimlilik-artiyor-uzmanlar-uyariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halk Sağlığı ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. M. Emin Dinççağ, akıllı telefon kullanımının kontrolden çıkmasıyla birlikte 'dijital bağımlılık' sorununun her geçen gün büyüdüğünü belirterek, özellikle gençler arasında durumun dikkat çekici boyutlara ulaştığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzm. Dr. Dinççağ, sürekli telefonla meşgul olan kişilerde unutkanlık, dikkat azalması ve uykusuzluk gibi ciddi belirtiler görüldüğünü vurgulayarak, buna rağmen dijital bağımlılığın artmaya devam ettiğini ifade etti. Günlük yaşamın her alanında insanların telefon ekranına odaklanarak dış dünyayla bağını zayıflattığını dile getiren Dinççağ, trafik geçişlerinde dahi kulaklık ve telefonla meşgul olan kişilerin güvenliğini riske attığını belirtti.</p>

<p>Toplu taşıma araçlarında, kafelerde ve ev ortamında insanların büyük bölümünün çevresinden kopuk şekilde ekran başında vakit geçirdiğine dikkat çeken Dinççağ, cep telefonlarının bireyleri yalnızlaştırdığını ve bunun geleceğin en önemli toplumsal sorunlarından biri olabileceğini kaydetti.</p>

<p>Uzun süre internet kullanımı ve ekran karşısında geçirilen zamanın; baş ağrısı, huzursuzluk, dikkat dağınıklığı, göz sorunları gibi fiziksel etkilerin yanı sıra uykusuzluk ve depresyon gibi ciddi sağlık problemlerine yol açtığını ifade eden Dinççağ, dijital bağımlılığın artık önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıktığını söyledi.</p>

<p>Türkiye'de 2025 yılı itibarıyla 62,3 milyon aktif sosyal medya kullanıcısı bulunduğunu hatırlatan Dinççağ, bu sayının nüfusun yaklaşık yüzde 70,9'una karşılık geldiğini belirtti. Günlük internet kullanımının 7 saat 13 dakika, haftalık sosyal medya kullanımının ise 25 saat 4 dakika olduğunu aktaran Dinççağ, web trafiğinin yüzde 76'sının mobil cihazlar üzerinden gerçekleştiğini ifade etti.</p>

<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı verilerine göre gençler arasında internet kullanım oranının oldukça yüksek olduğunu dile getiren Dinççağ, genç erkeklerde bu oranın yüzde 98,8, genç kadınlarda ise yüzde 96,5 seviyesinde olduğunu söyledi. Gençlerin daha çok kısa video ve görsel içerik odaklı platformlara yöneldiğini, özellikle YouTube'un yüzde 93 erişim oranıyla en yaygın platform olduğunu belirtti.</p>

<p>Dijital bağımlılıkla mücadelede 'dijital detoks'un önemine değinen Dinççağ, cep telefonlarından belirli sürelerle uzaklaşmanın, sosyal ilişkileri güçlendirdiğini ve ruh sağlığını olumlu yönde etkilediğini ifade etti. Yapılan araştırmalara göre iki haftalık dijital detoksun dikkat süresini artırdığı, ruh sağlığını iyileştirdiği ve genel iyilik halini yükselttiği tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kısa süreli kullanım azaltımının bile önemli faydalar sağladığını vurgulayan Dinççağ, bir haftalık telefon kullanımındaki azalmanın kaygıyı yüzde 16,1, depresyonu yüzde 24 ve uykusuzluğu yüzde 14,5 oranında düşürdüğünü belirtti. Dijital detoksun yaşam kalitesini artırdığını söyleyen Uzm. Dr. Dinççağ, toplumda farkındalık oluşturulmasının ruh sağlığı açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/dijital-bagimlilik-artiyor-uzmanlar-uyariyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 08:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/04/agency/iha/dijital-bagimlilik-artiyor-uzmanlar-uyariyor.jpg" type="image/jpeg" length="13227"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim insanlarından 'bilinçsiz kan sulandırıcı ilaç kullanmayın' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/bilim-insanlarindan-bilincsiz-kan-sulandirici-ilac-kullanmayin-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/bilim-insanlarindan-bilincsiz-kan-sulandirici-ilac-kullanmayin-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hemostaz ve Tromboz Derneği Kurucu Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş: - 'Kan sulandırıcılar, mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hemostaz ve Tromboz Derneği Kurucu Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, kan sulandırıcı ilaçların bilinçsiz kullanılmaması gerektiğini belirterek, 'Kan sulandırıcılar, mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır.' ifadesini kullandı.</p>

<p>Altuntaş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) bir otelde gerçekleştirilen II. Ulusal Hemostaz ve Tromboz Kongresi kapsamında düzenlenen basın toplantısında, kan sulandırıcı ilaç kullanımının toplantıda bilim insanlarınca ayrıntılı olarak tartışıldığını söyledi.</p>

<p>Her hastaya rutin olarak kan sulandırıcı ilaç kullanımının önerilmediğini anlatan Altuntaş, 'Kan sulandırıcılar, mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Kalp hastalığı, koroner kalp damar problemi gibi hastalıkların bulunmadığı durumlarda kan sulandırıcılar rutin olarak kullanılmamalıdır.' diye konuştu.</p>

<p>Hemostaz ve tromboz alanındaki bilimsel ilerlemeler ile ilgili de bilgi veren Altuntaş, bu gelişmelerin erken tanı, kişiselleştirilmiş tedavi ve önleyici yaklaşım olarak 3 eksende ilerlediğini kaydetti.</p>

<p>Altuntaş, kanama ve pıhtılaşma hastalıklarının artık daha iyi tanındığına ve daha başarılı tedavi edildiğine değinerek, 'Açıklanamayan kanama, morarma, ani nefes darlığı, böbrek yetmezliği ve halsizlik gibi durumlarda mutlaka hekime başvurulması gerekir.' dedi.</p>

<p>Basın toplantısında konuşan Hemostaz ve Tromboz Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Sinan Demircioğlu da II. Ulusal Hemostaz ve Tromboz Kongresi'nin 'Yaşam ile Ölüm Arasındaki Denge: Hemostaz ve Trombozun Akılcı Yönetimi' temasıyla KKTC'de yapıldığını söyledi.</p>

<p>Demircioğlu, 'Kanama ve Trombozda Güncel Paradigma: Tanı, Tedavi ve Kişiselleştirilmiş Yaklaşımlar' ana çerçevesinde düzenlenen bilimsel toplantının, insan fizyolojisinin en kritik sistemlerinden biri olan hemostazın, bilimsel, klinik ve toplumsal boyutlarıyla kapsamlı şekilde ele alındığı ulusal ölçekte öncü bir platform olduğuna dikkati çekti.</p>

<p>Hemostaz sisteminin kanama ile pıhtılaşma arasında son derece hassas bir dengeyi temsil ettiğini aktaran Demircioğlu, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Bu dengenin bozulması bir uçta ölümcül kanamalara, diğer uçta ise hayatı tehdit eden trombotik olaylara yol açmaktadır. Günümüzde bu alan artık yalnızca tedavi edilen değil, akılcı, kişiselleştirilmiş ve proaktif şekilde yönetilen bir klinik disiplin haline gelmiştir. Bu kongre, klasik yaklaşımlardan modern tıbbın sunduğu yenilikçi çözümlere uzanan geniş bir perspektifte, hemostaz ve trombozun güncel yönetimini multidisipliner bir bakış açısıyla değerlendirmeyi amaçlamıştır.'</p>

<p>- Kongrede temel konular masaya yatırıldı</p>

<p>Hemostaz ve Tromboz Derneği Başkanı Prof. Dr. Cengiz Demir ise kongrede, temel bilim ve fizyopatoloji, kanama bozuklukları, tromboz ve trombofili, yenilikçi tedaviler, tanı ve laboratuvar yaklaşımları ve multidisipliner klinik yönetimi gibi başlıklarda çalışmalar yürütüldüğünü ve sunumlar yapıldığını aktardı.</p>

