ARTVİN

SGK’dan Kayıt Dışı İstihdam Uyarısı

Sosyal Güvenlik Kurumu Artvin İl Müdürü Kahraman Derece, Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında açıklama yaptı.

Abone Ol

Derece, yaptığı açıklamada kayıt dışı istihdamın hem çalışanlar hem işverenler hem de ülke ekonomisi açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu söyledi. Derece, kayıt dışı istihdamın çalışanların SGK’ya hiç bildirilmemesi ya da çalışma günleri ile ücretlerinin eksik bildirilmesi anlamına geldiğini belirterek, sigortasız işçi çalıştırmanın yasal olmadığına dikkat çekti.

Derece, “Çalışanların sigortalı olarak çalıştırılmaları anayasal bir hak olmakla birlikte hem çalışanlar hem de işverenler açısından yasal bir zorunluluktur. İşverenlerin sigortasız istihdam sağlama hakkı bulunmadığı gibi, çalışanların da kendi rızalarıyla dahi olsa bu haktan feragat ederek sigortasız çalışmayı talep etmeleri hukuken mümkün değildir. Çalışanların sigortasız çalışma taleplerinin kabul edilmesi, işverenler açısından iyi niyetle yapılmış bir esneklik gibi görünse de ciddi yasal ve mali riskler barındırmaktadır. İşletmelerimizin bu tür talepler karşısında mevzuattan taviz vermemesi büyük önem taşımaktadır. Özellikle emekli, dul ve yetim aylığı alanların, sosyal yardım yararlanıcılarının veya bakmakla yükümlü olunan kişi statüsündekilerin hak kaybı yaşamamak adına zaman zaman kayıt dışı çalışmaya eğilim gösterebildiği tespit edilmektedir. İşverenlerimizin bu tür talepler karşısında taviz vermeyerek yasal yükümlülüklerini yerine getirme bilinciyle hareket etmeleri; ileride karşılaşılabilecek ağır idari yaptırımların ve öngörülemeyen mali yüklerin önüne geçilmesi adına büyük önem taşımaktadır” dedi.

Kayıt dışı çalışmanın çalışanları emeklilik hakkı, işsizlik sigortası, sağlık hizmetleri, iş kazası ve meslek hastalığı güvenceleri gibi temel sosyal haklardan mahrum bıraktığını belirten Derece, “Kayıt dışı istihdam, toplumun sosyal ve ekonomik değerleri üzerinde çok yönlü olumsuz etkilere neden olmakta; hem çalışanlar hem işverenler hem de devlet açısından ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Bu kapsamda kayıt dışı çalışan bir kişi: Geleceğin en önemli teminatı olan emeklilik hakkından mahrum kalır. Olası bir iş göremezlik durumunda malullük aylığına hak kazanamaz. Vefatı hâlinde, geride bıraktığı ailesi (eş ve çocukları) ölüm aylığı güvencesinden yoksun kalır. Beklenmedik iş kayıplarında ekonomik bir kalkan olan işsizlik sigortasından faydalanamaz. Kendisi ve ailesi için sağlık hizmetlerinden doğrudan yararlanma hakkını riske atarak, Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerini kendi bütçesinden ödemek durumunda kalır. İş kazası ve meslek hastalıklarına karşı yasal olarak sağlanan koruyucu önlemlerden ve olası kaza anında sunulan maddi/sağlık güvencelerinden uzak, büyük bir risk altında çalışmak zorunda bırakılır. Kayıt dışı istihdam, bireyleri yalnızca sosyal güvenlik şemsiyesinden değil, aynı zamanda iş mevzuatının sağladığı temel güvencelerden de koparmaktadır. Bu durumdaki çalışanlar; kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, hafta tatili ve analık izni gibi en temel özlük haklarından mahrum bırakılarak, kayıtlı istihdamın sağladığı adil ücret standartlarının gerisinde ve güvencesiz koşullarda çalışmaya maruz kalmaktadır. Sosyal güvenlik uygulamalarında asıl amacın cezalandırmak değil, rehberlik odaklı bir yaklaşımla işletmelerin sürdürülebilir ve güvenli bir zeminde büyümesini desteklemek olduğu vurgulanmalıdır. Bununla birlikte, kayıt dışı istihdamın, yarattığı anlık ve yanıltıcı kazancın aksine, işletmeleri telafisi güç mali risklere sürüklediği göz ardı edilmemelidir. Kayıt dışı çalışmanın tespit edilmesi halinde işletmeler; yüksek idari para cezaları, prim teşviklerinin iptali ve olası iş kazalarında doğacak ağır yasal yükümlülükler gibi ticari faaliyetleri durma noktasına getirebilecek ciddi yaptırımlarla yüzleşmektedir. Bu bağlamda işverenlerin, söz konusu riskleri almak yerine sunulan istihdam teşviklerinden faydalanarak güvenli bir büyüme yolunu tercih etmeleri büyük önem taşımaktadır” dedi.

Kayıt dışı istihdamın haksız rekabete yol açtığını, vergi ve prim kayıplarına neden olduğunu belirten Derece, “Tüm bu risklerin ötesinde, kayıt dışı istihdamın makroekonomik ve toplumsal ölçekte yarattığı çok yönlü tahribatlar şunlardır: Haksız rekabet oluşur, Piyasa dengesi bozulur, İşverenler vergi avantajı sağlayan gider yazma ve indirim gibi haklardan mahrum kalır, İşyerinde verimlilik ve motivasyon düşer, Vergi ve prim kaybı oluşur, Sosyal güvenlik sistemi zarar görür, çalışan/emekli dengesi bozulur, Primsiz ödemelerin artmasıyla bütçe yükü artar, Gelir dağılımı adaletsizleşir, kaynak dağılımında etkinlik azalır, Ekonomik verilerin güvenilirliği zedelenir, doğru politikaların oluşturulması güçleşir. Çalışanlar, çalışmalarının işveren tarafından SGK’ya bildirilip bildirilmediğini veya hangi kazanç seviyesinden bildirildiğini kısa sürede öğrenebilirler. Bunun için: www.turkiye.gov.tr adresinden, PTT’den alınan e-Devlet şifresi ile sorgulama yapılabilir, ALO 170 Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi 7/24 aranabilir, İl veya ilçelerde bulunan Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri ya da Sosyal Güvenlik Merkezlerine şahsen başvuru yapılabilir” ifadelerine yer verildi.

Vatandaşların sigorta durumlarını e-Devlet üzerinden, ALO 170 hattından veya SGK müdürlüklerinden öğrenebileceğini belirten Derece, sigortasız çalışma ya da eksik bildirim durumlarında ALO 170, CİMER ve SGK müdürlükleri aracılığıyla ihbar ve şikayette bulunabileceklerini ifade etti.

Ücret ödemelerinde banka kanalı kullanımının yasal zorunluluk olduğuna da dikkat çeken Derece, Türkiye genelinde 3 ve daha fazla işçi çalıştıran işletmelerde maaş ödemelerinin banka aracılığıyla yapılmasının zorunlu olduğunu, aksi durumda işverenlerin idari para cezalarıyla karşı karşıya kalabileceğini kaydetti.

Derece açıklamasının sonunda, kayıtlı istihdamın yalnızca yasal bir zorunluluk değil aynı zamanda ülkenin geleceği ve işletmelerin sürdürülebilirliği açısından önemli bir yatırım olduğunu belirterek tüm tarafları ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet etti.