SAĞLIK

"Yemek Sonrası Uyku Hali İnsülin Direncinin Habercisi Olabilir"

Artvin'de diyetisyenlik hizmeti veren Gizem Tekin, insülin direncinin toplumda giderek daha yaygın görülen önemli bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekerek, erken belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

Abone Ol

Tekin, özellikle yemeklerden sonra ortaya çıkan yoğun uyku hali, halsizlik ve tatlı krizlerinin insülin direncinin en belirgin işaretleri arasında yer aldığını ifade etti.

İnsülin direncinin yalnızca kilo alımıyla ilişkilendirilmemesi gerektiğini belirten Tekin, bu durumun uzun vadede diyabet başta olmak üzere kalp-damar hastalıkları ve birçok kronik rahatsızlık için risk oluşturduğunu vurguladı.

Belirtilere Dikkat Çekti

Diyetisyen Tekin, insülin direnci bulunan kişilerde sık görülen belirtileri şöyle sıraladı:
* Gün içinde aşırı yorgunluk ve halsizlik,
* Yemeklerden sonra belirgin uyku hali,
* Sık acıkma ve tatlı tüketme isteği,
* Diyet yapılmasına rağmen kilo vermekte güçlük çekme,
* Özellikle göbek ve karın çevresinde yağlanma.
Tekin, "İnsülin direncinin en belirgin semptomu, yemek yedikten veya şekerli bir içecek tükettikten sonra ortaya çıkan yorgunluk, uyku ve ağırlık hissidir. Bunun yanında kişi yemek yemesine rağmen kısa sürede yeniden acıkabilir, kolay kilo alabilir ya da kilo vermekte zorlanabilir. Konsantrasyon bozukluğu ve uyku problemleri de insülin direnci belirtileri arasında yer almaktadır." dedi.
"Hücreler İnsüline Yeterince Yanıt Vermiyor"
İnsülin direncinin tanımını da yapan Tekin, "İnsülin direnci, vücut hücrelerinin pankreastan salgılanan insülin hormonuna yeterince yanıt vermemesi sonucu kandaki şeker seviyesinin yükselmesi durumudur." ifadelerini kullandı.
Bu durumun tespitinde kullanılan en önemli ölçütlerden birinin HOMA-IR değeri olduğunu belirten Tekin, ideal HOMA-IR değerinin 2,5'in altında olması gerektiğini söyledi.
İnsülin Direnci Neden Oluşuyor?
Tekin, insülin direncinin oluşmasında birçok etkenin rol oynadığını belirterek şu faktörlere dikkat çekti:
* Yüksek kalorili, şekerli ve işlenmiş gıdaların fazla tüketilmesi,
* Karbonhidrat ağırlıklı beslenme,
* Hareketsiz yaşam tarzı,
* Obezite,
* Genetik yatkınlık.
Doğru Beslenme ve Hareketle Kontrol Altına Alınabiliyor
İnsülin direncinin tedavisinde öncelikle kan testi ile direnç seviyesinin belirlenmesi gerektiğini ifade eden Tekin, uygun beslenme programı ve yaşam tarzı değişiklikleriyle çoğu kişinin 2 ila 6 ay içerisinde normal değerlere ulaşabileceğini belirtti.
Tedavi sürecinde uygulanması gereken temel kuralları da paylaşan Tekin, şunları kaydetti:
* Kişiye özel, sürdürülebilir ve uygulanabilir bir beslenme programı hazırlanmalı.
* Günlük beslenme düzeni 4-6 öğünden oluşmalı.
* Basit karbonhidratlar yerine tam tahıllar ve baklagiller gibi kompleks karbonhidratlar tercih edilmeli.
* Beslenme programı tüm besin gruplarını yeterli ve dengeli şekilde içermeli.
* Şok diyetlerden kaçınılmalı.
* Karbonhidrat tüketilecekse yanında mutlaka protein kaynağı bulunmalı.
* Haftanın çoğu günü en az 30 dakika tempolu yürüyüş gibi düzenli egzersiz yapılmalı.
* Öğün atlanmamalı, ara öğünlerle kan şekeri dengede tutulmalı.
Bu Besinleri Önerdi
Tekin, insülin direnci bulunan bireylerin beslenmelerinde şu besinlere daha fazla yer vermesi gerektiğini söyledi:
* Lifli sebzeler: Ispanak, brokoli, kabak ve marul gibi sebzeler kan şekerinin daha yavaş yükselmesini sağlar.
* Kaliteli proteinler: Yumurta, tavuk, balık, peynir ve kurubaklagiller uzun süre tokluk hissi oluşturur.
* Sağlıklı yağlar: Zeytinyağı, ceviz, badem ve avokado insülin duyarlılığını destekler.
* Düşük glisemik indeksli tahıllar: Bulgur, yulaf ve tam buğday ürünleri kan şekerinin daha dengeli yükselmesine yardımcı olur.
"Kilo Vermenin Önündeki Engel Kalkıyor"
İnsülin direnci normale döndüğünde kilo vermenin de kolaylaştığını belirten Gizem Tekin, "Direnç düzeyi normale ulaştığında hastaların iştahı kontrol altına alınır ve kilo verme süreci hızlanır. Bunun yanı sıra kalp hastalıkları, tip 2 diyabet ve bazı kanser türlerine yönelik risk de azaltılmış olur." ifadelerini kullandı.