<p>Prof. Dr. Demir, Türkiye'de de klinik araştırmalar kapsamında gen tedavisi uygulamaları gerçekleştirilmesiyle bazı hastalarda önleyici tedavi ihtiyacını ortadan kaldıran sonuçlar elde edildiği bilgisini paylaştı.</p>

<p>- Kongrede 17 Nisan Dünya Hemofili Günü'nün önemi vurgulandı</p>

<p>Dernek üyesi Prof. Dr. Vahap Okan da 17 Nisan tarihinin hemofiliye dikkati çekmek ve farkındalığı artırmak amacıyla tüm dünyada Dünya Hemofili Günü olarak kutlandığını anımsattı.</p>

<p>Okan, hastaların yaşam kalitesinin, 1970'lerden bugüne kan ürünleri, uzun etkili faktörler, cilt altı biyolojik tedaviler sayesinde arttığına dikkati çekerek, günümüzde İzmir, Adana, Gaziantep ve İstanbul'daki merkezlerde gen tedavisi ile ilgili çalışma yürütüldüğünü söyledi.</p>

<p>Hemofilinin pıhtılaşma faktörlerinin eksikliği veya işlev bozukluğu sonucu gelişen, kalıtsal bir kanama hastalığı olduğunu vurgulayan Okan, Türkiye'de hemofili tedavisinde son 40-50 yılda önemli ilerlemeler sağlandığını aktardı.</p>

<p>- 'Hemofili bulaşıcı değil'</p>

<p>Hemostaz ve Tromboz Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Veysel Gök de hemofilinin bulaşıcı bir hastalık olmadığını vurgulayarak özellikle okul çağında çocukları olan ailelerin bazı endişeler taşıdıklarına dikkati çekti.</p>

<p>Gök, bu konuda öğretmenlerin sorumluluk alması gerektiğine işaret ederek, 'Hemofili bulaşıcı değil. Bu konuda hasta yakınları bilinçlendirilmeli, bu korkulacak bir hastalık değil. Hastalar faktör ilaçlarını düzenli alırlarsa herhangi bir problem söz konusu değildir. Hemofili hastası çocuklar beden eğitimi derslerine katılabilirler, uygun sporları bile yapabilirler.' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/bilim-insanlarindan-bilincsiz-kan-sulandirici-ilac-kullanmayin-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/04/agency/aa/bilim-insanlarindan-bilincsiz-kan-sulandirici-ilac-kullanmayin-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="35105"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aile içi şiddette karanlık gerçek: 'Karakterolojik şiddet' kalıcı ve yıkıcı olabilir]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/aile-ici-siddette-karanlik-gercek-karakterolojik-siddet-kalici-ve-yikici-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/aile-ici-siddette-karanlik-gercek-karakterolojik-siddet-kalici-ve-yikici-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Meryem Batık Vural, aile içi şiddeti 'durumsal' ve 'karakterolojik' olarak ikiye ayırarak önemli uyarılarda bulundu. Karakterolojik şiddetin patolojik bir yapı gösterebildiğini belirten Vural, bu tür vakalarda değişimin her zaman mümkün olmayabileceğini ve sürecin kalıcı ve yıkıcı etkiler taşıyabileceğini ifade etti. Vural, mağdurların güvenlik planı yaparak bireysel destekle güçlenmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ailede şiddetin her zaman önlenemediğine dikkat çeken Doç. Dr. Meryem Batık Vural, şiddet türünü ikiye ayırarak önemli açıklamalarda bulundu. Aile içi şiddetin ölümcül sonuçları da olduğunu belirten Doç. Dr. Meryem Batık Vural, 'Durumsal şiddet ve karakterolojik şiddet olarak adlandırılan iki tür şiddeti doğru ayırt etmek oldukça elzem. Durumsal şiddet, öfkeyi kontrol edememe veya başka baş etme yolları bilmeme durumundan kaynaklanır çoğunlukla. Bu şiddetten sonra kişi pişmanlık duyar, bunu değiştirmek için çaba sarf eder. İlişkisinde durumsal şiddet yaşayan çiftler hem bireysel hem de çift terapisi ile bu şiddet türünden kurtulabilir. Karakterolojik şiddet ise patolojik bir boyuttur. Şiddetin yüzde 20'sinin karakterolojik şiddet olduğu belirtiliyor. Karakterolojik şiddeti John Gottman 'kobralar ve pitbullar' ile açıklar. Kobralar, yüksek düzeyde antisosyal özellikler gösterir, zevk düşkünü ve dürtüseldir. Her istediği şeye tam da istediği anda sahip olmak ister, bunu kendine hak görür. Eşini de kendisine engel olmasın diye döver ve duygusal istismara maruz bırakır. Yakınlığı asgari düzeyde tutarlar ve eşleri daha fazlasını istediğinde tehlikeli kimselere dönüşürler. Terk edilmekten korkmazlar ve tahakküm altına girmezler. Pitbullar ise şiddet uyguladıkları kişileri çoğunlukla aile üyeleriyle sınırlar ve özellikle eşlerine yoğunlaşırlar. Pitbulların suç sicili olması Kobralara göre daha düşük ihtimaldir. Eşlerini dövseler bile Kobraların aksine duygusal olarak eşlerine bağımlıdırlar. En büyük korkuları terk edilmektir. Terk edilme korkusu yoğun kıskançlık krizlerine ve eşlerini bağımsız bir yaşamdan yoksun bırakma girişimlerine yol açar' dedi.</p>

<p>'Karakterolojik şiddetin tamamen ortadan kaldırılması mümkün görünmüyor'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kobralar ve pitbullar karakterlerinin özelliklerini anlatan Doç. Dr. Vural, 'John Gottman'ın uzun yıllar süren araştırmaları, karakterolojik şiddetin tamamen ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığını gösteriyor. Kobralar ve pitbullar için bireysel terapi pek sonuç vermiyor, çift terapisi ise oldukça zararlı sonuçlar doğurabilir. Ölümcül olabilen bu şiddet türünün ayırt edilmesi, mağdurun bireysel terapi ile güçlenmesi, yaşadığı durumu adlandırabilmesi ve güvenli kaçış planı yapabilmesi hayati önem taşır. Şiddet gören için istismarcı bir ilişkiyi bitirmek bir süreç işidir, zaman alır. Terk kararı ile terk eylemi arasında belli bir zaman geçer. Mağdurun önce güvende olabilmek (hem kendi güvenliği hem çocukların güvenliği) için bazı planlamalar yapması gerekir. Ekonomik güvenceler elde edebilmek için de yine bazı planlara ihtiyaçları vardır. Ayrıca terk fikrine alışmaları gerekir. En önemlisi de kendi üzerlerinde epey çalışmaları, bu şiddeti hak etmediklerini kendilerine söylemeleri gereklidir. Durumsal şiddeti önlemeye yönelik müdahalelerin karakterolojik şiddetin önlenmesinde kullanılamayacağı, bu nedenle failin engellenmesine ilişkin politikaların geliştirilmesi oldukça önemli görünüyor. Ülkemizde, mağdurun uzun süreli korunması ve güvenli kaçış politikasının uygulanmasına ihtiyaç olduğu görülüyor. Karakterolojik şiddet ve durumsal şiddet evlilik öncesinde de kendini gösterir çoğunlukla ancak romantik aşk evresinde gençlerin istismarı fark etmemesi de muhtemeldir. Partnerlerin evlilik öncesinde çift danışması alması, evlilik öncesi psikoeğitim programlarına katılması farkındalıklar kazandırabilir' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/aile-ici-siddette-karanlik-gercek-karakterolojik-siddet-kalici-ve-yikici-olabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 09:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/04/agency/iha/aile-ici-siddette-karanlik-gercek-karakterolojik-siddet-kalici-ve-yikici-olabilir.jpg" type="image/jpeg" length="69054"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Stres, uykusuzluk ve düzensiz beslenme kadınlarda hormonal dengeyi olumsuz etkiliyor]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/stres-uykusuzluk-ve-duzensiz-beslenme-kadinlarda-hormonal-dengeyi-olumsuz-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/stres-uykusuzluk-ve-duzensiz-beslenme-kadinlarda-hormonal-dengeyi-olumsuz-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ebru Sinem Torlak: - 'Günlük yaşamda yapılacak küçük düzenlemeler bile birçok kadında adet döngüsünün yeniden doğal ritmine dönmesini sağlayabilir']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ebru Sinem Torlak, modern yaşamın getirdiği stres, uykusuzluk ve düzensiz beslenmenin kadınlarda hormonal dengeyi olumsuz etkileyerek adet döngüsünde bozulmalara neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, hormonal sistemdeki küçük değişiklikler bile kadın vücudunda zincirleme etkilere yol açarken, adet düzensizliği çoğu zaman bu dengenin ilk işaretlerinden biri olarak ortaya çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Op. Dr. Ebru Sinem Torlak, hormonal dengenin son derece hassas olduğunu belirtti.</p>

