Akyürek, Artvin balının kent ekonomisine önemli katkı sağlayabilecek potansiyele sahip olduğunu belirterek, 2026 yılı bal rekoltesi ve fiyatları üzerinden yapılan hesaplamaya göre kentte balın ekonomik karşılığının yaklaşık 3 milyar lira seviyesinde olduğunu ifade etti.
Artvin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akyürek, borsanın faaliyetleri, Artvin’in tarımsal üretim potansiyeli, yöresel ürünlerin ekonomik değerinin artırılması ve önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan projeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Akyürek, özellikle bal ve zeytin üretiminin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini, üreticilerin ürünlerini gerçek değerinde pazarlayabilmeleri ve tarımsal ürünlerin kayıt altına alınması için çaba gösterdiklerini söyledi.
107 Aktif Üyeyle Faaliyetlerini Sürdürüyor
Artvin Ticaret Borsası’nın kuruluş sürecine ve seçimlere ilişkin bilgi veren Akyürek, 9 Ağustos 2025 tarihinde gerçekleştirilen seçimle kurucu meclis ve başkanlık döneminin tamamlandığını, ardından Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) bünyesindeki oda ve borsalarla birlikte seçim sürecinin yenilendiğini belirtti.
Türkiye genelinde 113 ticaret borsasının bulunduğunu ve Artvin Ticaret Borsası’nın bu alanda kurulan son borsa olduğunu ifade eden Akyürek, borsanın şu anda 107 aktif üyesinin bulunduğunu kaydetti.
Ticaret borsalarında faaliyetlerin yalnızca üye sayısıyla değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Akyürek, tescil işlemlerinin borsaların faaliyet hacmini ortaya koyan önemli göstergelerden biri olduğuna dikkat çekti.
Borsada gerçekleştirilen tescil sayısının üye sayısının üzerinde olduğunu belirten Akyürek, ürün çeşitliliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini söyledi.
117 Ürünlük Kotasyon Listesinin 53’ünde Tescil Gerçekleştirildi
Ticaret borsalarının temel faaliyet alanının tarım, hayvancılık ve ziraat sektörlerinde faaliyet gösteren kişi ve işletmelerin ürünlerini kayıt altına almak olduğunu belirten Akyürek, borsaya üyelik ve tescil süreçlerinin önemini anlattı.
Ürün alım satımlarının kayıt altına alınmasının hem üreticiler hem de alıcılar açısından çeşitli avantajlar sağladığını ifade eden Akyürek, hayvancılık sektöründen örnek vererek, üreticiden hayvan alımı gerçekleştiren bir kasabın, alım işlemini müstahsil makbuzuyla belgelendirebildiğini ve bu işlemi ticaret borsasına tescil ettirebildiğini söyledi. Aynı uygulamanın fındık, çay ve diğer tarımsal ürünler için de geçerli olduğunu belirtti.
Akyürek, kayıtlı işlemlerin vergisel ve belgesel açıdan önemine değinerek, tescil işlemlerinin üretim ve ticaret faaliyetlerinin kayıtlı biçimde yürütülmesine katkı sağladığını kaydetti.
Artvin Ticaret Borsası olarak Ticaret Bakanlığından alınan kotasyon izin listesinde 117 ürünün yer aldığını belirten Akyürek, yaklaşık 20 aylık faaliyet dönemi içerisinde bu listedeki 53 farklı üründe tescil işlemi gerçekleştirdiklerini ifade etti.
Tescili yapılan ürünler arasında çay, bal, fındık, balık, et, zeytin, pekmez, buğday ve peynir gibi çok sayıda ürünün bulunduğunu dile getiren Akyürek, Artvin’in ürün çeşitliliği bakımından önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.
Türkiye’deki ticaret borsalarını ürün çeşitliliği açısından da incelediklerini belirten Akyürek, Artvin Ticaret Borsası’nın bu alanda Türkiye’de ilk 10 içerisinde yer alabilecek bir konumda olduğunu düşündüklerini ifade etti.
Artvin Balının Ekonomik Değeri 3 Milyar Liraya Ulaşabilir
Akyürek’in açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri de Artvin balının ekonomik potansiyeli oldu.
Balın Artvin ekonomisinin önemli kalemlerinden biri olduğunu belirten Akyürek, 2026 yılı bal rekoltesi ile bal fiyatlarını karşılaştırarak yaptıkları hesaplamada, üretimin kayıt altına alınması durumunda balın kent ekonomisine yaklaşık 3 milyar liralık bir gelir sağlayabilecek büyüklüğe sahip olduğunu ifade etti.
Artvin’in biyolojik çeşitliliği, endemik bitki türleri ve Kafkas arısının gen bölgesi olması gibi özelliklerinin bal üretimine önemli katkı sunduğunu belirten Akyürek, kentin bu avantajlarının ekonomik değere dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.
Akyürek, Londra'da yayımlanan Financial Times gazetesinde Türkiye'den ihraç edilen ballara ilişkin yer alan bir habere de değinerek, Artvin balının uluslararası pazarlarda yüksek değerli ürünler arasında değerlendirildiğini söyledi. Haberde Artvin balının 50, 100 ve 200 gram gibi küçük ambalajlarda, üst segment ürünler arasında sunulmasına dikkat çekildiğini aktardı.
