İbrahim İnce, açıklamasında 12 Eylül 1980 darbesinin yalnızca seçilmiş hükümetin devrilmesi ve Meclis’in kapatılmasıyla sınırlı olmadığını ifade etti. Darbenin bir neslin hayatını etkilediğini belirten İnce, ailelerin yaralandığı, gençlerin hayallerinin yarım kaldığı ve toplum hafızasında silinmez izler bırakan ağır bir insanlık ve hukuk ihlalleri döneminin yaşandığını kaydetti.
"Bir Neslin Hayatına Dokunan Ağır Bir Dönem"
12 Eylül döneminde yüz binlerce insanın gözaltına alındığını, işkence, kötü muamele, yasaklar ve baskıların günlük hayatın bir parçası hâline geldiğini belirten İnce, insanların düşünceleri, inançları ve siyasi tercihleri nedeniyle bedel ödemek zorunda bırakıldığını söyledi.
İnce, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bir ülkenin gençlerini yaşatmak yerine darağaçlarına teslim ettiği yerde, demokrasiden ve hukuktan söz etmek mümkün değildir.”
Darbe döneminin yalnızca 12 Eylül günüyle sınırlı kalmadığını vurgulayan İnce, darbenin oluşturduğu vesayet düzeninin hukuk, eğitim, siyaset, çalışma hayatı ve toplumsal yaşamın birçok alanında uzun yıllar etkisini sürdürdüğünü ifade etti.
"Darbe Sadece Bir Günde Olmadı"
İbrahim İnce, darbeci zihniyetin özgürlükleri sınırlandırdığını, sendikal hakları zayıflattığını ve örgütlü toplum yapısına zarar verdiğini belirterek, insanların söz söyleme, örgütlenme ve kendi geleceğini belirleme hakkının baskı altına alındığını dile getirdi.
Darbelerin yalnızca iktidarı ele geçirme amacı taşımadığını ifade eden İnce, asıl hedefin milletin kendi iradesine güvenmesini ve geleceğini kendisinin belirlemesini engellemek olduğunu söyledi.
12 Eylül’ü anmanın geçmişi tekrar etmek anlamına gelmediğini kaydeden İnce, yaşanan acıların hatırlanmasının geleceğe karşı önemli bir sorumluluk olduğunu belirtti. Darbelerin mağdur ettiği insanların hikâyelerinin, cezaevlerinde geçen yılların ve ailelerin yaşadığı acıların unutulmaması gerektiğini ifade etti.
Millet İradesi Her Şeyin Üzerinde
Türkiye’nin darbeler ve muhtıralar üzerinden yönetilmeye çalışıldığı dönemleri geride bırakmak için büyük bedeller ödediğini belirten İnce, 12 Eylül’ün ardından 28 Şubat, 27 Nisan ve 15 Temmuz süreçlerinde de millet iradesine yönelik müdahale girişimleri yaşandığını hatırlattı.
Özellikle 15 Temmuz gecesi milyonlarca vatandaşın meydanlara çıkarak darbecilere karşı durmasının, milletin demokrasiye ve kendi iradesine sahip çıktığını gösterdiğini ifade eden İnce, Memur-Sen olarak demokrasinin yalnızca sandıktan ibaret olmadığını vurguladı.
İnce, hukukun üstünlüğü, temel hak ve özgürlükler, örgütlenme hakkı, emeğin korunması ve insan onurunun demokrasinin ayrılmaz parçaları olduğunu belirtti.
"Darbe Karanlığına Asla Geçit Vermeyeceğiz"
Memur-Sen Artvin Şube Başkanı İbrahim İnce, açıklamasının sonunda 12 Eylül, 28 Şubat ve millet iradesini hedef alan tüm darbe ve vesayet girişimlerini kınadıklarını belirterek, mücadelelerinin yalnızca geçmişin hesabını tutmak değil, geleceğin Türkiye’sini darbelere ve vesayete kapatmak olduğunu ifade etti.
İnce, sözlerini şöyle tamamladı:
“Milletin iradesine rağmen hiçbir güç, hiçbir vesayet odağı ve hiçbir darbeci zihniyet bu ülkenin istikametini belirleyemez. Darbe karanlığına, vesayete ve millet iradesini yok sayan anlayışlara asla geçit vermeyeceğiz. Türkiye’nin geleceğini tanklar değil, milletin iradesi belirleyecek.”
İbrahim İnce, 12 Eylül ve tüm darbe dönemlerinin mağdur ettiği vatandaşları rahmet, hürmet ve saygıyla andıklarını belirterek, Türkiye’de bir daha darbe karanlığının yaşanmaması temennisinde bulundu.



