Artvin Kent Konseyi tarafından düzenlenen eğitimde, çocukların sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanması, yemek saatlerinde ekran kullanımının azaltılması ve aile içi iletişimin güçlendirilmesi konuları ele alındı.
Artvin Kent Konseyi Çocuk Öncelikli Çalışmalar ve Çocuk Etkinlikleri Çalışma Grubu tarafından “Sofrada Ekran Değil, Çocuk Var” konulu eğitim programı gerçekleştirildi. Artvin Belediye Nikâh Memurluğu Salonu’nda düzenlenen programa Artvin Kent Konseyi Başkanı Hasan Yüksel, projenin mimarı Çocuk Gelişimci Deniz Öztürk ve aileler katıldı.
Dijital dünyanın aile içi iletişim üzerindeki etkilerine dikkat çekilen programda, yemek sofralarının yalnızca beslenme alanı değil, aynı zamanda çocuklarla bağ kurulan, sohbet edilen ve aile ilişkilerinin güçlendirildiği önemli bir buluşma noktası olduğu vurgulandı.

Yüksel: “Kentin Ortak Aklını Yeniden Canlandırıyoruz”
Programda konuşan Artvin Kent Konseyi Başkanı Hasan Yüksel, Kent Konseyi’nin gönüllülük ve ortak akıl anlayışıyla yürüttüğü çalışmalara değindi.
Şubat ayının sonunda gerçekleştirilen olağanüstü seçimle yaklaşık 20 yıldır atıl durumda bulunan bir yapıyı yeniden canlandırmak amacıyla yola çıktıklarını belirten Yüksel, başlangıçta 14 kişiyle çıktıkları yolda bugün daha geniş bir gönüllü topluluğuna ulaştıklarını ifade etti.
Kent Konseyi bünyesinde 13 çalışma grubu ve üç meclisin bulunduğunu aktaran Yüksel, Artvin’de ortak akıl kültürünü yeniden güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi.
Çocuklara yönelik etkinliklerin önemine de değinen Yüksel, çocukların kendilerini özgürce ifade edebilmeleri gerektiğini belirterek, “Çocukları susturmayalım, çocuklar konuşmaya devam etsin” mesajını verdi.
Yüksel, Kent Konseyi’nin gönüllülük esasına dayalı, kentte yaşayanların ortak sorunlarına çözüm arayan bir sivil toplum platformu olduğunu belirterek vatandaşları çalışmaları daha geniş çevrelere duyurmaya davet etti. Programın düzenlenmesinde emeği geçen çalışma grubu üyelerine, kolaylaştırıcılara ve yürütme kurulu üyelerine teşekkür etti.

Deniz Öztürk: “Çocuğun Tabağı Annenin Karnesi Değildir”
Eğitim programında ailelere çocukların beslenme alışkanlıkları hakkında bilgi veren Çocuk Gelişimci Deniz Öztürk, yemek saatlerinin çocuklarla sağlıklı iletişim kurmak için önemli bir fırsat olduğunu söyledi.
Çocukların yemek yemeyi reddetmesi, sofrada oturmak istememesi, yeni tatları denemekten kaçınması veya sürekli atıştırması gibi sorunların aileler açısından zamanla stresli bir sürece dönüşebildiğini belirten Öztürk, her yemek reddetme davranışının inatçılık ya da şımarıklık olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Çocukların yemekle kurduğu ilişkinin kontrol ihtiyacı, ilgi beklentisi, baskı hissetme, duyusal hassasiyet ve ekran eşliğinde beslenme gibi çeşitli etkenlerden etkilenebileceğini ifade eden Öztürk, bu süreçte ailelerin sabırlı ve destekleyici bir yaklaşım benimsemesinin önemini anlattı.
Çocuklara Seçim Hakkı Tanınmalı
Çocukların yemek alışkanlıklarını geliştirirken oyunlardan yararlanılabileceğini belirten Öztürk, özellikle 2-6 yaş grubundaki çocuklara sınırlı seçenekler sunulmasının onların sürece katılımını artırabileceğini kaydetti.
Çocuğa hangi yemeği tercih ettiği, salatalığın nasıl kesilmesini istediği veya hangi tabağı kullanmak istediği gibi konularda seçim hakkı tanınabileceğini belirten Öztürk, yemek hazırlama sürecine çocukların da dahil edilmesini önerdi.
Çocukların yeni besinleri hemen tatmak zorunda bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Öztürk, bir yiyeceğe dokunmanın, onu koklamanın veya küçük bir parçasını tatmayı denemenin bile önemli bir gelişme olduğunu ifade etti.
“Ekranın Yerine İletişimi Koymak Gerekiyor”
Günümüzde birçok çocuğun yemek yerken telefon veya tablet istediğine dikkat çeken Öztürk, ekran karşısında beslenen çocukların açlık ve tokluk sinyallerini fark etmekte zorlanabileceğini belirtti.
Ekran kullanımını azaltmanın tek başına yeterli olmadığını ifade eden Öztürk, çocukların yemek sırasında aileleriyle sohbet edebilecekleri, kendilerini ifade edebilecekleri ve meraklarını giderebilecekleri bir ortam oluşturulması gerektiğini söyledi.
Ailelere yemek sırasında bilmeceler sorma, küçük bilgi yarışmaları düzenleme, yiyeceklerin renkleri ve şekilleri hakkında konuşma, şarkılar söyleme ve yaşa uygun oyunlar oynama gibi önerilerde bulunan Öztürk, bu yöntemlerle çocukların hem yemeğe olan ilgisinin hem de iletişim becerilerinin desteklenebileceğini kaydetti.
Zorlama Ve Ödül Yönteminden Kaçınılmalı
Çocukların yemek yemesi için peşlerinden dolaşılması, ödül veya tehdit kullanılması, başka çocuklarla kıyaslanması ve tabağını bitirmesi için baskı yapılmasının doğru bir yaklaşım olmadığını belirten Öztürk, ailelerin çocuklarına örnek olmaları ve düzenli yemek rutinleri oluşturmaları gerektiğini dile getirdi.
Çocukların kendi açlık ve tokluk sinyallerini tanımalarının önemine değinen Öztürk, ailelerin çocuklarının tabaklarını sürekli kontrol etmek yerine onların ihtiyaçlarını anlamaya çalışması gerektiğini vurguladı.
Öztürk, çocukların yemekle güvenli ve olumlu bir ilişki kurmasının zaman, sabır ve tekrar gerektirdiğini belirterek, ailelerin çocuklarını başka çocuklarla kıyaslamaması gerektiğini ifade etti.
Programda verilen mesajların temelinde, yemek saatlerini bir mücadele alanı olmaktan çıkarıp aile bireylerinin bir araya geldiği, iletişim kurduğu ve çocukların kendilerini güvende hissettiği bir ortama dönüştürmek yer aldı.
Artvin Kent Konseyi’nin gerçekleştirdiği eğitim çalışmasıyla, çocukların sağlıklı beslenme alışkanlıklarının desteklenmesi ve ailelerin dijital ekranlar yerine iletişimi merkeze alan bir sofra kültürü oluşturması amaçlandı.






