Yıllık yaklaşık 3 bin şişe üretim yapan Arifağaoğlu, sınırlı kapasiteye rağmen yurt dışından gelen talepleri karşılamaya çalışıyor.

Taraklı Köyü’nün eski adının Trapen olduğunu belirten Arifağaoğlu, araziyi yaklaşık 2002 yılında satın aldığını ve üzüm yetiştiriciliğine zaman içerisinde başladığını söyledi.

Bölgede çalışan Gürcü bir kişinin aracılığıyla üzüm köklerini çoğaltmaya başladığını anlatan Arifağaoğlu, üretim sürecinin yıllar içerisinde geliştiğini ifade etti.

20 Dönümde Doğal Üretimle Dünya Pazarına Açılan Şarap-2

Bir gurmenin ziyareti üretimin yönünü değiştirdi

Şarap üretiminde önemli bir dönüm noktasının kendisini ziyaret eden bir gurme olduğunu anlatan Arifağaoğlu, Türkiye’nin önde gelen gurmelerinden bir kadının kendisini telefonla arayarak şaraplarını tatmak için Taraklı’ya gelmek istediğini söyledi.

Gurmenin şaraplarını tattığını belirten Arifağaoğlu, arkadaşlarıyla tüketmek amacıyla hazırladığı farklı bir şarabı da kendisine sunduğunu ifade etti.

Arifağaoğlu, gurmenin bu şarabı beğenmediğini değil, aksine içeriğindeki farklılığı hemen fark ettiğini belirterek, ürünün yurt dışında satışının yapılabileceğini ve gerekli lisansın alınması gerektiğini kendisine söylediğini aktardı. Bu görüşmenin ardından lisans alma sürecine girdiklerini belirten Arifağaoğlu, iki danışman ve hukukçu kızının desteğiyle yaklaşık 2,5 yıl süren çalışmaların ardından lisansı alabildiklerini söyledi.

Michelin yıldızlı restoranlara ve 5 yıldızlı otellere gönderiliyor

Lisansın alınmasının ardından üretimin ticari boyut kazandığını belirten Arifağaoğlu, ürünlerini Michelin yıldızlı restoranlara ve bazı 5 yıldızlı otellere gönderdiklerini ifade etti.

Üretimin kısa sürede büyütülebilecek bir iş olmadığını vurgulayan Arifağaoğlu, “Öyle birdenbire bugün ekeyim, yarın büyüteyim olmuyor. Yavaş yavaş, yılları alan şekilde gidiyor” dedi.

Hollanda ve İspanya’dan talep

Arifağaoğlu’nun ürettiği şaraplar yurt dışında da ilgi görüyor. Geçen yıl Hollanda ve İspanya’dan yoğun talep aldıklarını belirten Arifağaoğlu, mevcut üretimlerinin bu talebi karşılamaya yetmediğini söyledi.

İki ülkeye de yaklaşık 120’şer şişe gönderdiklerini belirten Arifağaoğlu, bu yıl da yeniden sipariş aldıklarını ifade etti.

Arifağaoğlu, Üretim miktarlarının sınırlı olması nedeniyle gelen tüm talepleri karşılayamadıklarını belirtti.

219583C2 F28A 44Bb A78A A54510F07B54

20 dönümlük arazide üretim kapasitesini artırmaya çalışıyor

Yaklaşık 20 dönümlük araziye sahip olduklarını belirten Arifağaoğlu, arazinin tamamını henüz üzüm bağına dönüştüremediklerini söyledi.

“20 dönüm Trakya’da hiçbir şey değildir ama burada 20 dönüm iyi bir arazidir” diyen Arifağaoğlu, üretimi kademeli olarak artırdıklarını ifade etti.

Bu yıl yaklaşık 300 kök üzüm diktiklerini belirten Arifağaoğlu, gelecek dönemde de 300 kök daha dikmeyi planladığını söyledi.

Üretimin sabır gerektirdiğini vurgulayan Arifağaoğlu, “Yavaş yavaş, yavaş yavaş sabırla bu işi devam ettireceğim” ifadelerini kullandı.

