<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gündem Artvin</title>
    <link>https://www.gundemartvin.com</link>
    <description>Gündem Artvin</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gundemartvin.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 02 Jun 2026 21:43:19 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Pandemi Sonrası Gözden Kaçan Hastalık: Uzun Süreli Kovid]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/pandemi-sonrasi-gozden-kacan-hastalik-uzun-sureli-kovid</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/pandemi-sonrasi-gozden-kacan-hastalik-uzun-sureli-kovid" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, kovid-19 geçiren her 6 kişiden yaklaşık birinde görülen 'uzun süreli kovid' tablosunun gözden kaçabildiğini belirterek, Türkiye'de yaklaşık 3 milyon kişinin bu durumdan etkilenmiş olabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzun süreli kovidin mevcut tahminlerin çok daha fazla insanı etkilediğini ifade eden Prof. Dr. Özkaya, uzun süren halsizlik, yorgunluk, eklem ağrıları, gün içerisinde ani duygu durum değişiklikleri ve sık hastalanma gibi şikayetlerin özellikle pandemi sonrasında arttığına dikkat çekti. Geçen hafta yayımlanan bir araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Özkaya, 'COVID-19 ile enfekte olan her 6 kişiden yaklaşık biri uzun süreli COVID geliştiriyor ve bu kişilerin neredeyse yüzde 90'ı kronik sağlık sorunları yaşamaya devam ediyor. Araştırmacılar, enfeksiyon sonrasında ortaya çıkan ve önceden var olan rahatsızlıklarla açıklanamayan semptomları inceleyerek uzun süreli COVID vakalarını belirledi' dedi.</p>

<p>'Yaklaşık 3 milyon kişi etkilenmiş olabilir'**</p>

<p>Türkiye'de 17 milyondan fazla kişinin kovid 19 enfeksiyonu geçirdiğinin düşünüldüğünü belirten Prof. Dr. Özkaya, 'Bu rakamlar göz önüne alındığında yaklaşık 3 milyon insanımızın uzun süreli COVID şikayetleriyle yaşamını sürdürdüğünü tahmin ediyoruz. Pandemi sona ermiş olsa da COVID-19 halen görülmeye devam ediyor ve buna bağlı uzun süreli kovid yükü de artıyor' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmada uzun süreli COVID tanısı alan hastaların yaklaşık yüzde 90'ında sürekli klinik takip ve tedavi gerektiren en az bir kronik hastalık geliştiğinin ortaya konulduğunu ifade eden Özkaya, hastalarda solunum, sindirim sistemi ve sistemik belirtilerin yaygın olarak görüldüğünü kaydetti.</p>

<p>Tiroid ve metabolik sorunlar dikkat çekiyor</p>

<p>Araştırmanın, uzun süreli COVID'in belirtilerinin bölgelere göre farklılık gösterebildiğini de ortaya koyduğunu belirten Özkaya, bazı bölgelerde tiroid hastalıklarının daha sık görülürken, bazı bölgelerde ise prediyabet ve hiperglisemi gibi metabolik bozuklukların ön plana çıktığını söyledi. Uzun süreli COVID vakalarının tanı konulmasında güçlük yaşandığını vurgulayan Özkaya, 'Bu hastalar daha iyi gözetim ve kişiye özel tedaviler gerektiriyor. Ancak 'Long COVID' için özel bir tanı kodunun bulunmaması nedeniyle birçok hasta farklı branşlara başvurmasına rağmen gözden kaçabiliyor' şeklinde konuştu.</p>

<p>'Doktorlar uzun süreli kovid ihtimalini göz önünde bulundurmalı'</p>

<p>Kardiyologların otonom sinir sistemi bozuklukları, endokrinologların metabolik hastalıklar, nörologların açıklanamayan bilişsel sorunlar, göğüs hastalıkları uzmanlarının nefes darlığı ve derin nefes alma isteği, psikiyatristlerin duygu durum bozuklukları, aile hekimlerinin ise sık hastalanma şikayetleriyle gelen hastalarda uzun süreli kovid ihtimalini değerlendirmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Özkaya, 'Bu hastalar, COVID-19 enfeksiyonu ile ilişkilendirilemeyen ancak aslında uzun süreli COVID tablosunun bir parçası olan vakalar olabilir' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Uzun süreli kovid 19'un giderek daha önemli bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini vurgulayan Özkaya şunları söyledi: 'Bu durum daha iyi gözetim, koordineli bakım ve yeni tedavi yaklaşımlarını gerekli kılıyor. Ayrıca farklı kişilerin farklı semptomlar yaşadığı unutulmamalı, tedavi süreçleri kişiye özel planlanmalıdır.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/pandemi-sonrasi-gozden-kacan-hastalik-uzun-sureli-kovid</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/06/agency/iha/pandemi-sonrasi-gozden-kacan-hastalik-uzun-sureli-kovid.jpg" type="image/jpeg" length="29756"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de obezlerin oranı geçen yıl yüzde 21,8'e çıktı]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/turkiyede-obezlerin-orani-gecen-yil-yuzde-218e-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/turkiyede-obezlerin-orani-gecen-yil-yuzde-218e-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadınların yüzde 24,8'inin, erkeklerin yüzde 18,7'sinin obez olduğu tespit edildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Sağlık Araştırması'na göre, ülkedeki obezlerin oranı geçen yıl yüzde 21,8 olarak belirlendi.</p>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), '2025 Türkiye Sağlık Araştırması' sonuçlarını açıkladı.</p>

<p>Buna göre, boy ve kilo değerleri kullanılarak hesaplanan vücut kitle indeksi incelendiğinde, 15 yaş ve üstü obezlerin oranı 2022'de yüzde 20,2 iken 2025'te yüzde 21,8'e çıktı.</p>

<p>Cinsiyet özelinde bakıldığında kadınların yüzde 24,8'inin obez ve yüzde 32,2'sinin obez öncesi olduğu tespit edildi.</p>

<p>Erkeklerde ise bu oranlar sırasıyla yüzde 18,7 ve yüzde 43,1 olarak kaydedildi.</p>

<p>- Fiziksel aktivite yapmayanların oranı yüzde 86,6</p>

<p>Aktivite yapmayan erkeklerin oranı 2022 yılında yüzde 85,3 iken 2025'te yüzde 83,5 oldu. Kadınlarda ise bu oran yüzde 92,7'den yüzde 89,7'ye geriledi.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından, yetişkinlerin haftada en az 150 dakika orta şiddette aerobik fiziksel aktivite yapması öneriliyor.</p>

<p>Buna göre, haftada 150 ile 300 dakika arası fiziksel aktivite yapanların oranı 2025'te erkeklerde yüzde 4,1, kadınlarda yüzde 2,7 oldu.</p>

<p>- Merdiven inip çıkarken zorluk yaşayanların oranı yüzde 6</p>

<p>Fiziksel işlev açısından zorluk yaşama durumları değerlendirildiğinde, merdiven inip çıkmada zorluk yaşayanların oranı kadınlarda yüzde 8,3, erkeklerde ise yüzde 3,7 ile ilk sırada yer aldı.</p>

<p>Öğrenme veya hatırlamada zorluk yaşayanların oranı kadınlarda yüzde 5,4, erkeklerde yüzde 2,8 olurken yürümede zorluk yaşayanların oranı kadınlarda yüzde 5,6, erkeklerde yüzde 2,8 olarak belirlendi..</p>

<p>- Çocuklarda solunum yolu enfeksiyonu sık görüldü</p>

<p>Son 6 aylık dönemde, 0-6 yaş grubundaki çocuklarda en çok görülen hastalık türleri incelendiğinde, 2025'te 0-6 yaş grubunda en çok yüzde 28,5 ile üst solunum yolu enfeksiyonu ilk sırada yer aldı. Bunu, yüzde 24 ile ishal ve yüzde 5,2 ile alt solunum yolu enfeksiyonu izledi.</p>

<p>Söz konusu yılda, 7-14 yaş grubundaki çocuklarda da yüzde 24,6 ile en çok üst solunum yolu enfeksiyonu görüldü. Bunu, yüzde 16,4 ile ishal, yüzde 8,2 ile ağız ve diş sağlığı sorunları takip etti.</p>

<p>Son 12 aylık dönemde, 15 yaş ve üzeri bireylerde görülen hastalık türleri incelendiğinde, bel bölgesi problemleri 2022 yılında yüzde 24,6 iken 2025 yılında da yüzde 24,3 ile ilk sırada yer aldı. Bel bölgesi problemlerini yüzde 16,9 ile hipertansiyon, yüzde 16,7 ile boyun bölgesi problemleri, yüzde 11,9 ile şeker hastalığı ve yüzde 10,1 ile yüksek kan lipidleri izledi.</p>

<p>- Tütün ve alkol kullanan bireylerin oranı yükseldi</p>

<p>Her gün tütün mamulü kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı 2022 yılında yüzde 28,3 iken, 2025'te artarak yüzde 30,1 oldu. Bu oran, geçen yıl erkeklerde yüzde 42,9, kadınlarda ise yüzde 17,5 olarak hesaplandı.</p>

<p>Tütün mamulü kullanmayan bireylerin (bırakanlar ve hiç kullanmayanlar) oranı ise 2022 yılında yüzde 68 iken, 2025'te 66,8'e geriledi.</p>

<p>Son 12 ay içinde, alkol kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı 2022 yılında yüzde 12,1 iken 2025 yılında artarak yüzde 12,6 oldu. Bu oranın geçen yıl erkeklerde yüzde 18,7, kadınlarda ise yüzde 6,6 olarak belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alkol kullanmayan bireylerin (daha önce kullanan ve hiç kullanmayanlar) oranı ise 2022 yılında yüzde 87,9 iken 2025'te yüzde 87,4'e düştü.</p>

<p>- Mamografi çektiren ve smear testi yaptıran kadın sayısı arttı</p>

<p>Son 12 ay içinde, 40 yaş ve üzeri kadınlarda mamografi çektirenlerin oranı 2022 yılında yüzde 10,8 iken 2025 yılında yüzde 16,7 oldu. 40 yaş ve üzeri kadınlarda hiç mamografi çektirmemiş olanların oranı 2025 yılında yüzde 42,4 olarak hesaplandı.</p>

