Sabahın erken saatlerinden itibaren meydanı dolduran vatandaşlar, Cumhuriyet Bayramı coşkusunu aileleriyle birlikte yaşadı.
Artvin’de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 103. yıl dönümü, düzenlenen tören ve etkinliklerle kutlandı. Sabahın erken saatlerinden itibaren aileleri ve çocuklarıyla meydanda toplanan vatandaşlar, bayram heyecanına ortak oldu.

Kutlama programı, Artvin Valisi Dr. Turan Ergün, Garnizon Komutanı Piyade Albay Enver Örtel ve Artvin Belediye Başkanı Bilgehan Erdem’in araç üzerinden vatandaşları ve protokol üyelerini selamlamasıyla başladı. Ardından Vali Ergün, günün anlam ve önemine ilişkin konuşmasını gerçekleştirdi.
Öğrencilerden Cumhuriyet gösterileri
Konuşmanın ardından kutlama programı, öğrencilerin hazırladığı gösterilerle devam etti. Karadeniz Bakır İlkokulu öğrencileri “Biz Atatürk Gençleriyiz” adlı oyunu sahneledi. Gazi Ortaokulu öğrencileri ise “Yaşa Yaşa Cumhuriyet” gösterisiyle programa katıldı.
Halk Eğitimi Merkezi tarafından sunulan halk oyunları gösterisi de izleyicilerin beğenisine sunuldu. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün gerçekleştirdiği etkinliğin ardından jandarma komando birliği gösteri yaptı. Gösteriler, meydanı dolduran vatandaşlar tarafından heyecan ve coşkuyla takip edildi.
Kortej yürüyüşüyle bayram coşkusu sürdü
Kutlama programının son bölümünde okulların ve kamu kurumlarının katılımıyla kortej yürüyüşü düzenlendi. Motorcuların, kurum araçlarının ve tankların da yer aldığı geçiş töreninde katılımcılar, vatandaşları selamlayarak tören alanından geçti.
Artvin’de Cumhuriyet’in 103. yıl dönümü kapsamında düzenlenen kutlamalar, öğrencilerin gösterileri, halk oyunları, jandarma komando birliğinin sunumu ve kortej geçişiyle sona erdi.

Vali Ergün: “Yaşasın Türk milleti, yaşasın Türkiye Cumhuriyeti”
Artvin Valisi Dr. Turan Ergün, törende yaptığı konuşmada Cumhuriyet’in ilanının Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin en büyük kazanımlarından biri olduğunu belirterek Millî Mücadele kahramanlarını andı. Cumhuriyet’in egemenliği millete veren yönetim anlayışını, çağdaşlaşmayı ve özgür birey olmayı temsil ettiğini vurgulayan Ergün, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Artvin protokolünün çok kıymetli üyeleri, kıymetli hemşehrilerim, sevgili öğrenciler, kıymetli basın mensupları, hanımefendiler ve beyefendiler;
Maziden aldığı kudreti, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde geleceğe taşıyan aziz Türk milletinin, yüksek iradesi, eşsiz mücadelesi ve büyük fedakârlıklarıyla kazandığı zaferin eseri olan Cumhuriyetimizin 103. yılını kutlamanın gururunu hep birlikte yaşıyoruz.
Bugün, büyük yokluklar ve imkânsızlıklar içinde vatanın her karış toprağı uğruna verilen eşsiz mücadelenin ve şehitlerimizin kanıyla yazılan Kurtuluş Savaşı destanının en büyük kazanımı olan Cumhuriyetimizin ilan edildiği gündür. Bugün, maziden aldığı kudretle geleceğini inşa eden, varlığını adalet, inanç ve hürriyet esasları üzerine kuran büyük bir milletin yeniden doğuşunun Cumhuriyet’le taçlandığı gündür.
Yüz üç yıl önce genciyle, yaşlısıyla, köylüsüyle, kadınıyla ve erkeğiyle topyekûn mücadele veren atalarımızın ilhamıyla Cumhuriyetimize can veren o muhteşem ruh, bugün güzel Artvin’imizin dağlarında, Çoruh’un sularında ve şehit kanıyla yoğrulan vatanın her karış toprağında aynı coşkuyla dimdik ayaktadır.

