Emek vererek ürettikleri ürünleri pazara getiren üreticiler, satışların her geçen yıl daha da düştüğünü belirterek, çoğu zaman kazançlarının yalnızca maliyetlerini karşılayabildiğini ifade ediyor.
Pazarcı esnafı, ekonomik şartların hem üreticiyi hem de tüketiciyi olumsuz etkilediğini vurgularken, vatandaşların doğal ve yerel ürünlere ilgi göstermesine rağmen bütçe yetersizliği nedeniyle alışveriş yapamadığını söylüyor.
“Aldığımız Pahalı, Sattığımız Ucuz”
Pazarda kendi ürettiği bal, tohum, turşu çeşitleri, elma pestili ve birçok doğal ürünü satışa sunan Yıldız Pehlivan, emeklerinin karşılığını alamadıklarını belirtti.
Pehlivan, “Tohumlar satıyoruz, bal satıyoruz. Bal, un, turşu, kıyma turşusu, fasulye, marul turşusu, elma pestili gibi ürünlerin hepsi kendi emeğimiz. Ancak satış yok. Aldığımız pahalı, sattığımız ucuz. Biraz daha yüksek fiyatla satmak istiyoruz ama vatandaşın da alım gücü yok. Örneğin bu balın dükkân fiyatı 1.500 lira. Biz burada 1.200 liraya veriyoruz ama yine de alan çıkmıyor. Çünkü insanlar alamıyor” dedi.
Pazara gelip gitmenin de ciddi bir maliyet oluşturduğunu dile getiren Pehlivan, “Buraya gelip gitmek için traktöre yaklaşık 700 liralık yakıt harcıyorum. Kazancımız çok düşük ama yine de ekmek parası için çalışmaya devam ediyoruz. Halimize şükrediyoruz” ifadelerini kullandı.
“Saat 4 Oluyor, Tezgâh Hâlâ Dolu”
Pazarda kendi üretimi olan yaprak nane, kuru erik, erişte, elma pestili, dut pekmezi, vişne marmelatı, kuşburnu, kişniş, taze soğan ve bezelye gibi ürünleri satışa sunan Gülhan Erbaş da satışların durma noktasına geldiğini söyledi.
Erbaş, “Vatandaşın alım gücü kalmadı. Satış yok. Saat 4 oluyor, tezgâhtaki ürünlerin çoğu hâlâ duruyor. Geçen yıl ve önceki yıllar daha iyiydi. Bu yıl satışlar çok düştü. Fidelerimiz var, alan yok. Her şeyi kendimiz üretiyoruz, kendi bahçemizde yetiştiriyoruz ama emeğimizin karşılığını alamıyoruz” diye konuştu.
Şavşat yöresine özgü ürünlerin bile alıcı bulmakta zorlandığını belirten Erbaş, “Burada çok meşhur olan kinziyi (kişniş) 30 liraya satıyoruz ama insanlar pahalı buluyor. Daha aşağı fiyat verirsek bizi kurtarmıyor. Soğan da aynı şekilde. Satılmayınca ürünleri geri götürüp kendimiz tüketiyoruz. Başka çaremiz kalmıyor” dedi.
“Her Pazar Geliyorum Ama Satışlar Zayıf”
Pazarda süt ve süt ürünleri ile pekmez çeşitleri satan Yüksel Akyüz ise tamamen doğal ve kendi üretimi olan ürünleri satışa sunduğunu belirterek, her hafta pazara geldiğini söyledi.
Akyüz, “Kaymak, ayran, tuzlu ayran, yoğurt, süt, armut pekmezi, dut pekmezi satıyorum. Bunların hepsi kendi el emeğim. Peynirin kilosu 400 lira, kaymağın kilosu 400 lira, pekmezin kilosu 600 lira. Her pazar geliyorum. Ürünlerimizin tamamı doğal. Soğanından dereotuna, çam sakızına kadar birçok ürünümüz var” ifadelerini kullandı.
Üretici de Tüketici de Zorlanıyor
Şavşat pazarında tezgâh açan üreticiler, yükselen üretim maliyetleri karşısında fiyatları artırmak zorunda kaldıklarını ancak vatandaşın alım gücünün düşmesi nedeniyle satış yapamadıklarını dile getiriyor. Bir yanda artan yakıt, gübre ve üretim giderleriyle mücadele eden üreticiler, diğer yanda temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan tüketicilerin bulunduğunu belirtiyor.
Pazarcı esnafı, doğal ve yerel ürünlerin değer görmesini istediklerini ancak mevcut ekonomik koşullarda hem üreticinin hem de vatandaşın zor durumda olduğunu ifade ederek, daha iyi ekonomik şartların oluşmasını umut ediyor.