<p>Bu dönemde, 15 yaş ve üzeri kadınlarda smear testi yaptıranların oranı 2022'de yüzde 7,2 iken geçen yıl yüzde 11,8 oldu. 15 yaş ve üzeri kadınlarda hiç smear testi yaptırmamış olanların oranı 2025 yılında yüzde 59 olarak kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/turkiyede-obezlerin-orani-gecen-yil-yuzde-218e-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/06/i-m-g-7802.jpeg" type="image/jpeg" length="15430"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ücretsiz Deri Kanseri Taraması]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/ucretsiz-deri-kanseri-taramasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/ucretsiz-deri-kanseri-taramasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artvin Devlet Hastanesi, deri kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla vatandaşlara yönelik ücretsiz tarama programı düzenliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Dermatoloji Derneği öncülüğünde yürütülen Euromelanoma 2026 farkındalık etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilecek tarama, 3 Haziran Çarşamba günü Artvin Devlet Hastanesinde yapılacak.</p>

<p>Hastane Başhekimliği tarafından yapılan açıklamada, deri kanserinin erken teşhis edildiğinde tedavi başarısının oldukça yüksek olduğu önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekildi. Düzenlenecek tarama programı ile vatandaşların cilt sağlığı konusunda bilinçlendirilmesi, riskli deri lezyonlarının erken dönemde tespit edilmesi ve gerekli sağlık yönlendirmelerinin yapılmasının hedeflendiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek deri kanseri taraması, Artvin Devlet Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Polikliniği’nde görev yapan Dr. Ahmet Turan Ünsal tarafından yapılacak.</p>

<p>3 Haziran 2026 Çarşamba günü gerçekleştirilecek taramaya tüm vatandaşların ücretsiz şekilde katılabileceği ifade edilirken, uzmanlar özellikle cildinde ben değişikliği, iyileşmeyen yara, renk veya şekil farklılığı bulunan kişilerin kontrol yaptırmasının önemine vurgu yaptı.</p>

<p>Artvin Devlet Hastanesi Başhekimliği tarafından yapılan davette, “Cildini Koru, Geleceğini Koru. Erken Teşhis Hayat Kurtarır” sloganıyla vatandaşlar deri kanseri taramasına davet edildi. Yetkililer, erken teşhisin hayat kurtardığını belirterek toplumda farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çekti.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/ucretsiz-deri-kanseri-taramasi</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 20:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/06/medya/mayis-2026/9e8b7899-c81b-4482-bfbd-686e663fe1a0.jpeg" type="image/jpeg" length="66884"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyaliz cihazına bağlı geçen 10 yıl, kadavradan böbrek nakliyle sona erdi]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/diyaliz-cihazina-bagli-gecen-10-yil-kadavradan-bobrek-nakliyle-sona-erdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/diyaliz-cihazina-bagli-gecen-10-yil-kadavradan-bobrek-nakliyle-sona-erdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum'da naklin ardından yeniden günlük yaşamına dönen Meryem Sari: - 'Yıllardır hacca gitme hayaliyle yaşadım, ama hac kurası çıkarsa böbrek hastası olduğum için götürmezlerse veya gidemem diye çok üzülüyordum. Bundan sonra hac çıkarsa Allah'ın izniyle rahatça giderim']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum'da 10 yıldır evde diyaliz tedavisi gören 65 yaşındaki Meryem Sari, kadavradan nakledilen böbrekle yeniden sağlığına kavuşmanın ve yıllardır bağlı kaldığı diyaliz cihazından kurtulmanın sevincini yaşıyor.</p>

<p>Erzurumlu 6 çocuk annesi olan ve böbrek yetmezliği nedeniyle evde diyaliz cihazına bağlı yaşayan Sari, böbrek nakli için Erzurum Atatürk Üniversitesi Organ Nakli Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi'ne başvurdu.</p>

<p>Eşinin böbreği nakle uygun olmayan Sari, yıllarca uygun donör beklerken bir yandan da en büyük hayali olan hac ibadetini yerine getirebilme umudunu korudu.</p>

<p>Merkezden yaklaşık 1 ay önce gelen haberle büyük sevinç yaşayan Sari, Giresun'da kadavradan kendisine uygun olabileceği değerlendirilen bir böbrek bulunduğu haberini aldı.</p>

<p>Yapılan tetkikler sonucu kadavradan alınan böbreğin nakle uygun olduğunun tespiti üzerine Sari, ameliyata alındı.</p>

<p>Merkezin Müdürü Doç. Dr. Necip Altundaş başkanlığındaki ekip tarafından yapılan başarılı operasyonla böbrek nakledilen Sari, sağlığına kavuşmanın ve yıllardır bağlı kaldığı diyaliz cihazından kurtulmanın sevincini yaşıyor.</p>

<p>- 'Meryem teyzemiz çok iyi'</p>

<p>Organ Nakli Merkezi'nde görevli Dr. Öğr. Üyesi Tarık Recep Kantarcı, AA muhabirine, kronik böbrek yetmezliği hastası Sari'nin periton diyalizi tedavisi gördüğünü ve bunun hayatını kısıtladığını söyledi.</p>

<p>Giresun'da 3 Mayıs'ta beyin ölümü gerçekleşen bir hastanın yakınlarının organ bağışladığını ifade eden Kantarcı, 'Beyin ölümü gerçekleşen hastadan çıkarılan 2 böbrek merkezimize verildi, biz de aynı gece Meryem teyzemize ve bir kişiye böbrek nakli gerçekleştirdik. Meryem teyzemiz çok iyi.' dedi.</p>

<p>Kantarcı, organ nakli bekleyen çok hasta olduğunu ifade ederek, organ nakliyle hastaların hayata tutunup hayallerine ulaşabildiğini aktardı.</p>

<p>Kadavradan organ bağışının önemine işaret eden Kantarcı, 'Bir kadavra bağışında, kalp, böbrekler ve bazen karaciğer ikiye bölünüp yaklaşık 4-5 hastaya umut oluyor. Ama maalesef kadavradan bağışlar çok düşük. Teknik, cerrahi ve akademik olarak çok iyi durumdayız. Gönül ister ki beyin ölümü gerçekleşen hastalar organlarını bağışlayarak hiç tanımadığı insanlara hayat armağan etsin.' şeklinde konuştu.</p>

<p>- 'Organ nakli tesellim oldu'</p>

<p>Organ nakledilen Sari de 10 yıl önce ayaklarında şişlik ve çeşitli rahatsızlıklar sonucu başvurduğu hastanede, kendisine böbrek yetmezliği tanısı konulduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlaç tedavisinden sonuç alamadığını anlatan Sari, '10 yıldır evde periton diyaliz görüyorum. Bir yere çıkıp gidemiyordum, sürekli makineye bağlıydım. Allah organ bağışı yapandan razı olsun, vefat eden kişinin mekanı cennet olsun, peygamberimize komşu olsun.' dedi.</p>

<p>Sari, kendisine böbreklerini vermek isteyen çocuklarına genç oldukları için müsaade etmediğini aktardı.</p>

<p>Nakli yapan Doç. Dr. Altundaş ve ekibine teşekkür eden Sari, şöyle konuştu:</p>

<p>'10 yıldır organ nakli bekliyordum, çağırdılar geldim. Şimdi daha iyiyim. Yıllardır hacca gitme hayaliyle yaşadım ama hac kurası çıkarsa, böbrek hastası olduğum için götürmezlerse veya gidemem diye çok üzülüyordum. Bundan sonra hac çıkarsa Allah'ın izniyle rahatça giderim, organ nakli tesellim oldu.'</p>

<p>- Organ bağışlayana hatim okuyup hayır yapacak</p>

<p>Sari, diyaliz makinesinden kurtulduğunu, yeme ve içmesinin düzeldiğini dile getirdi.</p>

<p>Organ nakliyle sağlığına kavuştuğunu ve çifte bayram yaşadığını kaydeden Sari, 'Çok uzun ve zor süreçti, bu bayram uğurlu geldi, yeni doğmuş gibiyim. Organ bağışı yapana hatim okuyacağım, hayır işleyeceğim ve sürekli dua ediyorum. Allah onu cennetine koysun, organlar toprak olup çürüyeceğine insanları yaşatsınlar.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/diyaliz-cihazina-bagli-gecen-10-yil-kadavradan-bobrek-nakliyle-sona-erdi</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/05/agency/aa/diyaliz-cihazina-bagli-gecen-10-yil-kadavradan-bobrek-nakliyle-sona-erdi.jpg" type="image/jpeg" length="82911"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu, kurban kesimi sırasında 13 bin 513 kişinin yaralandığını bildirdi]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/saglik-bakani-memisoglu-kurban-kesimi-sirasinda-13-bin-513-kisinin-yaralandigini-bildirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/saglik-bakani-memisoglu-kurban-kesimi-sirasinda-13-bin-513-kisinin-yaralandigini-bildirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Kurban Bayramı'nın ilk gününde kurban kesimi sırasında yaşanan yaralanmalar sonucu 13 bin 513 kişinin sağlık tesislerine başvurduğunu bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bakan Memişoğlu, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, 'Kurban Bayramı'nın ilk gününde, kurban kesimi esnasında yaşanan yaralanmalar nedeniyle sağlık tesislerimize toplam 13 bin 513 kişi başvurmuştur. Süreç boyunca vatandaşlarımızı daha dikkatli olmaya davet ediyor, yaralanan kardeşlerimize acil şifalar diliyorum. Bayram mesaisinde fedakarca görev yapan tüm sağlık çalışanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/saglik-bakani-memisoglu-kurban-kesimi-sirasinda-13-bin-513-kisinin-yaralandigini-bildirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 21:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/05/i-m-g-3775.jpeg" type="image/jpeg" length="66588"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elektrik akımında bir kolunu kaybetti, 'kesilecek' denilen ayağı Erzurum'da kurtarıldı]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/elektrik-akiminda-bir-kolunu-kaybetti-kesilecek-denilen-ayagi-erzurumda-kurtarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/elektrik-akiminda-bir-kolunu-kaybetti-kesilecek-denilen-ayagi-erzurumda-kurtarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağ ayağı kesilmekten kurtarılan elektrik teknisyeni Cevdet Çetinkaya: - 'Üzerine basıp gezince çok mutlu oldum, çok duygulandım. Allah'a şükür, ayağımın kurtarılması bayram hediyesi oldu']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hatay'da inşaatta elektrik akımına kapılması sonucu sol kolunu kaybeden elektrik teknisyeni Cevdet Çetinkaya'nın 'kesilecek' denilen ayağı, Erzurum Şehir Hastanesi'nde yapılan doku nakli, ameliyat ve tedavilerle kurtarıldı.</p>

<p>Erzurumlu 2 çocuk babası 47 yaşındaki Çetinkaya, yaklaşık 3 ay önce Hatay'da çalıştığı bir inşaatta yüksek gerilimli elektrik akımına kapılması sonucu ağır yaralandı.</p>

