Adana’nın Ceyhan ilçesinden yola çıkan İngilizce öğretmeni ve Kızılay gönüllüsü Ayşegül Çimen, yaklaşık 1400 kilometrelik yolu “taşıma kargo arabası” ile çekerek aşarak Kafkasör’e ulaştı.
İlk kez izleyeceği boğa güreşlerinin heyecanını yaşamak isteyen Çimen, kamp malzemelerini yüklediği küçük arabasıyla Karadeniz’i geçerek Artvin’e geldi.
“Bu şenliğin içerisinde olmak istedim”
Adana Ceyhan Kızılay Kadın Başkanı olarak görev yapan ve aynı zamanda İngilizce öğretmenliği yapan Ayşegül Çimen, Kafkasör yolculuğunun dört ay önce planladığını söyledi.
Kafkasör Festivali’nin duyurusunu gördükten sonra buraya gelmeye karar verdiğini belirten Çimen, “22 yıllık öğretmenim. Ceyhan’da Kızılay’da gönüllü projelerde yer alıyorum. Kadın ve çocuk birimiyle ilgileniyorum. Topluma faydalı işler yapmaya çalışıyoruz. Dağcılık sürecim de çok eskiye dayanıyor. 1999 yılından beri Türkiye Dağcılık Federasyonu üyesiyim. Profesyonel olarak dağcılık yapıyorum. Kamp, doğa yürüyüşleri ve zirve tırmanışları hayatımın bir parçası” dedi.
Kafkasör’ü ilk kez duyduğunda çok etkilendiğini ifade eden Çimen, “Yaklaşık 4 ay önce arkadaşım sayesinde Kafkasör Şenlikleri’nin reklamını gördüm. O gün karar verdim; bu şenliğe katılacağım. Daha önce hiç boğa güreşi izlememiştim. ‘Bunun içerisinde olmak istiyorum’ diyerek yola çıktım” diye konuştu.
Karavan yerine çekçek kargo arabasıyla yola çıktı
Normalde karavanla seyahat ettiğini ancak bu yolculukta farklı bir yöntem tercih ettiğini anlatan Çimen, kamp malzemelerinin artması üzerine internetten gördüğü taşıma kargo arabasını kullanmaya karar verdiğini söyledi.
Çimen, “Karavanımı çıkaramadığım için kamplı gelmeyi planladım. Çadır, uyku tulumu ve diğer malzemeleri hazırladım. Ancak yük ağırlaşınca internette yeni moda olan taşıma kargo arabalarını gördüm. Sonrasında bu arabayı aldım ve bütün yükümü onun üzerine koydum. Sırt çantam da 80 litreydi. Kamp yaparken her şeyi yanınıza alamıyorsunuz, minimal hareket etmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Adana’dan Artvin’e uzanan zorlu yolculuk
Adana’dan yola çıkan Çimen, Niğde, Kayseri ve Amasya üzerinden Karadeniz’e ulaştı. Yol boyunca farklı şehirlerde konaklayan Çimen, doğayla iç içe bir yolculuk gerçekleştirdi.
Aslen Amasyalı olduğunu belirten Çimen, “Amasya’da birkaç gün kaldıktan sonra Karadeniz üzerinden Hopa’ya geldim. Hopa’da Kopmuş Plajı’nda kamp yaptım. Yağmur nedeniyle 3-4 gün orada kaldım. Aslında bu kadar uzun kalmayı düşünmüyordum ama Kafkasör tarihlerini bildiğim için yağmurun dinmesini bekledim. Sabah erken kalkıp çadırımı topladım ve Artvin’e geldim” dedi.
Artvin’de Kızılay ekibiyle buluştuğunu belirten Çimen, kendisine destek olanlara teşekkür ederek, “Artvin Kızılay ekibinden Sevilay Hanım ve Ercan Bey bana çok yardımcı oldu. Buraya gelip çadırımı kurdum. Yaklaşık 5 gündür Kafkasör Yaylası’nda bu muhteşem atmosferi yaşıyorum” ifadelerini kullandı.
“Boğaların bir kişiliği var”
Hayatında ilk kez boğa güreşi izlediğini söyleyen Çimen, Kafkasör arenasında yaşadığı heyecanı anlattı.
“Daha önce hiç izlemediğim bir şeyi burada yaşadım. Bu kadar seveceğimi tahmin etmiyordum. Muhteşem bir duygu. Çok büyük bir heyecan var. Dün sabah arenaya girdik, akşam zor çıktık. Bütün gün boğa güreşlerini izledik. Türkiye rekorunun kırıldığı 85 dakikalık mücadeleyi canlı izleme şansım oldu” diyen Çimen, boğaların mücadelesinden çok etkilendiğini söyledi.
Çimen, “Bu güreşlerin asaletine hayran kaldım. Oradaki boğaların gerçekten bir kişiliği var. Davranışlarını gözlemledim. Kazandıklarını, kaybettiklerini biliyor gibiler. Çok farklı ve heyecan verici bir duygu” şeklinde konuştu.
“1400 kilometreye kesinlikle değdi”
Kafkasör yolculuğunun zorlu ama unutulmaz olduğunu belirten Çimen, “Bir taşıma kargo arabasıyla, normal bir araç olmadan yaklaşık 1400 kilometre yol geldim. Zorlu bir yolculuktu ama hedefim Artvindi. Rize’de Ayder’i, Fırtına Deresi’ni ve farklı noktaları da gezdim ama asıl hedefim Kafkasör’e zamanında ulaşmaktı” dedi.
Artvin’de insanların misafirperverliğinden çok etkilendiğini ifade eden Çimen, “Buradaki insanlar inanılmaz yardımsever. Hiç geri çevrilmedim. Çok rahat ettim. Kamp hayatı zaten biraz zorlu ama insanların samimiyeti her şeyi kolaylaştırıyor” diye konuştu.
2027 Kafkasör için yeniden gelecek
Kafkasör’ü gelecek yıllarda da ziyaret etmek istediğini belirten Çimen, “1400 kilometreye kesinlikle değdi. Önümüzdeki yıl 2027 Kafkasör Festivali için yine plan yapacağım. Belki bu kez karavanımla ya da farklı bir araçla gelirim. Ama festival günlerinde burada olmayı istiyorum” dedi.
Kafkasör Yaylası’nın kendisini büyülediğini ifade eden Çimen, “Yukarı çıktığınızda sis, serin hava ve muhteşem doğa var. Aşağı indiğinizde ormanlar ve yeşillikler sizi karşılıyor. Çok güvenli bir yer. İnsanların verdiği güven duygusu çok önemli. Burada hiç rahatsızlık hissetmedim” ifadelerini kullandı.
“Kafkasör 85’incisini de görsün”
Kafkasör Festivali’nin uzun yıllar devam etmesini temenni eden Çimen, “İnşallah Kafkasör’ün 65’incisini, 75’incisini, 85’incisini görürüz. Bu festivalin devam etmesini çok isterim. Alan yenilenirse, kampçılar için sıcak su, duş gibi küçük imkânlar sağlanırsa çok daha güzel olur. Bunun dışında insanların samimiyeti zaten birçok şeyi tamamlıyor” dedi.
Taşıma kargo arabasıyla çıktığı 1400 kilometrelik yolculukla Kafkasör’e ulaşan Ayşegül Çimen, festivalin sadece boğa güreşleriyle değil, farklı şehirlerden gelen insanların hikâyeleriyle de unutulmaz anılara sahne olduğunu gösterdi.