İnce, yeni eğitim öğretim yılının eğitim çalışanları, öğrenciler, veliler ve Türkiye için hayırlı olmasını dileyerek, eğitimin geleceğe güven ve refah içinde taşınabilmesi için sorunların ertelenmeden çözüme kavuşturulması gerektiğini ifade etti.
“Olumlu adımlarda istikrar sağlanmalı”
Eğitim-Bir-Sen olarak beklentilerinin, eğitim ve eğitim çalışanlarının sorunlarının yalnızca okulun ilk günü konuşulup daha sonra unutulmadığı bir eğitim öğretim yılı olduğunu belirten İnce, kalıcı çözümlerin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
İnce, eğitim politikalarının güçlü ve büyük Türkiye idealine katkı sağlayacak şekilde geliştirilmesi ve uygulanması gerektiğini vurguladı.
PISA 2025 başarısında öğretmenlerin emeğine dikkat çekti
Türkiye’nin PISA 2025 sonuçlarında fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarında elde ettiği başarının, son yıllarda eğitime yapılan yatırımların yanı sıra öğretmenlerin emek, gayret ve fedakârlıklarının da sonucu olduğunu belirten İnce, başarılı sonuçlarda pay sahibi olan öğretmenlere teşekkür etti.
Ancak PISA sonuçlarının bölgeler ve okul türleri arasındaki başarı farklarının arttığını da gösterdiğine dikkat çeken İnce, eğitimde fırsat eşitsizliğinin giderilmesi için daha fazla adım atılması gerektiğini kaydetti.
Öğretmen atamalarındaki sorunlara çözüm çağrısı
Mülakat mağduru öğretmenlerin mağduriyetlerinin PIKTES öğretmen alımı süreci üzerinden giderilmesini önemli bir adım olarak değerlendiren İnce, Millî Eğitim Bakanlığı'nın bu konuda takdiri hak ettiğini belirtti.
İller arası mazerete bağlı yer değişikliğinde ikinci bir hak tanınması ve 2023 yılında atanan sözleşmeli öğretmenlere yer değişikliği imkânı verilmesinin de eğitim çalışanlarının beklentilerine karşılık veren düzenlemeler olduğunu ifade etti.
Bununla birlikte öğretmen açığı, bölgeler arası dengesiz istihdam, ücretli öğretmenlik, sözleşmeli öğretmenlik, yer değişikliği talepleri, norm kadro fazlası personel sorunu, ek ders ücretlerinin yetersizliği ve okul yöneticiliğinin kariyer mesleği olarak yapılandırılmaması gibi birçok sorunun hâlâ çözüm beklediğini söyledi.
İnce, eğitim çalışanlarının motivasyonunu artıracak ve çalışma şartlarını iyileştirecek politikaların gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
“Zorlama ve dayatmalardan vazgeçilmeli”
Eğitim-Bir-Sen'in yeni eğitim öğretim yılında eğitim çalışanlarının kendi belirleyecekleri kılık kıyafetle görev yapmalarına yönelik eylem kararını yenilediğini açıklayan İnce, sendikanın çeşitli çalışma uygulamalarına ilişkin eylem kararlarının da devam ettiğini söyledi.
Proje görevleri, ev ve kurum ziyaretleri, öğrenci ve veli ziyaretleri, öğrenci koçluğu, adli kurumlarda icap görevi, sosyal çalışmacı görevlendirmeleri, servis kontrolü ve okul dışı nöbet gibi görevlerin gönüllülük esasına göre yapılması gerektiğini ifade eden İnce, nöbet görevinin haftada bir günle sınırlandırılmasını talep etti.
Hafta içi mesai sonrası ve hafta sonlarında zorunlu tutulan kurs, seminer, çalıştay, toplantı, gezi ve tören gibi faaliyetlere ilişkin de sendikanın eylem kararlarının sürdüğünü belirten İnce, Bakanlığın bu alanlara zorlama ve dayatmalarla değil, yapıcı ve sürdürülebilir çözümlerle yaklaşması gerektiğini kaydetti.
“4+4+4 sistemi tüm yönleriyle ele alınmalı”
Eğitim-Bir-Sen tarafından gerçekleştirilen Türkiye’de Zorunlu Eğitim Sistemi’ne Yönelik Saha Araştırması'nın, zorunlu eğitimin son dört yılının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyduğunu belirten İnce, zorunlu eğitim süresinin toplumun beklentileri ve hayatın gerçekleriyle uyumlu hâle getirilmesi gerektiğini söyledi.
Ortaöğretimde esnek ve modüler modeller üzerine çalışmalar yapılması gerektiğini ifade eden İnce, “4+4+4” zorunlu eğitim sisteminin tüm yönleriyle ele alınacağı özel bir Millî Eğitim Şûrası toplanması çağrısında bulundu.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli için sadeleştirme önerisi
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin öğrencilerin bütüncül gelişimine önem veren bir anlayışı yansıttığını belirten İnce, modelin kavramsal beceriler, sosyal-duygusal öğrenme becerileri ve değerler eğitimi açısından önemli bir müfredat yaklaşımı sunduğunu ifade etti.
