Kibar, “Katil ve çeteleri sokaklarda rahatça gezerken arkadaşlarımız sanık rolüne sokuldu” dedi.
Artvin’in Borçka-Hopa sınırındaki Cankurtaran Geçidi’nde 3 Eylül 2024’te öldürülen Reşit Kibar, ölümünün ikinci yılında mezarı başında anıldı.
Kibar’ın kardeşi Ali Şükrü Kibar, anmada yaptığı konuşmada, olay günü bölgede güvenlik önlemlerinin alınmamasının ağır sonuçlara yol açtığını söyledi. Kibar, şirketin kolluk ve güvenlik gücüne ihtiyaç olmadığını belirtmesinin ardından yaşanan saldırıda Reşit Kibar’ın hayatını kaybettiğini, iki kişinin de yaralandığını ifade etti.
“Acımızı yaşayamıyoruz”
İki yılın ardından acılarının devam ettiğini belirten Ali Şükrü Kibar, adalet arayışının kendilerini yeniden mücadeleye zorladığını söyledi.
Kibar, “Acımız büyük, kaybımız büyük. Öfkemiz acımızın önüne geçmesin diye uğraşıyoruz. Bizler bu uğurda acımızı yaşayamıyoruz. Çünkü adaletsizliğe karşı bir mücadelenin içindeyiz” dedi.
Cinayetin ardından sorumluların özgürce dolaştığını, buna karşılık mücadele edenlerin suçlandığını savunan Kibar, yargı sürecine ilişkin sert eleştirilerde bulundu.

“Arkadaşlarımız sanık haline getirildi”
“Katiller ve şirketler sokaklarda rahatça dolaşırken arkadaşlarımız suçlanıyor” diyen Kibar, Reşit Kibar’ın ölümüne ilişkin davada mücadele arkadaşlarının sanık konumuna getirildiğini belirtti.
Kibar, “Bizim korkacak hiçbir şeyimiz yok. Biz haklı tarafız. Yargı sürecinde arkadaşlarımız sanık rolüne sokuldu. Bunun nedeni ülkenin adalet sisteminin çürümesidir” ifadelerini kullandı.
“Cankurtaran bizimdir”
Cankurtaran’daki mücadelenin sürdürüleceğini vurgulayan Ali Şükrü Kibar, Reşit Kibar’ın ardından verilen sözün tutulacağını söyledi.
Kibar, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Bizim tek bir mücadelemiz, tek bir gayemiz vardı. Korkumuz yok, çekincemiz de yok. Cankurtaran bizimdir, bizim kalacak.”