<p>Torlak, stres ve yaşam tarzı alışkanlıklarının adet döngüsünü doğrudan etkileyebileceğini vurgulayarak, modern yaşamın getirdiği stres, uykusuzluk ve kötü beslenmenin kadınlık hormonlarını bozduğunu anlattı.</p>

<p>Hormonal sistemdeki en küçük değişimin bile birçok belirtiyle kendini gösterebileceğini aktaran Torlak, 'Adet düzeninde bozulma, enerji düşüklüğü, kilo kontrolünde zorlanma ve ruh hali değişimleri hormonal dengenin bozulduğuna işaret edebilir. Yoğun yaşam temposu, uykusuzluk, dengesiz beslenme ve bazı sağlık problemleri bu süreci tetikleyebilir. Stres vücutta kortizol hormonunu artırıyor. Kısa süreli kortizol yükselmesi ciddi sorunlara yol açmayabilir. Ancak kronik stres durumunda artan kortizol seviyesi yumurtlama döngüsünü baskılar ve adet düzensizliğine neden olur. Aynı zamanda gebelik planlayan kadınlar için de bu süreç zorlaşabilir.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>- 'Gece uykusu, hormonların ve vücudun kendini yenilemesi için kritik bir dönemdir'</p>

<p>Torlak, kadınların hormon dengesinin dış etkenlerden kolaylıkla etkilendiğine dikkati çekerek, düzensiz ve kalitesiz uyku, yoğun iş temposu, aşırı şeker, kafein tüketimi, sigara ve alkol kullanımıyla çevresel kimyasal maruziyetlerin en sık karşılaştıkları faktörler arasında yer aldığını kaydetti.</p>

<p>Bazı durumlarda medikal tedaviye gerek kalmadan düzenin sağlanabildiğini belirten Torlak, 'Günlük yaşamda yapılacak küçük düzenlemeler bile birçok kadında adet döngüsünün yeniden doğal ritmine dönmesini sağlayabilir. Gece uykusu, hormonların ve vücudun kendini yenilemesi için kritik bir dönemdir.' değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>Torlak, uzun süreli stres ve yoğun temponun adet döngüsünü otomatik olarak aksattığını aktararak, şu önerilerde bulundu:</p>

<p>'Düzenli uyku, dengeli beslenme, günlük hareket, stresle baş etme yöntemleri ve yıllık kontroller hormon sağlığını korumanın temel basamaklarıdır. Vücudun verdiği küçük sinyalleri fark etmek ve zamanında değerlendirmek birçok sorunun önüne geçebilir. Herhangi bir değişiklik hissedildiğinde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmak en güvenli yaklaşımdır.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/stres-uykusuzluk-ve-duzensiz-beslenme-kadinlarda-hormonal-dengeyi-olumsuz-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 09:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/04/agency/aa/stres-uykusuzluk-ve-duzensiz-beslenme-kadinlarda-hormonal-dengeyi-olumsuz-etkiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="74172"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İhbar Üzerine Okula Giden Polisler Sürpriz Kutlamayla Karşılandı]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/ihbar-uzerine-okula-giden-polisler-surpriz-kutlamayla-karsilandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/ihbar-uzerine-okula-giden-polisler-surpriz-kutlamayla-karsilandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artvin'in Şavşat ilçesinde okul çevresinde öğrencilere rahatsızlık veren şüpheli şahıslar olduğu yönünde yapılan ihbar üzerine harekete geçen polis ekipleri, beklemedikleri bir sürprizle karşılaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>112 Acil Çağrı Merkezi'ne yapılan ihbarın ardından Şavşat İlçe Emniyet Amirliği'ne bağlı resmi ve sivil ekipler ile karakol amiri, Ahmet Fevzi Ortaokulu'na yönlendirildi. Olay yerine ulaşan ekipler, ihbarın aksine öğretmenler ve öğrenciler tarafından hazırlanan anlamlı bir kutlamayla karşılandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türk Polis Teşkilatı'nın 181. kuruluş yıl dönümü ve Polis Haftası dolayısıyla hazırlanan sürprizde, polis ekipleri çiçeklerle karşılandı. Yaşanan şaşkınlık yerini duygusal ve samimi anlara bırakırken, ortaya çıkan görüntüler hem polisleri hem de izleyenleri gülümsetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/ihbar-uzerine-okula-giden-polisler-surpriz-kutlamayla-karsilandi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 09:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/04/agency/iha/ihbar-uzerine-okula-giden-polisler-surpriz-kutlamayla-karsilandi.jpg" type="image/jpeg" length="73357"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu'ndan geri ödeme listesine alınan ilaçlara ilişkin açıklama:]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/bakan-memisoglundan-geri-odeme-listesine-alinan-ilaclara-iliskin-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/bakan-memisoglundan-geri-odeme-listesine-alinan-ilaclara-iliskin-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'e ilişkin 'Bu kapsamda, ülkemizde üretilen ve kanser tanısında kritik önemi olan Kolin PET işlemini ödeme kapsamına alarak kamu hastanelerimizde hizmete sunuyoruz.' ifadesini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Memişoğlu, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Resmi Gazete'de yayımlanan tebliğle Sağlıklı Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda, şifaya vesile olacak adımları atmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Bu kapsamda, Türkiye'de üretilen ve kanser tanısında kritik önemi olan Kolin PET işlemini ödeme kapsamına alarak kamu hastanelerimizde hizmete sunuyoruz.' bilgisini veren Memişoğlu, akondroplazi, epilepsi ve sistinüri gibi hastalıkların tedavisinde ihtiyaç duyulan ilaçları yurt dışından temin ederek hastaların kullanımına sunduklarını bildirdi.</p>

<p>- 'Kalp, böbrek ve anjioödem tedavisindeki 3 ilaç daha geri ödeme listesine alındı'</p>

<p>Kalp, böbrek ve anjioödem tedavisinde kullanılan 3 ilacın daha geri ödeme listesine alındığını aktaran Bakan Memişoğlu, 'Çölyak ve metabolik hastalıklar için gıda desteği yüzde 30 artırıldı. Kamu kurumlarının evde bakım merkezlerince yazılan reçete bedelleri karşılanacaktır. Bu şifa vesilelerinin milletimize ulaşmasında Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.' açıklamasını yaptı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/bakan-memisoglundan-geri-odeme-listesine-alinan-ilaclara-iliskin-aciklama</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/04/i-m-g-0908.jpeg" type="image/jpeg" length="79557"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Psikolog Kırım: 'Zihniniz sizi yanıltıyor olabilir']]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/psikolog-kirim-zihniniz-sizi-yaniltiyor-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/psikolog-kirim-zihniniz-sizi-yaniltiyor-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bireylerin çoğu zaman zihinsel senaryolarını gerçekmiş gibi algıladığını belirten Psikolog İrem Naz Kırım, 'Düşüncelerimiz her zaman gerçeği yansıtmaz. Zihin, eksik bilgileri tamamlamak için çoğu zaman en olumsuz ihtimali seçer. Oysa istatistiksel olarak baktığımızda korkulan pek çok şeyin gerçekleşmediğini görüyoruz' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medical Park Ordu Hastanesi'nden Psikolog İrem Naz Kırım, günlük yaşamda birçok kişinin gerçekleşme ihtimali düşük senaryolar üzerine yoğun kaygı duyduğunu belirterek, zihnin tehditleri olduğundan daha büyük algılama eğiliminde olduğunu söyledi.</p>