<p>Vücudunda 2. ve 3. derece derin yanıklar oluşan Çetinkaya, kaldırıldığı Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim Araştırma Hastanesi'nde tedaviye alındı.</p>

<p>Burada 35 gün yoğun bakımda ölüm kalım mücadelesi veren Çetinkaya'nın sol kolu, dirsek seviyesinden kesildi.</p>

<p>İlerleyen enfeksiyon nedeniyle sağ ayağının da kesileceği belirtilen Çetinkaya, ailesinin de talebiyle sevk edildiği Erzurum Şehir Hastanesi Yanık Tedavi Merkezi'nde Doç. Dr. Ayetullah Temiz ve ekibince tedaviye alındı.</p>

<p>Burada tedavileri özenle yapılan hasta, plastik cerrahı Bilge Kaan İsmail ve ortopedi uzmanı Dr. Soner Özcan tarafından ameliyat edildi.</p>

<p>Doktorlarının yanık tedavisi, doku ve cilt nakliyle cerrahi müdahalede bulunduğu Çetinkaya'nın sağ bacağı kesilmekten kurtarıldı.</p>

<p>- 'Elektrik yanıkları çıkış bölgesinde ağır hasarlara yol açıyor'</p>

<p>Yanık Tedavi Merkezi doktorlarından Emre Nohutçu, AA muhabirine, Çetinkaya'nın elektrik akımına kapılması sonucu vücudunda derin yanıklar oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Elektrik yanıklarının çıkış bölgesinde ağır hasarlara yol açtığını belirten Nohutçu, 'Elektrik yanığının çıkış bölgesi sağ ayaktı ve tamamen patlatmıştı, kemik kısmı gözüküyordu. Bazı parmakları ampute edildi. Ayağın hemen amputasyonuna karar vermek hasta ve bizim açımızdan zordu. 'Ampute' olabilir diye düşündüğümüz ayak, plastik cerrahi ve ortopedinin başarılı ameliyatları sonucunda kesilmekten kurtarıldı.' dedi.</p>

<p>Nohutçu, hastanın ayak bölgesinde ciddi doku kayıplarının çoğunun tedavi edildiğini, ilerleyen süreçte tekrar ameliyat gerektiğini aktardı.</p>

<p>- 'Şimdiden ayağının üzerine basmaya başladı, yavaş yavaş yürüyor'</p>

<p>Çetinkaya'nın tedavisinin süreceğini anlatan Nohutçu, şunları kaydetti:</p>

<p>'Hastanın ayağı kesilmekten kurtarıldı. Bu konuda hem biz hem de hasta ve yakınları çok mutlu olduk. Sol kolu ampute edilmiş, sağ ayağı da edilseydi ileriki dönemde günlük ihtiyacını karşılamakta çok zorlanacaktı. Ekibimiz ve özellikle ortopedi doktoru ve plastik cerrahının ortaklaşa yaptığı ameliyat neticesinde bu sonucu elde ettik. Şimdiden ayağının üzerine basmaya başladı, yavaş yavaş yürüyor. Vakum destekli kapama cihazıyla hastanın ayağındaki akıntıyı çektik, sonra yeni doku oluşmaya başladı. Kemik yaralarının da iyileşmesini bekleyeceğiz.'</p>

<p>Teknisyen Çetinkaya da elektrik akımına kapıldığı anı çok iyi hatırlayamadığını ve olay sonrası gözünü hastanede açtığını anlatarak, 'Yoğun bakımın 5. gününde ameliyatta sol kolumu kestiler, yanıklarımı tedavi ettiler. 35 günün sonunda ayağımı da kesmeye karar verdiler, çok enfeksiyon vardı. Ameliyatta masadaydım, ayağım kesilecekti. Ağabeyime soruyorlar, o da izin vermeyince buraya getirdiler.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Çetinkaya, Erzurumspor'un şampiyonluğunu kutlamak için kente gelmeyi planladığı sırada bu talihsiz olayın başına geldiğini dile getirdi.</p>

<p>- 'Ayağım kesilmekten kurtuldu, çok mutluyum'</p>

<p>Erzurum Şehir Hastanesindeki tedavilerle iyileştiğini ifade eden Çetinkaya, şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Ayetullah hocamız ve ekibi çok ilgilendi. Emeği geçen herkese teşekkür ederim, ayağım kesilmekten kurtuldu, çok mutluyum. Üzerine basıp gezince çok mutlu oldum, çok duygulandım. Ayağımı kaybedersem kendi memleketimde olsun istedim ama Allah'a şükür ayağımın kurtarılması bayram hediyesi oldu. Hastanedeki doktor, hemşire ve personelden Allah razı olsun, aileleri gibi davrandılar. İsyan etmemek lazım, protezler var, bir şekilde hayatımı sürdüreceğim.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/elektrik-akiminda-bir-kolunu-kaybetti-kesilecek-denilen-ayagi-erzurumda-kurtarildi</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/05/agency/aa/elektrik-akiminda-bir-kolunu-kaybetti-kesilecek-denilen-ayagi-erzurumda-kurtarildi.jpg" type="image/jpeg" length="68438"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban etinin dinlendirilip sebzeyle tüketilmesi öneriliyor]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/kurban-etinin-dinlendirilip-sebzeyle-tuketilmesi-oneriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/kurban-etinin-dinlendirilip-sebzeyle-tuketilmesi-oneriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Sökülmez Kaya: - 'Kurban kesilirken kaslar kasılmış oluyor, bu nedenle ette 'ölüm sertliği' denilen sertleşme gelişiyor. Bu sertliğin giderilmesi için etin mutlaka 12 ila 24 saat arasında serin bir yerde veya buzdolabında dinlendirilmesi gerekiyor. Etin 'ölüm sertliği' geçmezse kişilerde hazımsızlık, şişkinlik hatta hipertansiyon gibi sorunlar varsa kalp krizlerine yol açabiliyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Sökülmez Kaya, kurban etlerinin sağlıklı tüketimi, saklanması ve hijyen kurallarına ilişkin önerilerde bulundu.</p>

<p>Kaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kurban Bayramı sofralarında temel yemeğin et olduğunu ancak özellikle kronik rahatsızlığı bulunan bireylerin tüketim miktarına ve hazırlama yöntemlerine dikkat etmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Kesim işleminde hijyene ve et eve getirilene kadar ısısına dikkat edilmesinin önem taşıdığını vurgulayan Kaya, 'Kurban kesilirken kaslar kasılmış oluyor, bu nedenle ette 'ölüm sertliği' denilen sertleşme gelişiyor. Bu sertliğin giderilmesi için etin mutlaka 12 ila 24 saat arasında serin bir yerde veya buzdolabında dinlendirilmesi gerekiyor. Etin 'ölüm sertliği' geçmezse kişilerde hazımsızlık, şişkinlik hatta hipertansiyon gibi sorunlar varsa kalp krizlerine yol açabiliyor. Mümkünse en az bir gün dinlendirilerek tüketilmesi önem arz ediyor.' dedi.</p>

<p>Kurban kesildikten hemen sonra etin tüketilmesi uygulamasının yaygın olduğunu dile getiren Kaya, 'Eti dinlendirmeden tüketeceksek mutlaka sebzelerin içerisinde pişirmek veya yanında sebzelerle tüketmek, miktarına dikkat etmemiz gerekiyor. Yoğun veya fazla miktarda tüketiminden kaçınmalıyız. Özellikle diyabet ve kalp hastaları, hazımsızlık çeken, mide, bağırsak sorunu olan hastalarımız için miktarı da çok önemli. Etin tek başına değil de yanında sebzeyle, salatayla, kuru baklagillerle, pilav, çorba, yoğurt, ayranla alınmasını öneriyoruz.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Etin tüketilmesi kadar saklanmasının da son derece önemli olduğuna dikkati çeken Kaya, 'Büyük parçalı etler şeklinde değil, bir pişirimlik, belki 250'şer gramlık, belki 100 gramlık, belki yarım kiloluk, bir kiloluk şeklinde küçük poşetler halinde veya yağlı kağıda sarılmış olarak buzlukta eksi 2 derecede bir hafta saklayabiliyoruz. Eksi 18 derecede 3 ay ve daha fazla saklayabiliyoruz.' diye konuştu.</p>

<p>- Dondurulmuş etler mutlaka buzdolabında çözdürülmeli</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Pınar Sökülmez Kaya, dondurulmuş etin çözülme işleminin de buzdolabında yapılması gerektiğinin altını çizerek, 'Oda ısısında, kaloriferde veya başka bir yerde çözdürme işlemi yapılmamalıdır veya direkt yemeğe atılacak şekilde yaparak pişme işlemini başlatmamız gerekiyor. Bu şekilde daha sağlıklı olacaktır.' bilgisini verdi.</p>

<p>Bayram sofralarında etin genellikle kavurma şeklinde tüketildiğini belirten Kaya, şunları kaydetti:</p>

<p>'Eti kendi yağıyla, kendi suyuyla pişirmemiz, katı ya da sıvı yağ eklemememiz gerekiyor çünkü etin kendi içinde görünmeyen bir yağı var. Dolayısıyla ilave yağ koymamamız kalp damar sağlığımız için çok çok önemli. Etin aynı zamanda kolesterol riski olan hastalar için de miktarı çok önemli. Izgara olacaksa, ızgaradan etin yüksekliği en az 10-15 santimetre olmalıdır. Yani mangal ateşine yüksekliği fazla olması lazım çünkü etten damlayan su kömür ateşine değdikten sonra çıkan buhar ete tekrar bulaşırsa kanserojen madde açığa çıkıyor. Bu da sağlık sorunlarına yol açabiliyor.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/kurban-etinin-dinlendirilip-sebzeyle-tuketilmesi-oneriliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/05/agency/aa/kurban-etinin-dinlendirilip-sebzeyle-tuketilmesi-oneriliyor.jpg" type="image/jpeg" length="32323"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Artvin’de Kene Alarmı]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/artvinde-kene-alarmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/artvinde-kene-alarmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte doğada geçirilen zamanın artması, kene tutunması vakalarına karşı dikkatli olunması gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Artvin İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan uyarıda, özellikle kırsal alanlarda bulunan vatandaşların basit ama etkili önlemlerle ciddi sağlık risklerinden korunabileceği vurgulandı.</p>