Kıymetli hemşehrilerim;
Malazgirt’ten Çanakkale’ye, Dumlupınar’dan Sakarya’ya uzanan büyük mücadeleler sonunda kurulan bu topraklar, nesiller boyunca aynı inanç ve fedakârlıklarla korunmuştur. İzmir’de Hasan Tahsinler, Antep’te Şahin Beyler, Maraş’ta Sütçü İmamlar, Nene Hatunlar, Kurtuluş Savaşı’nın tüm cephelerinde mücadele eden Kara Fatmalar, Nezahat Onbaşılar, Şavşatlı Çiçek Neneler ve daha nice yerel kahramanımız, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal’in etrafında bütünleşerek Millî Mücadele’yi zaferle sonuçlandırmayı başarmıştır.
Tarih boyunca vatanını ve bayrağını her şeyin üstünde tutan yüce milletimiz, ‘Ölürsek şehit, kalırsak gazi oluruz’ diyerek yürüttüğü Millî Mücadele’yi İstiklal Marşımızda yankılanan eşsiz kararlılıkla kazanmış, bağımsızlığını ve geleceğini güvence altına almıştır. Bu büyük zaferin ardından Türk milleti, kendi karakterine en uygun yönetim biçimi olan Cumhuriyet’i seçmiştir.

Kıymetli Artvinliler;
Cumhuriyet yönetimiyle egemenliğin kaynağı Türk milletinin kendisi olmuştur. Bu sayede bugün bu topraklarda yaşayan her vatandaş, ay yıldızlı al bayrağın gölgesinde eşit haklara sahip, hür ve özgür bireyler olarak yaşamaktadır. Cumhuriyet, getirdiği yenilikler ve atılımlarla Türk insanının ufkunu genişleten, ekonomik, sosyal ve siyasal hayatımıza yeni bir karakter kazandıran tarihimizin en büyük çağdaşlaşma adımıdır.
Bugün Anadolu’nun dört bir yanından insanların Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne milletvekili olarak gönderilebilmesini, bürokrasinin her kademesinde söz sahibi olabilmesini, bilim insanlarımızın ve girişimcilerimizin dünya çapında başarılara ulaşmasını sağlayan, Cumhuriyet’in sunduğu imkânlardır.

Bugün, istiklal mücadelemizi her türlü zorluğa rağmen başarabildiğimiz günlerden çok daha güçlüyüz. Hepimizin ortak görevi, millî birlik ve beraberlik içinde omuz omuza yürümeye devam ederek Cumhuriyet’in kazanımlarını yeni atılım ve icatlarla daha ileriye taşımaktır.
Türkiye Cumhuriyeti’ni sosyal, siyasal, ekonomik ve askerî alanlarda daha ileriye taşıma kudretine her zamankinden daha fazla sahibiz. Vecihi Hürkuş’un yüz yıl önce gökyüzüne attığı imza, bugün yerli ve millî hava araçlarımızla geleceğe taşınmaktadır. Atatürk’ün ‘İstikbal göklerdedir’ sözü, bilim ve teknoloji alanındaki gelişmelerle anlam kazanmaktadır.
Türkiye artık kendi mühendisi, işçisi ve girişimcisiyle otomobilini, uydusunu, tankını ve gemisini üreten, bu alanlarda ihracat gerçekleştiren bir ülke konumuna gelmiştir. 1923’te savaşın yorgunluğunu taşıyan genç Türkiye Cumhuriyeti, bugün nüfusu ve ekonomik büyüklüğüyle dünyanın önemli ülkeleri arasında yer almaktadır. Türkiye, ekonomik, sosyal ve kültürel gelişiminin yanı sıra uluslararası kuruluşlara ve bölgesel iş birliklerine sunduğu katkılarla dünya barışına da hizmet etmektedir.

