Etkinlikte Artvin mutfağına özgü yöresel tatlar tanıtılırken, en çok dikkat çeken lezzet ise “Cadı Sarması” oldu.
Artvin mutfağının geleneksel yemeklerini yaşatmak ve yeni nesillere aktarmak amacıyla hazırlanan stantta, özellikle farklı hazırlanış tekniğiyle öne çıkan Cadı Sarması ziyaretçilere hem sunum hem de içerik açısından tanıtıldı.
Usta Öğretici Hatice Can, Cadı Sarması’nın Artvin mutfağı için özel bir yere sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: “Cadı sarması, klasik sarmalardan farklı olarak iç harcında pirinç yerine mısır unu kullanılan, tamamen yöremize özgü bir lezzettir. İç harcında ince öğütülmüş mısır unu, kavurma veya kıyma, tereyağı ve bol yeşillik yer alır. Taze soğan, maydanoz, dereotu, taze nane ve özellikle kınzi (taze kişniş) bu yemeğe karakteristik aromasını verir. Asma yaprağına bohça şeklinde sarılarak pişirilir.”
Hazırlık sürecine de değinen Hatice Can, iç harcın yoğurularak tamamen bütünleştiğini ve çiğ halde harmanlandığını vurgulayarak, “Mısır unu pirinç gibi şişmediği için harç çiğ halde hazırlanır, bu da ona farklı bir doku kazandırır” dedi.
Sarma aşamasında ise haşlanmış asma yapraklarının içine hazırlanan harcın yerleştirildiğini belirten Can, sarmaların kare ya da bohça şeklinde kapatıldığını ifade etti. Pişirme sürecinde tencereye dizilen sarmaların üzerine tereyağı eklenip kısık ateşte ağır ağır pişirildiğini söyledi.
Cadı Sarması’nın yanında yöresel yoğurtla servis edilmesinin lezzeti tamamladığını belirten Hatice Can, “Sıcak ya da ılık servis edilebilir, ancak yanında yoğurtla çok daha lezzetli hale gelir” diye konuştu.






