Artvin Emek ve Demokrasi Platformu, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46’ncı yıl dönümünde basın açıklaması ve anma programı düzenledi.

“12 Eylül’ü Unutmadık, Unutturmayacağız” sloganıyla gerçekleştirilen programda, darbenin Türkiye’nin demokrasi, emek ve toplumsal yaşamında bıraktığı etkiler gündeme getirildi.

Artvin Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri ile vatandaşlar, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin yıl dönümü dolayısıyla Çok Katlı Otopark önünde bir araya geldi.

Programda, 12 Eylül darbesiyle birlikte yaşanan hak ihlalleri, baskılar, gözaltılar, işkenceler, idamlar ve demokratik kurumlara yönelik uygulamalar hatırlatıldı.

Anma programında yapılan açıklamada, 12 Eylül darbesinin yalnızca siyasi iktidarın askeri müdahaleyle değiştirilmesinden ibaret olmadığı, Türkiye’nin sosyal, siyasal ve ekonomik yapısında uzun yıllar etkisini sürdüren bir dönemin başlangıcı olduğu savunuldu.

12 Eylül’ün 46. Yılında Artvin’den Mücadele Mesajı-2

“12 Eylül’ün yarattığı tahribat bugün de devam ediyor”

Artvin Emek ve Demokrasi Platformu adına açıklama yapan Uğur Karakuş, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen darbenin yarattığı toplumsal, siyasal ve ekonomik tahribatın etkilerinin sürdüğünü söyledi.

Karakuş, 12 Eylül’ü yalnızca ordunun yönetime el koyması olarak değerlendirmediklerini belirterek, darbenin Türkiye’de emekçilerin, işçilerin ve devrimci kesimlerin mücadelesini bastırmaya yönelik kapsamlı bir müdahale olduğunu ifade etti.

12 Eylül döneminde binlerce kişinin gözaltına alındığını, işkencelerden geçirildiğini ve çok sayıda devrimcinin idam edildiğini belirten Karakuş, cezaevlerinin de ağır baskı ve hak ihlallerinin yaşandığı merkezlere dönüştüğünü dile getirdi.

Açıklamada, darbe yönetiminin hedef aldığı kesimlerin yalnızca siyasi hareketlerle sınırlı kalmadığı, demokratik kurumların, sendikaların ve toplumun aydınlanma ve dayanışma alanlarının da ağır baskılara maruz kaldığı ileri sürüldü.

“Darbenin ikinci ayağı Türk-İslam Sentezi politikaları oldu”

Uğur Karakuş, 12 Eylül sonrasında hayata geçirilen politikaların toplumsal yaşam üzerinde de önemli değişikliklere neden olduğunu savundu.

Karakuş, açıklamasında darbe yönetiminin sol ve devrimci hareketleri bastırmanın yanı sıra toplumun ilerici ve aydınlanmacı unsurlarını da tasfiye etmeye yönelik politikalar uyguladığını belirterek, “Türk-İslam Sentezi” olarak nitelendirdiği anlayışın devlet politikalarında etkili hale getirildiğini söyledi.

Zorunlu din dersleri, eğitim müfredatındaki değişiklikler ve cemaat ve tarikat yapılanmalarının önünün açılması gibi uygulamaların da bu dönemin politikaları arasında yer aldığını savunan Karakuş, toplumun siyasal ve sosyal yaşamdan uzaklaştırılmasının hedeflendiğini ifade etti.

Günümüzdeki politikalara yönelik eleştiriler

Açıklamanın devamında günümüzdeki siyasi iktidara yönelik eleştiriler de yer aldı.

Karakuş, iktidarın kendisini darbe mağduru olarak sunduğunu ancak 12 Eylül döneminde oluşturulan siyasi ve ekonomik düzenin farklı biçimlerde sürdürüldüğünü öne sürdü.

12 Eylül döneminin ardından oluşturulan anayasal ve kurumsal yapının günümüzde farklı uygulamalarla devam ettiğini savunan Karakuş; sendikasızlaştırma, güvencesiz çalışma, grevlerin yasaklanması, kamusal hizmetlerin piyasalaştırılması ve doğanın tahrip edilmesi gibi konulara dikkat çekti.

Artvin Ticaret Borsasından Arı Yetiştiricileri Birliğine Ziyaret
Artvin Ticaret Borsasından Arı Yetiştiricileri Birliğine Ziyaret
İçeriği Görüntüle

Eğitim, sağlık ve diğer kamusal hizmetlerin piyasalaştırılmasına karşı çıkan Karakuş, emekçilerin hak arama ve örgütlenme özgürlüğünün güvence altına alınması gerektiğini belirtti.

“12 Eylül ile gerçek bir yüzleşme gerekiyor”

12 Eylül darbesiyle gerçek anlamda yüzleşmenin yalnızca geçmişte yaşananların sorumlularının yargılanmasıyla sınırlı tutulamayacağını ifade eden Karakuş, darbenin oluşturduğu ekonomik ve siyasal düzenin de değiştirilmesi gerektiğini savundu.

Karakuş, konuşmasında şu talepleri sıraladı:

· 12 Eylül döneminin ürünü olduğu belirtilen antidemokratik yasaların ve kurumların kaldırılması,

· Parasız, nitelikli ve bilimsel eğitim hakkının güvence altına alınması,

· Parasız sağlık hakkının korunması,

· Doğanın yağmalanmasına karşı mücadele edilmesi,

· Emek sömürüsüne karşı halkın mücadelesinin güçlendirilmesi,

· Gericiliğe karşı demokratik ve özgürlükçü bir toplum anlayışının savunulması.

“Mücadelemizi sürdüreceğiz”

Programda yapılan açıklamada, 12 Eylül döneminde yaşananların unutulmaması ve yeni kuşaklara aktarılması gerektiği vurgulandı.

Artvin Emek ve Demokrasi Platformu adına yapılan açıklama, “12 Eylül darbecilerinin ve onların izinden gidenlerin karşısında; eşitlik, özgürlük, demokrasi ve bağımsızlık mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” ifadeleriyle sona erdi.

Anma programına katılanlar, açıklamanın ardından “12 Eylül’ü Unutmadık, Unutturmayacağız” ve “Faşizme Karşı Omuz Omuza” sloganlarıyla mesajlarını dile getirdi.

Muhabir: Ayşe ÖZDER