Kaza, Terme ilçesi Samsun-Ordu kara yolunun 61. kilometresi Gündoğdu mevkisinde 25 Ağustos 2025 tarihinde meydana geldi. Çanakkale'den Rize'ye giden Sahil Seyahat firmasına ait Hakan Mustafa Okul (64) yönetimindeki 53 RT 111 plakalı Mercedes marka yolcu otobüsü, yol kenarında duran 55 ADU 207 plakalı kamyonete branda çeken Aydın Yiğit (47) ile Mehmet Yıldız'a (71) çarptıktan sonra mısır tarlasına girdi. Çarpmanın etkisiyle ağır yaralanan Yiğit ve Yıldız, sağlık ekiplerince kaldırıldıkları Terme Devlet Hastanesinde kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Otobüste bulunan 32 yolcu ise kazayı yara almadan atlattı. Kaza anı otobüse ait güvenlik kamerasına da yansıdı.
Kazanın ardından tutuklanan otobüs sürücüsü Mustafa Hakan Okul, yediği yemekten zehirlendiğini ve fenalaştığını iddia etti. Hakkında Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesi'nde 'taksirle ölüme neden olma' suçundan dava açılan Okul, davanın son duruşmasına tutuklu bulunduğu Çarşamba S Tipi Kapalı Cezaevi'nden getirilerek katıldı. Duruşmada savunma yapan Okul, 'Olaydan hemen sonra kimseye hastalığımı anlatamadım. O gün tespit yapılamadığı için gerçekler ortaya çıkarılamadı. Eğer uyumuş olsaydım araca arkadan vurduğum anda aracı toparlamaya çalışırdım. Olay günü uyumadım. Tahliyemi ve lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ediyorum' dedi.
Mahkeme heyeti, sanık Mustafa Hakan Okul'u 'taksirle ölüme neden olma' suçundan TCK 85/2 maddesi uyarınca önce 5 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Daha sonra TCK'nın 62. maddesi kapsamında takdiri indirim uygulanarak, ceza 4 yıl 7 aya indirildi. Mahkeme ayrıca, sanığın sürücü belgesine 2 yıl süreyle el konulmasına ve yaklaşık 6,5 ay tutuklu kaldığı dikkate alınarak tahliyesine karar verdi.
Duruşmanın ardından hayatını kaybeden Aydın Yiğit'in eşi Figen Yiğit (48) ile kardeşi İdris Yiğit (42) karara tepki gösterdi. Eşine çarpma anının yer aldığı otobüsün güvenlik kamerası görüntülerini ilk kez izleyen Figen Yiğit, sanığın zehirlendiği yönündeki savunmasının gerçeği yansıtmadığını iddia etti. Yiğit, 'Daha önce dayanamadığım için eşime çarpma görüntüsünü ilk defa izledim. Hâlâ kendinde, şerit değiştiriyor. Aracı savruluyor, sonra ne yaptım diye bakıyor. Ondan sonra kemerini çıkarıyor. Bayılan adam böyle mi olur?' dedi.
Yuvasının yıkıldığını söyleyen Figen Yiğit, 'En çok da zoruma giden karar açıklandıktan sonra gülerek duruşma salonundan çıkmaları oldu. Şoförün aldığı ceza çok az. Ben yandım, yuvam gitti, çocuklarım yandı. Kalp krizi geçirdi dediler, kalp krizi yok. Zehirlendi dediler, zehirlenme yok. Otobüste bulunan tanıkların biri torunu, biri akrabası, biri komşusu. Ceza verildi ama serbest kaldı. Bu kadar mı 2 kişinin canının cezası?' diye konuştu.
Aydın Yiğit'in kardeşi İdris Yiğit ise adalet istediklerini belirterek, '6,5 ay cezaevinde kaldı ve serbest bırakıldı. Yeniden yargılama istiyoruz. Yargılamanın Çarşamba'da değil, Samsun'da yapılmasını talep ediyoruz' ifadelerini kullandı.





