“Müdahalenin 10. Yılı: Unutmadık,
Vazgeçmedik” sloganıyla düzenlenen programda, yıllar önce yaşanan süreç bir kez daha hatırlatılarak doğa ve yaşam alanlarını koruma mücadelesinin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.
Etkinlikte bir araya gelen vatandaşlar, Cerattepe direnişinin hafızalardaki yerini koruduğunu ve mücadeleden geri adım atılmayacağını ifade etti.Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan, yaptığı basın açıklamasında Artvin’de yıllardır süren madencilik faaliyetlerine ve son ihalelere sert tepki gösterdi.
Karahan, 1980’li yıllardan bu yana Artvin’in madencilik tehdidi altında olduğunu belirterek, kentin doğasını ve yaşam alanlarını savunmaya devam edeceklerini vurguladı.
Karahan açıklamasında, Artvin topraklarının 1980’lerin ortasında madencilik faaliyetlerine açılmaya başlandığını hatırlatarak, ilk kamu incelemelerinde ekonomik rezerv bulunmadığı yönünde görüş bildirildiğini ancak sürecin daha sonra farklı bir yöne evrildiğini ifade etti. 1995 yılında Cerattepe’de ilk kazmanın vurulduğunu anımsatan Karahan, o dönem Artvin halkının siyasi görüş ayrımı gözetmeksizin tek yürek halinde mücadele başlattığını söyledi.
Yeşil Artvin Derneği’nin kuruluş sürecine de değinen Karahan, dönemin Artvin Valisi Selahattin Onur’un dernekleşme önerisinde bulunduğunu belirterek kendisine teşekkür etti.
İlk olarak Kanadalı Cominco şirketinin bölgede faaliyet yürüttüğünü, verilen mücadelenin ardından şirketin Artvin’i terk ettiğini ifade eden Karahan, daha sonra başka bir Kanadalı şirket olan Inmet Mining’in bölgede çalışma yürütmek istediğini söyledi. Yaklaşık 20 yıl boyunca halkın ve kurumların ortak mücadelesiyle şirketlerin bölgede faaliyet gösteremediğini dile getiren Karahan, 2012 yılında Danıştay’ın “Cerattepe’de madencilik yapılamaz” kararını onamasına rağmen aynı sahanın yeniden ihaleye çıkarıldığını kaydetti.
Karahan, daha sonra maden sahasının Cengiz Holding bünyesine geçtiğini belirterek, sürecin Artvin halkı açısından kırılma noktası olduğunu ifade etti.
15-16 Şubat 2016 Süreci
Madencilik karşıtı direnişin sembolü haline gelen nöbet sürecine de değinen Karahan, 15 Şubat 2016’da Atmaca mevkiinde toplanan Artvinlilerin Kafkasör ve Cerattepe yollarını kapattığını hatırlattı. 16 Şubat sabahı ise güvenlik güçlerinin müdahalesiyle karşı karşıya kalındığını belirten Karahan, yaşananları “tarihin en sert müdahalelerinden biri” olarak nitelendirdi.
17 Şubat’ta Cerattepe’ye çıkıldığını ifade eden Karahan, yer teslim izni verilmeden yapılan işlemlerin hukuksuz olduğunu savundu.
Yeni İhaleler ve Ruhsatlar
Son on yılda Artvin genelinde çok sayıda maden ruhsat ihalesi yapıldığını dile getiren Karahan, yalnızca Cengiz Holding değil; SSR Mining, Çalık Holding ve TÜPRAG gibi firmaların da bölgede faaliyet yürüttüğünü söyledi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından 7 Şubat’ta 485 maden sahasının ihaleye çıkarıldığını hatırlatan Karahan, yeni ruhsat alanlarının Murgul-Cerattepe-HOD-Ortaköy ve Salınbaş bölgelerini kapsadığını belirtti. Bu durumun Artvin ve çevresinin büyük ölçüde maden sahasına dönüştürülmek istendiğini gösterdiğini ifade etti.
“İliç’i Unutmadık”
Karahan, konuşmasında 2024 yılında Erzincan’ın İliç ilçesinde yaşanan ve 9 işçinin hayatını kaybettiği maden faciasını da hatırlatarak, “Dünyada patlamayan ya da sızdırmayan atık barajı yoktur” dedi. Artvin’de kurulması planlanan olası atık barajlarının yaratacağı risklere dikkat çeken Karahan, zehirli atıkların doğaya ve su kaynaklarına telafisi imkânsız zararlar vereceğini savundu.
“Safları Sıklaştırmalıyız”
Yeni yasal düzenlemelerle çevre mücadelesinin zorlaştırıldığını ileri süren Karahan, ÇED süreçlerinin işlevsiz hale getirildiğini ve acele kamulaştırma uygulamalarının arttığını ifade etti.
Cerattepe’de açık işletme altın madenciliği için sondajların tamamlandığını ve ÇED sürecinin yeniden gündeme gelebileceğini belirten Karahan, kısa süre önce yaklaşık 24 bin hektarlık yeni maden sahasının ihaleye çıkarıldığını söyledi.
Karahan açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Yahşi Artvin’de vahşi madencilik olamaz, olmamalı, olmayacak. Artvin halkı hiçbir baskı altında buna izin vermeyecek. Biz Artvin’iz; burada Atabarı’nı madencilere oynatmayacağız.”




