Hopa-Kemalpaşa Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından Hopa Parkı’nda yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirildi. “İran halkının yanındayız, emperyalistlerin ve işbirlikçilerin peşindeyiz” sloganıyla düzenlenen etkinlikte, ABD ve İsrail’in Ortadoğu politikalarına tepki gösterildi.
Grup adına basın açıklamasını okuyan Atakan Aslıbay, ABD’nin İran’a yönelik tehditlerini doğrudan saldırganlığa dönüştürdüğünü savundu. Açıklamada, Ortadoğu’da Libya ve Suriye ile başlayan sürecin İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları ve Lübnan’a dönük tutumuyla genişlediği ifade edilerek, bölge halklarının yıkım ve sömürüyle karşı karşıya bırakıldığı öne sürüldü.
ABD Başkanı Donald Trump’ın saldırıları “ABD çıkarlarına yönelik tehditler” gerekçesiyle savunduğu belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi; “Donald Trump bu saldırıyı sözümona "ABD çıkarlarına yönelik tehditler" ile gerekçelendirmiştir. ABD Başkanı'nın ardından bir mesaj da devrik iran Şahí'nın oğlu Rıza Pehlevi'den gelmiş ve "ABD'nin İran halkına vadettiği yardım ulaştı" diyerek kendi ülkesine yönelik emperyalist saldırganlığın arkasında olduğunu ifade etmiştir. ABD emperyalizmi dünyanın her yerinde kendisine işbirlikçilik yapacak yerli unsurlar üretmeye devam etmektedir ve Rıza Pehlevi'nin tutumu bunun en güncel örneğidir. Rıza Pehlevi'de simgeleşen bir başka gerçek, emperyalizmin halklara yönelik manipülatif saldırılarıdır.
Kendi saldırganlığını ve savaş politikalarını "özgürlük ve demokrasi" yalanıyla perdelemeye çalışmaktadır. Ancak bu perde kaldırıldığında ortaya çıkan gerçek daha fazla yıkım, daha fazla kan ve gözyaşıdır. Trump'ın ABD çıkarları dediği de bu gerçeğin bir boyutu olan dünya halklarının ucuz emek gücü haline getirilmesine, ülkelerin enerji ve petrol kaynakları için yağmalanmasına, kendisine rakip gördüğü güçlerin askeri olarak kuşatılmasını genişletmeye dayalı sömürgeciliktir. İran'a yönelik bu saldırganlık başarıya ulaşırsa İran halklarını bekleyen kader de bundan farklı olmayacaktır.
iran'ın kaderi emperyalist müdahalelerle değil İran halkı tarafından belirlenmelidir. Emperyalizmin ve Siyonizmin bombaları ise İran halkının eşitlik, özgürlük ve insanca bir yaşam talepleriyle yürüttükleri mücadelelerini boğacaktır.

Biz Türkiyeli devrimciler, ABD emperyalizminin saldırganlığı karşısında dünya halklarıyla dayanışma içindeyiz. Bugün İran'a doğrudan saldıran ABD emperyalizmi ülkemizde de, topraklarımızın yağmalanmasında, emeğimizin sömürülmesinde, haklarımızın elimizden alınmasında birincil sorumlular arasındadır. Filistin de akan her kanın sorumluluğu israil Siyonizminde olduğu kadar aynı zamanda onun en büyük tedarikçisi ve destekçisi ABD emperyalizmindedir. Tam da bu yüzden Ortadoğu'da yürüyen tüm emperyalist saldırganlığı ve sömürgeciliği yenilgiye uğratmak dünya halklarıyla dayanışma göstermek için atmamız gereken en önemli adımdır. Biliyoruz ki, ABD emperyalizminin ve İşrail Siyonizminin yenilmesi demek onun yerli işbirlikçilerinin yenilmesi, bu topraklardaki askeri ve siyasi varlığının sonlandırılması demektir. Bugün başta İran'a yönelik savaşta İsrail'e koruma kalkanı olan Kürecik Radar Üssü'nün
topraklarımızdan sökülüp atılması gerekmektedir. Kürecik Radar Üssü İsrail'le istihbarat pavlasımının savaşın topraklarımıza yayılması riskini arttırmaktadır. merkezi noktalarından biri olmakla birlikte ülkemizi bu savaşın bir parçası haline getirmekte ve ABD uçaklarının kullandığı Konya'daki 3'üncü Ana Jet Üssü, ABD ve NATO faalivetlerine kapatılmalıdır. Ülke topraklarımızı ABD'nin askeri olarak kullanımına açan NATO üyeliği başta olmak üzere tüm ikili askeri anlaşmalar iptal edilmeli, ABD'nin hareket alanına kapatılmalıdır. Türkiye bu savaşta tıpkı Filistin' de yaptığı gibi hamasi söylemlerle, tarafsızlık pozu vererek hareket edemez. Tarafsızlık örtük biçimde ABD'nin çıkarları ekseninde hareket etmektir. ABD'nin savaş politikalarını destekleyen her türlü ilişkinin son bulması ve bağımlılık ilişkilerinin kesilmesi başta bu topraklarda sonra tüm Ortadoğu'da barış ve huzurun tek teminatıdır.”
Basın açıklaması, “Kahrolsun ABD Emperyalizmi, Kahrolsun İsrail Siyonizmi”, “Yaşasın Halkların Kardeşliği” ve “İran Halkının Yanındayız” sloganlarıyla sona erdi.





