SAĞLIK

Yanlışlıkla içilen kimyasallar çocukların yemek borusunda delinmeye neden olabilir

Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden Uzm. Dr. Ahsen Dönmez Türkmen: - 'Yanlışlıkla içilen kimyasal maddeler yemek borusunda hasara, delinmeye sebep olabilir. Bu hayati bir sorun, çok ciddi bir problemdir. Bu yüzden evde temizlik malzemelerinin çocukların ulaşamayacağı yerlerde saklanması lazım'

Abone Ol

Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Kliniği'nden Uzm. Dr. Ahsen Dönmez Türkmen, yanlışlıkla içilen kimyasal maddelerin yemek borusunda hasara ve delinmeye sebep olabileceğini, bunun da hayati bir sorun olduğunu belirtti.

Türkmen, AA muhabirine, evlerde kullanılan kimyasal maddelerin kilitli dolaplarda ya da çocukların ulaşamayacağı yerlerde saklanmaması halinde, çocukların bu maddelere kolaylıkla erişebildiğini söyledi.

Bazı maddelerin renkleri nedeniyle çocuklar için cazip hale gelebildiğini belirten Türkmen, emekleme ve yürüme çağındaki çocukların ilgisini çekerek bu maddeleri ağızlarına almasına neden olabildiğini ifade etti.

Türkmen, bu maddelerin ağız yoluyla alınması durumunda, tükürükle birlikte yutulmaları halinde içeriklerindeki asidik ve alkali özelliklere bağlı aşındırıcı etkiler nedeniyle ciddi yaralanmalar oluşabileceğini vurguladı.

Uzm. Dr. Türkmen, 'Yanlışlıkla içilen kimyasal maddeler yemek borusunda hasara, delinmeye sebep olabilir. Bu hayati bir sorun, çok ciddi bir problemdir. Bu yüzden evde temizlik malzemelerinin çocukların ulaşamayacağı yerlerde saklanması lazım.' dedi.

- 'Yaklaşık yüzde 10 ile 20 hastada özefagusta yaralanma görülmektedir'

Bu tür vakalarda hastaların günler boyu beslenemeyebildiğini dile getiren Türkmen, bazı durumlarda mideden tüp açılarak beslenmek zorunda kalındığını ve hastaların birçok tekrarlayan endoskopik işlemlere maruz kalabildiğini kaydetti.

Türkmen, Marmara Üniversitesinin bulunduğu lokasyon itibarıyla çok sayıda hastaya hizmet verdiğini belirterek, 'Kimyasal madde alımına bağlı 1 senede ortalama 170-180 hasta başvurmaktadır. Bunların yaklaşık 60-70 tanesinde güçlü asidik ve alkali madde maruziyeti nedeniyle endoskopi gereksinimi olmaktadır. Endoskopi sonucunda da yaklaşık yüzde 10 ile 20 hastada özefagusta yaralanma görülmektedir.' diye konuştu.

Bazı kimyasal maddelerin uçucu etkisi bulunduğunu ifade eden Türkmen, bu tür maddelerin ağız yoluyla alındığında havayollarına zarar verebildiğini, bunun da akciğerlerde ciddi hasara yol açarak hastanın solunum cihazına bağlanmasına neden olabileceğini söyledi.

- 'Kesinlikle kusturma işlemi yapılmamalı'

Türkmen, yemek borusunda oluşan hasarın ilerleyen dönemlerde daralmaya yol açabileceğini ve bu durumun tekrarlayan endoskopik işlemlerle genişletilmeye çalışıldığını belirtti.

Hastaların bu süreçte çeşitli risklere maruz kalabildiğini aktaran Türkmen, çok nadir durumlarda ise yemek borusunda kanser gelişebileceğini dile getirdi.

Türkmen, ailelere şu uyarılarda bulundu:

'Temizlik malzemeleri çocukların ulaşamayacağı yerlerde saklanmalı ve kilitli dolaplarda bulunmalı. Dışarıdan etiketsiz ve markasız ürünler alınmamalı. Evlerde bu maddeler günlük kullanılan bardak veya kaplara aktarılmamalı. Çocuklar bu maddeleri su ya da başka bir içecek sanarak içebilir. Ayrıca aileler böyle bir durumla karşılaşırsa kesinlikle kusturma işlemi yapılmamalı, herhangi bir süt ya da içecek içirilmemeli. Çocuk derhal hastaneye götürülmeli ve içilen maddenin de beraberinde getirilmesi gerekmektedir.'

- 'Yüksek bir yere koymama rağmen kızım bu ilacı içti'

İstanbul'da yaşayan ve çocuğu yanlışlıkla kimyasal ilaç için Nurcan Özyıldırım ise yaklaşık 3 yıl önce kızının ev kazası geçirdiğini, olayın yaşandığı dönemde 8 yaşında olduğunu söyledi.

Komşularla birlikte böceklerden kurtulmak amacıyla ilacı aldıklarını belirten Özyıldırım, 'Etiketsiz bir ilaçtı, onu alıp bir bardağa koymuştum. Yüksek bir yere koymama rağmen kızım bu ilacı içti bir akşamleyin.' dedi.

Özyıldırım, durumun fark edilmesinin ardından acilen ambulans çağırdıklarını ve hastaneye geldiklerini, tedavi sürecinin oldukça uzun ve zorlu geçtiğini dile getirdi.

Olayın üzerinden yaklaşık 2,5 yıl geçtiğini belirten Özyıldırım, ilk etapta 3 haftalık hastane yatışı olduğunu, bu süreçte kızının yemek borusu yandığı için ağızdan beslenemediğini, damardan beslendiğini anlattı.

- 'Daha ağır sonuçlar da olabilirdi'

Özyıldırım, yemek borusunda oluşan yanık sonrası daralmalar meydana geldiğini, bu daralmaların endoskopik yöntemlerle genişletildiğini ve yaklaşık ayda bir tekrar ettiğini belirtti.

Bu süreçte kızının yeniden yemek yiyemez hale geldiğini ifade eden Özyıldırım, 'Bir endoskopi sırasında yemek borusunda delinme meydana geldi. Ondan sonra midesinden beslenmeye başladı.' diye konuştu.

Doktorların desteğiyle süreci atlattıklarını belirten Özyıldırım, şöyle devam etti:

'Daha ağır sonuçlar da olabilirdi. Şimdilik iyiyiz, çok şükür. Eve kesinlikle etiketsiz hiçbir kimyasal sokulmasın veya içilebilecek bir şeyin içerisine konulmasın. Ben bardağa koyduğum için çok pişmanım. Eğer kavanoza koysaydım ya da hiç almasaydım bunu yaşamayacaktık. Yüksek yerlere koyun ama mutlaka ulaşamayacakları şekilde olsun. Etiketsiz hiçbir kimyasal alınmamalı.'