<p>Günlük hayatta sıkça 'Ya kötü bir şey olursa?', 'Ya başaramazsam?', 'Ya terk edilirsem?' gibi düşüncelerle karşılaşıldığını ifade eden Kırım, bu tür düşüncelerin zamanla gerçeklik algısını etkileyebildiğini dile getirdi.</p>

<p>'Zihnimiz tehdidi abartmaya eğilimlidir'</p>

<p>Bu durumun insan beyninin evrimsel yapısından kaynaklandığını belirten Psk. Kırım, 'Beynimiz, hayatta kalmayı önceliklendiren bir sistemle çalışır. Bu nedenle olması muhtemel tehditleri olduğundan daha büyük ve daha yakın algılama eğilimindedir. Ancak modern yaşamda bu sistem çoğu zaman gereksiz yere alarm verir' ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Kaygının temelinde belirsizliğe tahammülsüzlüğün yattığını vurgulayan Psk. Kırım, 'İnsan zihni, kontrol edemediği durumları tehdit olarak algılayarak senaryolar üretmeye başlar. Bu da kişinin henüz gerçekleşmemiş olaylar için yoğun stres yaşamasına neden olur' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Zihnimiz bir hikâye anlatıcısıdır'</p>

<p>Bireylerin çoğu zaman zihinsel senaryolarını gerçekmiş gibi algıladığını ifade eden Psk. Kırım, 'Düşüncelerimiz her zaman gerçeği yansıtmaz. Zihin, eksik bilgileri tamamlamak için çoğu zaman en olumsuz ihtimali seçer. Oysa istatistiksel olarak baktığımızda korkulan pek çok şeyin gerçekleşmediğini görüyoruz' şeklinde konuştu.</p>

<p>'Kaygıyla baş etmenin yolları'</p>

<p>Kaygı oluşturan düşüncelerle baş edebilmek için bazı yöntemlerin etkili olabileceğini belirten Psk. Kırım, şu önerilerde bulundu:</p>

<p>'Düşünceyi sorgulamak, 'Bu gerçekten olacak mı, yoksa sadece bir ihtimal mi?' diye kendine sormak önemlidir. Daha önce benzer bir durum yaşanıp yaşanmadığını değerlendirmek ve kanıt aramak da fayda sağlar. Bunun yanı sıra kişinin geleceğe dair senaryolar yerine şimdiki ana odaklanması gerekir. Nefes egzersizleri ve gevşeme teknikleri de bedensel rahatlama sağlayarak kaygıyı azaltabilir.'</p>

<p>'Korku çoğu zaman bir yanılsamadır'</p>

<p>Korkunun işlevine de değinen Kırım, 'Korku bizi korumak için vardır ancak kontrolsüz olduğunda yaşam kalitesini düşürür. Zihnimizin ürettiği her senaryo gerçek değildir. Çoğu zaman korktuğumuz şeyler başımıza gelmez ancak bu ihtimaller nedeniyle bugünü kaçırabiliriz' diyerek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/psikolog-kirim-zihniniz-sizi-yaniltiyor-olabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/04/agency/iha/psikolog-kirim-zihniniz-sizi-yaniltiyor-olabilir.jpg" type="image/jpeg" length="58781"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[3 bin kişiyi arayarak kanser taramasına ikna eden ebenin azmi]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/3-bin-kisiyi-arayarak-kanser-taramasina-ikna-eden-ebenin-azmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/3-bin-kisiyi-arayarak-kanser-taramasina-ikna-eden-ebenin-azmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'da bir aile sağlığı merkezinde görev yapan Ebe Behice Bastem, 3 bin kişiyi arayarak kanser taramasına yönlendirdi. Yapılan taramalarda bazı hastalara erken evrede kanser teşhisi konulurken, hastalar vakit kaybetmeden tedavi altına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kanser hastalığında teşhisin erken evrede konulması hayat kurtarıyor. Sağlık Bakanlığı Samsun İl Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı Altınkum Aile Sağlığı Merkezi'nde(ASM) görev yapan 18 yıllık Ebe Behice Bastem, meslek hayatının büyük bir bölümünde kanser taramaları hakkında çalıştı. Şu ana kadar 3 bin kişiyi arayan Bastem, bazı hastaların kanser hastalığının erken evrede teşhis edilmesini sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'İnsani bir görev olarak görüyorum'</p>

<p>Yaptığı çalışmaları anlatan 41 yaşındaki Ebe Behice Bastem, '2026 yılından beri kanser taramaları hakkında çalışıyorum. 3 bin hastayı kanser taramaları konusunda ikna etmeye çalışırken yüzde 90'ını ikna ettim. 500'e yakın kısmının kanser taramalarını bizzat kendim yapmaktayım. Ayrıca her gün düzenli aralıklarla polikliniğimize gelen hastalara kanser taramaları konusunda bilgilendirme yaparak ikna etmeye çalışıyoruz. Günde ortalama 60 kişiye ulaşıyorum. Ulaşamadığımız hastalar için KETEM'e gitmeleri amacıyla randevu oluşturuyoruz. İl Sağlık Müdürlüğümüzün servisi her gün düzenli olarak hastaları KETEM'e götürerek sağlık taramalarını yaptırıyor. Gerek birimimde gerek birimim dışında hastaları bilgilendirme, yönlendirme gibi her konuda destek sağlıyoruz. Kanser taramalarını ben mesleğimin dışında insani bir görev olarak görmekteyim. Bir insan olarak hastaları ikna ederek yönlendirmeye çalışıyorum. Bir hastamızı servis aracımızla kanser taramasına yönlendirmek istedik fakat gitmek istemedi. 'Ben iyiyim, yaptırmama gerek yok' gibi söylemlere çok maruz kalıyoruz. Onu da ikna ettim. Hastane sevki oldu. Yapılan tetkiklerde erken evrede kanser çıktı' dedi.</p>

<p>'Ebe hanım söylemeseydi belki daha kötü şeyler olabilirdi'</p>

<p>Kanser tanısı alan Havva Yapakçı, 'Ben de 1 yıl önce meme kanseri olduğumu öğrendim. 1 yıldır tedavi görüyorum ve kontrol altındayım. Benim durumum KETEM'de çıktı. İyi ki buraya gelmişim. Ebe hanım söylemeseydi belki daha kötü şeyler olabilirdi. Ben buradan kadınlara sesleniyorum: Lütfen geciktirmeyin' diye konuştu.</p>

<p>Ebe takip etti, 1. evredeki kanseri olduğunu öğrendi</p>

<p>Kanser hastası Döne Göz, 'Bundan 3 sene önce bu aile hekimliği beni çağırdı. Buradan araç ile bizi gönderdiler. O zaman muayene olmuştum ve hiçbir şey çıkmamıştı. Bu 4 ay içerisinde burada ebe hanım beni tekrar çağırdı. Tahlillerimde bir sıkıntı olduğunu söyledi ve beni genel cerraha yönlendirdi. Oraya gittim, ultrasona gönderdiler. Biyopsi alındı. Ameliyata alındım. Şu an kemoterapi alıyorum. 3-4 ay içerisinde her şeyim belli oldu. Şu an 1. evredeyim' şeklinde konuştu.</p>

