Artvin Devlet Hastanesine 2 ay önce atanan uzman doktorlar Yakup Yunus Yamantürk ve Özgün Demiroğlu, kalp damar hastası vatandaşlara uygun tedavi yöntemlerini kullanarak kentteki önemli bir eksikliği tamamlıyor.

2 yıl önce hastanede açılan kardiyoloji ünitesinde anjiyo ve kalp pili operasyonları yapan uzman doktorlar, kalp krizi geçirme ihtimali yüksek hastalar için en gelişmiş teknoloji olan üç kablolu kalp pili operasyonları dahil olmak üzere implante edilebilir elektronik kardiyak cihaz vakalarını arttırmayı planlıyor.

Artvin Devlet Hastanesinde görevli Uzman Doktor Yakup Yunus Yamantürk, kalp ritim bozukluğu (aritmi) tedavisinde kullanılan kalp pili operasyonları hakkında Gündem Artvin İnternet Haber Sitesi muhabirine açıklamalarda bulundu.

kalp pili

Kalbinde düşük kasılım/pompalama gücü olan hastalarda aritmi tehlikesi doğduğunu söyleyen Dr. Yamantürk, bu hastalarda aritmi gelişmeden önce, aritmi potansiyeli yüksek olduğu için özellikle iskemik kalp hastalığında primer ve sekonderkoruma amacıyla şoklama özelliğine sahip kalp pillerini kullandıklarını kaydetti.

kalp pili

Cerattepe’de Sondaj Krizi Cerattepe’de Sondaj Krizi

Kalp pili operasyonu ile anjiyo arasındaki farkı anlatan Yamantürk, “Koroner anjiyografide genellikle bilekteki radial arter ya da kasıkta bulunan femoral arteri tercih ediyoruz. Kateterleri tel eşliğinde vücudun ana atardamarı dediğimiz aorta ilerletiyor ve oradan da kalbi besleyen damarları opak madde dediğimiz maddelerle selektif olarak görüntülüyoruz. Anjiyografinin temeli bu. Kalp pilinde ise esasen sağ kalp boşluklarını kullanıyoruz ve genellikle köprücük altı toplardamarları ve aksiller toplardamarı kullanıyoruz. Toplardamar üzerinden kalbe kablo sistemleri iletiyoruz. Daha sonrasında da kalbin karıncığına veya kulakçığına (veya gelişmiş pil sistemlerinde koroner sinüs ve diğer hedeflere)yerleşiyoruz ve oraya aktif vidalama sistemi ile kabloları implante ediyoruz. Daha sonra da jeneratör dediğimiz bataryası bulunan aparatı da hastaların sağ veya sol pektoral bölgesinden cilt altına yerleştiriyoruz. Cihaz tamamen cildin altında kalıyor. İyileşme sonrası hasta yüzme dâhil istediği aktiviteyi yapabiliyor. Sadece o bölgedeki hareketlerini çok ani yapmayacak şekilde kollarını kullanmalarını istiyoruz.” dedi.

kalp pili

Takılan cihazın hastaların ritim bozukluğuna girip girmediğini sürekli olarak takip etme kolaylığı sağladığını belirten Yamantürk, “Cihaz, hastalar önemli hayati aritmilere girdikleri zaman uygun anda devreye girip hayati müdahale dediğimiz şoklama işlemi uyguluyor. Bazen şok dışında da kalbi hızlı bir şekilde uyararak aritminin kontrolü ele almasına izin vermeyip aritmiyi sönümleme yoluna da gidebiliyor. Her iki terapiyi de uygulayabiliyor modern cihazlar. Özetle aritmi durdurucu cihazlarını ceplerine taşımış oluyoruz” diye konuştu.

kalp pili

Uygulamayı Artvin’de rutin haline getirmeyi planladıklarını aktaran Yamantürk, “Biz en gelişmiş dediğimiz üç kablolu kalp piller dahil olmak üzere yaklaşık 2 haftada bir en az bir hastaya böyle bir işlem yapmayı planlıyoruz. Bu merkezde daha önce de yapılmış ama biz imkânlar ölçüsünde daha rutin hale getirmeyi planlıyoruz. Başhekimimiz Volkan Bey ve başhekim yardımcısı Serhat Bey sağ olsun bizi destekliyorlar.” ifadelerini kullandı.