<p>İl Sağlık Müdürü Yunuz Arslan, yaz aylarında artış gösteren kene vakalarına ilişkin yaptığı açıklamada, vatandaşların bilinçli hareket etmesinin büyük önem taşıdığını belirterek, “Keneyi hafife almayın, tedbiri elden bırakmayın” çağrısında bulundu.</p>

<p>KKKA Hastalığına Dikkat</p>

<p>Arslan, kenelerin taşıdığı mikroplar nedeniyle ortaya çıkabilen ve ölümcül sonuçlara yol açabilen Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına dikkat çekti. </p>

<p>Hastalığın özellikle kene tutunması sonrası gelişebildiğini ifade eden Arslan, erken müdahalenin hayati önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yetkililer, kene tutunmasının ardından ilk 10 gün içerisinde görülebilecek belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini belirtiyor. Halsizlik, iştahsızlık, yüksek ateş, vücut ve baş ağrısı, mide bulantısı, kusma ve ishal gibi şikayetlerden herhangi birinin görülmesi halinde vatandaşların vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurması gerekiyor.</p>

<p>Riskli Alanlara Karşı Uyarı</p>

<p>Özellikle bağ, bahçe, tarla, ahır, ormanlık alanlar ve orman kenarındaki tarım arazileri gibi bölgelerin risk taşıdığına dikkat çeken Arslan, doğada vakit geçiren vatandaşların daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Kene riskinin yoğun olduğu alanlara giderken açık renkli ve vücudu kapatan kıyafetlerin tercih edilmesi gerektiğini söyleyen Arslan, pantolon paçalarının çorap içine sokulmasının veya çizme giyilmesinin koruyucu bir önlem olduğunu belirtti. Ayrıca yere oturulacak durumlarda açık renkli örtü kullanılmasının, kenelerin fark edilmesini kolaylaştıracağı ifade edildi.</p>

<p>Hayvan Temasında Dikkatli Olun</p>

<p>Kırsal bölgelerde yaşayan veya hayvancılıkla uğraşan vatandaşlara da önemli uyarılarda bulunan Arslan, hayvanların üzerindeki kenelere çıplak elle dokunulmaması gerektiğini söyledi. Bunun yanı sıra hayvanların kanı ve idrarı ile temas sırasında da gerekli koruyucu önlemlerin alınmasının önemine dikkat çekildi.</p>

<p>Eve Döndüğünüzde Kontrol Şart</p>

<p>Riskli bölgelerden dönüşte hem kıyafetlerin hem de vücudun detaylı şekilde kontrol edilmesi gerektiğini belirten Arslan, özellikle diz arkaları, koltuk altları, kulak arkası, ense, saç dipleri ve kasık bölgelerinin dikkatlice incelenmesi gerektiğini ifade etti. Çocukların vücutlarının da mutlaka aileleri tarafından kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kene Tutunursa Ne Yapılmalı?</p>

<p>Vücuda tutunan bir kenenin çıplak elle temas edilmeden çıkarılması gerektiğini belirten Arslan, bunun için eldiven, bez veya poşet kullanılabileceğini söyledi. Kenenin güvenli şekilde çıkarılamaması halinde ise en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Yetkililer, özellikle yaz aylarında doğada geçirilen sürenin arttığı bu dönemde vatandaşların bilinçli davranmasının, hem bireysel hem de toplum sağlığı açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ayşe ÖZDER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/artvinde-kene-alarmi</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/05/medya/mayis-2026/1-20260525-011541-0000.png" type="image/jpeg" length="20721"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Profesörden dikkat çeken uyarı: 'Damar yaşınız takvim yaşınızdan daha büyük olabilir']]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/profesorden-dikkat-ceken-uyari-damar-yasiniz-takvim-yasinizdan-daha-buyuk-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/profesorden-dikkat-ceken-uyari-damar-yasiniz-takvim-yasinizdan-daha-buyuk-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, pandemi sonrası özellikle gençlerde görülen ani ölümlerin nedeninin Kovid-19'un damar yapısında oluşturduğu kalıcı hasarlar olduğunu söyledi. Özkaya, 'Pandemiden çıkan hemen hemen herkesin damar yaşı, takvim yaşından daha yaşlı' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Şevket Özkaya, pandemi sonrası özellikle genç yaşta görülen ani ölüm vakalarına dikkat çekerek, Kovid-19'un damar yapısında oluşturduğu kalıcı hasarın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi.</p>

<p>Pandemi sonrası beklenmedik genç ölümlerinin artık daha sık görülmeye başladığını ifade eden Prof. Dr. Özkaya, bu durumun bir halk sağlığı sorunu olarak ele alınması gerektiğini belirtti. Özellikle spor sırasında veya sonrasında yaşanan ani kalp krizlerinin, virüsün damar sistemi üzerinde bıraktığı etkilerle ilişkili olduğunu kaydeden Özkaya, toplumun bu konuda bilinçlendirilmesinin önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>'Herkesin damar yaşı, takvim yaşından daha yaşlı'</p>

<p>Kovid-19'un özellikle kılcal damarlar üzerinde ciddi hasar bıraktığını ifade eden Özkaya, 'Pandemi boyunca takip ettiğimiz binlerce hastada 'endotelit' dediğimiz damar iç yüzeyi hasarının ani ölümleri tetiklediğini saptadık ve bunu uluslararası dergilerde yayınladık. Avrupa Kalp Dergisi'nin son verilerinde de bu durum 'Kovid-19 sonrası damar yaşlanmasının hızlanması' olarak tanımlandı. Pandemiden çıkan hemen hemen herkesin damar yaşı, takvim yaşından daha yaşlı' diye konuştu.</p>

<p>Ani ölümlerin sebebinin aşılar olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Özkaya, 'Ani ölümlerin nedeni Kovid-19 aşıları değil, virüsün damar yapısına verdiği hasardır. Aşılar ise hastalığın şiddetini ve damar içi hasarı azaltarak koruyucu rol üstlenmektedir' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Ani ölüme kadar gidebiliyor'</p>

<p>Pandemi sonrası ağır egzersiz yapan kişilerde riskin arttığını belirten Özkaya, 'Pandemi öncesi yaptığı ağır sporları aynı şekilde sürdüren bazı kişilerde ciddi kalp ve akciğer sorunları ortaya çıkabiliyor. Kovid-19 sonrası kalp ve akciğer kılcal damarlarında oluşan hasar nedeniyle ağır egzersiz sırasında vücut yeterli oksijenlenmeyi sağlayamıyor. Bu durum ani ölüme kadar gidebiliyor' şeklinde konuştu.</p>

<p>Kovid-19 geçirenlerin yalnızca kısa vadeli komplikasyonlara değil, uzun vadeli damar yaşlanmasına da dikkat etmesi gerektiğini söyleyen Özkaya, bazı damar bozukluklarının zaman içinde kısmen düzelebileceğini belirtti. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine değinen Özkaya, 'Yaşam tarzı düzenlemeleri, kan basıncının kontrol altında tutulması, kalbi aşırı zorlayan egzersizlerden kaçınılması ve uygun ilaç tedavileriyle bu süreç yavaşlatılabilir' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/profesorden-dikkat-ceken-uyari-damar-yasiniz-takvim-yasinizdan-daha-buyuk-olabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/05/agency/iha/profesorden-dikkat-ceken-uyari-damar-yasiniz-takvim-yasinizdan-daha-buyuk-olabilir.jpg" type="image/jpeg" length="90156"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı uyardı: Güneş kremi tek başına yeterli olmayabiliyor]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/uzmani-uyardi-gunes-kremi-tek-basina-yeterli-olmayabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/uzmani-uyardi-gunes-kremi-tek-basina-yeterli-olmayabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Harika Dikdur, bazı yaz günlerinde güneş kreminin tek başına tam koruma sağlayamadığını, bunun için çocuklara UV korumalı kıyafetlerin giydirilmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kavurucu sıcak günler yaklaşırken Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından Uzm. Dr. Harika Dikdur, zararlı güneş ışınlarından korunmak için yapılması gerekenleri aktardı. Bebeklerde cilt bariyerinin 6 aylıktan sonra geliştiğini ve bu süreçten sonra krem kullanılabileceğini ifade eden Dikdur, 'Bebeklerde 6 aya kadar cilt bariyeri gelişmediği için güneş kremi kullanımını önermiyoruz. 6 aydan sonrası içinse mümkünse 50 koruma faktörlü, mineral filtreli güneş kremlerini öneriyoruz. Her 2 saatte bir güneş kremini sürmemiz gerekiyor. Özellikle havuza, denize girdikten sonra 2 saat geçmese bile tekrardan güneş kreminin yenilenmesi gerekir. Buradaki en önemli ayrıntı; günlük hayatta da parka, bahçeye, sokağa çıkarken çocuklarımızda güneş kremini kullanmamız gerektiğidir. Cildi güneşin zararlı ışınlarından korumak için güneş kremi önemlidir' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazı yaz günlerinde sadece güneş kremlerinin de yeterli olmayacağına dikkat çeken Dikdur, 'Bazı yaz günlerinde güneş kreminin bile yeterli olmadığı günler olabiliyor. Özellikle deniz kıyısında UV koruma faktörlü deniz kıyafetlerinin giyilmesini öneriyoruz. Bunlarda yeni doğandan itibaren birçok seçenek mevcut. Bu önlemlerin yanı sıra UV korumalı şapka kullanımı da oldukça fazla önem arz ediyor' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/uzmani-uyardi-gunes-kremi-tek-basina-yeterli-olmayabiliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/05/agency/iha/uzmani-uyardi-gunes-kremi-tek-basina-yeterli-olmayabiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="97109"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TEİS'ten 'internetten kontrolsüz sağlık ürünü satışları için' uyarı]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/teisten-internetten-kontrolsuz-saglik-urunu-satislari-icin-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/teisten-internetten-kontrolsuz-saglik-urunu-satislari-icin-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkanı Nurten Saydan: - 'Her türlü ilacı kullanırken eczacınıza danışmanız gerekir. İlaçlar, internet üzerinden kargo ile satışı yapılamayacak kadar ciddi bir üründür']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Nurten Saydan, her türlü ilacın kullanımında eczacı danışmanlığının önem taşıdığını, ilaçların internet üzerinden kargo ile satışı yapılabilecek sıradan ürünler olmadığını bildirdi.</p>

