Uzuner, yaptığı değerlendirmede Arhavi’nin giderek küçüldüğünü, yalnızlaştığını ve önemli kurumlarını birer birer kaybettiğini ifade ederek sürece tepki gösterdi.
Arhavi’nin mevcut durumunu eleştiren Uzuner, ilçede son yıllarda yaşanan kurumsal kayıpları sıralayarak şunları söyledi: “Artık her video çektiğimizde yine kötü bir haber mi vereceksiniz diye düşünmeniz normal hale geldi. Arhavi her gün biraz daha küçülüyor, yalnızlaşıyor. Elindeki kurumlar ve haklar tek tek alınıyor.”
Uzuner, konuşmasında ilçede daha önce kapanan ya da faaliyetlerini durduran bazı kurumları hatırlatarak, “Of Çay kapandı, İş Bankası gitti, Akbank gitti, Mal Müdürlüğü kapandı, İlçe Özel İdare kapandı” ifadelerini kullandı. Ayrıca Orman İşletme Müdürlüğü ve PTT’nin de kapanabileceğine dair iddiaların konuşulduğunu belirtti.
“Geride ne kaldı?” sorusunu yönelten Uzuner, ilçede sosyal alanlar ve fiziki yatırımların tek başına yeterli olmayacağını vurguladı. Caddeler, sokak düzenlemeleri ve spor alanlarının ancak nüfusun varlığıyla anlamlı olacağını ifade eden Uzuner, “Eğer esnaf kepenk kapatırsa o caddelerde kim yürüyecek? Gençler göç ederse halı sahada kim top oynayacak?” dedi.
Ekonomik ve sosyal yapının zayıflamasının Arhavi’nin geleceğini tehdit ettiğini savunan Uzuner, üretim, istihdam, sanayi ve esnafın güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. İlçenin ayakta kalabilmesi için kurumların korunmasının kritik olduğunu ifade etti.
Açıklamasında siyasi bir çağrıda da bulunan Uzuner, Arhavi’nin “güçlü siyasete” ihtiyacı olduğunu belirterek, “Susanlara değil ses çıkaranlara ihtiyaç var. Seslerin kısıldığı değil yükseldiği bir dönem olmalı” dedi.
Maden faaliyetlerine ilişkin iddialara da değinen Uzuner, ilçede yaşanan ekonomik ve sosyal daralmanın madencilik projeleriyle bağlantılı olabileceğini öne sürdü.
Bu sürecin bölgeyi küçültmeye ve göçe zorlamaya yönelik bir plan olabileceğini savunan Uzuner, vatandaşlara araştırma yapmaları ve birlik içinde hareket etmeleri çağrısında bulundu.
Uzuner’in açıklamaları Arhavi’de son dönemde tartışma konusu olan ekonomik daralma, göç ve kamu kurumlarının geleceği ile ilgili tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.