Artvin’in yaklaşık 720 endemik bitki türüne ev sahipliği yaptığını ve bölgede 2 bine yakın arı türünün bulunduğunu ifade eden Akyürek, bu doğal zenginliklerin balın niteliğini ve uluslararası pazardaki değerini destekleyen unsurlar olduğunu dile getirdi.
Kestane Balı 3 Bin 500, Çiçek Balı 1.900 Lira Olarak Belirlendi
Artvin balının değerinin üretim maliyetleri ve satış fiyatlarının ötesinde, sahip olduğu doğal özelliklerle değerlendirilmesi gerektiğini belirten Akyürek, borsa tarafından kestane balının kilogram fiyatının 3 bin 500 lira, çiçek balının kilogram fiyatının ise 1.900 lira olarak belirlendiğini söyledi.
Çiçek balının yalnızca tek bir bitki türünden elde edilen bal olarak değerlendirilmemesi gerektiğine işaret eden Akyürek, orman ağaçları başta olmak üzere farklı bitki türlerinin çiçeklerinin de bu balın oluşumunda rol oynadığını ifade etti.
Londra’daki satışlara ilişkin değerlendirmesinde, Artvin’de kilogramı 3 bin 500 lira olarak belirlenen kestane balının yurt dışındaki bazı satışlarda kilogram karşılığı yaklaşık 2 bin 200 avroya ulaşabildiğini belirten Akyürek, ürünlerin küçük gramajlarla ve yüksek fiyat segmentinde tüketicilere sunulduğunu kaydetti.
Artvin balının daha fazla tanıtılması ve hak ettiği ekonomik değere ulaşması gerektiğini vurgulayan Akyürek, “Türkiye’de bal emtiadır, Artvin’de ilaçtır” sözleriyle kentin bal üretimindeki ayrıcalıklı konumuna dikkat çekti.
Artvin Valisi’nin balın tanıtılması ve değerinin artırılması yönündeki çalışmalara verdiği desteğin önemine de değinen Akyürek, katkılarından dolayı teşekkür etti.
Butko Zeytini İçin Coğrafi İşaret Başvurusu Yapıldı
Artvin’in geleneksel tarımsal ürünlerinden Butko zeytini de Akyürek’in gündemindeki başlıklardan biri oldu.
Artvin zeytininin geçmişten bu yana hem kentte hem de başka illerde bilinen ve hediyelik olarak tercih edilen kıymetli bir ürün olduğunu belirten Akyürek, baraj projeleri ve yollar nedeniyle geçmişteki zeytin bahçelerinin önemli bir bölümünün kaybedildiğini söyledi.
Zeytin bahçelerinin yaklaşık üçte ikisinin yok olduğunu, geriye üçte birlik bölümünün kaldığını ifade eden Akyürek, öncelikli hedeflerinin üretimi yeniden artırmak olduğunu dile getirdi.
Butko zeytininin değerini korumak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla coğrafi işaret başvurusunda bulunduklarını belirten Akyürek, tescil sürecinin yıl sonuna kadar tamamlanmasını beklediklerini söyledi.
Coğrafi işaret tescilinin ürünün tanınırlığını artıracağını ve üreticinin emeğinin karşılığını almasına katkı sağlayacağını ifade eden Akyürek, bu çalışmanın yalnızca bir tescil işlemi olarak görülmemesi gerektiğini kaydetti.
Akyürek, “Bunları göz önünde bulundurarak bir taraftan coğrafi işaret çalışması yaparken diğer taraftan ürünümüzün üçte ikisinin üretiminin yok olduğunu değerlendirip zeytin bahçeleri kurmaya başladık” dedi.
İlk Etapta 450 Zeytin Fidanı Toprakla Buluşturuldu
Butko zeytininin üretimini artırmak amacıyla yeni zeytin bahçeleri oluşturulmaya başlandığını belirten Akyürek, bu kapsamda ilk uygulamanın Artvin merkezdeki Toptancılar Sitesi’nin arka kısmında gerçekleştirildiğini söyledi.
Söz konusu alanda 450 kök zeytin dikilerek yeni bir bahçe oluşturulduğunu ifade eden Akyürek, çalışmanın ardından diğer kamu kurumlarının da zeytin üretimini artırmaya yönelik kampanyaya katılmaya başladığını kaydetti.
Zeytin üretiminin yeniden canlandırılması için hem ürünün tanıtımına hem de üretim alanlarının genişletilmesine ihtiyaç duyulduğunu belirten Akyürek, coğrafi işaret çalışmasıyla birlikte yürütülen bahçe kurma faaliyetlerinin Artvin zeytininin geleceği açısından önemli olduğunu vurguladı.
Yeni Hizmet Binası İçin Çalışmalar Başladı
Artvin Ticaret Borsası’nın önümüzdeki döneme ilişkin hedefleri hakkında da bilgi veren Akyürek, borsanın hizmet kapasitesini artıracak yeni hizmet binası için çalışmaların başladığını açıkladı.
