Yıkılmaya yüz tutmuş veya kaderine terk edilmiş ahşap evleri bulundukları yerden özenle sökerek aslına uygun biçimde restore ediyor ve konaklama amacıyla turizme kazandırıyor. Projeyi değerli kılan ise her evin, her odanın Türk edebiyatına iz bırakmış şairlerin adını yaşatıyor olması. Odalar isimlerini taşıyan şairlerin sevdikleri renklerle tasarlanıyor. Böylece misafirler bir odada değil, bir kültür atmosferinde konaklamış oluyorlar.

I M G 20260808 W A0038

İşletme sahibi AKÇELİK; amaçlarının eski evleri kurtarmaktan çok daha fazlası olduğunu vurgularken, “Her yıkılan evle birlikte yalnızca bir bina değil, o evde yaşanmış hikayeler, gelenekler ve ahşap ustalığı da yok olduğunu, bu mirası korumak ve gelecek kuşaklara aktarmayı amaçladığını” ifade ediyor.

I M G 20260808 W A0034

İnsanlar sadece konaklamıyor, Karadeniz’in ruhunu da hissediyor. Doğayla iç içe konumlanan tesis, bölgenin mimarisi ve kültürel zenginliği ile ülkemiz edebiyatını da bir araya getiriyor. Bu yönüyle hem sürdürülebilir turizme katkı sunuyor, hem de kültürel mirasın korunmasına örnek teşkil ediyor.

Karadeniz’in sisle kaplı muhteşem doğasında yükselen bu evler, geçmişin izlerini yurt dışından gelen misafirlerle buluşturuyor; kültürel mirasın korunmasının yalnızca kurumların değil, bireysel girişimlerin de başarabileceği bir sorumluluk olduğunu kanıtlıyor. Çünkü bazen ahşap bir evi kurtarmak, bir bölgenin hafızasını da yaşatmak anlamına geliyor.

“Yaklaşık 3 Kilometrelik Tünelle Çığ ve Heyelan Riski Aşılacak”
“Yaklaşık 3 Kilometrelik Tünelle Çığ ve Heyelan Riski Aşılacak”
İçeriği Görüntüle

I M G 20260808 W A0033

ŞİİRLİ KONAĞI deneyimleyenler “buranın sadece bir konaklama tesisi olmadığını, aynı zamanda doğa ile bütünleşen bir yaşam alanı olduğunu, doğa ile iç içe, huzurlu, otantik vesanatsal bir atmosfere sahip olduğunu, burada geçirdikleri zamanı unutulmaz bir yaşam deneyimi” olarak özetliyor.

Geleneksel Türk El Sanatları yüksek lisans mezunu olan AKÇELİK, aynı zamanda Deniz Astsubayı olarak 25 yıl ülkenin değişik yerlerinde görev yaptıktan sonra, 2015 yılında kendi isteğiyle emekliye ayrılarak memleketine yerleşti. Şimdiye kadar 14 kişisel resim sergisi açmış, ulusal ölçekte iki birincilik ödülü bulunan AKÇELİK, aynı zamanda Arjantin Tango eğitmeni olarak onlarca sosyal dansçı yetiştirdi.

I M G 20260808 W A0035

Bu birikimini Borçka’daki projesinde tarihi ahşap yapıları koruma yaklaşımını sanatla buluşturarak şiir ve resim temalı odalardan oluşan bir konaklama deneyimi yaratıyor. Bölgenin kültürel mirasına görünür kılmayı ve sürdürülebilir turizmi desteklemeyi amaçlıyor.

I M G 20260808 W A0037

Projenin ardındaki isim olan Hikmet AKÇELİK, tarihi dokuyu korumayı sanatsal bir sorumluluk olarak da görüyor. Vizyonunu “Karadeniz’in mimari hafızasını yaşatmak ancak sanatın zarafetiyle mümkündür” diyerek özetliyor. Böylece kaybolmaya yüz tutan yapılar yeniden can bulurken bölgenin kültürel mirası da geleceğe taşınmış oluyor.

I M G 20260808 W A0040I M G 20260808 W A0036

Muhabir: Editör Masası