<p>Saydan, TEİS toplantı salonunda '14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü' dolayısıyla düzenlenen etkinlikte açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Geçen hafta kutlanan 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü'nün, toplum sağlığının en önemli yapı taşlarından biri olan eczacıların bilgi, emek ve büyük özveriyle sürdürdüğü mesleğin değerini bir kez daha hatırlattığını belirten Saydan, eczacılık mesleğinin köklü bir geleneğe sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>Saydan, Türkiye'de uygulanan geleneksel eczacılık sistemi sayesinde ilaç kaynaklı zehirlenme vakalarının yok denecek kadar az olduğunu, buna karşın Amerika'da her yıl yaklaşık 1 milyon kişinin ilaç nedeniyle zehirlendiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlacın stratejik bir sağlık ürünü olduğunu vurgulayan Saydan, eczacının eczanesinde hastaya, ilaca ve ilaç dışı ürünlere doğrudan temas ederek sunduğu danışmanlık hizmetinin, bu stratejik ürüne değer kattığının altını çizdi.</p>

<p>- 'İlaç, eczacıların uzmanlık alanıdır'</p>

<p>Saydan, internet ve sosyal medya üzerinden kontrolsüz şekilde ilaç ve sağlık ürünü satışlarının artmasının halk sağlığını tehdit etiğini belirterek, 'Özellikle kaynağı belirsiz platformlarda ilaç, bebek mamaları, vitaminler, gıda takviyeleri ve zayıflama ilaçları gibi birçok ürün satılırken, bunların sahte, bozulmuş veya en önemlisi uygun koşullarda saklanmamış ve kargolama sırasında uygun sıcaklık ve nem oranlarında gönderilmemiş olduğunu biliyoruz ve vatandaşlarımıza internetten asla ilaç almayınız diyoruz.' dedi.</p>

<p>İlaçların yanı sıra vitamin, gıda takviyesi, bebek maması ve krem gibi ürünlerin de anlık ısı ve nem ölçümü yapan cihazların kontrolünde, uygun iklimlendirme koşullarında muhafaza edildiğini aktaran Saydan, ecza depoları ile eczanelerin bu konuda Sağlık Bakanlığı tarafından düzenli olarak denetlendiğini hatırlattı.</p>

<p>İnternetten satılan ürünlerin çok büyük kısmının sahte olduğuna işaret eden Saydan, şunları kaydetti:</p>

<p>'Dünya Sağlık Örgütü rakamlarından bunun yüzde 80'e ulaştığını zaten biliyoruz. Bu sebeple ilaçlar ve sağlığa ilişkin tüm ürünler halkımız tarafından mutlaka eczanelerden, eczacı danışmanlığında temin edilmelidir. İlaç, eczacıların uzmanlık alanıdır, ilaçları en iyi eczacılar bilirler. Eczacılık ilaç alanında asgari 5 yıl eğitim görmüş ve diploma almış olan bilim insanlarının işidir. Her türlü ilacı kullanırken eczacınıza danışmanız gerekir. İlaçlar, internet üzerinden kargo ile satışı yapılamayacak kadar ciddi bir üründür.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/teisten-internetten-kontrolsuz-saglik-urunu-satislari-icin-uyari</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/05/agency/aa/teisten-internetten-kontrolsuz-saglik-urunu-satislari-icin-uyari.jpg" type="image/jpeg" length="72290"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ASKOM Toplantısı Gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/askom-toplantisi-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/askom-toplantisi-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 Yılı 1. İl İçi ASKOM Toplantısı, İl Sağlık Müdürlüğü toplantı salonunda İl Sağlık Müdürü Dr. Yunuz Arslan başkanlığında gerçekleştirildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Toplantıya Sağlık Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Ahmet Uzundurukan, Başkan Yardımcısı Dr. Muhammet Berat Şahiner, ilçe devlet hastenelerinin başhekimleri ile ilçe devlet hastanelerinin acil servis sorumlu hekimleri ve 112 komuta kontrol merkezi hekimleri katılım sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplantıda il genelinde sunulan acil sağlık hizmetlerinin değerlendirilmesi yapılarak, hastaneler arası koordinasyonun güçlendirilmesi, acil servislerde hizmet kalitesinin artırılması, sevk süreçlerinin etkin yürütülmesi ve sağlık hizmetlerinde karşılaşılan sorunlara yönelik çözüm önerileri ele alındı. Ayrıca sağlık tesisleri arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi adına yapılabilecek çalışmalar hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.</p>

<p>İl Sağlık Müdürü Dr. Yunuz Arslan, vatandaşlara sunulan sağlık hizmetlerinin daha etkin, hızlı ve kaliteli şekilde sürdürülebilmesi için koordinasyon toplantılarının önemine değinerek toplantıya katılım sağlayan tüm yöneticilere ve sağlık çalışanlarına teşekkür etti.</p>

<p>Artvin İl Sağlık Müdürlüğü</p>

<p><img alt="Askom Toplantısı Gerçekleştirildi (3)" class="detail-photo img-fluid" height="710" src="https://gundemartvincom.teimg.com/gundemartvin-com/uploads/2026/05/medya/mayis-2026/askom-toplantisi-gerceklestirildi-3.jpg" width="1065" /><img alt="Askom Toplantısı Gerçekleştirildi (2)" class="detail-photo img-fluid" height="710" src="https://gundemartvincom.teimg.com/gundemartvin-com/uploads/2026/05/medya/mayis-2026/askom-toplantisi-gerceklestirildi-2.jpg" width="1065" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Editör Masası</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/askom-toplantisi-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/05/medya/mayis-2026/askom-toplantisi-gerceklestirildi-1.jpg" type="image/jpeg" length="19817"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğrenciler İçin Sağlıklı Adım]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/ogrenciler-icin-saglikli-adim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/ogrenciler-icin-saglikli-adim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artvin’de öğrencilerin fiziksel gelişimlerini desteklemek ve okul bahçelerini daha aktif yaşam alanlarına dönüştürmek amacıyla hayata geçirilen proje kapsamında okul bahçelerine barfiks sistemleri kurulmaya başlandı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Artvin İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile Sıtkı Kahvecioğlu Eğitim Spor Turizm ve Yaşlılar Huzurevi Vakfı arasında imzalanan iş birliği protokolü doğrultusunda, il genelindeki okullarda çok amaçlı spor istasyonları ve fiziksel aktivite üniteleri kuruluyor. Proje kapsamında ilk etapta 50 okulun bahçesine üç kademeli barfiks sistemleri yerleştirilmeye başlandı. Sistemlerin ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerinin yaş ve boylarına uygun şekilde tasarlandığı belirtildi.</p>

<p>Kazım Karabekir Anadolu Lisesi bahçesinde kurulan barfiks sistemleriyle ilgili açıklamalarda bulunan Artvin İl Milli Eğitim Müdürü Fahri Acar, çocukların sağlıklı ve mutlu büyümesi için okul içi alanların yanı sıra okul bahçelerini de etkin kullanım alanlarına dönüştürmeye çalıştıklarını söyledi.</p>

<p>Acar, çocukların günümüzde uzun saatlerini masa başında geçirdiğine dikkat çekerek, “Barfiksi seçmemizin de özel bir nedeni var. Günümüzde çocuklar daha çok oturarak ders çalıştığı ve oyun oynadığı için günün önemli bir bölümünü masa başında geçiriyor. Bu durum çocuklarımızda skolyoz ve kamburluk riskini artırıyor. Bu spor bölümü, vücudun bütünsel gelişimine katkı sağlamakla birlikte, özellikle barfikste asılı kalmanın ve yapılan hareketlerin omurga ile kas sistemini doğrudan etkilemesi sayesinde çocuklarımızı skolyoz ve kamburluk riskini azaltıyor” dedi.</p>

<p><img alt="Öğrenciler İçin Sağlıklı Adım (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://gundemartvincom.teimg.com/gundemartvin-com/uploads/2026/05/medya/mayis-2026/ogrenciler-icin-saglikli-adim-2.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Projeyi bir vakıf desteğiyle yürüttüklerini ifade eden Acar, Artvin’de yetişen iş insanı Sıtkı Kahvecioğlu tarafından kurulan vakfın destekleriyle il genelindeki 100 okul bahçesine barfiks sistemi kurmayı hedeflediklerini belirtti. İlk etapta 50 okulun planlandığını kaydeden Acar, “Tüm okul bahçelerimizi, çocuklarımızın spor yapacağı ve kendi gelişimlerine katkı sağlayacak sistemlerle donatmış olacağız. Yumuşak zeminler, su çeşmeleri; hepsi çocuklarımızın sağlıklı gelişimleri için ilimizde hizmete sunduğumuz ve üzerinde çalıştığımız etkinliklerdir” dedi.</p>

<p><img alt="Öğrenciler İçin Sağlıklı Adım (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://gundemartvincom.teimg.com/gundemartvin-com/uploads/2026/05/medya/mayis-2026/ogrenciler-icin-saglikli-adim-3.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Artvin’de öğrencilerin gelişimine katkı sunan vakıf ve sivil toplum kuruluşlarına teşekkür eden Acar, “Artvin’de eğitimini sürdüren sevgili öğrencilerimizin gelişimine katkı sunan birçok vakfımız ve sivil toplum örgütümüz var. Bu tür çalışmalar ülkemizin her köşesinde oluyor ama özellikle burada da çocuklarımızın akademik gelişimine katkı sağlamak için açtığımız kurslar, sportif ve sağlıklı gelişimleri için düzenlediğimiz etkinlikler bulunuyor. Artvin’de doğup büyüyen ve eğitimini burada sürdüren sevgili yavrularımızın gelişimine katkı sunan tüm paydaşlarımıza, STK’larımıza ve vakıflarımıza teşekkür ediyorum. Çünkü sağlıklı düşünen, sağlıklı büyüyen iyi insanları topluma kazandırmak, bu toplumun geleceğini de garanti altına almaktır. Artvin çok güzel ve güvenli bir şehir. Biz de bu çalışmalarla okullarımızı daha güvenli, çocuklarımız için daha yaşanılabilir ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin daha üst düzeyde sürdürüldüğü mekanlar haline getirmeye çalışacağız. Ben de emeği geçen bu projede, Sıtkı Kahvecioğlu başta olmak üzere tüm destek verenlere teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sıtkı Kahvecioğlu Vakfı Başkan Yardımcısı Nuray Gencay ise Mart ayında imzalanan protokol kapsamında böyle bir hizmete vesile olmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, vakıf olarak bundan sonraki çalışmalarda da desteklerini sürdüreceklerini ifade etti.</p>

<p>Öğrencilerden Emre Avara da kurulan sistemlerin okul adına önemli bir çalışma olduğunu belirterek, “Sürekli ders çalışmaktan omuzlarımız ve sırtımız ağrıyordu. Teneffüslerde yapacak çok fazla bir şeyimiz yoktu. Bu barfiks direkleri hem stres atmamıza hem de vücut sağlığımızı korumamıza yardımcı oldu” dedi.</p>