Şarabında su ve katkı maddesi bulunmuyor

Arifağaoğlu’nun üretimini farklılaştıran en önemli özelliklerden biri ise doğal üretim yöntemi.

Üzüm yetiştirirken kimyasal kullanmadığını belirten Arifağaoğlu, hayvansal gübre kullandıklarını ve yağışların ardından yılda yaklaşık 8 kez bordo bulamacı uyguladıklarını söyledi.

Şarap üretiminde ise su ve herhangi bir katkı maddesi kullanmadığını vurgulayan Arifağaoğlu, ürünün doğrudan üzümün suyundan elde edildiğini ifade etti.

“Ürettiğimiz şarapta asla ve asla bir gözyaşı damlası kadar dahi su yoktur. Hiçbir katkı maddesi yoktur. Olduğu gibi üzümün suyundan ürettiğimiz şeydir” diyen Arifağaoğlu, doğal üretimin maliyetli olduğunu belirtti.

20 Dönümde Doğal Üretimle Dünya Pazarına Açılan Şarap-4

Borçka ve Yusufeli Kaymakamlıklarından Ziyaret
Borçka ve Yusufeli Kaymakamlıklarından Ziyaret
İçeriği Görüntüle

Markanın adı çocuklarının isimlerinden oluşuyor

Ürettiği şarabın markasının ise dört çocuğunun isimlerinden oluştuğunu belirten Arifağaoğlu, Melek, Safiye, Şule ve Nazım isimlerini bir araya getirerek “MESAŞUNA” markasını oluşturduğunu söyledi.

Markanın tescilini de bu isim üzerinden aldıklarını belirten Arifağaoğlu, üretimi gelecekte çocuklarına bırakmayı hedeflediğini ifade etti.

“Dünya markası olduk demeyelim ama isteyenler var”

Ürünlerine yurt dışından gelen ilgiyi değerlendiren Arifağaoğlu, henüz şaraplarının dünya çapında bir marka haline geldiğini söylemenin erken olduğunu belirtti.

Amerika Birleşik Devletleri’nden de ürün talebi geldiğini ancak üretim miktarlarının yetersiz olması nedeniyle bu talepleri karşılayamadıklarını anlattı.

“Çocuklarıma bir isim bırakacağım”

Üretimden elde ettiği gelirin şu aşamada büyük bir kazanç sağlamadığını belirten Arifağaoğlu, buna rağmen bu işe devam ettiğini söyledi.

Batum sınırına yaklaşık 20 kilometre mesafede bulunan Taraklı Köyü’nde üretim yaptığını belirten Arifağaoğlu, bölgenin üzüm ve şarap üretimi açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade etti.

“Para kazanıyor mu? Cebimde para harcıyorum. Ama olsun, çocuklarıma bir isim bırakacağım. Ben onun gayreti içindeyim” diyen Arifağaoğlu, öncelikli hedefinin üretim alanını ve markasını büyütmek olduğunu söyledi.

20 Dönümde Doğal Üretimle Dünya Pazarına Açılan Şarap-5

Kendi şarabını Bodrum’da 18 bin TL’ye gördü

Şarabının satış fiyatıyla ilgili dikkat çeken bir anısını da paylaşan Arifağaoğlu, Türkiye’de KDV dahil yaklaşık 2 bin TL’ye sattığı şarabın Bodrum’da 18 bin TL etiket fiyatıyla satıldığını gördüğünü söyledi.

“Bundan birkaç ay önce Bodrum’a gittim. Benim burada sattığım şarap 2 bin TL, KDV dahil. Orada etikette 18 bin TL gördüm. Kendi şarabımı kendim içemedim, pahalı geldi” ifadelerini kullandı.

Üretimi büyütmek için çalışmalarını sürdüreceğini belirten Arifağaoğlu, gelecekte çocuklarının bu işi devam ettirip ettirmeyeceğinin ise kendi kararları olduğunu söyledi.

Muhabir: Ayşe ÖZDER