Yavuz, genç nesillerin kaybolmaya yüz tutan mesleklere yönlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Biz 50 yaşını aştık, yavaş yavaş gidiyoruz. Genç nesillere bir şeyler bırakalım” dedi.

Borçka’da yorgancılık mesleğini sürdüren İsrafil Yavuz, mesleğe çocuk yaşlarda başladığını ve yorgancılığın ailesinde kuşaktan kuşağa aktarıldığını ifade etti.

Yavuz, mesleğin ailelerine geliş hikâyesinin yıllar öncesine dayandığını belirterek, büyük amcasının Zonguldak’ın Ereğli ilçesine giderek burada yorgancılığı öğrendiğini anlattı. Yavuz’un aktardığına göre büyük amcası, askerlik yıllarında Ereğli’de hem mesleğini ilerletti hem de burada kendisine ilgi duyan bir genç kızın ailesiyle tanıştı.

Ailenin, Artvin’den gelen genç yorgancının Ereğli’de kalmasını ve burada mesleğini sürdürmesini istediğini belirten Yavuz, ancak büyük amcasının daha sonra ailesine mektup göndererek kardeşinin de Ereğli’ye gönderilmesini istediğini söyledi.

Whatsapp Image 2026 09 03 At 10.25.17

Yavuz, “Amcam, babama mektup gönderiyor. ‘Kardeşimi gönder, burada yorgancılığı öğreteyim. Artvin Borçka’da bir yorgan dükkânı açalım’ diyor. O zamanlar ulaşım da bugünkü gibi değildi. Gemiyle gidip geliyorlardı. Daha sonra amcam babama mesleği öğretiyor ve Borçka’da dükkân açıyorlar” ifadelerini kullandı.

Artvin Ticaret Borsası Borçka’da Sektörün Sorunlarını Masaya Yatırdı
Artvin Ticaret Borsası Borçka’da Sektörün Sorunlarını Masaya Yatırdı
İçeriği Görüntüle

“Tokmakla çalışırdık, makineler sonradan geldi”

Yorgancılığın geçmişte tamamen el emeğine dayandığını anlatan Yavuz, bugün makinelerle yapılan birçok işlemin eskiden ustalar tarafından elle gerçekleştirildiğini söyledi.

Ailelerinin açtığı dükkânın yaklaşık 35 yıl faaliyet gösterdiğini belirten Yavuz, kendisinin de eğitim hayatıyla birlikte yorgancılığı sürdürdüğünü ifade etti.

Yavuz, geçmişte işlerin yoğun olduğu dönemlerde geceli gündüzlü çalıştıklarını belirterek, “Hem İmam Hatip okuduk hem dükkânda yorgan diktik. O zaman işler çok yoğundu. Yatakların kenarlarını, bugün makinelerin yaptığı birçok işi biz elle yapardık. Yetiştiremiyorduk. İşçiler gelir, birlikte çalışırdık. Gecesi gündüzü hem okuyorduk hem yorgan dikiyorduk” diye konuştu.

Whatsapp Image 2026 09 03 At 10.25.18 (1)

Yorgancılığın kendileri için yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda büyük bir mücadele ve yaşam biçimi olduğunu ifade eden Yavuz, “50 sene, 40 sene, 35 sene rüzgâr gibi geçti. Zor şartlarda sanatımızı sürdürdük” dedi.

“Gençlere sanat öğretelim”

Mesleğin geleceği konusunda endişeli olduğunu dile getiren İsrafil Yavuz, çocuklarının eğitimlerini tamamladığını ancak yorgancılığı öğrenmediğini belirtti.

Geleneksel mesleklerin yaşatılması için yerel yönetimlere, eğitimcilere, gazetecilere ve toplumun tüm kesimlerine çağrıda bulunan Yavuz, farklı alanlarda küçük atölyelerin kurulması gerektiğini söyledi.

Yavuz, “Ben oğlanlarım okudular, öğrenmediler. Genç kimse bir şey vermiyor, öğrenmediler. Ne olacak bilmiyorum. Ben diyorum ki sanatımızı kaybetmeyelim” ifadelerini kullandı.

Siyasetten uzak bir anlayışla çocuklara ve gençlere farklı mesleklerin öğretilmesi gerektiğini belirten Yavuz, “Belediye başkanlarına, herkese söylüyorum. Kılık kıyafete, siyasete bakmadan yavrularımıza bölüm bölüm zamanlarda sanatı öğretelim. Bazen yorgancılığı, bazen demirciliği, bazen başka bir sanatı… Ufak ufak atölyeler açalım. Kaybolmasın” çağrısında bulundu.

