Özdemir, eğitimde kamusal anlayışın zayıflatıldığını, özel okulların hızla arttığını ve fırsat eşitsizliğinin derinleştiğini savundu.
AKP iktidarının eğitimde iki büyük tahribat yarattığını belirten Özdemir, bunları “kamusal eğitimden piyasa eğitimine geçiş” ve “bilimsel-laik eğitimden ideolojik eğitime geçiş” olarak tanımladı.
“Özel okul sayısı yüzde 513 arttı”
Eğitimdeki değişimi rakamlarla ortaya koyan Özdemir, 2002’de 41 bin 300 olan devlet okulu sayısının 2025’te 56 bin 336’ya yükseldiğini, özel okul sayısının ise 2 bin 395’ten 14 bin 700’e çıktığını söyledi. Özdemir, bu süreçte devlet okullarındaki artışın yüzde 37, özel okul sayısındaki artışın ise yüzde 513 olduğunu belirtti.
Devlet okullarındaki öğrenci sayısının 2002’de 13 milyon 675 bin 285 iken 2025’te 15 milyon 336 bin 143’e yükseldiğini aktaran Özdemir, özel okullardaki öğrenci sayısının ise aynı dönemde yüzde 560 arttığını ifade etti.
Bu tablonun aileleri ekonomik olarak zorladığını savunan Özdemir, “Veliler özel okulu tercih etmiyor; çocuklarının nitelikli eğitim alabilmesi ve geleceğinin güvende olması için özel okula yönelmek zorunda bırakılıyor. Yani veliler, özel okulu değil, çocuklarının geleceğini satın almaya zorlanıyor” dedi.
“24 binden fazla köy okulu kapatıldı”
Eğitimde fırsat eşitsizliğinin yalnızca ekonomik durumla sınırlı olmadığını belirten Özdemir, son 24 yılda 24 binden fazla köy okulunun kapatıldığını ileri sürdü.
CHP olarak köy okullarını yeniden açacaklarını ve yerinde eğitimi teknolojik altyapıyla birlikte güçlendireceklerini söyleyen Özdemir, okul öncesi eğitimin ücretsiz ve nitelikli hale getirileceğini, ilkokul ve ortaokul öğrencilerine de ücretsiz bir öğün sağlıklı yemek verileceğini ifade etti.
Mesleki ve teknik eğitime de değinen Özdemir, MESEM uygulamasını eleştirerek çocuk emeğinin sömürülmesine izin vermeyeceklerini söyledi.
Öğretmenlere ilişkin düzenlemeler
Nitelikli eğitimin güçlü bir öğretmen kadrosuyla mümkün olduğunu belirten Özdemir, CHP iktidarında ücretli öğretmenlik ve mülakat sisteminin kaldırılacağını söyledi.
Öğretmen yetiştirme sisteminin yeniden düzenleneceğini, eş durumu tayinlerinde aile bütünlüğünün esas alınacağını belirten Özdemir, eğitim kadrolarına eğitim-öğretim yılı başında bir maaş karşılığı eğitime hazırlık ödeneği verileceğini ifade etti.
ÇEDES ve “Maarif Modeli” eleştirisi
Açıklamasında eğitimde laiklik ve bilimsellik vurgusu da yapan Özdemir, Milli Eğitim Bakanlığının tarikat ve cemaatlere bağlı vakıf ve derneklerle yaptığı ÇEDES ve benzeri protokollere karşı olduklarını belirtti.
Özdemir, eğitim faaliyetlerinin pedagojik yeterliliği ve kamusal denetimi olmayan aktörlere bırakılmasına izin vermeyeceklerini söyledi. Atatürk’ün “fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür” nesil hedefini hatırlatan Özdemir, eğitim sisteminin çocukların özgür düşünme ve sorgulama becerilerini geliştirmesi gerektiğini vurguladı.
“Kamusal Eğitim Cumhuriyeti’ni yeniden kuracağız”
CHP’nin eğitim politikasını “Kamusal Eğitim Cumhuriyeti” anlayışı üzerine kuracağını belirten Özdemir, eğitimin ailenin gelirine, yaşadığı bölgeye veya sahip olduğu imkânlara göre değişen bir ayrıcalık olmaması gerektiğini söyledi.
Özdemir, CHP olarak laik, bilimsel, demokratik, karma, eşitlikçi ve parasız eğitimi savunacaklarını belirterek, “Biz yalnızca kaybettiklerimizi geri almak için değil, geleceğin eğitimini bugünden kurmak için yola çıkıyoruz” dedi.