<p>Ebe Behice Bastem, Altınkum ASM'de görev yapan Aile Hekim Uzm. Dr. Seda Doruk Ay ile birlikte kanser tarama çalışmalarını sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/3-bin-kisiyi-arayarak-kanser-taramasina-ikna-eden-ebenin-azmi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/04/agency/iha/3-bin-kisiyi-arayarak-kanser-taramasina-ikna-eden-ebenin-azmi.jpg" type="image/jpeg" length="18930"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanser farkındalığı: 'Erken teşhis hayat kurtarır']]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/kanser-farkindaligi-erken-teshis-hayat-kurtarir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/kanser-farkindaligi-erken-teshis-hayat-kurtarir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'un Çarşamba ilçesinde kanserle mücadelede erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla farkındalık çalışmaları gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çarşamba İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalarda, kanser vakalarındaki artışa ve erken tanının hayati önemine vurgu yapıldı. İlçe Sağlık Müdürü Dr. Muhammet Faruk Akyüz, yaptığı açıklamada, Dünya Sağlık Örgütü'nün 2025 projeksiyonlarına göre dünya genelinde kanser vakalarının hızla artmasının beklendiğini belirtti.</p>

<p>Dr. Akyüz, erken tanı ve gelişmiş tedavi yöntemleri sayesinde özellikle Avrupa'da kanser kaynaklı ölüm oranlarında düşüş gözlemlendiğini ifade ederek, 'Akciğer, meme ve kolorektal kanserler en yaygın türler arasında yer alıyor. Vakaların yaklaşık yüzde 90'ı çevresel faktörler ve yaşam tarzından kaynaklanmaktadır' dedi.</p>

<p>Türkiye'de yürütülen tarama çalışmalarına da değinen Akyüz, 'Bir yıl içerisinde 7,7 milyon kişiye ücretsiz tarama yapılmış ve yüz binlerce riskli vaka erken dönemde tespit edilmiştir. Bu durum düzenli kontrollerin hayat kurtarıcı etkisini açıkça ortaya koymaktadır' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KETEM'lerde ücretsiz tarama imkanı bulunduğunu hatırlatan Akyüz, taramalarda şüpheli bulgulara rastlanan kişilerin ileri tetkik için ilgili sağlık kuruluşlarına yönlendirildiğini, teşhis ve tedavi süreçlerinin ise üst basamak sağlık kurumlarında sürdürüldüğünü kaydetti.</p>

<p>Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında; 40-69 yaş arası kadınlara meme kanseri için yılda bir klinik muayene ve 2 yılda bir mamografi, 30-65 yaş arası kadınlara rahim ağzı kanseri için 5 yılda bir HPV-DNA testi, 50-70 yaş arası kadın ve erkeklere ise kalın bağırsak kanseri için 2 yılda bir gaitada gizli kan testi uygulandığı bildirildi. Ayrıca bu yaş grubuna 10 yılda bir kolonoskopi önerildiği belirtildi.</p>

<p>Öte yandan, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında ilçede çeşitli farkındalık etkinlikleri düzenlendi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/kanser-farkindaligi-erken-teshis-hayat-kurtarir</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 17:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/04/agency/iha/kanser-farkindaligi-erken-teshis-hayat-kurtarir.jpg" type="image/jpeg" length="71837"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hava ambulans filosuna dahil olacak GÖKBEY'in teslimatı için geri sayım başladı]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/hava-ambulans-filosuna-dahil-olacak-gokbeyin-teslimati-icin-geri-sayim-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/hava-ambulans-filosuna-dahil-olacak-gokbeyin-teslimati-icin-geri-sayim-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 'Dağ başında mahsur kalan bir vatandaşımız, organ nakli bekleyen bir hastamız veya acil müdahale gereken bir evladımız için her saniye altın değerindedir. GÖKBEY, en zorlu coğrafi şartlarda, en sert iklimlerde o vatandaşlarımıza uzanan devletimizin şefkat eli olacaktır.' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Memişoğlu, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ'de (TUSAŞ) düzenlenen GÖKBEY Hava Ambulansı Havalanma Lansmanı, Üretimi ve Uçuş Test Faaliyetini Yerinde İnceleme Programı'na katıldı.</p>

<p>Memişoğlu, burada yaptığı konuşmada, 'Şu an hissettiğim gururu ve heyecanı kelimelerle tarif etmek imkansız. Bugün burada sadece bir helikopterin uçuş testine değil, Türkiye Yüzyılı'nın gökyüzündeki şifa imzasına hep birlikte şahitlik edeceğiz. İzleyeceğimiz havalanış aslında yerli ve milli mühendisliğimizin, insanımızın emeğinin ve 'en iyisini biz yaparız' iddiamızın yükselişidir.' dedi.</p>

<p>TUSAŞ'ın GÖKBEY'in ambulans konfigürasyonuyla gerçekleştireceği test uçuşunun, sağlık sistemi için bir devrim niteliği taşıyacağını vurgulayan Memişoğlu, 'Biz hekimler zamanla yarışırız. Dağ başında mahsur kalan bir vatandaşımız, organ nakli bekleyen bir hastamız veya acil müdahale gereken bir evladımız için her saniye altın değerindedir. GÖKBEY, en zorlu coğrafi şartlarda, en sert iklimlerde o vatandaşlarımıza uzanan devletimizin şefkat eli olacaktır.' diye konuştu.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, hava ambulansı hizmetinin başladığı 2009 yılından bugüne kadar 70 binden fazla vatandaşın sağlık hizmetlerine ulaşmasını sağladıklarını belirterek, şu bilgileri paylaştı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Halihazırda 2 uçak ve 15 helikopterden oluşan hava ambulans filomuzla yurdumuzun en uzak noktalarına kadar erişebiliyoruz. Hava ambulansı hizmetine başladığımızda bir hayal kurmuştuk. Bugün o hayali kendi evlatlarımızın alın teriyle gerçekleştiriyoruz. Her şey hayal etmekle başlıyor. Türkiye Yüzyılı hedeflerimizle hep birlikte daha büyük başarılara imza atacağız. Önemli olan Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, bir olmamız, beraber olmamız hep birlikte büyük Türkiye olmamız.'</p>

<p>- 'GÖKBEY, uçan bir acil servis'</p>

<p>'GÖKBEY, içinde aynı anda iki hastaya yoğun bakım şartlarında müdahale edebildiğimiz, adeta uçan bir acil servis.' ifadesini kullanan Memişoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>'Dünyanın pek çok yerinde yüksek teknoloji maalesef yıkmak, yok etmek için havalanırken, Türkiye'nin teknolojisi, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde can kurtarmak, nefes olmak için havalanıyor. Pandemi döneminde 45 günde solunum cihazı üreten o adanmışlık, bugün GÖKBEY ile sağlık filomuzu taçlandırıyor. Bu yıl içinde 3 adet GÖKBEY ambulansımızı envanterimize katarak, gökyüzündeki gücümüze güç katacağız. GÖKBEY, 'Üreten Sağlık' vizyonumuzun gurur nişanesi olacak. GÖKBEY'i hayalden gerçeğe dönüştüren mühendislerimize, teknisyenlerimize ve bu vizyona omuz veren herkese şükranlarımı sunuyorum. Bugün gurur günümüz. GÖKBEY, milletimizin duasıyla havalanacak artık semalarımızda, yerli teknolojimiz vatandaşlarımızı şifaya ulaştırmak için süzülecek.'</p>

<p>Programa katılan Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Sağlık Bakanı Memişoğlu ile birlikte GÖKBEY helikopteri inceleyerek, test uçuşuna katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/hava-ambulans-filosuna-dahil-olacak-gokbeyin-teslimati-icin-geri-sayim-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 16:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/04/agency/aa/hava-ambulans-filosuna-dahil-olacak-gokbeyin-teslimati-icin-geri-sayim-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="42565"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanser Haftasında Farkındalık Vurgusu]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/kanser-haftasinda-farkindalik-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/kanser-haftasinda-farkindalik-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artvin Devlet Hastanesi konferans salonunda, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında farkındalık programı gerçekleştirildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı ardından protokol konuşmalarıyla devam etti.</p>