Ancak uygulama sürecinde karşılaşılabilecek zorlukların giderilmesi amacıyla müfredatın bazı yapısal bileşenlerinde sadeleştirmeler yapılması gerektiğini söyleyen İnce, öğretmenlerin sürekli desteklenmesi, hizmet içi eğitimlerin yaygınlaştırılması ve öğretmenlere yardımcı araçların geliştirilmesinin modelin başarısı açısından önemli olduğunu vurguladı.
Eğitim çalışanlarının ekonomik kayıpları telafi edilmeli
Enflasyonun eğitim çalışanlarının ve kamu görevlilerinin alım gücünü düşürdüğünü belirten İnce, sabit gelirlilerin yaşam şartlarının giderek ağırlaştığını ifade etti.
Eğitim çalışanlarının ve kamu görevlilerinin alım gücündeki erimeyi telafi edecek gerçek bir iyileştirmenin hayata geçirilmesini isteyen İnce, öğretmen, memur ve emeklilerin enflasyon yükünün seyyanen zamla giderilmesi çağrısında bulundu.
Gelir vergisinin memurlar için yüzde 15'e sabitlenmesi gerektiğini belirten İnce, aile dostu vergi politikalarının uygulanmasını ve çocuk sahibi aileler için vergi indirimi düzenlemelerinin hayata geçirilmesini talep etti.
Eğitimde şiddet için erken müdahale vurgusu
Okullarda giderek artan şiddetin münferit olaylar olmaktan çıktığını ve doğrudan bir iş güvenliği sorunu hâline geldiğini belirten İnce, eğitim çalışanlarına yönelik saldırıların eğitim ortamını ve toplumsal huzuru tehdit ettiğini söyledi.
Öğrenci disiplin yönetmeliğinin yenilenmesi gerektiğini ifade eden İnce, okul, sosyal hizmetler, sağlık ve güvenlik birimlerinin birlikte çalışacağı entegre erken uyarı sistemlerinin kurulması çağrısında bulundu.
Öğretmenlerin sınıf yönetimi, kriz yönetimi ve şiddetle mücadele becerilerini geliştirecek uygulamalı eğitimlerin yaygınlaştırılması gerektiğini belirten İnce, öğrencilerin aidiyet duygusunu güçlendiren sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere daha fazla önem verilmesi gerektiğini kaydetti.
Her okula rehber öğretmen normu talebi
Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin öğrencilerin akademik, psikolojik ve sosyal gelişimi açısından büyük önem taşıdığını ifade eden İnce, her eğitim kurumunda öğrencilerin rehberlik hizmetlerine erişiminin sağlanması gerektiğini söyledi.
Öğrenci sayısına bakılmaksızın her okula bir rehber öğretmen normu verilmesi gerektiğini belirten İnce, okullardaki rehberlik hizmetlerinin artırılmasını istedi.
Kadrolu öğretmen istihdamı esas alınmalı
Eğitim sisteminin niteliğinin artırılması ve okullar ile bölgeler arasındaki kalite farklarının azaltılmasının öğretmen açığının kapatılmasına bağlı olduğunu belirten İnce, sınıflarda yalnızca kadrolu öğretmenlerin görev yapması gerektiğini savundu.
Ücretli öğretmenlik uygulamasının kaldırılmasını isteyen İnce, öğretmen ihtiyacı bulunan okullardaki açığın kadrolu öğretmen atamalarıyla giderilmesi gerektiğini ifade etti.
Sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının da öğretmenlerin aile bütünlüğünü ve çalışma barışını olumsuz etkilediğini belirten İnce, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesini ve kadrolu öğretmenlere tanınan haklardan yararlandırılmasını talep etti.
3600 ek gösterge sözü yerine getirilmeli
Kamu personeli arasındaki çalışma barışının sağlanması amacıyla her kadro unvanının birinci dereceye yükselebilmesinin önünün açılması gerektiğini belirten İnce, birinci dereceye ulaşan kamu görevlilerinin ek göstergelerinin en az 3600 olması gerektiğini söyledi.
Toplu sözleşmede alınan karar doğrultusunda gerekli yasal düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Öğretmenlerin yer değişikliği sorunları çözülmeli
Öğretmen atama ve yer değiştirme süreçlerinde yaşanan aksaklıkların mağduriyetlere neden olduğunu belirten İnce, özellikle dezavantajlı bölgelerde görev yapan eğitim çalışanları için gönüllülük esasına dayalı teşvik edici politikaların uygulanması gerektiğini ifade etti.
Norm kadro uygulamalarının bölge ve okul bazlı daha esnek hâle getirilmesini isteyen İnce, öğretmenlerin yer değişikliği taleplerinin karşılanmasına yönelik makul ve kalıcı bir sistem kurulması gerektiğini kaydetti.
