Gebelik sürecinin yalnızca kilo artışından ibaret olmadığını ifade eden Tekin, her gebeliğin kendine özgü olduğunu, bu nedenle beslenme planlarının da kişiye özel hazırlanması gerektiğini söyledi.
Gebelik boyunca düzenli doktor kontrolleriyle birlikte diyetisyen desteğinin önemine dikkat çeken Tekin, sağlıklı kilo alımının, yeterli enerji ve besin ögesi alımının hem annenin hem de bebeğin sağlıklı bir gebelik süreci geçirmesine katkı sağladığını vurguladı.
Gebelik Üç Dönemden Oluşuyor
Gebelik sürecinin üç farklı döneme ayrıldığını belirten Tekin, bu dönemlerin "trimester" olarak adlandırıldığını ifade etti.
Tekin, ilk üç ayın birinci trimester, ikinci üç ayın ikinci trimester ve son üç ayın ise üçüncü trimester olarak değerlendirildiğini belirterek şu bilgileri paylaştı: "Önerilen ağırlık kazanımı birinci trimesterde 1-3 kilogram, ikinci trimesterde 4-5 kilogram ve üçüncü trimesterde ise 5-7 kilogramdır. Genel olarak her ay 1 ila 1,5 kilogram ağırlık kazanımı önerilmektedir. Gebe bir kadın ortalama 12,5 kilogram ağırlık kazanır. Bu da günlük yaklaşık 300 kilokalorilik ek enerji ihtiyacı anlamına gelir."
"Gebelik Kilo Vermek İçin Uygun Bir Dönem Değildir"
Gebelik döneminde bilinçsiz diyet uygulamalarının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Tekin, gebeliğin kilo verme dönemi olmadığını vurguladı.
Tekin, "Gebelik ağırlık kaybının uygulanacağı bir dönem değildir. Sağlıklı bir gebelik bilinçli beslenme ile başlar. Amaç yalnızca kilo almak değil; bebeğin sağlıklı büyümesini sağlayacak yeterli ve dengeli beslenmeyi oluşturmaktır." dedi.
Günlük Enerji İhtiyacı Artıyor
Gebelikte bebeğin büyümesi ve yeni dokuların oluşması nedeniyle enerji ihtiyacının arttığını söyleyen Tekin, ilk üç aydan sonra günlük enerji ihtiyacına ortalama 350-450 kalori eklenmesi gerektiğini ifade etti.
Ayrıca annenin gebelik öncesindeki kilosuna göre hedeflenen haftalık ve toplam kilo artışının düzenli takip edilmesi gerektiğini belirten Tekin, protein, demir, kalsiyum, folik asit ve D vitamini açısından zengin besinlerin mutlaka günlük beslenmede yer alması gerektiğini söyledi.
Folik Asit İlk Haftalarda Hayati Önem Taşıyor
Gebelikte en önemli vitaminlerden birinin folik asit olduğunu ifade eden Tekin, folik asit kullanımına gebelik planlanmadan en az bir ay önce başlanmasının önerildiğini belirtti.
Tekin, "Günlük 400-600 mikrogram folik asit alınmalıdır. Özellikle gebeliğin ilk dört haftasında bebeğin omurilik, beyin ve kafatası gelişimi açısından büyük önem taşımaktadır. Kuru baklagiller, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve turunçgiller doğal folat kaynaklarıdır." diye konuştu.
Demir Eksikliği Anne ve Bebeği Etkiliyor
Gebelikte kan hacminin yaklaşık yüzde 40-50 oranında arttığını ifade eden Tekin, buna bağlı olarak demir ihtiyacının da yükseldiğini söyledi.
Günlük yaklaşık 27 miligram demir alınması gerektiğini belirten Tekin, demir açısından kırmızı et, yumurta, kuru baklagiller, pekmez ve yeşil yapraklı sebzelerin önemli kaynaklar olduğunu ifade etti.
Tekin ayrıca C vitamininin demir emilimini artırdığına dikkat çekerek, çay ve kahvenin yemeklerden hemen sonra tüketilmemesi gerektiğini söyledi.
Kalsiyum ve D Vitamini Kemik Gelişimi İçin Önemli
Anne adaylarının günlük yaklaşık 1300 miligram kalsiyuma ihtiyaç duyduğunu belirten Tekin, süt, yoğurt, peynir, kefir, susam ve bademin önemli kalsiyum kaynakları olduğunu kaydetti.
D vitamini ihtiyacının ise günlük yaklaşık 600 IU olduğunu belirten Tekin, ülkemizde birçok gebeye hekim önerisi doğrultusunda D vitamini desteği verildiğini söyledi.
İyot ve Kolin Beyin Gelişiminde Kritik Rol Oynuyor
Tekin, iyot eksikliğinin bebeğin zeka gelişimini olumsuz etkileyebileceğini belirterek günlük yaklaşık 220 mikrogram iyot alınması gerektiğini ifade etti.
Gebelikte sıklıkla göz ardı edilen kolinin de fetal beyin gelişimi açısından kritik öneme sahip olduğunu belirten Tekin, günlük yaklaşık 450 miligram kolin alınmasının önerildiğini, yumurta ve süt ürünlerinin en önemli kolin kaynakları arasında yer aldığını dile getirdi.
Lif ve Su Tüketimi İhmal Edilmemeli
Gebelikte sık görülen kabızlık sorununa karşı günlük yaklaşık 28 gram lif alınmasını öneren Tekin, bol su tüketimiyle birlikte sebze, meyve, tam tahıllar ve kuru baklagillerin düzenli olarak tüketilmesi gerektiğini söyledi.
Tekin, günlük su tüketiminin ise yaklaşık 2,5-3 litre olması gerektiğini ifade etti.
Bu Besinlerden Uzak Durulmalı
Gebelik döneminde bazı gıdaların enfeksiyon riski taşıdığına dikkat çeken Tekin, pastörize edilmemiş süt ürünleri, çiğ yumurta, az pişmiş etler, çiğ deniz ürünleri, iyi ısıtılmamış şarküteri ürünleri, yüksek cıva içeren balıklar, alkol, sigara ile doktor önerisi olmadan kullanılan bitkisel ürün ve takviyelerden uzak durulması gerektiğini söyledi.
Ayrıca salam, sosis, pastırma, mayonez gibi işlenmiş gıdaların da mümkün olduğunca tüketilmemesi gerektiğini belirtti.
Kafein Tüketimi Sınırlandırılmalı
Günlük toplam kafein tüketiminin 200 miligramı geçmemesi gerektiğini ifade eden Tekin, yaklaşık bir fincan filtre kahvenin 90-100 miligram, bir fincan Türk kahvesinin 50-60 miligram ve bir bardak siyah çayın ise 30-50 miligram kafein içerdiğini söyledi.
"Beslenme Planı Kişiye Özel Hazırlanmalı"
Gebelikte doğru beslenmenin yalnızca bebeğin doğum kilosunu etkilemediğini vurgulayan Diyetisyen Gizem Tekin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Gebelikte doğru beslenme yalnızca bebeğin kilosunu değil; organ gelişimini, bağışıklık sistemini, nörolojik gelişimini ve yaşam boyu sağlık durumunu etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Bu nedenle gebelik süresince kişiye özel beslenme planı oluşturulmalı, düzenli kilo takibi yapılmalı ve vitamin-mineral destekleri mutlaka hekim ve diyetisyen önerisi doğrultusunda kullanılmalıdır."