<p>Programın açılış konuşmasını yapan Başhekim Opr. Dr. Volkan Soysal, kanserin yalnızca bireysel değil toplumsal bir sorun olduğuna dikkat çekerek mücadelede üç temel basamağın farkındalık, erken teşhis ve doğru tedavi olduğunu vurguladı. Soysal, “İnsanların bunun farkında olması, sağlıklı yaşamı desteklemesi, kendi sağlıklarını düşünmesi gerekiyor. Diğeri erken teşhis, yine Sağlık Bakanlığımız KETEM aracılığıyla erken teşhisin vatandaşımıza ulaşmasını sağlıyor. Aslında KETEM vatandaşlarımızı arayıp gelip testlerimizi yaptırın diyor. Üçüncü de yine sağlık sistemimizin en önemli basamaklarından biri olan devlet hastanelerinin, üniversitelerin doğru tedaviye halkımızın ulaşma imkânını sağlıyor. Yine en son olarak da hatta vatandaşlarımızı bilinçlendirmek için sağlıklı yaşam merkezleri, sağlıklı hayat merkezleri var. Burada hem doğru beslenme, fizik tedavi, günlük spor aktiviteleri, doğru beslenmenin önemi anlatılıyor ki vatandaşlarımıza bu farkındalığı oluşturabilelim. Hem erken teşhis hem bilinçlendirme hem de tedavide çok büyük emeği olan sağlık çalışanlarımıza da teşekkür ederim” ifadelerine yer verdi.</p>

<p><img alt="Kanser Haftasında Farkındalık Vurgusu (8)" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://gundemartvincom.teimg.com/gundemartvin-com/uploads/2026/04/medya/nisan-2026/kanser-haftasinda-farkindalik-vurgusu-8.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Artvin İl Sağlık Müdürü Yunuz Arslan ise kanserin günümüzde önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirterek, hastalığın görülme sıklığının arttığına dikkat çekti. Kanserin büyük ölçüde çevresel faktörlerden kaynaklandığını ifade eden Arslan, düzensiz beslenme, hareketsiz yaşam ve teknoloji kullanımının risk faktörleri arasında yer aldığını söyledi. Arslan, “Eğer bir hastalık önlenebiliyorsa, erken teşhis edilebiliyorsa ve tedavisi varsa, bu halk sağlığı sorunudur ve bunun ile sonuna kadar mücadele edeceğiz. Her ülkenin tarama testleri farklı. Bizde 3 tane kanser taraması var, biliyorsunuz: meme kanseri, rahim ağzı kanseri ve kolon kanseri. Çünkü bizim ülkemizde bunlar sık görülüyor. Sık görüldüğü için de taramaya değer. İkinci bir şey de erken teşhise imkân vermesi lazım. Mesela akciğer kanserini taramıyoruz. Çünkü herkesi taraman lazım, radyasyon alacak. Bunlar değer görmüyor bakanlıkta ama rahim ağzı kanserini, meme kanserini, kolon kanserini çok basit testlerle tarıyoruz ve erken teşhise imkân veriyor. Bu üç kanserin de tedavisi mümkün ve toplumda belki tanıyorsunuz; bir sürü insan bunu yeniyor. Biz de Artvin’de ne yapıyoruz? KETEM aracılığıyla kanser erken teşhis eğitim merkezimizle bu hizmeti sunuyoruz. Eğer aile hekiminize giderseniz ve yaş durumunuz uygunsa, kendi yapabileceği testleri kendisi yapıyor. Yapamayacağı testler için de hastaneye sizleri yönlendiriyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kanser Haftasında Farkındalık Vurgusu (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://gundemartvincom.teimg.com/gundemartvin-com/uploads/2026/04/medya/nisan-2026/kanser-haftasinda-farkindalik-vurgusu-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Artvin Devlet Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Efe Hasdemir de kanser vakalarında artış yaşandığını belirterek en sık görülen kanser türleri arasında akciğer, meme, kolorektal, prostat ve tiroid kanserlerinin yer aldığını ifade eden Hasdemir, erken tanının tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını vurguladı. Hasdemir, kanserlerin yüzde 30 ila 50’sinin yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebileceğine dikkat çekerek, sigara kullanımı, obezite, yetersiz beslenme ve hareketsiz yaşamın başlıca risk faktörleri olduğunu belirtti. Türkiye’de uygulanan tarama programları hakkında bilgi veren Hasdemir, özellikle smear testi, mamografi ve kolorektal taramaların erken teşhis açısından kritik rol oynadığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Kanser Haftasında Farkındalık Vurgusu (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://gundemartvincom.teimg.com/gundemartvin-com/uploads/2026/04/medya/nisan-2026/kanser-haftasinda-farkindalik-vurgusu-3.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Katılımcılardan söz alan Nurgül Bağdatlı, 4. evre meme kanseriyle mücadele ettiğini belirterek yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı: “2 yıl önce bunun tanısını aldım. Bunu özellikle söylemek istiyorum; çok yakından kaybettiğimiz hastalarımız vardı. Ben korkudan, bütün belirtiler bende olmasına rağmen doktora gitmedim. Aileme bu acıyı yaşatmak istemedim. Bana bugün sorsalar ‘kanser hastası mı olmak istersin, yoksa kanser hastası yakını mı?’ diye, ben kanser hastası olmayı tercih ederim. Çünkü yakını daha çok acı çekiyor, bunu biliyorum. Sakladım ama bu çok şey ifade etmiyor bir gün zaten ortaya çıkıyor. Yapmamız gereken şey bununla yüzleşmeyi bilmek. Ben kanseri grip gibi gördüm. Rize’de acilde öğrendim kanser olduğumu ve eşimin isteğiyle Ankara’ya giderek 2 yıl tedavi gördüm. Ama eğer bu hastalıkla daha erken yüzleşseydim, belki de tedavim bitmiş olacaktı.”</p>

<p>Program, konuşmaların ardından düzenlenen müzik dinletisi ve katılımcılara yapılan ikramlarla sona erdi.</p>

<p><img alt="Kanser Haftasında Farkındalık Vurgusu (5)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://gundemartvincom.teimg.com/gundemartvin-com/uploads/2026/04/medya/nisan-2026/kanser-haftasinda-farkindalik-vurgusu-5.jpeg" width="1600" /><img alt="Kanser Haftasında Farkındalık Vurgusu (6)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://gundemartvincom.teimg.com/gundemartvin-com/uploads/2026/04/medya/nisan-2026/kanser-haftasinda-farkindalik-vurgusu-6.jpeg" width="1600" /><img alt="Kanser Haftasında Farkındalık Vurgusu (4)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://gundemartvincom.teimg.com/gundemartvin-com/uploads/2026/04/medya/nisan-2026/kanser-haftasinda-farkindalik-vurgusu-4.jpeg" width="1600" /><img alt="Kanser Haftasında Farkındalık Vurgusu (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://gundemartvincom.teimg.com/gundemartvin-com/uploads/2026/04/medya/nisan-2026/kanser-haftasinda-farkindalik-vurgusu-2.jpeg" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ümran KARA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/kanser-haftasinda-farkindalik-vurgusu</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 15:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/04/medya/nisan-2026/kanser-haftasinda-farkindalik-vurgusu-7.jpeg" type="image/jpeg" length="80128"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ameliyatsız, stentsiz tedavi: Kalp damarları ilaç kaplı balonla açıldı]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/ameliyatsiz-stentsiz-tedavi-kalp-damarlari-ilac-kapli-balonla-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/ameliyatsiz-stentsiz-tedavi-kalp-damarlari-ilac-kapli-balonla-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu'da kalp damarlarında 3 ayrı bölgede ciddi tıkanıklık bulunan 55 yaşındaki hasta, ameliyat olmadan ve stent takılmadan, ilaç kaplı balon yöntemiyle tedavi edildi. Başarılı geçen işlemin ardından hasta tedavinin 2'nci gününde taburcu edilerek günlük yaşamına döndü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kalp ve damar hastalıklarının hem dünyada hem de Türkiye'de en sık ölüm nedenleri arasında yer aldığına dikkat çeken uzmanlar, son yıllarda bu hastalıkların daha genç yaşlarda görülmeye başlandığını belirtiyor. Özellikle Karadeniz Bölgesi'nde yaygın olarak görülen koroner arter hastalığında, erken tanı ve doğru tedavi yöntemlerinin önemi her geçen gün artıyor.</p>