Whatsapp Image 2026 09 03 At 10.25.20

“Sanatımızı kaybedersek her şey plastiğe dönecek”

Geleneksel üretim kültürünün kaybolmasının yalnızca bir mesleğin yok olması anlamına gelmediğini belirten Yavuz, doğal malzemelerin kullanımının da önemine dikkat çekti.

Ahşap, yün ve pamuk gibi doğal ürünlerin geçmişte günlük yaşamın önemli bir parçası olduğunu ifade eden Yavuz, günümüzde plastik ve sentetik ürünlerin yaygınlaşmasına tepki gösterdi.

Yavuz, geleneksel üretim biçimlerinin korunması gerektiğini belirterek, “Bunu şimdi kaybedersek, hep plastiğe dönersek ne olacak? Ahşap, Cenabı Allah’ın verdiği ormandaki şeyle yapılan ürünler nerede?” dedi.

“5-10 yıl sonra İsrafil Yavuz yorgancı olmayabilir”

Yorgancılık mesleğinin bugün geçmişe kıyasla ciddi şekilde azaldığını ifade eden Yavuz, kendisinden sonra mesleği sürdürecek yeni ustaların yetişmemesinden duyduğu endişeyi dile getirdi.

“Eli kulağında, 5 sene, 10 sene sonra bir İsrafil Yavuz yorgancı yoktur” diyen Yavuz, mesleğin devam etmesi için gençlerin bu alanlara yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Yavuz, “Peşinden yapan da olmadı mı zaten mesele bitiyor. Büyük firmalar nasıl ürün üretelim, nasıl satalım diye düşünüyor. Bizim geleneksel sanatlarımız ise yavaş yavaş kayboluyor” şeklinde konuştu.

“Yün ve pamuk yorganlar yeniden değer kazanmalı”

Günümüzde kullanılan yatakların çok kalın ve yaylı olmasına rağmen bazı insanların bu yataklarda rahat edemediğini belirten Yavuz, yün ve pamuk dolgulu şiltelerin yeniden kullanılabileceğini söyledi.

Whatsapp Image 2026 09 03 At 10.25.18

Yavuz, özellikle doğal malzemelerden hazırlanan yorgan ve şiltelerin yatakların üzerine serilerek kullanılabileceğini ifade etti.

“Ortopedik yatak alıyor, 30 santim kalınlığında, yaylı. ‘Rahat yatamıyorum’ diyor. Ben de diyorum ki o yatağın üzerine yünden veya pamuktan şilte yapacaksın, yorgan gibi olacak, üstüne sereceksin ve sağlıklı yatacaksın” diyen Yavuz, kullanılan kumaşların da pamuklu olmasının önemli olduğunu belirtti.

Yün ve pamuk gibi doğal malzemelerin yanı sıra polyester gibi sentetik ürünlerin kullanımına da dikkat çeken Yavuz, doğal malzemelerin insan yaşamındaki yerinin korunması gerektiğini savundu.

“Al beşe, sat beşe, yine kalır bir şey”

Yorgancılık mesleğinin zorluklarından birinin de çalışma koşulları olduğunu ifade eden Yavuz, özellikle eski pamukların temizlenmesi ve kabartılması sırasında ortaya çıkan tozun ustaların sağlığını olumsuz etkilediğini söyledi.

Borçka’da yorgancılık yapan usta sayısının giderek azaldığını belirten Yavuz, kendisiyle birlikte mesleği sürdüren birkaç kişinin kaldığını ifade etti.

Yavuz, mesleğin ekonomik olarak da sürdürülebilir hale getirilmesi gerektiğini belirterek, “Gayret ediyoruz şu anda ama nereye kadar? Onun için diyorum ki al beşe, sat beşe, yine kalır bir şey. Kimseye haksızlık yapmayalım, alana da kalır bir şey” dedi.

“Genç nesillere bir şeyler bırakalım”

Yaklaşık 30 yıldır yorgancılık yapan İsrafil Yavuz, mesleğinin geleceğine ilişkin en büyük temennisinin geleneksel sanatların genç kuşaklara aktarılması olduğunu söyledi.

“Biz 50 yaşını aştık, yavaş yavaş gidiyoruz. Genç nesillere bir şeyler bırakalım ” diyen Yavuz, yorgancılığın yanı sıra demircilik, ahşap işçiliği ve diğer geleneksel mesleklerin de atölyeler aracılığıyla gençlere öğretilmesi gerektiğini vurguladı.

Yavuz, sözlerini tüm Artvin’e selam göndererek tamamladı: “Huzur, mutluluk, sağlık diliyorum. Herkese, Artvin’e buradan Macahelli yorgancıdan selam olsun.”

Muhabir: İlknur Aylin Yılmaz