SAĞLIK

Sağlık Bakanlığından '17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü'ne ilişkin açıklama

Erken tanı ve uygun tedavi ile kontrol altına alınabilen hipertansiyonda düzenli takip ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi, hastalığa bağlı sağlık sorunlarının önlenmesinde büyük önem taşıyor

Abone Ol

Sağlık Bakanlığı, erken tanı ve uygun tedavi ile kontrol altına alınabilen hipertansiyonda, düzenli takip ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesinin, hastalığa bağlı sağlık sorunlarının önlenmesinde büyük önem taşıdığını bildirdi.

Bakanlıktan 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü dolayısıyla yapılan açıklamada, hipertansiyonun, kanın damar duvarlarına yaptığı basıncın sürekli olarak normalden yüksek seyretmesi ile seyreden kalp, damar, böbrek ve beyin sağlığını etkileyebilen kronik hastalıklardan biri olduğu bilgisi verildi.

Açıklamada, erken tanı ve uygun tedavi ile kontrol altına alınabilen hipertansiyonda, düzenli takip ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesinin, hastalığa bağlı sağlık sorunlarının önlenmesinde büyük önem taşıdığı belirtildi.

Türkiye'de 2023'te yapılan bir araştırmaya göre, 15 yaş ve üzerindeki nüfusta hipertansiyon sıklığının yüzde 18,3 olarak belirlendiğine, tedaviyle kan basıncını kontrol altında olma oranının ise yaklaşık yüzde 41 olduğuna yer verilen açıklamada, hareketsiz yaşam tarzı, sağlıksız beslenme, aşırı tuz tüketimi, tütün ve alkol kullanımı gibi risk faktörlerinin, hipertansiyon görülme sıklığını artırdığı uyarısında bulunuldu.

- Aile hekimleri bireylerin risk durumunu takip ediyor

Açıklamada, yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan ilaçların, kan basıncının kontrol altına alınmasında temel tedavi araçları arasında yer aldığı, düzenli ve hekim önerilerine uygun şekilde kullanılmasının, hastalığın ilerlemesini yavaşlattığı, kalp-damar hastalıkları başta olmak üzere ciddi komplikasyonların gelişme riskini azalttığı vurgulandı.

Bakanlıkça hayata geçirilen ve birinci basamak sağlık tesislerinde yürütülen Hastalık Yönetimi Platformu kapsamında, aile hekimlerinin kendilerine kayıtlı bireylerin hipertansiyon, diyabet, obezite ve kalp hastalıkları açısından risk durumlarını değerlendirdiği, gerekli yönlendirmeleri yaptığı ve düzenli takiplerini sağladığı vurgulanan açıklamada, kalp damar hastalığı, kronik böbrek hastalığı ve inme tanısı bulunan bireylerin de belirlenen yönergeler doğrultusunda periyodik olarak izlendiği aktarıldı.

- Aşırı tuz tüketimi böbrek sağlığını olumsuz etkiliyor

Açıklamada, hipertansiyonun en önemli sebeplerinden birinin aşırı tuz tüketimi olduğuna dikkat çekilerek, şu değerlendirmelere yer verildi:

'Tuz, vücutta sıvı dengesi ile sinir ve kas fonksiyonlarının düzenlenmesinde önemli rol oynamaktadır. Ancak günlük tuz tüketiminin 5 gramın üzerine çıkması, böbreklerin çalışma yükünü artırarak zamanla böbrek fonksiyonlarının olumsuz etkilenmesine neden olabilmekte, kronik böbrek hastalığı riskini artırmaktadır. Sağlıklı yaşam için işlenmiş ve yüksek tuz içeren gıdaların sınırlandırılması, yemeklerde ilave tuz kullanımının azaltılması ve dengeli beslenme alışkanlıklarının benimsenmesi büyük önem taşımaktadır.

Hipertansiyonun önlenmesi ve kontrol altına alınabilmesi için vatandaşlarımızın kan basınçlarını düzenli olarak ölçtürmeleri, sağlıklı ve dengeli beslenmeleri, tuz tüketimini azaltmaları, fiziksel olarak aktif bir yaşam sürmeleri, tütün ve alkol kullanımından kaçınmaları ve hekim önerilerine uygun şekilde tedavilerini sürdürmeleri büyük önem taşımaktadır.

Ayrıca durumlarına ve yaşlarına uygun tarama ve izlemler için aile hekimlerine başvurmaları, erken tanı ve etkin takip açısından önemli katkı sağlamaktadır.'