<p>Gelişen teknolojiyle birlikte öne çıkan tedavi yöntemlerinden biri olan ilaç kaplı balon uygulaması, damara kalıcı metal yapı bırakmadan tedavi imkânı sunuyor. Bu yöntemde, özel ilaç kaplı balon damar içerisinde genişletilerek hem darlık gideriliyor hem de ilaç doğrudan damar duvarına etki ediyor.</p>

<p>'3 damar tıkalıydı, ameliyat yerine balon tercih edildi'</p>

<p>Ordu Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği'ne göğüs ağrısı şikâyetiyle başvuran 55 yaşındaki erkek hastada yapılan anjiyografide, 3 damarda ileri derecede darlık tespit edildi. İlk değerlendirmede hastaya bypass ameliyatı önerildi. Ancak hastanın ameliyatı kabul etmemesi üzerine alternatif tedavi seçenekleri değerlendirildi. Yapılan detaylı incelemeler sonucunda hasta için ilaç kaplı balon yöntemiyle girişimsel tedavi planlandı. Uygulanan işlemle hastanın 3 damarındaki tıkanıklıklar stent kullanılmadan açılırken, hasta ise tedavinin 2'nci günü taburcu edildi.</p>

<p>'Her hasta için uygun değil, doğru seçim önemli'</p>

<p>Ordu Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Kardiyolog Doç. Dr. Seçkin Dereli, kalp damar hastalıklarının görülme sıklığının arttığını ve daha genç yaşlara indiğini belirterek, 'Günümüzde koroner arter hastalığında yeni tedavi yaklaşımları gündeme geliyor. İlaç kaplı balon yöntemi de bunlardan biri. Ancak her hasta için uygun değildir, doğru hasta seçimi büyük önem taşır' dedi.</p>

<p>Doç. Dr. Dereli, uyguladıkları yöntemin avantajlarına değinerek, 'Bu tedaviyle damarda kalıcı bir stent bırakmıyoruz. Bu da ileride aynı damara yeniden müdahale edilebilmesine veya gerekirse bypass uygulanabilmesine imkân tanıyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'İleri görüntüleme yöntemleri kullanıldı'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tedavi sürecinde damar yapısının ayrıntılı incelendiğini belirten Dereli, 'İşlem öncesinde intravasküler ultrason (IVUS) ile damar duvarını değerlendiriyoruz. Ayrıca fraksiyonel akım rezervi (FFR) ile darlığın kan akımına etkisini ölçüyoruz. Bu yöntemler, doğru karar vermemizi ve başarılı sonuç elde etmemizi sağlıyor' diye konuştu.</p>

<p>'Şimdiye kadar 200 hastada kullanıldı, başarı oranı yüksek'</p>

<p>Kliniklerinde bugüne kadar yaklaşık 200 hastaya ilaç kaplı balon tedavisi uyguladıklarını belirten Dereli, başarı oranlarının yüksek olduğunu ve tıkanma oranlarının dünya ortalamasının altında seyrettiğini söyledi.</p>

<p>'Ameliyat olmadan sağlığıma kavuştum'</p>

<p>Hasta İsmail Kızılkaya ise yaşadığı süreci anlatarak, göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikâyetleriyle hastaneye başvurduğunu, yapılan değerlendirmelerde damarlarının ciddi şekilde tıkalı olduğunun söylendiğini ifade etti.</p>

<p>Ameliyat olmak istemediğini belirten Kızılkaya, 'Farklı bir tedavi yöntemi sordum. Doktorum ilaç kaplı balon uygulamasını önerdi. Yapılan işlem sonrası tüm damarlarım açıldı. Ameliyat olmadan sağlığıma kavuştum, şu an hiçbir şikayetim yok' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/ameliyatsiz-stentsiz-tedavi-kalp-damarlari-ilac-kapli-balonla-acildi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/04/agency/iha/ameliyatsiz-stentsiz-tedavi-kalp-damarlari-ilac-kapli-balonla-acildi.jpg" type="image/jpeg" length="42048"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından 'gripten korunmak için risk altındakiler aşı yaptırmalı' tavsiyesi]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/uzmanindan-gripten-korunmak-icin-risk-altindakiler-asi-yaptirmali-tavsiyesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/uzmanindan-gripten-korunmak-icin-risk-altindakiler-asi-yaptirmali-tavsiyesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Hasan Öksüzoğlu: - 'Gebeler, 6 ay ile 5 yaş arası çocuklar, 50 yaş üzeri insanlar, kronik hastalığı, özellikle kronik akciğer hastalığı, kronik böbrek yetmezliği, immün yetmezliği bulunanların, kanser hastalarının mutlaka aşı olması gerekir']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Hasan Öksüzoğlu, belirli yaş grubundakiler ile kronik rahatsızlığı bulunanlara grip aşısı yaptırmaları tavsiyesinde bulundu.</p>

<p>Öksüzoğlu, AA muhabirine, kış ve bahar aylarında gribe bağlı rahatsızlıkların arttığına dikkati çekti.</p>

<p>Gribin, influenza virüsünün yol açtığı bir enfeksiyon hastalığı olduğunu belirten Öksüzoğlu, 'Bu hastalık her yıl dünyada 250-300 milyon kişiyi etkiliyor. 250-500 bin kişinin de ölümüne sebep olan bu rahatsızlık, aslında aşıyla önlenebilir bir hastalıktır.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gribin damlacık yoluyla bulaştığını, öksüren ve hapşıran kişinin milyonlarca damlacığı etrafa yaydığını anlatan Öksüzoğlu, 'Bu damlacıkların da gözümüzle, ağzımızla, burnumuzla, mukozalarımızla temasıyla hastalık diğer insanlara bulaşır. Solunum yoluyla bulaşan bir hastalıktır. Bunun için öksürürken, hapşırırken ağzımızı mutlaka kapatmalıyız. Gripli bir kişi virüsü yaymamak için hapşırırken, öksürürken ağzını mendille veya kolunun içi ile kapatmalıdır. Ellerimize hapşırmamak sağlığımız açısından önemlidir. Çünkü insanlar elleriyle virüsü etrafa daha kolay yayabilmektedir.' diye konuştu.</p>

<p>Hastalığın anlaşılmasının çeşitli yolları olduğunu belirten Öksüzoğlu, 'Grip olduğumuzu ani başlayan ateş, ateş yüksekliği, kas ve eklem ağrıları, öksürük gibi belirtilerden anlayabiliriz. Bunu diğer hafif solunum yolu enfeksiyonlarından ayıran en önemli özellik, ağır kas ve eklem ağrılarıdır.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Öksüzoğlu, risk altında bulunan grupların dikkatli olması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:</p>