<p>10.sınıf öğrencisi Gökhan Can Ülker ise barfiks sistemlerinin hem eğlenmelerini hem de fiziksel gelişimlerini desteklediğini ifade ederek, “Kaslarımızı geliştirmeye yardımcı oluyor. Aynı zamanda skolyozun düzelmesine ve vücut esnekliğini korumamıza katkı sağlıyor” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Öğrenciler İçin Sağlıklı Adım (4)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://gundemartvincom.teimg.com/gundemartvin-com/uploads/2026/05/medya/mayis-2026/ogrenciler-icin-saglikli-adim-4.jpeg" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ümran KARA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/ogrenciler-icin-saglikli-adim</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 15:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/05/medya/mayis-2026/ogrenciler-icin-saglikli-adim-1.jpeg" type="image/jpeg" length="77040"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Dumansız Kampüs İçin Ritim Tuttular”]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/dumansiz-kampus-icin-ritim-tuttular</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/dumansiz-kampus-icin-ritim-tuttular" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artvin Çoruh Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Halk Sağlığı Hemşireliği Anabilim Dalı tarafından, “Dumansız Kampüs İçin Ritmi Yakalıyoruz” temasıyla merkez kampüste farkındalık etkinliği düzenlendi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Artvin Çoruh Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Halk Sağlığı Hemşireliği Anabilim Dalı tarafından, 4. sınıf hemşirelik öğrencileri ve etkinlik koordinatörü Doç. Dr. Selma Durmuş Sarıkahya öncülüğünde “Dumansız Kampüs İçin Ritmi Yakalıyoruz” temasıyla merkez kampüste farkındalık etkinliği düzenlendi. Tütün kullanımının insan sağlığına ve çevreye verdiği zararlara dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirilen etkinlikte öğrenciler, sigara izmariti kirliliğine karşı duyarlılık oluşturdu. Etkinlik; öğrenci hemşireler Fatmanur Arslan, Feride Elma, Şehriban Varol, Emirhan Doğan ve Yakup Mindivanlı’nın sigara izmaritlerinin doğa ve çevreye verdiği zararlar, kampüs içinde sigara kullanımının olumsuz etkileri ve sigarayı bırakmanın önemine yönelik yaptıkları farkındalık konuşmalarıyla başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öğrenciler konuşmalarında, küçük gibi görünen sigara izmaritlerinin toprağı, suyu ve canlı yaşamını uzun yıllar etkileyen ciddi bir çevre sorunu olduğuna dikkat çekti. Konuşmaların ardından öğrenciler tarafından sloganlar eşliğinde merkez kampüs içerisinde farkındalık yürüyüşü gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında daha sonra tüm merkez kampüs alanında öğrenciler ve etkinlik koordinatörü Doç. Dr. Selma Durmuş Sarıkahya öncülüğünde sigara izmaritleri toplandı. Öğrenciler özellikle yürüyüş yolları, çim alanlar ve parke taşları arasındaki izmaritleri temizleyerek çevre duyarlılığı konusunda örnek bir davranış sergiledi. Etkinliğin devamında müzik topluluğu öğrencileri Can Zeybek ve Emrullah Tosun gitar eşliğinde şarkılar seslendirdi. Öğrencilerin müzik eşliğinde halaylar çektiği etkinlik, renkli ve samimi görüntülerle sona erdi. Etkinliğe Artvin İl Sağlık Müdürü Yunuz Arslan, Uzman Gülten Bilmiş, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hatice İskender ve Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Zeynep Temiz ve Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Süleyman Köse de katılarak öğrencilerin çevre ve toplum sağlığına yönelik duyarlılıklarını takdir ettiklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="“Dumansız Kampüs İçin Ritim Tuttular” (1)" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://gundemartvincom.teimg.com/gundemartvin-com/uploads/2026/05/medya/mayis-2026/dumansiz-kampus-icin-ritim-tuttular-1.jpeg" width="800" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Editör Masası</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/dumansiz-kampus-icin-ritim-tuttular</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 11:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/05/medya/mayis-2026/dumansiz-kampus-icin-ritim-tuttular-2.jpeg" type="image/jpeg" length="34680"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz: 'Mantar tüketirken sağlığınızdan olmayın']]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/prof-dr-abdulkadir-gunduz-mantar-tuketirken-sagliginizdan-olmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/prof-dr-abdulkadir-gunduz-mantar-tuketirken-sagliginizdan-olmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, bahar yağışlarıyla birlikte doğada mantar oluşumunun arttığını belirterek kontrolsüz yabani mantar tüketiminin ciddi zehirlenmelere yol açabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gündüz, Türkiye'nin iklim yapısı ve bitki örtüsü nedeniyle yabani mantarların yetişmesi açısından oldukça uygun bir ülke olduğunu ifade ederek yağışların arttığı ilkbahar ve sonbahar aylarında mantar zehirlenmesi vakalarında artış olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin tüketilen mantarın türüne göre değişebildiğini kaydeden Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, bazı türlerde şikâyetlerin ilk birkaç saat içinde ortaya çıktığını, bazı ölümcül türlerde ise belirtilerin 6 ila 24 saat sonra başlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Zehirlenme durumlarında geç başlayan belirtilerin daha tehlikeli olabileceğini vurgulayan Gündüz, 'Özellikle geç başlayan bulgular ciddi karaciğer hasarıyla ilişkili olabilir. Bazı hastalarda ise belirtiler geçici olarak düzelebilir ancak bu yalancı iyilik hali sonrasında ağır organ yetmezlikleri gelişebilir' dedi.</p>

<p>'Ölüm meleği mantarı'</p>

<p>Gündüz, ölümcül zehirlenmelere en sık 'ölüm meleği mantarı' olarak bilinen 'Amanita phalloides' türü mantarın neden olduğunu ve bu türün zehirsiz mantarlarla çok kolay karıştırılabildiğini belirterek doğadan bilinçsiz mantar toplama, halk arasındaki yanlış inanışlar ve mantarların görüntüsüne bakılarak ayırt edilmeye çalışılmasının riski artırdığını kaydetti.</p>

<p>'Ülkemizde mantar zehirlenmeleri sık karşılaştığımız bir durum'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Ülkemizde mantar zehirlenmeleri sık karşılaştığımız bir durum. Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında daha fazla görüyoruz. İlkbahar aylarında fazla görülmesinin en önemli nedeni, yağış ve nem oranının yükselmesidir. Bu ortam, mantar yetişmesi için uygun bir iklim oluşturuyor. Orman altlarında ve meralarda ciddi şekilde mantar yetişmesi oluyor. İnsanlarımız da kültürel olarak komşuları ve akrabalarıyla mantar toplama alışkanlığına sahip. Dolayısıyla ortak toplanan mantarlar nedeniyle, aile bireyleri ya da komşular arasında özellikle kümelenme şeklinde zehirlenmelerle karşılaşıyoruz. Mesela bir aileden 4-5 kişi aynı anda zehirlenmiş olabiliyor. Çünkü beraber mantar toplamışlar, eve getirmişler ve akşam pişirip yemişler. Bu durum toplu, aile içi kümelenme şeklinde zehirlenme olarak karşımıza çıkıyor. Bu tür zehirlenmeleri özellikle sonbahar ve ilkbaharda sık görüyoruz' dedi.</p>

<p>'Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin başlaması, mantarın türüne göre değişebiliyor'</p>

<p>'Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin başlaması, mantarın türüne göre değişebiliyor' diyen Gündüz, 'Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin başlaması, mantarın türüne göre değişebiliyor. Birkaç saat içinde belirti veren mantar türleri olduğu gibi, 6 saat ya da 24 saat sonra belirti veren türler de var. Erken belirti verenler genellikle daha az tehlikeli olsa da geç dönemde belirti veren mantar zehirlenmeleri daha tehlikeli olabiliyor. Bunlar karaciğer ve böbrek yetmezliği gibi çok ciddi sorunlarla karşımıza gelebiliyor. İlk dönemde zehirlenme belirtileri normale dönebiliyor, kişi kendini iyi hissedebiliyor; ancak sonrasında tekrar kötüleşme görülebiliyor. Özellikle zehirli türlerde bu durum daha sık yaşanıyor. Geç dönem belirti veren mantar zehirlenmelerinde daha dikkatli olmamız gerekiyor. Çünkü bunlar daha ölümcül sonuçlarla karşımıza çıkabiliyor. Ormanlık ve yeşillik alanların daha fazla olduğu bölgelerde risk artıyor. En çok Karadeniz Bölgesi'nde görülüyor. Karadeniz Bölgesi ilkbahar ve sonbaharda çok yağış alıyor. Yaylalar ve orman altları oldukça nemli oluyor. Bu nemli ve yağışlı ortam, mantarlar için çok uygun bir yetişme alanı oluşturuyor. Bölgemizde ciddi bir mantar çeşitliliği bulunuyor. Karadeniz Bölgesi'nde yüz yıllardır süregelen bir mantar toplama kültürü ve etkinliği var. Ancak mantarların toplanması uzmanlık gerektiriyor. Çünkü zehirli mantarı ayırt etmek bazen uzmanların bile zorlandığı bir durum olabiliyor. Bu nedenle doğadan topladığımız mantarları uzman kontrolünden geçirmeden tüketirsek ciddi zehirlenme riskiyle karşılaşabiliriz. Özellikle Amanita phalloides olarak bilinen 'ölüm meleği' türü mantar, masum ve zehirsiz mantarlarla karışma riski çok yüksek olan bir türdür. Karadeniz Bölgesi'nde de bulunabilen bir mantardır. Bu nedenle çok dikkatli olmak gerekiyor. Uzman kontrolü olmadan doğadan toplanıp tüketilen mantarların tamamı zehirlenme riski taşır. Bu konuda çok dikkatli olmamız gerekiyor' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/prof-dr-abdulkadir-gunduz-mantar-tuketirken-sagliginizdan-olmayin</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/05/agency/iha/prof-dr-abdulkadir-gunduz-mantar-tuketirken-sagliginizdan-olmayin.jpg" type="image/jpeg" length="70564"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğrenciler KKKA’ya Karşı Bilgilendirildi]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/ogrenciler-kkkaya-karsi-bilgilendirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/ogrenciler-kkkaya-karsi-bilgilendirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hopa’da öğrencilere yönelik Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) eğitimi düzenlendi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çay sezonunun yaklaşmasıyla birlikte kene vakalarına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla Hopa Toplum Sağlığı Merkezi tarafından öğrencilere yönelik Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) eğitimi düzenlendi.</p>

