Köy Enstitüleri “Türk aydınlanmasının eğitim mucizesi” olarak nitelendiren Kurul, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde başlatılan kurtuluş sürecinde Türkiye’nin yokluklar içindeki durumu hatırlatılarak, eğitim alanındaki eksikliklerin altı çizildi. Ülkede mühendis, doktor, öğretmen gibi meslek gruplarının yok denecek kadar az olduğu, halkın büyük bölümünün okuma yazma bilmediği ifade edildi.
Bu tablo karşısında çözümün eğitimden geçtiği belirtilen açıklamada, Harf Devrimi ile başlayan sürecin Köy Enstitüleri ile taçlandığı vurgulandı. Enstitülerin, özellikle köylerde yaşayan nüfusu eğitmek amacıyla kurulduğu ve kısa sürede önemli başarılar elde ettiği kaydedildi.
Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç öncülüğünde kurulan Köy Enstitüleri’nin, “okul yapan okullar” anlayışıyla ülkenin dört bir yanında eğitim seferberliği başlattığı belirtildi. Bu kurumlarda öğrencilerin sadece akademik değil; tarım, sanat ve teknik alanlarda da yetiştirildiği ifade edildi.
Açıklamada, “Atatürk'ün 1936'da askerliğini çavuş ve onbaşı olarak yapan gençlerle başlattığı Köy Eğitmenleri
Kursları'nın devamı olan Köy Enstitüleri 17 Nisan 1940'da açıldı, Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç tarafından bilimsel gerçeklerle, özveriyle ve yetkinlikle yönetildi. Ülkenin her bölgesinde açılan 21 enstitü "okul yapan okullar" olarak kurgulandı.
Yoksul köy çocukları hem bilimsel bilgiyle donatılıyor, edebiyat ve sanatla buluşturuluyor, hem de köylüyü üretici yapacak tarım, hayvancılık, arıcılik, balıkçılık, seracilik, rençperlik, demircilik,
inşaatçılık, marangozluk, sağlık gıbi alanlarda eğitici olarak yetiştiriliyordu. Her oğrencinin ayda em az 2 dünya klasiği okuması, bir enstrüman çalmayı öğrenmesi zorunluydu. Kümes nöbetçisi öğrencinin çantasında günlük azığı yanında Sofokles'in Antigone'si yahut Shakespeare'in Romeo
ve Juliet'i bulunuyordu. Öğrenciler okullarını, yatakhane, yemekhane ve mutfaklarını, öğretmen evlerini ve kütüphanelerini, işliklerini, bağlarını, bahçelerini, ahır, samanlık ve ambarlarını, elektrik santrallerini, su depolarını ve su kanallarını ogretmenleri, hatta mudurlerı ile bırlikte inşa ediyor, her hafta sonu müdür ve öğretmenleri ile haftalık eğitim programını değerlendirip tartılıyorlardı. Bu harika eğitim yuvaları Hasan Ali Yücel'in 1946'da Milli Eğitim Bakanlığından alınıp yerine Reşat
Şemsettin Sirer'in getirilmesi ile ilk darbeyi yedi. Önce haftalık öğrenci- öğretmen değerlendirme toplantıları ve uygulamalı dersler kaldırıldı, ardından Köy Öğretmen Okulları'na dönüştürüldü ve nihayet Demokrat Parti döneminde 27 Ocak 1954 de kapatıldı. 1940- 1954 yılları arasında Köy Enstitüleri'nden 1.398'i kız, 15.943' ü erkek, toplam 17.341 Köy Oğretmeni mezun oldu. 1936'dan 1947 yılına kadar Köy Eğitmen Kursları'nda da 8.675 Eğitmen yetiştirildi. Sağlık bölümlerinden ise 1.248 Sağlık Memuru diploma aldı. Enstituler ilk gunden itıbaren, halkı cahil bırakarak somuru duzenlerını surdurmek isteyen emperyalizm işbirlikçisi Karşı ı Devrimci yobazların "Kız ve erkek çocukların bir arada okuması
ahlaksızlıktır." "Köy enstitülerinde verilen eğitim dinimize aykırıdır.", "Köy Enstitüleri komünist, dinsiz yetiştiren fuhuş yuvalarıdır" gibi asılsız ve ahlaksız iftiralarıyla sürekli karalandı ve yok edildi. Köy Enstitüleri'nde yetişen Fakir Baykurt, Talip Apaydın, Mahmut Makal, Mehmet Başaran, Dursun
Akçam gibi Türk Edebiyatı'nın yüz akı yazarlar, aydınlar her dönemde dinci-gerici
iktidarların hedefi oldular, sürgünlerde ezildiler, hapislerde çürütüldüler. Atatürkçülerin bugün en önemli görevlerinden biri de kuşkusuz Köy Enstitüleri'ni günümüz koşullarında güncelleyerek yeniden milletimizin hizmetine sunmaktır. Yıllar içinde bilimsel temelinden koparıp dinselleştirdikleri eğitim sitemini 4+4+4 ucubesi ile iyice çıkmaza sokan, Taşımalı Eğitim garabeti ile köy okullarını kapatıp çocuklarımızı imamlara ve Laik Cumhuriyet düşmanı tarikatçıların iflah olmaz cehaletine tutsak eden çağ ve akıl dışı zihniyet ancak Atatürk Cumhuriyeti'nin bilim ışığı yeniden yakılarak yenilgiye uğratılabilir. Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, Köy Enstitüleri'nin fikir babası Büyük Atatürk'ü, dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'yü, kurucuları Hasan Âli Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç'u, elleri öpülesi ögretmenlerimizi, yazar ve aydınlarımızı minnet ve şükranla anıyoruz.”




