Yusufeli Belediye Başkanı Eyüp Aytekin, baraj suları gölü altında kalacak olan ilçenin yeni yerleşim yerine taşınma süreci hakkında açıklamalarda bulundu.

Baraj suyunun ilçe merkezine iyice yaklaştığını kaydeden Aytekin, taşınmayı hızlandırmak için vatandaşların yeni yerleşim yerindeki eksiklikleri hızla tamamlamaya çalıştıklarını kaydetti.

İl Özel İdarenin ilçeye yapmaya başladığı 140 iş yeri haricinde belediyenin de kendi bünyesinde iş yerleri yaptırdığına değinen Aytekin, “İki farklı arsa üzerinde bizim toplamda yapacağımız 28 bir yerde 28'i bir yerde 56 civarında dükkan yapıyoruz. Tabii bunun bitişiğinde de 20’nin üzerinde home ofis yapacağız. Home ofis yapmamızın nedeni de çarşıda olan birtakım ofis olarak kullanılan dükkanların da boşaltılması anlamına geliyor. Biz belediye olarak da bu dükkanları ofisleri yaparak an piyasaya 70'in üzerinde dükkan arz etmiş olacağız. Sonuç itibariyle yine şimdilik kanaatimiz düşüncemiz kiralık olarak vermek. Kiralara da mülkler ortaya çıktıktan sonra encümenimiz karar vererek. Meclisimizden aldığı yetkiye dayanarak. Dolayısıyla benim peşinen bir rakam ifade etmem söz konusu değil. Hemşerimiz de şöyle bir eğilim olduğunu görüyorum; ne olursa olsun belediyenin dükkanlarında kiracı olmak istiyorlar ama bizim de değerlendirmemiz bu değil, vatandaşlarımız mülkü de değerlendirsin, hemşerilerimiz dükkanlarını da kiraya versinler makul fiyatlarla. Biz de fiyatları sadece regüle edelim ama kimsenin kazancına da engel olmayalım. Bugün kiralanmış dükkanlar daha ucuz belediyenin dükkanlarına geçiyorum diye terk edilir duruma gelmesin. Ben de zaman zaman çağrıda bulundum kiralar konusunda karşı beri bize birbirimize makul olalım diye. Hayat şartlarını da göz önünde bulundurarak kiralarımızı yapalım, makul rakamlar isteyelim. Hemşerilerimiz dükkan çalıştıracaklar, evlerine ekmek götürecekler, zorlanmasınlar diye. Hemşerilerimizin canı yandığını biliyorum sıkıntıya düştükleri bir konu olduğunu biliyorum ama gerek bizim yapacağımız gerekse il özel idarenin yaptığı dükkanlarla bu piyasanın daha stabil duruma geleceğini değerlendiriyorum” dedi.

