Basın açıklamasını yapan Şavşat Dernekleri Federasyonu Başkanı Mustafa Faruk Altun, amaçlarının herhangi bir kişi ya da kurumla hesaplaşmak olmadığını belirterek, “Bugün burada Şavşat’ın geleceğine sahip çıkmak, kamu vicdanının sesi olmak ve hepimize ait ortak değerlerin korunmasını talep etmek için bulunuyoruz. Şavşat yalnızca üzerinde yaşadığımız bir coğrafya değildir. Tarihiyle, doğasıyla, kültürel mirasıyla ve insanıyla gelecek nesillere bırakmak zorunda olduğumuz ortak emanetimizdir. Bu nedenle ilçemizin geleceğini ilgilendiren her konuda kamu yararını esas alan bir anlayışla hareket etmeyi görev kabul ediyoruz” dedi.
Altun, eski hastane arazisinin geçmişte hükümet konağı yapılması amacıyla değerlendirildiğini hatırlatarak, “O dönemde Şavşat Dernekleri Federasyonu olarak yaptığımız görüşmelerde, hükümet konağının mevcut eski hastane arsasına yapılmasını, Şavşat Meydanı'nın ise yeşil alan olarak korunmasını önermiştik. Bu kapsamda dönemin Cumhurbaşkanı Baş Danışmanı Sayın İsrafil Kışla, başta olmak üzere, yerel yöneticiler, bölgede bulunan okullar nedeniyle hükümet konağının yaratacağı trafik yoğunluğu, insan hareketliliği ve şehir gürültüsünün çok yoğun olacağından okullar bölgesine herhangi bir binanın yapılmasının uygun olmayacağı ifade edilmiş; bu alanın yeşil alan olarak korunmasının daha doğru olacağını belirtmiştir” dedi.
Daha sonraki süreçte dönemin Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Dr. İsrafil Kışla’nın da alanın yeşil alan olarak kalması şartıyla Sağlık Bakanlığı’na devredildiğini ifade ettiğini aktaran Altun, “Fakat şimdi görüyoruz ki bu alanın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na oradan da Şavşat Belediyesine devredilerek başka bir parselle birleştirilmesi ve yoğun konut projesine dönüştürülmesi sürecinden sonradan haberdar olduğu tarafımıza bildirmiştir” dedi.

Federasyon, kamuoyunda yaklaşık 140 daireden oluştuğu belirtilen konut projesine ilişkin çeşitli sorular yöneltti. Açıklamada, “Geçmişte bir hükümet konağının yapılmasına trafik yoğunluğu ve gürültü gerekçesiyle uygun görülmediği bu bölgede, şimdi ise çok katlı ve yüksek yoğunluklu bir konut projesinin hangi teknik değerlendirmeler sonucunda uygun bulunduğu açıklanmalıdır. Kamuoyu adına şu soruların cevaplandırılmasını talep ediyoruz: Trafik etki analizleri hazırlanmış mıdır? Bölgenin altyapısı bu yoğunluğu kaldırabilecek midir? Otopark ihtiyacı nasıl karşılanacaktır? Sosyal donatı ve yeşil alan planlamaları yeterli midir? Çünkü mesele yalnızca bir yapılaşma meselesi değil, Şavşat'ın gelecekte nasıl bir kent kimliğine sahip olacağı meselesidir. Yaptığımız araştırmalar sırasında cevaplanması gereken bir başka önemli konu ile karşılaştık. Proje alanı içerisinde veya bitişiğinde bulunan ve daha önce koruma altında olduğu bilinen yapının koruma statüsünden çıkarılıp çıkarılmadığı, çıkarılmışsa hangi gerekçelerle çıkarıldığı kamuoyuna açıklanmalıdır. Şavşat'ta benzer durumda koruma altında bulunan çok sayıda yapı varken, bu yapı için farklı bir uygulama yapılmışsa bunun gerekçesi nedir? Karar hangi bilimsel raporlara ve hangi uzman görüşlerine dayanılarak alınmıştır? Tarihi ve kültürel mirasın korunması hepimizin ortak sorumluluğudur” ifadelerine yer verildi.
Federasyon, kamuoyunda konuşulan iki parselin birleştirilmesi ve koruma altındaki yapının sahiplerine proje kapsamında 9 daire verilmesi iddialarının da aydınlatılmasını istedi. Altun, “Eğer böyle bir anlaşma yapılmışsa, bunun hangi hukuki ve idari süreçler çerçevesinde gerçekleştirildiği açıklanmalıdır. Burada özellikle ifade etmek isteriz ki amacımız belediye meclisinde görev yapan üyeleri suçlamak ya da hedef göstermek değildir. Ancak edindiğimiz bilgiler doğrultusunda, iki parselin birleştirilmesi ve ilgili süreçlerin belediye meclisinden geçerken ayrıntılı biçimde değerlendirilip değerlendirilmediği konusunda ciddi soru işaretleri bulunmaktadır. Bu nedenle belediye meclisi üyelerinin söz konusu süreçler hakkında yeterli düzeyde bilgilendirilip bilgilendirilmediği de açıklığa kavuşturulmalıdır” dedi.
Basın açıklamasında, proje alanındaki iki arsa arasında tapuda yol olarak kayıtlı olduğu belirtilen alanın hukuki statüsünün de netleştirilmesi gerektiği kaydedildi. Yolun neden fiilen mevcut olmadığı, gelecekte nasıl değerlendirileceği ve kamusal kullanım alanlarının projeye dahil edilip edilmediği sorularının yanıtlanması istendi.
Eski hastane arazisinin bağış sürecine de değinilen açıklamada, “Bağışçı aile yakınlarıyla yaptığımız görüşmelerde, arazinin sağlık hizmetlerinde kullanılmak amacıyla bağışlandığı yönünde bilgiler edinmiş bulunuyoruz. Henüz resmi kayıtlara tam olarak ulaşamamış olsak da, bu konunun sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz. Çünkü tapu kayıtları, bağış şartları ve resmi belgeler gerçeği ortaya çıkaracaktır. Eğer bu alan gerçekten sağlık amacıyla şartlı olarak bağışlandıysa, bu iradenin korunması yalnızca hukuki değil, aynı zamanda vicdani bir sorumluluktur. Bizler Şavşat’ın gelişmesine karşı değiliz. Şavşat'ın modernleşmesine, depreme dayanıklı yapılara kavuşmasına ve vatandaşlarımızın daha iyi yaşam koşullarına sahip olmasına elbette karşı değiliz. Ancak şeffaf olmayan süreçlere, kamuoyundan bilgi saklanmasına, tarihi ve kültürel değerlerin göz ardı edilmesine ve kamu yararını ikinci plana itilmesine karşıyız. Cittaslow unvanıyla övünürken Şavşat'ı yüksek katlı beton yapılarla kuşatmaya çalışmak, Sakin Şehir anlayışını tabelaya indirgenmesine karşıyız” ifadelerine yer verildi.
Federasyon, açıklamanın sonunda tüm yetkili kurumları proje ve süreç hakkında kamuoyunu eksiksiz bilgilendirmeye davet ederek, şeffaflık, hukuk ve kamu yararı ilkelerinin esas alınmasını istedi. “Şavşat sahipsiz değildir” vurgusuyla sona eren açıklamada, sürecin takipçisi olunacağı belirtildi.





