Artan yaşam maliyetleri, kira ve temel ihtiyaç fiyatlarındaki yükseliş Hopa’da yaşayan emeklileri derinden etkiliyor. Açıklanması beklenen maaş zammı öncesi konuşan emekliler, yapılacak artışların bütçelerine nefes aldırmayacağı görüşünde birleşiyor. Emeklilere göre asıl sorun, maaşların hızla artan hayat pahalılığı karşısında alım gücünü kaybetmesi.
Kentte çarşı-pazar ve kira fiyatlarının yükseldiğini, özellikle sabit gelirli kesimin zorlandığını ifade eden emekliler, sağlık, ulaşım ve gıda harcamalarının da yük haline geldiğini söyledi. Kimileri ek iş arayışına girerken, kimileri borçlanarak ayakta kalmaya çalışıyor.
Hopalı emekli vatandaş, “Lokantaya gidemiyoruz, torunlarımıza bir şey alamıyoruz. Çay ocaklarında çay 20 lira. Güneşli havalarda idare ediyoruz ama yağmurlu havalarda durumumuz iyi değil.”
Yıllar içinde alım güçlerinin eridiğine dikkat çekten bir diğer emekli “2007 yılının 8. ayının 20’sinde emekli oldum. O zaman bir çeyrek altın 201 liraydı. Bugün bir çeyrek altın 30 bin lira. Benim aldığım maaş 23 bin lira. Hesap ortada. Önceden dört asgari ücret alıyordum, şimdi bir buçuğu zor alıyoruz. Zam beklentisi yüzde 12. Başka zam yok. Sadece enflasyon farkını verecekler, onun dışında bir şey yok.”
İlçedeki ekonomik sıkıntının esnafı da etkilediğini belirten bir emekli, “Hopa gibi bir yerde döner salonu kapandı. Türkiye’nin en zengin yerlerinden biri denilen Hopa’da döner salonu kapandıysa, durum iyi değildir. Hükümetten beklentimiz de yok. Değiştireceğiz hükümeti, başka çare yok.”
Emekli Hikmet Cihan da geçim sıkıntısına dikkat çekerek şöyle konuştu: “Bazen televizyon programlarında ne deniyorsa onları izliyoruz. Para yetmiyor. Kira veriyoruz, çoluk çocuk aç. İstediğimizi alıp yiyemiyoruz. Böyle dolaşıyoruz, akşam eve gidip ne varsa onu yiyip yatıyoruz. Bir an evvel ay bitsin de maaş gelsin, cebimize biraz para girsin diye düşünüyoruz. Başka bir beklentimiz yok. Zam oranının yüzde 16 olacağını düşünüyoruz, belki 20 olur, belki olmaz, bilemiyoruz. Bu hükümetin zaman Ne olacağını söylesinler. İdare edemiyoruz. Böyle ömür tüketiyoruz.”
Bir başka Hopalı emekli vatandaş ise yaşadığı çaresizliği şu sözlerle dile getirdi: “Gidip geliyoruz. Temel amcanın hayatını anlatsam roman olur. Emekliyim, ne olur? Aldığım paranın üç günü var. Daha hayat mı soruyorsun? Bu zamanda hayat mı kalmış? Gün sayıyoruz. Açlıktan mı öleceğiz diye düşünüyoruz. Buna hayat diyorsanız, tamam. Vatandaşın hali ortada, sormaya gerek yok. Fazla konuşamıyoruz artık, her şeyden korkar olduk.”
Emekli Cemil Eremci de geçim mücadelesini şu sözlerle anlattı: “Şavşat doğumluyum, Hopa Belediyesi’nden emekliyim. Ek iş yapmaya çalışıyorum, çoluk çocuğumun rızkını kazanmak için. Yoksa emekli maaşıyla geçinemiyoruz. Zor durumdayız. Yüzde 12’lik zamdan memnun değilim. Kiralar 10, 15, 20 bin liraya çıktı. Nasıl geçim yapacağız? Devlet yetkilileri sesimizi duysun. 60 yaşındayım, çalışmak zorundayım. Evde çocuk var, eşim var. Mecbur mücadele veriyoruz. Yoksulluk bizim kaderimiz değildi ama kader oldu. Her gün dert, çile, keder. Marketlere gidiyoruz, bir şey alamıyoruz. Her şey ateş pahası.”
Hopalı esnaf Adnan Gedik ise emeklilerin alım gücündeki düşüşün esnafa da yansıdığını belirterek şunları söyledi: “Emekliler maaş aldıkları zaman biz onlardan para alırdık. Şimdi emekliler lokantaya giremiyor. Aşırı derecede sıkıntı yaşıyorlar.”
Adem Ustabaş ise umutsuzluğunu şu sözlerle dile getirdi: “Çalışmıyorum. Hayat iyi gitmiyor, gideceğini de sanmıyorum. Düzeleceğine dair bir beklentim yok.”