Altın piyasasında son aylarda yaşanan sert düşüşler hem yatırımcıları hem de kuyumculuk sektörünü tedirgin ederken, Artvin’de faaliyet gösteren Keskinler Kuyumculuk’un sahibi Mürsel Keskin, altındaki gerilemenin nedenleri ve ekonomideki genel tabloya ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Yaklaşık 20 yıldır kuyumculuk sektöründe faaliyet gösterdiğini belirten Keskin, meslek hayatında ilk kez altının uzun süreli ve ciddi bir düşüş trendine girdiğine tanıklık ettiğini söyledi.
“Ocak Ayında 7 Bin 500 Liralardaydı, Şimdi 6 Bin 250 Lira”
10 Haziran 2026 itibarıyla altının gram fiyatının yaklaşık 6 bin 250 lira seviyesinde olduğunu ifade eden Keskin, yılın başında fiyatların 7 bin 500 ila 7 bin 800 lira bandında seyrettiğini hatırlattı.
Altındaki düşüşün temel nedeninin düğün sezonu ya da iç piyasadaki talep olmadığını vurgulayan Keskin, gelişmelerin uluslararası jeopolitik süreçlerle doğrudan bağlantılı olduğunu savundu.
Keskin, özellikle İran-İsrail gerilimi ve ABD’nin bölgedeki politikalarının piyasaları etkilediğini belirterek şunları söyledi:
“Son aylarda özellikle İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve bölgedeki gelişmeler nedeniyle altında beklenmedik bir düşüş yaşandı. Geçmişte savaş dönemlerinde insanlar altını güvenli liman olarak görür, fiyatların yükselmesi beklenirdi. Ancak bu kez tam tersi bir tablo ortaya çıktı.”
“1979’daki Krize Benzer Bir Süreç Yaşanıyor”
Yaşanan gelişmeleri tarihsel örneklerle değerlendiren Keskin, 1979 yılında İran merkezli yaşanan kriz döneminde de altının sert değer kaybettiğini öne sürdü.
Altının ons fiyatının yılın başında 5 bin dolar seviyelerinin üzerinde olduğunu ifade eden Keskin, bugün itibarıyla 4 bin 150-4 bin 170 dolar bandına kadar gerilediğini söyledi.
Piyasada farklı senaryoların konuşulduğunu belirten Keskin, bazı uzmanların düşüşün devam edeceğini, bazılarının ise mevcut seviyelerin korunarak yeniden yükseliş yaşanabileceğini değerlendirdiğini dile getirdi.
“Düğün Sezonu Altın Fiyatlarını Belirlemiyor”
Toplumda yaygın olarak kabul gören “düğün sezonunda altın yükselir” görüşünün gerçeği yansıtmadığını savunan Keskin, altın fiyatlarının uluslararası piyasalarda belirlenen ons değerlerine bağlı olarak şekillendiğini söyledi.
Düğünlerde satılan altın miktarının küresel piyasalarda fiyatları etkileyecek düzeyde olmadığını ifade eden Keskin, düğün sezonunun fiyatlar üzerindeki etkisinin sınırlı kaldığını kaydetti.
“Çeyrek Altın Takmak Bile Lüks Haline Geldi”
Ekonomik şartların vatandaşın alım gücünü ciddi şekilde zayıflattığını belirten Keskin, özellikle düğünlerde takı kültürünün son yıllarda önemli ölçüde değiştiğini söyledi.
Geçmiş yıllarda düğünlerde çeyrek altın takmanın sıradan bir uygulama olduğunu belirten Keskin, bugün gelinen noktada çeyrek altının birçok vatandaş için lüks haline geldiğini ifade etti.
“Bundan birkaç yıl önce insanlar düğünde çeyrek altın takınca acaba az mı olur diye düşünürdü. Bugün ise çeyrek altın takmak lüks oldu. Gram altın, yarım gram altın ve daha küçük ürünlere yönelim arttı. Bunun temel nedeni insanların alım gücünün düşmesidir.”
“Altın Güvenli Liman Özelliğini Kaybediyor”
Altının uzun yıllardır yatırımcıların güvenli liman olarak gördüğü bir yatırım aracı olduğunu hatırlatan Keskin, son dönemde yaşanan gelişmelerin bu algıyı değiştirebileceğini söyledi.
Piyasadaki sert fiyat hareketlerinin yatırımcılar arasında paniğe neden olduğunu belirten Keskin, vatandaşların bir kısmının daha önce yüksek fiyatlardan aldığı altınları zararına bozdurmayı düşündüğünü ifade etti.
“20 yıldır sektörün içindeyim. İlk kez altının bu kadar ciddi şekilde gerilediğini görüyorum. Bu durum insanlarda paniğe yol açtı. İlerleyen süreçte altının yatırım aracı olarak görülme biçimi de değişebilir.”
“Sorun Sadece Altın Değil, Vatandaş Yatırım Yapamıyor”
Ekonomide yaşanan sıkıntıların yalnızca altın piyasasıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Keskin, vatandaşların ev, arsa ve araç gibi temel yatırım araçlarına erişmekte de zorlandığını söyledi.
Yüksek faiz oranları ve krediye ulaşmadaki zorlukların ekonomik hareketliliği olumsuz etkilediğini belirten Keskin, birçok kişinin kredi kullanmadan ev veya araç satın alamadığını ifade etti.
Keskin, ekonomik istikrarın sağlanamamasının piyasaların tamamında güvensizlik yarattığını savunarak şunları kaydetti:
“Vatandaş ev alamıyor, arsa alamıyor, araba alamıyor. Altın almakta da zorlanıyor. Çünkü insanların gelirleri yetersiz. Bankalar kredi vermekte isteksiz, faiz oranları ise çok yüksek. Bu durum ekonominin tüm alanlarını etkiliyor.”
“Mağazalar Dolu, Vatandaşın Cebi Boş”
Ekonomide üretim ve tüketim arasındaki dengenin bozulduğunu ileri süren Keskin, piyasalarda ürün bulunduğunu ancak vatandaşın satın alma gücünün yetersiz kaldığını söyledi.
Kuyumculardan marketlere, galerilerden konfeksiyon mağazalarına kadar birçok sektörde benzer durumun yaşandığını ifade eden Keskin, vatandaşın cebindeki paranın artırılmasına yönelik politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini savundu.
“Bugün mağazalarda ürün var, marketlerde ürün var, galerilerde araç var, kuyumcularda altın var. Ancak vatandaşın cebinde para yok. İnsanların alım gücü yükselmeden piyasaların canlanması mümkün görünmüyor.”





