Hopa’da eğitimde yaşanan şiddet olaylarına tepki göstermek amacıyla veliler, öğretmenler, öğrenciler ve sendika temsilcileri bir araya geldi.
Sundura ve Ortahopa mahallelerindeki okullarda toplanan katılımcılar, yürüyüşe geçerek Hopa Parkı’nda buluştu.
Yürüyüş boyunca “Yusuf Tekin istifa” sloganları atılırken, katılımcılar okullarda artan şiddet olaylarına dikkat çekti. Yürüyüşün ardından Hopa Parkı’nda basın açıklaması gerçekleştirildi. Hopa halkı adına konuşan Zeliha Yıldırım, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi ile Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırılarda hayatını kaybeden öğrenci ve eğitimcilerin acısının derinden hissedildiğini belirtti. Yıldırım, eğitimde şiddetin münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini ifade ederek, bunun uzun yıllardır sürdürülen yanlış politikaların sonucu olduğunu vurguladı.

Eğitimcilerden “Güvenli Okul” Çağrısı
Eğitimcilerden “Güvenli Okul” Çağrısı
İçeriği Görüntüle

I M G 4535

Açıklamada, okullarda ciddi bir güvenlik sorunu bulunduğu dile getirilirken şiddetin yalnızca eğitim alanında değil toplumun birçok kesiminde yaygınlaştığına dikkat çekildi. Yıldırım, “Okullarda yaşanan şiddet; eğitimden kültüre, ekonomiden sosyal politikalara kadar yıllardır sürdürülen yanlış politikaların doğrudan sonucudur. Bu tabloyu yalnızca bir “güvenlik zafiyeti,” münferit bir mesele olarak görmek ya da sunmak, gerçeği örtmekten başka bir işe yaramamaktadır. Evet, okullarda ciddi bir güvenlik sorunu vardır. Bu ülkede kadınlar, çocuklar, öğretmenler, emekçiler hemen herkesin yaşam hakkı tehlikededir. Ancak asıl sorun; şiddeti sıradanlaştıran, cezasızlığı yaygınlaştıran, eşitsizliği derinleştiren ve gençleri geleceksizliğe mahkûm eden bu düzenin kendisidir. Gençler bugün sadece okullarda değil; sokakta, evde, yaşamın her alanında büyüyen bir şiddet sarmalının içine itilmektedir. Suça sürüklenen çocuklar gerçeği de bu tablonun bir parçasıdır; tesadüf değil, sistematik bir sonuçtur. Ekonomik kriz derinleştikçe; işsizlik, yoksulluk ve umutsuzluk büyüdükçe ortaya çıkan boşluk mafya ve çeteler tarafından doldurulmaktadır. Gençlerin geleceği ellerinden alınırken, şiddet ve suç örgütlenmeleri adeta teşvik edilmekte, büyütülmektedir” dedi
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i eleştiren Yıldırım, “Bugün bu şiddet toplumsal yapıdaki derin çelişkiler, kutuplaştırıcı siyaset, eşitsizlik, yoksulluk, geleceksizlik, umutsuzluk, dışlanma, kenara itilme ortamında ortaya çıkmaktadır. İşte bugün 14-16 yaşında çocuklardan failler yaratan bu sistemin kendisidir! Yitip giden canların baş sorumlusu en başta siyasi iktidar ve eğitim alanını ideolojik saldırılarla tahrip eden Sarayın Eğitim Politikaları Kurulu ve Milli Eğitim Bakanlığıdır. Devletin tüm olanaklarını, güvenlik ve yargı gücünü muhalefeti bastırmaya göre konumlandıran; toplumsal yaşamı kendi ideolojik önceliklerine göre şekillendirmeye çalışan iktidar, eğitim politikaları üzerinden de toplumda derin bir çürümenin zeminini yaratmıştır. Bakanını korumayı tercih eden iktidar, çocukların, öğrencilerin ve toplumun geleceğini gözden çıkarmaktadır.”
Eğitimcilerin ve öğrencilerin okullarda kendilerini güvende hissetmediğini belirten Yıldırım, “Bugün eğitimciler, öğrenciler okullarına gitmekten dahi tedirgin haldeyse, can güvenliğinden korku duyuyorsa bunun temel sorumlusu en başta Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’dir. Göreve geldiği ilk günden bugüne eğitimin gerçek sorunlarına sırtını dönen, eğitimi piyasaya ve tarikatlara açan; infial yaratan uygulama ve açıklamalara imza atan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in , bunca can kaybına rağmen hâlâ görevde kalması kabul edilemez, derhal tüm toplumdan özür diyerek istifa etmelidir. Çocuklarımızın, öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerinin hayatı bu kadar değersiz değildir! Eğitim; şiddetin değil, yaşamın, eşitliğin ve umudun alanı olmak zorundadır.
Artık sözün bittiği yerdeyiz. Siverek’te, Maraş’ta ve ülkenin dört bir yanında yaşanan bu acıların bir daha tekrarlanmaması için; şiddete karşı yaşamı savunmak için üretimden gelen gücümüzü kullanarak iş bırakıyoruz. Bu eylem yalnızca bugüne değil, geleceğimize sahip çıkma iradesidir. Bu şiddet iklimine zemin sunanlara karşı mücadele etmek sadece eğitim emekçilerinin, eğitim sendikalarının değil, hepimizin görevdir.”

I M G 4564I M G 4457

Muhabir: Ümran KARA