Resen atamaların aile bütünlüğünü ve çalışma barışını olumsuz etkilediğini belirten İnce, bu uygulamanın tamamen kaldırılması gerektiğini savundu.
Zor bölgeler için teşvik edici yöntemler uygulanmalı
Bazı bölgelerde kalıcı öğretmen istihdamının sağlanamamasının eğitimdeki eşitsizliklerin nedenlerinden biri olduğunu belirten İnce, zorunlu hizmet ve sözleşmeli istihdam uygulamalarının soruna kalıcı çözüm getirmediğini ifade etti.
İnce, zorunlu hizmet bölgelerinde görev yapan eğitim çalışanlarına, illerin mahrumiyet durumlarına göre yüzde 10 ila yüzde 90 arasında ilave özel hizmet tazminatı ödenmesi yönündeki taleplerinin hayata geçirilmesini istedi.
Okul yöneticiliği profesyonel meslek olmalı
Eğitim kurumu yöneticiliğinin ikinci görev olmaktan çıkarılması ve profesyonel bir kariyer mesleği olarak yapılandırılması gerektiğini belirten İnce, yönetici atamalarında nesnel kriterlerin esas alınmasını talep etti.
Yönetici seçme ve atama süreçlerinde yazılı sınav puanı, mesleki çaba ve başarı ölçütlerinin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Ek ders ücretleri artırılmalı
Ek ders ücretlerinde uzun yıllardır yaşanan adaletsizliğe dikkat çeken İnce, 2006 yılından bu yana ek ders ücretlerine esas gösterge rakamlarında değişiklik yapılmadığını belirtti.
Öğretmenlerin branşlarına ve okul türlerine göre oluşan ücret farklılıklarının giderilmesini isteyen İnce, ek ders birim ücretlerinin en az iki kat artırılması gerektiğini söyledi.
Tüm eğitim çalışanlarına hazırlık ödeneği ödenmeli
Öğretim yılına hazırlık ödeneğinin yalnızca öğretmenlere değil, Millî Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatlarında görev yapan tüm eğitim çalışanlarına ödenmesi gerektiğini belirten İnce, eğitim hizmetlerinin yürütülmesine katkı sunan tüm personelin bu haktan yararlanmasını talep etti.
Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları yapılmalı
Millî Eğitim Bakanlığı çalışanları arasında görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının yeniden yapılması yönünde haklı bir beklenti oluştuğunu ifade eden İnce, özellikle 2021 yılından bu yana unvan değişikliği sınavlarının yapılmadığına dikkat çekti.
Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatındaki münhal kadrolar için sınav takviminin ivedilikle açıklanması gerektiğini belirtti.
Yardımcı personel sorunu kadrolu istihdamla çözülmeli
Okullarda temizlik ve güvenlik hizmetlerinin yeterli sayıda yardımcı personel olmadan sağlıklı şekilde yürütülemeyeceğini belirten İnce, geçici istihdam programlarının kalıcı çözüm sunmadığını söyledi.
İşgücü Uyum Programı'nın iş güvencesi ve sosyal güvence bakımından yetersiz olduğunu savunan İnce, okulların yardımcı personel ihtiyacının kadrolu istihdamla karşılanmasını istedi.
Her okula öğrenci ve sınıf sayısı, okul büyüklüğü gibi kriterlere göre özel ödenek tahsis edilmesi gerektiğini belirtti.
Eğitim yöneticilerinin kariyer hakları genişletilmeli
Millî eğitim uzmanı, müfettiş, il ve ilçe millî eğitim müdürleri, şube müdürleri, şefler ve diğer eğitim yönetimi kadrolarında görev yapanların da hizmet sürelerini tamamlamaları hâlinde uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik unvanlarına dayalı haklardan yararlanması gerektiğini ifade eden İnce, öğretmen unvanını kazanmış ancak farklı görevlerde çalışan personelin de bu haklardan mahrum bırakılmaması gerektiğini söyledi.
Proje okullarında mağduriyet yaşanmamalı
Proje okullarındaki öğretmen atama ve yönetici görevlendirme süreçlerinde yaşanan sorunlara da değinen İnce, görevlerini başarıyla yürüten öğretmen ve yöneticilerin somut bir gerekçe olmaksızın görevlerinden uzaklaştırılmasının hak ihlali olduğunu savundu.
Görev süresi sona eren öğretmen ve yöneticilerin tercihlerinin dikkate alınarak atama süreçlerinin yürütülmesi gerektiğini belirten İnce, proje okullarında takdir yetkisine dayalı uygulamalarla eğitim çalışanlarının mağdur edilmemesi çağrısında bulundu.
İbrahim İnce, açıklamasının sonunda yeni eğitim öğretim yılında eğitim çalışanlarının sorunlarının çözümünün aynı zamanda eğitimin sorunlarının çözümü olduğunu belirterek, yetkilileri kalıcı, kararlı ve çözüm odaklı politikalar üretmeye davet etti.




