Murgul Siyanüre Hayır Platformu Sözcüsü Görkem Durmuş, Artvin Belediye Başkanı Bilgehan Erdem ve Murgul Belediye Başkanı Mehmet Yıldırım, yaptıkları konuşmalarda projeye ilişkin kaygılarını dile getirerek mücadele çağrısında bulundu.
Murgul’da siyanürlü altın madenciliğine karşı tepkiler sürüyor. 4. Geleneksel Siyanüre Hayır Şenlikleri kapsamında düzenlenen etkinlikte meydanda toplanan vatandaşlar, cadde boyunca yürüyerek “Siyanüre hayır” sloganları attı. Yürüyüşün ardından düzenlenen konuşmalarda, ilçede planlanan madencilik projesinin çevreye, halk sağlığına ve bölgenin geleceğine yönelik olası etkileri gündeme taşındı.
Görkem Durmuş: “Şenlik devam ediyor, yine siyanür kapımızda”
Murgul Siyanüre Hayır Platformu Sözcüsü Görkem Durmuş, konuşmasında 2014 yılında başlayan mücadele sürecini ve yeni projeye yönelik itirazlarını anlattı.
Durmuş, 2014 yılında Cengiz Holding tarafından, Murgul’daki tesislerde kıymetli metal elde edilmesi durumunda siyanürlü yöntemin kullanılmayacağı yönünde söz verildiğini belirterek, bugün mevcut flotasyon tesisine ek olarak siyanürlü tank liçi yöntemiyle kıymetli metal elde edilmesinin gündeme geldiğini söyledi.
Toplantıları artık “şenlik” olarak adlandırmalarının nedenini de açıklayan Durmuş, “İzahı olmayan durumların mizahı olur. Artık biz de bundan dolayı buna şenlik diyoruz. Şenlik devam ediyor, yine siyanür kapımızda” ifadelerini kullandı.
Mücadelenin başlangıcında açık siyanür liç havuzlarının yapılmasına karşı çıktıklarını hatırlatan Durmuş, o dönemde öğrencilerin yürüyüşe katıldığını, esnafın kepenk kapattığını ve işçilerin iş bıraktığını belirtti. Bölge halkının o süreçte “Biz ölmek değil yaşamak istiyoruz. Biz parayı değil, bu güzel doğayı istiyoruz” mesajını verdiğini aktardı.
Durmuş, geçen yıllarda işten çıkarmalar, iş kazaları ve çevreye ilişkin yaşanan sorunların da bölge halkının hafızasında yer ettiğini ifade etti.

“Projenin ömrü 13 yıl, atık havuzları 5,8 yılda doluyor”
Planlanan projeye ilişkin teknik ayrıntıları da paylaşan Durmuş, ÇED başvuru dosyasındaki bilgilere dikkat çekti. Projenin 13 yıllık bir dönem için planlandığını, bu sürenin üç yılının kapatma, 10 yılının ise işletme ve üretim dönemi olarak öngörüldüğünü söyledi. Projede iki açık işletme ve iki atık havuzunun yer aldığını belirtti.
Durmuş, ÇED başvuru dosyasındaki cevher analiz sonuçlarına göre altın miktarının ton başına 0,263 gram olarak belirtildiğini ifade etti. Ayrıca projede öngörülen iki atık havuzunun toplam kapasitesinin 16 milyon 982 bin metreküp, yıllık pasa miktarının ise 2 milyon 931 bin 479 metreküp olduğunu aktardı.
Bu veriler üzerinden yaptığı hesaplamaya göre atık havuzlarının yaklaşık 5,8 yılda dolacağını savunan Durmuş, projenin 13 yıllık işletme süresiyle bu durumun nasıl bağdaştırılacağının açıklanması gerektiğini dile getirdi.
Durmuş, Cerattepe’nin projedeki durumunun ve mevcut atık havuzlarının kullanım ömrünün de net olmadığını öne sürerek, dışarıdan cevher getirilmesi ve yeni atık havuzlarına ihtiyaç duyulması ihtimaline ilişkin kaygılarını paylaştı.
Konuşmasında birlik çağrısı yapan Durmuş, madencilik faaliyetlerinin ardından zor bir yaşam süreciyle karşılaşılabileceğini ancak geride korunmuş bir memleket bırakmanın önem taşıdığını belirtti. İki yaşındaki oğluna yaşanabilir bir Murgul bırakmak istediğini söyleyen Durmuş, doğal çevrenin gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurguladı.