<p>Yoldere Ortaokulu öğrencilerine verilen eğitime Dr. Arya Karakuzu, Hemşire Sevda Gülbetekin ve Ebe Lütfiye Gümrükçü katıldı. Eğitimde, özellikle kırsal alanlarda ve çay bahçelerinde görülebilecek kene vakalarına karşı alınması gereken önlemler öğrencilere anlatıldı.</p>

<p>Aynı kapsamda Sugören İlkokulu ve Ortaokulu öğrencilerine yönelik de bilgilendirme eğitimi gerçekleştirildi. Eğitime Dr. Deniz Algan, Hemşire Şehriban Kanat ve Laborant Mehtap Şenyürek katılarak öğrencilere KKKA hastalığı hakkında bilgi verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililer tarafından yapılan bilgilendirmede, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi’nin keneler aracılığıyla bulaşan ve ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal ile ağır vakalarda kanama gibi belirtilerle seyreden zoonotik bir enfeksiyon hastalığı olduğu ifade edildi.</p>

<p>Eğitimlerde ayrıca, vücuda yapışan kenenin kişi tarafından çıkarılmaya çalışılmaması gerektiği, en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmasının büyük önem taşıdığı vurgulandı. Kenenin erken çıkarılmasının hastalığın bulaşma riskini azalttığı da öğrencilere anlatıldı.</p>

<p><img alt="Öğrenciler Kkka’ya Karşı Bilgilendirildi (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://gundemartvincom.teimg.com/gundemartvin-com/uploads/2026/05/medya/mayis-2026/ogrenciler-kkkaya-karsi-bilgilendirildi-3.jpeg" width="1600" /><img alt="Öğrenciler Kkka’ya Karşı Bilgilendirildi (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://gundemartvincom.teimg.com/gundemartvin-com/uploads/2026/05/medya/mayis-2026/ogrenciler-kkkaya-karsi-bilgilendirildi-2.jpeg" width="1600" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ümran KARA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/ogrenciler-kkkaya-karsi-bilgilendirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/05/medya/mayis-2026/ogrenciler-kkkaya-karsi-bilgilendirildi-1.jpeg" type="image/jpeg" length="89257"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de her 3 erişkinden 1'i hipertansiyon hastası]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/turkiyede-her-3-eriskinden-1i-hipertansiyon-hastasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/turkiyede-her-3-eriskinden-1i-hipertansiyon-hastasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'da düzenlenen '5. Karadeniz Aile Hekimliği Kongresi'nde konuşan Prof. Dr. Erdinç Yavuz, sessiz ilerleyen hipertansiyonun kalp krizi, felç ve böbrek yetmezliği riskini artırdığına dikkat çekti. Türkiye'de her 3 erişkinden 1'inin hipertansiyon hastası olduğunu belirten Yavuz, hastaların büyük bölümünün ise hastalığının farkında olmadığını ifade ederek düzenli tansiyon ölçümünün hayati önem taşıdığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin 24 farklı şehrinden yaklaşık 300 hekim ve akademisyen, '5. Karadeniz Aile Hekimliği Kongresi' kapsamında Samsun'da bir araya geldi. Samsun Büyükşehir Belediyesi Çok Amaçlı Salon'da düzenlenen kongrede hipertansiyon, yapay zekânın aile hekimliğindeki yeri, birinci basamak sağlık hizmetlerinin geleceği ve güncel sağlık sorunları ele alındı. Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi ile Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) organizasyonunda gerçekleştirilen kongrede Samsun Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı ve 5. Karadeniz Aile Hekimliği Kongresi Başkanı Prof. Dr. Erdinç Yavuz, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü kapsamında önemli değerlendirmelerde bulundu. Yavuz, hipertansiyon konusunda toplumdaki farkındalığın yetersiz olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>'Düzenli ölçüm yapmak gerekiyor'</p>

<p>Hipertansiyonun bazen belirti vermeden ilerleyebildiğini ifade eden Yavuz, 'Vatandaşlarımız tansiyon hastası olduğunun farkında olmayabiliyor. Yapılan araştırmalar, tansiyon hastalarının yalnızca yarısına yakınının hastalığını bildiğini gösteriyor. Farkında olup ilaç kullananların da sadece yarısına yakınının tansiyonu kontrol altında bulunuyor. Oysa tansiyon kontrol altında olmadığında kalp krizi, felç, böbrek yetmezliği ve kalp hastalıklarına yakalanma riski artıyor. Vatandaşların düzenli olarak tansiyon ölçümü yaptırması gerekiyor. Özellikle kayıtlı oldukları aile sağlığı merkezlerinde düzenli kontrollerini yaptırmaları büyük önem taşıyor. Evinde tansiyon aleti bulunan vatandaşlarımızın da düzenli ölçüm yapmaları, yükseklik tespit etmeleri halinde aile hekimlerine başvurmaları gerekiyor' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'de tuz tüketiminin halen çok yüksek seviyelerde olduğunu dile getiren Yavuz, 'Ekmekte bile yüksek oranda tuz bulunuyor. Peynirimiz, zeytinimiz tuzlu. Bu nedenle tansiyonu kontrol altına almak zorlaşıyor. Tuz tüketiminin azaltılması, yürüyüş yapılması, egzersiz ve sağlıklı beslenme büyük önem taşıyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'3'te 1'i tansiyon hastası'</p>

<p>Türkiye'de erişkinlerin yaklaşık üçte birinin hipertansiyon hastası olduğunu kaydeden Yavuz, hipertansiyonun artık yalnızca ileri yaş grubunda değil, obezitenin yaygınlaşmasıyla birlikte 30'lu yaşlarda da görülmeye başladığının altını çizdi. Sağlık Bakanlığının önerisinin 18 yaş üzerindeki her bireyin yılda en az bir kez tansiyon ölçtürmesi yönünde olduğunu vurgulayan Yavuz, hipertansiyonun uzun soluklu bir süreç olduğuna dikkat çekerek, 'Hipertansiyon uzun bir maratondur ve ömür boyu sürecek bir tedavi gerektirir. İzlem, en az tanı koymak kadar önemlidir' şeklinde konuştu.</p>

<p>'Kongrenin ana teması yapay zekâ çağında aile hekimliği'</p>

<p>Kongrenin bilimsel içeriğine ilişkin de bilgi veren Prof. Dr. Erdinç Yavuz, Karadeniz Bölgesi'nde aile hekimliği alanında akademik üretkenliği ve saha deneyimini bir araya getirmeyi hedeflediklerini belirtti. Kongrenin; akademisyenler, uzmanlık öğrencileri ve sahada aktif görev yapan aile hekimleri arasında bilimsel bilgi paylaşımını, deneyim aktarımını ve mesleki dayanışmayı güçlendiren önemli bir platform haline geldiğini ifade eden Yavuz, her yıl artan katılımcı sayısının daha nitelikli bilimsel programlar hazırlama konusunda kendilerine motivasyon sağladığını söyledi. Bu yıl kongrenin ana temasını 'Yapay Zekâ Çağında Aile Hekimliği' olarak belirlediklerini aktaran Yavuz, dijital dönüşümün sağlık hizmetlerine etkileri ile yapay zekâ uygulamalarının birinci basamak sağlık hizmetlerindeki yerini bilimsel açıdan değerlendirdiklerini belirterek, 'Amacımız katılımcılarımıza klinik uygulamalarına doğrudan katkı sağlayacak güncel ve uygulanabilir bilgiler sunmaktır' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kongrede alanında uzman 30 farklı hekim sunum yaptı. Kongre 18 Mayıs günü son bulacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/turkiyede-her-3-eriskinden-1i-hipertansiyon-hastasi</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/05/agency/iha/turkiyede-her-3-eriskinden-1i-hipertansiyon-hastasi.jpg" type="image/jpeg" length="18344"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlar hipertansiyonun artık genç yaşlarda da görüldüğünü belirtti]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/uzmanlar-hipertansiyonun-artik-genc-yaslarda-da-goruldugunu-belirtti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/uzmanlar-hipertansiyonun-artik-genc-yaslarda-da-goruldugunu-belirtti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdinç Yavuz: - 'Özellikle obezitenin yoğunlaşması, insülin direncinin artması, bel çevresinin genişlemesiyle 30'lu yaşlarda hipertansiyonu görmeye başladık']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>5. Karadeniz Aile Hekimliği Kongresi, 'Yapay Zeka Çağında Aile Hekimliği' ana temasıyla Samsun'da yapılıyor.</p>

<p>16-19 Mayıs 2026 tarihlerinde Büyükşehir Belediyesi Çok Amaçlı Salon'da düzenlenen kongrede, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü dolayısıyla yüksek tansiyonla mücadele ve farkındalık konuları öne çıktı.</p>

<p>Samsun Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdinç Yavuz, burada yaptığı konuşmada, hipertansiyon için farkındalık oluşturmak amacıyla oturumlar düzenlediklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yavuz, 'Hipertansiyon, yani yüksek tansiyonu sessiz katil olarak nitelendiriyoruz. Hipertansiyon kalp krizine, inmeye, felce, kalp yetmezliğine ve kronik böbrek yetmezliğine neden oluyor. Birçok diyaliz hastasının diyalize girmesinin sebebi yüksek tansiyon. Hipertansiyon bazen semptom vermeyebiliyor. Vatandaşlarımız tansiyon hastası olduğunun farkında olmayabiliyor.' dedi.</p>

<p>Yapılan araştırmalar sonucunda tansiyon hastalarının sadece yarısının hastalıklarının farkında olduğunun görüldüğüne dikkati çeken Yavuz, 'Farkında olup ilaç kullananların da sadece yarısı, yarısına yakınının tansiyonlarının kontrol altında olduğunu gösteriyor. Oysa tansiyonlarımız kontrol altında olmadığında biz kalp krizi, felç, böbrek yetmezliği gibi hastalıklara eğilimli hale geliyoruz. O yüzden bugün çok önemli, bu farkındalığı yaratmak önemli. Bizim önerimiz, vatandaşlarımızın aile sağlığı merkezlerinde kayıtlı olduğu aile hekimlerine düzenli olarak giderek tansiyonlarını ölçtürmelerini, varsa ellerinde bir tansiyon aletiyle yine tansiyonlarını ölçmelerini eğer bir yükseklik saptarlarsa, tanının ve tedavinin gerçekleştirmesi için kayıtlı olduğu aile hekimlerine başvurmaları çok önemli.' diye konuştu.</p>

