Yargılamaların uzun süre sonuçlandırılmamasının kamu vicdanını yaraladığını dile getiren Atan, hukukun siyasi tartışmaların aracı haline getirildiğini savundu. “Eğer ortada bir suç varsa hukuk bunu ortaya koyar. Ancak suç yoksa insanların itibarları aylarca, yıllarca zedelenemez” diyen Atan, yargının tarafsızlığına gölge düşüren uygulamalardan vazgeçilmesi gerektiğini vurguladı.
“Süreç Hukuki Değil, Siyasi”
CHP’ye yönelik yürütülen operasyonların hukuki bir zeminden çok siyasi bir amaca hizmet ettiğini öne süren Atan, yaşananların bir algı yönetimi sürecine dönüştüğünü söyledi. “Bu baskı politikaları yalnızca Cumhuriyet Halk Partisi’ni değil, demokrasinin kendisini hedef alıyor” ifadelerini kullandı.
“Güven Kaybının Faturası İktidara Ait”
Toplumda siyasete duyulan güvenin her geçen gün azaldığına dikkat çeken Atan, bu tablonun sorumlusunun iktidarın yönetim anlayışı olduğunu belirtti. Medyanın büyük ölçüde iktidar kontrolünde olmasına rağmen güven erozyonunun derinleştiğini söyleyen Atan, bunun halkın gerçekleri gördüğünün göstergesi olduğunu dile getirdi.
“Yerel Yönetimlere Baskı Kabul Edilemez”
Cumhurbaşkanı’nın kamuoyunda “silkeleme” olarak anılan söylemlerine de değinen Atan, bu yaklaşımın yerel yönetimler üzerinde açık bir baskı anlamına geldiğini savundu. Atan, “Yargı ve belediyeler üzerinden yürütülen bu dil, hukuk devletiyle bağdaşmaz” dedi.
Açıklamasının sonunda toplumun adalet ile siyasi müdahaleyi ayırt edebilecek bir bilinç düzeyine sahip olduğunu vurgulayan Atan, Türkiye’nin içinde bulunduğu çıkmazdan ancak bağımsız yargı, özgür medya ve halkın sandıkta ortaya koyacağı iradeye saygı ile çıkabileceğini ifade etti.