Ayı saldırıları nedeniyle son bir ayda Artvin'de iki vatandaş yaralanırken, çok sayıda ar kovanı büyük ve küçük baş hayvan ile yayla evleri zarar gördü.

Artvin hangi Avrupa şehrine benziyor? Artvin hangi Avrupa şehrine benziyor?

Artvin Çoruh Üniversitesi, Artvin Meslek Yüksekokulu, Avcılık ve Yaban Hayatı Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Yasin Uçarlı, Doğa Karadeniz bölgesinde ayı saldırı vakalarının ilkbahar ve sonbaharda daha fazla yaşandığını söyledi.

Yaşam döngüsü gereği ilkbahar döneminde kış uykusundan kalkan ayıların güç depolamak için hızlı şekilde yiyeceğe ulaşmak isteği nedeniyle saldırgan olduklarını kaydeden Uçarlı, "Sonbahar mevsiminde de benzer bir durum var. Ayı kış uykusu öncesi hızlı bir şekilde ağ depolama iç güdüsüyle bol miktarda besin tüketme ihtiyacı hissediyor. Ayı saldırılarını sonbaharda daha fazla görmemizin nedeni bu" dedi.

Ayı saldırıları neden arttı (2)

Ayıların habitat kullanımının dikey yönde olduğunu anlatan Uçarlı, ilkbaharda daha çok vadi tabanları ve yerleşim yerlerinin olduğu bölgeleri, yazları da orman ve alpin çayırlarının olduğu yüksek yerleri, sonbaharda da yine yiyecek bulma iç güdüsüyle meyve bahçelerinin bol olduğu vadi tabanlarına, yerleşim yerlerine doğru inme davranışı sergilediğini kaydetti.

Ayının popülasyon büyüklüğüne yönelik yapılan bilimsel çalışmalarda Kafkasya bölgesinde, 1000 kilometre karelik alanda 50 bireye yakın ayı olduğuna dair veriler ortaya konduğunu vurgulayan Uçarlı, "Bizim coğrafyamızda 100-150 arasında ayı sayısının 1000 kilometrekarelik alanda olduğuna yönelik bilimsel çalışmalar var. Avrupa ve Amerika’da daha büyük popülasyonlar söz konusu. Ayı insan karşılaşmalarını popülasyon büyüklüğüne bağlamak sağlıklı sonuçlar vermez. Ayı saldırıları popülasyon yoğunluğundan değil, birey bazında davranışların farklılık göstermesinden kaynaklanıyor" dedi.

Ayıların ve insanların aynı habitatı kullandığı gerçeğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini anlatan Uçarlı, "Mümkün olduğunca ani karşılaşmalardan kaçınmak gerekiyor. Ayılar sabah gün doğumu ve akşam gün batımı zamanlarını daha çok kullanıyorlar. Biz insanlar bu dönemde biraz daha dikkatli olduğumuzda, ayı habitatına girdiğimizde hayvanlar karşılaşabilecekmiş gibi dikkatli ve tedbirli olmalıyız. Ses çıkararak, bağırarak bu alanlarda dolaşmamız ani karşılaşmaları en aza indirir. Ani karşılaşmaları en aza indirdiğimizde kötü sürprizlerle karşılaşmayız." dedi.

Uçarlı, hayvanların besine kolay yoldan ulaşma iç güdüsüyle hareket ettiğini belirterek, "Yaban hayvanlarının beslenmesi, yerleşim yerlerinin yakınına çöplerin bırakılması, yaydığı koku hazır besin noktaları olarak buraları hayvanlar için daha cazip hale getiriyor. Hayvanlar belli saatlerde bu lokasyonlara uğrama ihtiyacı hissediyor, buda ayıların yerleşim yerlerine daha çok yakınlaşmasına ve insanla karşılaşmasına neden oluyor. Boş olan yayla evlerinde, köy evlerinde bırakılan gıdalarda ayıların buralara saldırmasındaki ana sebeplerden" ifadelerine yer verdi.

Ayılarla karşılaşıldığında mümkün olduğu kadar sakin kalınması gerektiğine değinen Uçarlı, saldırılar karşısında ayı popülasyonuna yönelik düzenlemelerdense birey bazlı düzenlemeler yapılabileceğini dile getirerek, "Problem çıkaran, saldırgan bireyler belirlendikten sonra, yasal yollarla uyutularak başka habitatlara transferi söz konusu olabilir. Ekosistemimiz için çok önemli canlılar olduğunu unutmadan avcılık yönetmeleri ile popülasyondan çıkartılabilir. Bir bölgede bozayı gibi büyük yırtıcı bir türün bulunması, oradaki ekosistemin doğallığı, olgunluğu, zenginliği ve sağlıklı işleyişinin en önemli göstergelerindendir. Ekolojik dengeyi koruyarak, doğaya zarar vermeden ayılarla uyumlu bir şekilde yaşamak mümkün" diye konuştu.

Ayla ALKAN