Yamantürk, kalp hastalığı olan vatandaşların kontrollerine gelmeleri ve periyodik takibe girmelerininönem arz ettiğini dile getirdi.

Kalp hastalıklarının kanser kadar ölümcül tehlikesi bulunduğunu vurgulayan Yamantürk, “Kardiyoloji kliniği dünyanın her yerinde olduğu gibi en yoğun olan dahili branşklinikleridir. Çünkü insanların yüzde 50’si kardiyovasküler hastalıklarla hayatını kaybediyor. Bunu takip eden onkolojik hastalar. Yani bir kanser kadar öldürücü kalp hastalığı öyle bir farkındalık oluşması lazım.” şeklinde konuştu.

Artvin’de vatandaşların kalp sağlığına dikkat etme noktasında eksiklikleri olduğuna dikkat çeken Yamantürk, hastaların genellikle kalp krizi geçirdiğini anlamadıklarını ve hissettikleri ağrıyı göz ardı edebildiklerini ifade ederek, “Havası güzel Artvin’in öyle gözüküyor ama insanımız maalesef kahvaltıda dahi adeta kötü kolesterol(LDL- kolesterol) kaynağı olan kırmızı eti çok ciddi tüketiyorlar. Diğer mesai arkadaşım Özgün Demiroğluile 3 aydır hemen hemen haftada7-8 kalp krizi geçiren hasta alıyoruz. Boş geçen icaplarımız nadiren oluyor ama dolu geçen gecelerde 2-3 hasta aldığımız da oluyor.Genellikle bunlar ilçe devletten gelen hasta oluyor ve yolda zaman kaybetme durumları da oluyor. Biz her ne kadar çabuk ulaştırılmaları için iletişime geçsek de hastalarşiddetli göğüs ağrılarına aldırmıyor, yaptığı şiddetli efor gerektiren işe bile devam eden hastalarımız olmakta maalesef.” dedi.

Hastaların hangi durumda kardiyolojiye ulaşması gerektiğini anlatan Yamantürk, “Kalp krizine bağlı göğüs ağrısıözellikle baskı tarzında göbek çizgisinin üzerinden boğaz-çene bölümüne kadar olan geniş bölgedehissedilebilmekte. Tam lokalize edemedikleri ağrıları kalp nedenliymiş gibi düşünmekte fayda var. Yarım saati geçtiği zaman özellikle yanma-basko tarzında eforla başlayıp sonra geçmemesi ya da minimal eforla olması …bunlar alarm verici durumlar, dinlenmeyle geçebilir tabi ama ağrının başladığı süreç-periyod da önemli. Hastaların lokalize edilemeyenkünt göğüs ağrısı durumunda mutlaka kardiyolojiye ulaşabilecekleri bir acil başvurusunu yapması lazım.” ifadelerini kullandı.

Yamantürk açıklamasında şunları da kaydetti:

“Burası 2 yıllık bir anjiyografi merkezi. Şu anda görev arkadaşım (Özgün Demiroğlu) ile beraber aritmilere müdahale yapan pilleri takmayı arttırmaya başladık. İleriki tarihlerde inşallah bizim burada zorunlu hizmet görev süremiz içerisinde hastane imkânları da uygun olursa ablasyon işlemi ve aritmilerininvaziv olarak teşhis edilmesi işlemlerini deuygulamak istiyoruz. Başhekimimiz ve başhekim yardımcımızimkanlar ölçüsünde destek oluyorlar biz de biraz daha istekli olduğumuzu gösteriyoruz. Hastanemize sağlanacak desteklerle beraber her türlü kardiyak hastalığın tedavisini biz burada yapmak istiyoruz. Bu konuda bilgimiz tecrübemiz var buradaki vatandaşa da hizmet edip, tedavi için başka yerlere göndermeme gibi bir düşüncemiz var.”

Hatice DİLER

Editör: Editör Masası