Bilgehan Erdem: “Bu yürüyüş kutsal bir direniş”
Artvin Belediye Başkanı Bilgehan Erdem de konuşmasında siyanürlü madenciliğin olası çevresel sonuçlarına ve Murgul’daki ruhsat alanlarının büyüklüğüne dikkat çekti.
Erdem, siyanürlü madencilik faaliyetlerine karşı çıkmanın çocukların, torunların ve gelecek nesillerin yaşam hakkını korumak anlamına geldiğini belirterek, vatandaşlara çevrelerine sahip çıkma çağrısında bulundu.
Murgul’daki maden ruhsat alanının 24 bin hektar olduğunu söyleyen Erdem, bu büyüklüğün yaklaşık 33 bin 613 futbol sahasına karşılık geldiğini ifade etti.
13 Şubat 2024’te Erzincan’ın İliç ilçesinde yaşanan maden faciasını da hatırlatan Erdem, siyanürlü üretim süreçleri ile madencilik faaliyetleri sonucunda ortaya çıkabilecek atıkların oluşturduğu risklere dikkat çekti. Sadece atık havuzlarının değil, madencilik faaliyetleri sonrasında ortaya çıkacak büyük miktardaki atığın da önemli bir sorun oluşturabileceğini savundu.
Erdem, Murgul’daki mücadelenin Cerattepe ve Artvin’in geleceğiyle de bağlantılı olduğunu belirterek, “Murgul’a sahip çıkmamız gerekiyor. Murgul’u yalnız bırakırsak bizim de ölüm fermanımız burada yazılıyor” dedi.
Mücadelenin artarak sürmesi gerektiğini ifade eden Erdem, Murgul halkının yalnız olmadığını vurgulayarak dayanışma mesajı verdi.

Mehmet Yıldırım: “Murgul halkının iradesi yok sayıldı”
Murgul Belediye Başkanı Mehmet Yıldırım ise konuşmasına, Zonguldak’ta maden ocağında meydana gelen patlamada hayatını kaybeden işçilerin ailelerine başsağlığı, yaralılara acil şifalar dileyerek başladı.
Yaklaşık 12 yıldır Murgul’da sürdürülen mücadeleye dikkat çeken Yıldırım, ilçe halkının büyük çoğunluğunun söz konusu tesisi istemediğini ve bu iradeyi yıllardır farklı dönemlerde dile getirdiğini söyledi.
Proje kapsamında yürütülen ÇED sürecine ilişkin eleştirilerini de paylaşan Yıldırım, Artvin ve Murgul’daki çeşitli kurumlardan resmî görüş istendiğini ancak tesisin yapılmasının planlandığı ilçenin belediyesinin görüşüne başvurulmadığını öne sürdü.
Yıldırım, belediyenin itirazlarını yazılı olarak ilettiğini ve Ankara’da düzenlenen toplantıya katılarak halkın kaygılarını sözlü olarak aktardığını belirtti.
Bölgede uzun yıllardır patlatmalar yapıldığını, heyelanların yaşandığını ve mevcut atık su barajına ilişkin sızıntı ve güvenlik kaygılarının bulunduğunu dile getiren Yıldırım, bu koşullarda daha büyük bir tesisin planlanmasını eleştirdi.
Murgul’un yıllardır çeşitli sorunlarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Yıldırım, halkın sağlığını, can güvenliğini ve ilçenin geleceğini korumak için hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.

“Hiç kimse bu ilçe halkını tehdit edemez”
Konuşmasının son bölümünde Murgul halkına yönelik tehdit söylemlerine tepki gösteren Yıldırım, memleketinde güvenle yaşamak ve toprağını korumak isteyen insanların hedef alınamayacağını ifade etti.
Yıldırım, “Hiç kimse bu ilçe halkını tehdit edemez. O tehdidin önüne ilk ben çıkarım” diyerek Murgul halkının yanında olduğunu vurguladı.
Murgul’da gerçekleştirilen 4. Geleneksel Siyanüre Hayır Şenlikleri, vatandaşların siyanürlü madencilik projesine yönelik itirazlarını ve ilçenin geleceğine ilişkin kaygılarını dile getirdiği konuşmalarla devam etti.