TOBB bünyesinde Artvin’de faaliyet gösteren beş sivil toplum kuruluşunun bulunduğunu belirten Akyürek, bunların dört ticaret ve sanayi odası ile Artvin Ticaret Borsası olduğunu söyledi.
Artvin Ticaret Borsası’nın merkezle birlikte kentin sekiz ilçesini daha kapsadığını ifade eden Akyürek, meclis oluşturulurken farklı ilçelerde faaliyet gösteren üyelerin temsil edilmesine önem verdiklerini kaydetti.
Mecliste hayvancılık, çay, bal, somon balıkçılığı ve fındık gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren temsilcileri bir araya getirdiklerini belirten Akyürek, böylece farklı alanlardaki bilgi ve deneyimlerin ortak bir çalışma anlayışıyla değerlendirilmesini amaçladıklarını söyledi.
Akyürek, oluşturulan kadronun önümüzdeki dört yıllık çalışma dönemi için önemli bir güç oluşturduğunu ifade etti.
Yeni hizmet binasının inşası için gerekli hazırlıkların başladığını belirten Akyürek, devraldıkları intifa hakkı ve tahsis sürecinin ardından projenin hayata geçirilmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi.
Hizmet binası için bu yıl sonuna kadar ruhsat alınmasının, inşaatın ise gelecek yıl başlayacak 18 aylık süreç içerisinde tamamlanmasının planlandığını aktaran Akyürek, binanın yalnızca fiziki bir yapıdan ibaret olmayacağını vurguladı.
Ürün Analizleri ve Uzman Kadro Aynı Çatı Altında Olacak
Yeni hizmet binasının temel hedeflerinden birinin kurumsallaşmayı güçlendirmek ve üreticilere daha kapsamlı hizmet sunmak olduğunu belirten Akyürek, burada ürün analizlerinin yapılabileceği bir altyapı oluşturmayı planladıklarını söyledi.
Ürünlerin kalitesinin korunması, üretim süreçlerinin geliştirilmesi ve üreticilere teknik destek sağlanması için uzman personelin görev almasının önemine değinen Akyürek, özellikle zeytin bahçelerinin kurulması ve bakımı gibi alanlarda ziraat mühendislerine ihtiyaç duyulacağını ifade etti.
Akyürek, farklı ürün gruplarının ihtiyaçlarına göre uzman kadroların ve çalışma alanlarının planlanacağını kaydetti.
Yeni binanın Artvin’in bütün ilçelerine hizmet verecek şekilde tasarlanacağını belirten Akyürek, ilçelerdeki üreticilerin ekonomik faaliyetleriyle ilgili işlemlerini daha kolay gerçekleştirebilmelerini amaçladıklarını söyledi.
Üreticinin İşlemleri Tek Merkezden Yürütülebilecek
Yeni hizmet binasıyla birlikte üreticilerin ve işletmelerin farklı kurumlar arasında dolaşmak zorunda kalmadan ihtiyaç duydukları hizmetlere ulaşabilmelerinin hedeflendiğini belirten Akyürek, özellikle ilçelerde yaşayan vatandaşların zaman kaybını azaltacak bir sistem oluşturmak istediklerini ifade etti.
Yusufeli başta olmak üzere Artvin’in ilçelerinde faaliyet gösteren bir üreticinin proje, ürün veya ekonomik desteklerle ilgili işlemleri için farklı kurumlara ayrı ayrı gitmek zorunda kalmamasını istediklerini belirten Akyürek, TKDK, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) ve Ticaret İl Müdürlüğü gibi kurumlarla bağlantılı hizmetlerin aynı merkezde sunulmasının planlandığını söyledi.
Akyürek, hedeflerinin üreticinin hizmet binasına girdiğinde kendisiyle ilgili işlemleri mümkün olduğunca aynı yerde tamamlayarak ayrılabilmesi olduğunu dile getirdi.
Yeni hizmet binasının, ürün analizleri ve teknik danışmanlığın yanı sıra kurumlar arasındaki koordinasyonu güçlendirmesi ve üreticilerin destek mekanizmalarına erişimini kolaylaştırması amaçlanıyor.
Hedef, Artvin’in Ürünlerini Ekonomik Değere Dönüştürmek
Artvin Ticaret Borsası’nın önümüzdeki dönemdeki çalışmalarının merkezinde tarımsal üretimin geliştirilmesi, ürün çeşitliliğinin artırılması ve yöresel ürünlerin gerçek değerine ulaşması yer alıyor.
Balın uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma taşınması, Butko zeytininin coğrafi işaretle korunması, zeytin bahçelerinin yeniden oluşturulması ve yeni hizmet binasıyla üreticilere daha kapsamlı destek verilmesi, borsanın öne çıkan hedefleri arasında bulunuyor.
Akyürek’in açıklamaları, Artvin’in sahip olduğu doğal ve tarımsal zenginliğin yalnızca üretimle sınırlı kalmaması, kayıtlı ticaret, tanıtım, kalite ve kurumsal destek aracılığıyla daha yüksek ekonomik değere dönüştürülmesi hedefini ortaya koydu.