Depolar hakkında da açıklamalarda bulunan Aytekin, “Vatandaşlarımızın bilmesini istediğim şey kendi içimizde kendimizi de bağlayarak rahat oluşmasın ve toplum hakikaten bu dükkan kura çekimlerindeki hatalarından dolayı bir hayli rencide oldu. Burada yeni bir durumda ortaya çıkmasın yönetilebilir bir şey olsun diye azami dikkat gösterdik. Dolayısıyla bize milli emlak tarafından itilaf hakkı ile verilen arsaları ihtiyacım var diyen bütün hemşerilerimize açtık. Ama kendimizi hemşerilerimizi birtakım kurallarla bağladık. O kurallar; kimse almış olduğu arsayı, depo alanını şu anki faaliyet alanı dışında kullanamaz. Kullandığı an meclis kararı gereği sözleşmesi tek taraflı fes edilir. Kimsenin bildirimde bulunmasına gerek kalmadan almış olduğu arsa elinden çıkar. Müracaat süresi koyduk sözleşme imzalamak üzere. Bu sözleşme süresi içerisinde de caymayı engelleyelim, ben evladıma gelecek nesillerime buradan mülk bırakacağım, arsa bırakacağım gibi bir şey söz konusu olmasın, böyle bir değerlendirmeye düşmesinler. Yaparlarsa kendi kiralarına mahsup edeceğiz, yapmazlarsa belediyeye gelir olarak kaydedeceğiz. Şu anki faaliyetiniz dışında bir şey yapamazsınız, kalıcı yapı yapmanıza yasal müsaademiz yoktur dememizden dolayı da kırk civarında hemşerimiz depo yapmaktan vazgeçti. 132 tane müracaatımız 90 civarına düştü. Önümüzdeki süreçte de 2 ay içerisinde bizim belediye fen işleri müdürümüzden belediye encümeninden onaylatarak üzerinde bir yapı yapmasını, yapı ruhsatı için müracaat etmesini istiyoruz. 2 ay içinde yapmaz, resmi bir müracaat olmazsa otomatik olarak bir kısmının müracaatları da düşmüş olacak. Yine 6 ay içerisinde faaliyete geçirmezse yine o alanlar boş kalmış olacak. Bunu yaparken de şunu yapmaya çalıştık; kimse torunlarına mülk bırakmak için böyle bir işin altına girmesin. Bakın bir yangın var hemşerilerimizin de bir takım ihtiyaçları var, bizim derdimiz o ihtiyaçları karşılamak, yoksa kimseye ekstra mülk edindirmek değil. Şunu da görüyorum bazı hemşerilerimiz hem alışveriş merkezinden dükkanlar çektiler hem de yetmedi bir de geldiler orada depo alanı aldılar. 2 tarafta da bunlar kayrıldı mı? Gibi bir yaklaşım var orada baştan beri şunu söylüyorum bazı iş gruplarının iş merkezlerinden binaların altındaki dükkanlarda kura çekmeleri yanlıştı, bunu kura çekmeden önce de ifade etmiştim. İfade etmeye de devam edeceğim. Dolayısıyla bu insanlara biz ticaretlerine devam ettirmek için o kurayı çekerken bir yanlış yaptık ama ticaretlerini o kurada devam ettirmeyecekleri ortada. Hemşerilerimizin arasında konuştular. Kimin hangi niyetle bizden depo alıp kendi dükkanlarını hangi niyetle kime kiraya verdiğini sorgulayamıyoruz. Yaşanan bu durumda herkes bize müracaat eden herkesin derdine derman olmak gibi bir dertle işlerin üzerine gidiyoruz. Zaman zaman bu konunun istismar edilebilirliğini de görüyoruz. Depo alanı verilmesi gerektiğini savunurken de şunu ifade etmiştim sayın bakanımızın huzurunda. Bundan sonra benim beklediğim mutlak adalet değil ama sorunları milimize etmek. Yaptığımız her iş çok adil olacak mı? olmayacak çünkü ilk düğmeyi tüm ikazlarıma, serzenişlerime rağmen yanlış düğümlendik. İnşallah finalde bu süreçleri istismar etmeden doğru yönetiriz. Herkes aşağıda yapyığı ticari faaliyetleri yukarıda devam ettirir. Bir takım mülk sahibi, ekonomik gücü olan hemşerilerimizde bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da değer katmaya devam ederler. Onların buralarda kalması üzülmemesi kırılmaması da benim açımdan hakikaten önemli çünkü bir yerin sermayedarı oranın güvenlik kuvvetleri gibidir. Sermayedarlar bu ülkede ilçede olmazlarsa hep fakir fukara kendi kendimiz içimizde meczup bir şekilde yaşarız. Dolayısıyla her yatırım yapacak her güzel şeyi yapacak hemşerimize kol kanat germekte bizin işimiz” diye konuştu.

Hayvanlarını koruyacağı yer olmadığı için yeni yerleşim yerine taşınamayan vatandaşlar için ahırlar yapıldığını ve bunların vatandaşlara dağıtıldığını aktaran Aytekin, “Belediye olarak biz 50 ahırda 73 hemşerimizin 375 hayvanını ahırlara çekebilecek, orada barındırabilecek şekilde çalışmalarımızı yaptık. Hemşerilerimiz peyderpey oraya doğru çıkıyorlar. Orada bizim bir eksiğimiz var, elektrik eksiğimiz. Önümüzdeki günlerde inşallah DSİ’de elektrik altyapısını yapacak, o sorunuda gidermiş olacağız. Yine o bölgede bakanın talimatıyla çoban evi diyebileceğimiz  konteynerler geldi. Onlardan 3 tanesini belediyemize verdiler. O bölgede bay bayan ve belediye personelinin kalabileceği alanlar oluşturacağız. Dolayısıyla ahırlar konusunda on baş hayvan altı olan vatandaşlarımızın durumlarını çözmüş durumdayız. On baş üzerinde hayvanı olanlara da Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından teslimatı mevcut. Ahırların yapılması konusunda da finans modeli geliştirerek yine önümüzdeki 45-50 gün içerisinde çözülerek, gerekirse AFAD tarafından hayvan çadırları ahır çadırlar getirilerek kullanılır bu problemler çözülmüş olur. Su tutma takviminde herhangi bir gecikme olmadan su tutma işlemi de aynen devam edecektir. Yani öyle gözüküyor ki Mart aylarının ortaları veya sonu itibariyle Yusufeli ilçemiz tamamen terk edilmiş ve içinde herhangi bir canlı varlık hemşerimiz kalmamış olacak. Ahırları yapımları tamamıyla bize ait olduğu için tamamen vermemiz söz konusu değildir. Onları vatandaşa tamamı ile mülkiyet olarak vermemiz söz konusu değil. Sadece kullanma hakkını onlara veriyoruz, hizmet bedeli olarak birde ücret alarak kullanma hakkını veriyoruz. Çünkü mandırada yapacağız. Hayvan bakmayan hemşerimiz boşuna ahır tutmayacak orada. Ahır belediyenin mülkü olarak bir başka hayvan bakmak hemşerimize devredilmek üzere elimizde olacak. Şuanda kiralama usulüyle verilecek. Ama isterlerse daha sonra mülk Emlak'tan satın alarak kendi mülklerine dönüştürebilirler. O onların takip edebileceği bir süreç, belediyemize ait takip edebileceğimiz bir süreç söz konusu değil” ifadelerini kullandı.

HATİCE DİLER

Muhabir: TE Bilisim