Kıymetli gençler;
İçinde yaşadığımız Anadolu coğrafyası zor bir coğrafyadır. Bu coğrafyada hür ve bağımsız yaşayabilmek; güçlü bir orduya, güçlü bir ekonomiye, bilime ve en önemlisi geleceğe umutla bakan güçlü bir gençliğe sahip olmakla mümkündür.
Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında geleceğe güvenle bakabilmemizin en büyük teminatı sizlersiniz. Mustafa Kemal Atatürk, sizlere olan inancını ‘Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak olan sizlersiniz’ sözleriyle ifade ederek Cumhuriyet’i Türk gençliğine emanet etmiştir.
Cumhuriyet yalnızca geçmişte kazanılmış bir zaferin ve kurulmuş bir devletin adı değildir. Cumhuriyet, her gün yeniden sahip çıkılması, korunması ve daha ileriye taşınması gereken büyük bir sorumluluktur. Bu sorumluluğu üstlenmek, ülkemizin tarihini bilmek kadar geleceğini şekillendirecek bilgiye ve kararlılığa da sahip olmayı gerektirir.
Siz gençlerin görevi, geçmişten aldığınız bu büyük mirası korumakla sınırlı değildir. Onu geliştirerek çağın ötesine taşımak ve gelecek kuşaklara daha güçlü aktarmaktır. Artık ülkelerin gücü yalnızca topraklarının büyüklüğüyle, ordularıyla ya da doğal kaynaklarıyla ölçülmüyor. Bilim ve teknolojide söz sahibi olan, üreten, araştıran, sorgulayan ve kendi çözümlerini geliştirebilen toplumlar geleceği şekillendiriyor.
İşte bu nedenle gençlerimizin iyi bir eğitim alması, bilime ve sanata yönelmesi, yeniliklere ayak uydurabilmesi ve yılmadan çalışması büyük önem taşımaktadır. Unutmayınız ki bir ülkenin en değerli kaynağı düşünen, üreten ve hayat kurmaktan vazgeçmeyen gençleridir. Sizlerin her başarısı, ülkemizin bağımsızlığı ve kalkınması için atılan büyük bir imzadır.

Sizlerden beklentimiz, düşüncelerini özgürce ifade eden, sorumluluk almaktan çekinmeyen, aklın ve bilimin ışığında, mazisinden aldığı güçle geleceğe yürüyen bireyler olmanızdır. Cumhuriyetimizin yarınları, bugün kurduğunuz hayallerde, gösterdiğiniz çabada ve attığınız adımlarda şekillenecektir.
Atatürk’ün gençliğe duyduğu güven, sizlere verilmiş büyük bir değer olduğu kadar omuzlarınıza yüklenmiş tarihî bir sorumluluktur. Bu sorumluluğu bilinçle taşıdığınız ve birlikte üretmekten vazgeçmediğiniz sürece Cumhuriyetimiz sonsuza kadar yaşayacak, Türkiye geleceğe umutla bakan gençlerin azmiyle daha güçlü yarınlara ulaşacaktır.

Bugün sizler, ecdadımızın cephelerde kazandığı zaferleri bilginiz, emeğiniz ve üretkenliğinizle taçlandıracak, Cumhuriyet’i sizden sonraki nesillere taşıyacak güçsünüz. Bu ülkenin dağlarını, derelerini, yollarını ve geleceğini aydınlatacak olan sizlersiniz.
Büyük coşku ve sevinç içinde olduğumuz bu mutlu günde, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele’mizin tüm kahramanlarını, bu toprakları vatan yapabilmek ve vatan olarak koruyabilmek için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Hayatta olan gazilerimize sağlık ve sıhhat diliyor, hepinizin Cumhuriyet Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum.
Yaşasın Türk milleti, yaşasın Türkiye Cumhuriyeti.”