<p>'Grip tüm yaş gruplarını etkiler. Özellikle 50 yaş üstündekiler, 5 yaş altındakiler, kalp rahatsızlığı, böbrek rahatsızlığı, karaciğer yetmezliği, kanser hastaları ve immün yetmezliği gibi kronik hastalığı olanlar grip açısından risk altındadır. Gribe yakalanmamanın yolu için sık el temizliği, sağlıklı beslenme, mevsimine göre giyinme, kişisel hijyenimize dikkat edilmesi, en önemlisi de risk grubundaki kişilerin aşılanmasıdır. Grip aşısının ekim ayına kadar yapılması gerekir. Gebeler, 6 ay ile 5 yaş arası çocuklar, 50 yaş üzeri insanlar, kronik hastalığı, özellikle kronik akciğer hastalığı, kronik böbrek yetmezliği, immün yetmezliği bulunanların, kanser hastalarının mutlaka aşı olması gerekir.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/uzmanindan-gripten-korunmak-icin-risk-altindakiler-asi-yaptirmali-tavsiyesi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/04/agency/aa/uzmanindan-gripten-korunmak-icin-risk-altindakiler-asi-yaptirmali-tavsiyesi.jpg" type="image/jpeg" length="47411"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanser moleküler düzeyde 'parmak iziyle' takip ediliyor]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/kanser-molekuler-duzeyde-parmak-iziyle-takip-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/kanser-molekuler-duzeyde-parmak-iziyle-takip-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Hematoloji ve Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş: - 'Genetik anlamda ve moleküler düzeyde tek tek her bir hücrenin parmak izini çıkarıyoruz, teşhisimizle, takibimizle tedavimizi buna göre yapıyoruz. Kanseri artık parmak iziyle moleküler düzeyde, hücre düzeyinde takip ediyoruz. Yapay zekayı entegre ediyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Hematoloji ve Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, kanseri artık parmak iziyle moleküler ve hücresel düzeyde takip edebildiklerini, yapay zekanın sürece entegre edilmesiyle tanı ve raporlama süreçlerinin hızlandığını ve standardize edildiğini bildirdi.</p>

<p>Ankara Hematoloji ve Onkoloji Derneğince 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında düzenlenen basın toplantısında, kanser tanı ve tedavisindeki son gelişmeler, korunma yöntemleri ve yapay zeka uygulamalarının bu alandaki rolü ele alındı.</p>

<p>Kanseri sadece tedavi şeklinde değil, bir yönetim süreci olarak ele almak gerektiğini, kanserin artık çaresiz bir hastalık değil, yönetilebilir bir süreç olduğunu anlatan Altuntaş, son yıllarda bilimsel gelişmelerle kanser alanında köklü bir değişim yaşandığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hedeflerinin sadece hastalığı tedavi etmek değil, erken tanı sağlamak ve doğru risk analiziyle hastalığı uygun şekilde yönetmek olduğunu vurgulayan Altuntaş, 'Sigara, obezite, alkol, güneş ışınlarından korunma ve düzenli aktivitelerle kanser yüzde 30-50 oranında azaltılabilir. Kanser önlenebilir bir hastalık. Kanserde erken tanıyla başarı oranları yüzde 50'den yüzde 95'lere kadar çıkabilmekte, ölüm oranları ise yüzde 30'a kadar azaltılabilmektedir. Erken tanı hayat kurtarır.' dedi.</p>

<p>Altuntaş, kanser tanı ve tedavisinde moleküler ve genetik analizlerin öne çıktığına dikkati çekerek, şöyle konuştu:</p>

<p>'Genetik anlamda ve moleküler düzeyde tek tek her bir hücrenin parmak izini çıkarıyoruz, teşhisimizle, takibimizle tedavimizi buna göre yapıyoruz. Kanseri artık parmak iziyle moleküler düzeyde, hücre düzeyinde takip ediyoruz. Yapay zekayı entegre ediyoruz. Artık dijitalleşmeden faydalanıyoruz. 30 dakika sürecek işlemi 5 dakikaya indirebiliyoruz. Bunun raporlama süreçlerini de standardize ediyoruz. Bu bağlamda artık kanserde bir çağ yükleniyor ve bu çağa yapay zeka çağı diyebiliriz. Hedefe yönelik tedaviler ve bireysel tedavilerin önünü açmış oluyoruz. CAR-T hücrelerinin tedavilerinin sonuçları daha olgunlaştı. Her geçen gün teknolojinin gelişmesiyle başarı oranları artmakta.'</p>

<p>- 'Hedefe yönelik tedavilerle yaşam süreleri uzuyor'</p>

<p>Derneğin Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Öztürk Ateş de kanserin artık çaresiz bir hastalık olmadığını belirterek, 2026 ABD verilerine göre 5 yıllık sağ kalım oranlarının yüzde 70'e ulaştığını, kanserin hipertansiyon gibi kronik bir hastalık olarak yönetilebildiğini ifade etti.</p>

<p>Derneğin Genel Sekreteri Doç. Dr. Fatih Yıldız ise kanserin yalnızca hastayı değil, ailesini ve yakınlarını da etkilediğine değinerek, kanserle mücadelenin önleme, erken tanı ve tedavi olmak üzere üç aşamadan oluştuğu bilgisini verdi.</p>

<p>Yıldız, sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla bazı kanser türlerinin önlenebileceğini, erken tanıyla hastalığın tedavi edilebilir hale gelebildiğini, ileri evre hastalarda ise hedefe yönelik tedaviler, immünoterapiler ve gen bazlı yaklaşımlarla yaşam sürelerinin uzadığını kaydetti.</p>

<p>Derneğin Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Halil Başar da prostat ve mesane kanserlerinde erken tanının önemine dikkati çekerek, 20-40 yaş aralığında görülen testis kanserlerinde ağrısız kitlelerin uyarıcı olabileceğini, orta yaş grubunda ise ağrısız idrarda kanamanın mesane kanserinin habercisi olabileceğini belirtti.</p>

<p>İleri yaş erkeklerde prostat kanseri riskinin arttığını ifade eden Başar, bu hastalığın erken tanısında Prostat Spesifik Antijen (PSA) kan testinin önemli bir tarama yöntemi olduğunu anlatarak, özellikle 50-70 yaş aralığındaki erkeklere PSA testi yaptırmaları çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/kanser-molekuler-duzeyde-parmak-iziyle-takip-ediliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/04/agency/aa/kanser-molekuler-duzeyde-parmak-iziyle-takip-ediliyor.jpg" type="image/jpeg" length="40666"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı yapay zeka destekli 'Mamografi Tarama Raporlama Sistemi' geliştirdi]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/saglik-bakanligi-yapay-zeka-destekli-mamografi-tarama-raporlama-sistemi-gelistirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/saglik-bakanligi-yapay-zeka-destekli-mamografi-tarama-raporlama-sistemi-gelistirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, meme kanseriyle mücadelede teknolojinin en güncel imkanlarını devreye alarak 'Mamografi Tarama Raporlama Sistemi'ni hayata geçirdiğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, 2024'ten bu yana 2 milyondan fazla tarama sonucunun yapay zeka desteğiyle incelendiği, meme kanserinin erken teşhisinde yeni bir dönemin başlatılarak tedavide de başarılı sonuçlar elde edildiği belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, 40-69 yaş aralığındaki kadın vatandaşlara yönelik yürütülen tarama programı kapsamında ise KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi) ve Sağlıklı Hayat Merkezleri'nde çekilen tüm görüntülerin, yüzde 100 dijital ve merkezi bir sistemde toplatıldığı kaydedildi.</p>

<p>Sistemin kalbinde yer alan yapay zeka algoritmalarının şüpheli bulguları en az sapma payıyla tespit ederek radyologlar için kritik bir 'karar destek mekanizması' oluşturduğu belirtilen açıklamada, 'Bu teknoloji sayesinde, şüpheli bulgular sistem tarafından otomatik olarak önceliklendirilerek radyologların önüne ilk sırada getirildi ve bu sayede raporlama süreci daha da hızlandı.' ifadesi kullanıldı.</p>

<p>Sistemin sadece teşhis aşamasına değil, sevk sürecine de ivme kazandırdığı aktarılan açıklamada, 'Mamografi görüntülerinde şüpheli bulgu saptanan hastalar için tarama yapılan sağlık kuruluşu tarafından MHRS üzerinden 'öncelikli randevu' oluşturuldu. Hastalar, ek tetkikler için doğrudan üst basamak sağlık kuruluşlarına yönlendirilerek tedaviye en erken evrede başlamaları sağlandı.' denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/saglik-bakanligi-yapay-zeka-destekli-mamografi-tarama-raporlama-sistemi-gelistirdi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/04/i-m-g-0607.webp" type="image/jpeg" length="95050"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
