Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ramazan ayı kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen etkinliklere yönelik eleştirilere ilişkin sert açıklamalarda bulundu.
Bakan Tekin, kamuoyunda farklı çevreler tarafından Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen etkinliklere yönelik yapılan değerlendirmelere tepki göstererek, bakanlığın tüm çalışmalarını Anayasa ve yürürlükteki mevzuat çerçevesinde yürüttüğünü vurguladı.
Ramazan ayına yönelik faaliyetlerin kamuoyunda farklı mihraklarca farklı şekilde yorumlandığını belirten Tekin, “Anayasamız ve anayasal düzenimiz bize, Milli Eğitim Bakanlığına ve tüm kamu görevlilerine Anayasa’ya uygun hareket etme sorumluluğu yüklemektedir. Biz de çalışmalarımızı bu çerçevede sürdürüyoruz” dedi.
“Anayasanın Tamamına Göre Hareket Ediyoruz”
Bakan Tekin, eleştirilerde bulunan bazı kesimlerin Anayasa’nın yalnızca kendi görüşlerine uygun maddelerini öne çıkardığını ifade ederek, Anayasa’nın başlangıç bölümünde tüm vatandaşların temel hak ve hürriyetlerinin eşit biçimde kullanılmasının vurgulandığını hatırlattı.
Anayasa’nın ikinci maddesinde yer alan laiklik ilkesinin, toplumun huzuru ve milli dayanışma kavramlarıyla birlikte ele alınması gerektiğini dile getiren Tekin, “Biz bütün etkinliklerimizi anayasanın tamamını ve mevzuatın bize yüklediği görevleri dikkate alarak yürütüyoruz” diye konuştu.
“168 Kişilik Metne Suç Duyurusu”
Ramazan etkinlikleriyle ilgili olarak 168 kişi tarafından imzalanan ve bakanlığı eleştiren bir metne de değinen Tekin, söz konusu metinde bakanlığın zan altında bırakıldığını savundu.
Metnin içeriğinde yer alan bazı ifadelerin suç teşkil ettiğini düşündüğünü belirten Tekin, bu nedenle suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.
Tekin, yapılan etkinliklerin milli dayanışma, birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını pekiştirmeyi amaçladığını belirterek, bu faaliyetlerin “eğitimde talibanlaşma süreci” olarak tanımlanmasını eleştirdi. “Böyle bir ifadeyi kullanmak ya toplumdan kopuk olmayı ya da art niyetli bir yaklaşımı gösterir” dedi.
“Laik Hukuk Düzenini Ortadan Kaldırmak Gibi Bir Çabamız Yok”
Eleştiriler arasında Ramazan genelgesi üzerinden laik hukuk düzeninin zedelendiği yönünde değerlendirmeler yapıldığını söyleyen Tekin, bu iddiaları anlamakta zorlandığını ifade etti.
Ramazan ayının Anadolu’da toplumsal dayanışma ve yardımlaşma duygularının güçlendiği bir dönem olduğuna dikkat çeken Tekin, çocukların bu değerleri içselleştirmesini amaçladıklarını söyledi.
Bazı açıklamalarda geçen “gerici azınlık” ifadesine de tepki gösteren Tekin, bu tür tanımlamaların toplumu tanımayan ve geçmiş ideolojik yaklaşımlarla hareket eden çevreler için kullanılabileceğini belirtti.
“Laikliği Savunmak Suç Değildir”
Metinde yer alan “Laikliği savunmak suç değildir” ifadesine katıldığını belirten Bakan Tekin, laikliğin dini inanç ve ibadet özgürlüğünün devlet güvencesi altında olması anlamına geldiğini söyledi.
Tekin, “Biz de herkesin dini inanç ve ibadet hürriyetini, anayasanın başlangıç kısmında tanımlandığı gibi temel hak ve hürriyetlerin tüm vatandaşlar için eşit şekilde sağlanması anlayışıyla savunuyoruz. Bunu bir suç değil, erdem olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.
“Hukuk Yoluna Başvurmak Demokratik Bir Haktır”
Cumhurbaşkanı ve Cumhur İttifakı ortaklarının ortaya koyduğu perspektif doğrultusunda anayasal çerçevede hareket ettiklerini belirten Tekin, eleştirilerin ardından suç duyurusunda bulunmalarının da demokratik bir hak olduğunu vurguladı.
“Nasıl ki siz demokratik hakkınızı kullandığınızı iddia ediyorsanız, demokratik hukuk devletlerinde yargı yoluna başvurmak da bir haktır” diyen Tekin, suç unsuru bulunmuyorsa yargı sürecinin bunu ortaya koyacağını ifade etti.