<p>Tansiyon tanısı almış hastaların izlenmesinin son derece önemli olduğunu dile getiren Yavuz, şöyle devam etti:</p>

<p>'Yaşam biçimi değişikliği önemli, hala ülkemizde tuz sıkıntımız oldukça fazla, ekmekte bile çok yüksek oranda tuz var maalesef. Salatalarımıza tuz ekliyoruz, peynirimiz tuzlu, zeytinimiz tuzlu. Kahvaltıda böyle başlıyoruz güne. O yüzden de tansiyonları kontrol altına almak zor oluyor. Tansiyon hastalarımız için önerimiz tansiyon ölçmeye devam etmeleri. Bir yükseklik saptarlarsa mutlaka aile sağlığı merkezlerine, hekimlerine başvurmaları, gerekirse ilaç değişimi, doz değişimi ve yine bu yaşam biçimi değişimi, tuzu azaltmak, yürüyüş yapmak, egzersiz yapmak ve doğru beslenmek önemli hale geliyor.'</p>

<p>İstatistiksel olarak Türkiye'deki erişkinlerin üçte birinin hipertansiyon hastası olduğunu belirten Yavuz, 'Farkındalığımız çok düşük. Bizim amacımız, hastalarımız içinde tansiyon hastası olanları tespit etmek ve onlara uygun tedavi vererek izlemek. İzlem de en az tanı koymak, tedavi etmek kadar önemli.' ifadesini kullandı.</p>

<p>- Hipertansiyon artık yaşlı hastalığı değil</p>

<p>Hipertansiyonun yaşlı hastalığı olarak bilindiğini ancak artık çok genç yaşlarda da görülmeye başlandığını söyleyen Yavuz, 'Özellikle obezitenin yoğunlaşması, insülin direncinin artması, bel çevresinin genişlemesiyle biz 30'lu yaşlarda hipertansiyonu görmeye başladık. Hatta kılavuzlar artık kırklı yaşlardan itibaren tedavi ya da izleme önerirken artık bu çok daha erken yaşlara düştü. Bakanlığımızın önerisi de 18 yaşın üzerindeki her yetişkinin yılda bir kere tansiyonunu ölçtürmesi. Yani artık tansiyonu bir yaş sahası olarak görmüyoruz. Tüm yaş gruplarında mutlaka en azından ölçüyoruz, tarıyoruz. Eğer saptarsak da uygun tedavi verip izlemeye başlıyoruz.' dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/uzmanlar-hipertansiyonun-artik-genc-yaslarda-da-goruldugunu-belirtti</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 15:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/05/agency/aa/uzmanlar-hipertansiyonun-artik-genc-yaslarda-da-goruldugunu-belirtti.jpg" type="image/jpeg" length="69940"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığından '17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü'ne ilişkin açıklama]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/saglik-bakanligindan-17-mayis-dunya-hipertansiyon-gunune-iliskin-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/saglik-bakanligindan-17-mayis-dunya-hipertansiyon-gunune-iliskin-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erken tanı ve uygun tedavi ile kontrol altına alınabilen hipertansiyonda düzenli takip ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi, hastalığa bağlı sağlık sorunlarının önlenmesinde büyük önem taşıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, erken tanı ve uygun tedavi ile kontrol altına alınabilen hipertansiyonda, düzenli takip ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesinin, hastalığa bağlı sağlık sorunlarının önlenmesinde büyük önem taşıdığını bildirdi.</p>

<p>Bakanlıktan 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü dolayısıyla yapılan açıklamada, hipertansiyonun, kanın damar duvarlarına yaptığı basıncın sürekli olarak normalden yüksek seyretmesi ile seyreden kalp, damar, böbrek ve beyin sağlığını etkileyebilen kronik hastalıklardan biri olduğu bilgisi verildi.</p>

<p>Açıklamada, erken tanı ve uygun tedavi ile kontrol altına alınabilen hipertansiyonda, düzenli takip ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesinin, hastalığa bağlı sağlık sorunlarının önlenmesinde büyük önem taşıdığı belirtildi.</p>

<p>Türkiye'de 2023'te yapılan bir araştırmaya göre, 15 yaş ve üzerindeki nüfusta hipertansiyon sıklığının yüzde 18,3 olarak belirlendiğine, tedaviyle kan basıncını kontrol altında olma oranının ise yaklaşık yüzde 41 olduğuna yer verilen açıklamada, hareketsiz yaşam tarzı, sağlıksız beslenme, aşırı tuz tüketimi, tütün ve alkol kullanımı gibi risk faktörlerinin, hipertansiyon görülme sıklığını artırdığı uyarısında bulunuldu.</p>

<p>- Aile hekimleri bireylerin risk durumunu takip ediyor</p>

<p>Açıklamada, yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan ilaçların, kan basıncının kontrol altına alınmasında temel tedavi araçları arasında yer aldığı, düzenli ve hekim önerilerine uygun şekilde kullanılmasının, hastalığın ilerlemesini yavaşlattığı, kalp-damar hastalıkları başta olmak üzere ciddi komplikasyonların gelişme riskini azalttığı vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlıkça hayata geçirilen ve birinci basamak sağlık tesislerinde yürütülen Hastalık Yönetimi Platformu kapsamında, aile hekimlerinin kendilerine kayıtlı bireylerin hipertansiyon, diyabet, obezite ve kalp hastalıkları açısından risk durumlarını değerlendirdiği, gerekli yönlendirmeleri yaptığı ve düzenli takiplerini sağladığı vurgulanan açıklamada, kalp damar hastalığı, kronik böbrek hastalığı ve inme tanısı bulunan bireylerin de belirlenen yönergeler doğrultusunda periyodik olarak izlendiği aktarıldı.</p>

<p>- Aşırı tuz tüketimi böbrek sağlığını olumsuz etkiliyor</p>

<p>Açıklamada, hipertansiyonun en önemli sebeplerinden birinin aşırı tuz tüketimi olduğuna dikkat çekilerek, şu değerlendirmelere yer verildi:</p>

<p>'Tuz, vücutta sıvı dengesi ile sinir ve kas fonksiyonlarının düzenlenmesinde önemli rol oynamaktadır. Ancak günlük tuz tüketiminin 5 gramın üzerine çıkması, böbreklerin çalışma yükünü artırarak zamanla böbrek fonksiyonlarının olumsuz etkilenmesine neden olabilmekte, kronik böbrek hastalığı riskini artırmaktadır. Sağlıklı yaşam için işlenmiş ve yüksek tuz içeren gıdaların sınırlandırılması, yemeklerde ilave tuz kullanımının azaltılması ve dengeli beslenme alışkanlıklarının benimsenmesi büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Hipertansiyonun önlenmesi ve kontrol altına alınabilmesi için vatandaşlarımızın kan basınçlarını düzenli olarak ölçtürmeleri, sağlıklı ve dengeli beslenmeleri, tuz tüketimini azaltmaları, fiziksel olarak aktif bir yaşam sürmeleri, tütün ve alkol kullanımından kaçınmaları ve hekim önerilerine uygun şekilde tedavilerini sürdürmeleri büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Ayrıca durumlarına ve yaşlarına uygun tarama ve izlemler için aile hekimlerine başvurmaları, erken tanı ve etkin takip açısından önemli katkı sağlamaktadır.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/saglik-bakanligindan-17-mayis-dunya-hipertansiyon-gunune-iliskin-aciklama</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/05/i-m-g-3182.jpeg" type="image/jpeg" length="96457"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni yüzyılın yeni hastalığı: 'Parlayan nesneler sendromu' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.gundemartvin.com/yeni-yuzyilin-yeni-hastaligi-parlayan-nesneler-sendromu-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemartvin.com/yeni-yuzyilin-yeni-hastaligi-parlayan-nesneler-sendromu-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, akıllı telefon, tablet, sosyal medya ve parlak ekranların insan beyninde dikkat dağınıklığına yol açtığını belirterek, 'parlayan nesneler sendromu'nun özellikle gençler arasında hızla yayıldığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte insanların 'Parlayan Nesneler Sendromu (PNS)' ya da İngilizce adıyla 'Shiny Object Syndrome (SOS)' tehdidiyle karşı karşıya kaldığını ifade etti. Özkaya, özellikle çocuklar ve gençlerin akıllı telefon, tablet, televizyon ve bilgisayar oyunlarından uzaklaşamadığına dikkat çekerek, bu durumun zamanla ciddi dikkat dağınıklığı ve odaklanma problemlerine neden olduğunu belirtti.</p>

<p>'Beynimizi esir alıyor'</p>

<p>Sürekli yeniliklere, parlak ekranlara ve moda akımlara yönelme isteğinin 'Parlayan Nesneler Sendromu' olarak tanımlandığını kaydeden Özkaya, 'İnsanlar artık nihayetinde ne kadar faydalı olduğuna bakmaksızın yeni ve dikkat çekici olana yöneliyor. Parlayan ekranlar önce gözümüzü, sonra dikkatimizi, en sonunda ise beynimizi esir alıyor' dedi.</p>

<p>Teknolojinin günlük hayatın merkezine yerleştiğini vurgulayan Özkaya, insanların ders çalışırken, kitap okurken ya da işine odaklanmışken gelen bildirimlerle dikkatlerinin dağıldığını söyledi. Özkaya, 'Bir bildirim sonrası dikkatin yeniden toparlanması kişiden kişiye değişmekle birlikte 15 dakikaya kadar sürebiliyor. İnsanlar internette araştırma yapmak isterken kendilerini bambaşka mecralarda bulabiliyor, reklamlar ve sosyal medya içerikleri tüketim çılgınlığını artırıyor' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Ailelerin çocukların ekran sürelerini kontrol altında tutması gerekli'</p>

<p>Parlayan nesnelerin sadece çocukları değil her yaş grubunu etkilediğini belirten Özkaya, sosyal medya paylaşımlarını merak etme, sürekli yeni ürün satın alma isteği ve kısa sürede değişen düşüncelerin de bu sendromun belirtileri arasında yer aldığını kaydetti. Özkaya, özellikle sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları ve dijital ekranların yoğun kullanımının insanları gerçek dünyadan uzaklaştırdığını ifade ederek, ailelerin çocukların ekran sürelerini kontrol altında tutması gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gundemartvin.com/yeni-yuzyilin-yeni-hastaligi-parlayan-nesneler-sendromu-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/gundemartvin-com/uploads/2026/05/agency/iha/yeni-yuzyilin-yeni-hastaligi-parlayan-nesneler-sendromu-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="76853"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
