Arhavi Belediyesi ile AÇÜ Arasında İş Birliği Protokolü
Arhavi Belediyesi ile AÇÜ Arasında İş Birliği Protokolü
İçeriği Görüntüle

Açıklamada, doğayı koruma gerekçesiyle alınan ancak Karadeniz’in, özellikle Laz kültürünün asırlardır yaşattığı atmacacılık geleneğini yok saydığı belirtilen yasaklamalara tepki gösterildi.

Açıklamada konuşan Anahtar Parti Arhavi İlçe Başkanı Muhammet Uzuner, atmacacılığın yalnızca bir av faaliyeti değil, Karadeniz insanının doğayla kurduğu kadim bağın bir parçası olduğunu vurguladı.

Uzuner, atmacacılığın sabır, emek, doğayla uyum ve bilgeliği temsil ettiğini belirterek, “Atmacacılık öldürmek değil yaşatmak, tüketmek değil denge kurmak üzerine kuruludur. Karadeniz insanı atmacayı bir av gibi değil, bir emanet gibi görür. Laz kültüründe atmacacı, doğaya hükmeden değil onunla ahenk içinde yaşayan kişidir” dedi.

Son dönemde atmacacılıkta kullanılan kızıl sırtlı örümcek kuşunun yasaklanmasının, bu kadim kültüre yönelik ciddi bir müdahale olduğunu ifade eden Uzuner, doğanın korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu ancak bunun kültürü yok sayarak yapılamayacağını dile getirdi.

Alınan kararların iyi niyetle başlatılmış olsa bile, sonuç itibarıyla bir geleneğin yok edilmesine ve kültür taşıyıcılarının zan altında bırakılmasına yol açtığını söyleyen Uzuner, “Atmacacılık avcılık değildir, doğa düşmanlığı değildir. Bu toprakların hafızasıdır. Masa başında, sahadan ve kültürden kopuk alınan kararların yeniden gözden geçirilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

Arhavili Erkan Atabay ise dededen kalma bir miras olarak sürdürdüğü atmacacılığın, geçmişte tamamen ihtiyaçtan doğduğunu anlattı. Elektriğin, silahın ve imkânların olmadığı dönemlerde ailelerin çocuklarını besleyebilmek için atmacacılığın bir yöntem olarak ortaya çıktığını belirten Atabay, bu geleneğin doğaya zarar vermeden sürdürüldüğünü vurguladı.

Atabay, atmacaların ayaklarına zarar vermemek için ip değil meşin kullandıklarını, kuşların mevsimi geldiğinde mutlaka doğaya salındığını ifade ederek, “Biz atmacayı seviyoruz, ona zarar vermiyoruz. Genç neslin büyük çoğunluğu da bugün atmacayı tutup besledikten sonra doğaya salıyor. Bu, bir dağ sporu, bir doğayla baş başa kalma biçimidir” dedi.

Atmacacılıkta kullanılan kızıl sırtlı örümcek kuşu ve diğer yardımcı unsurların yasaklanmasına yönelik tepkisini dile getiren Arhavi Avcılar ve Atmacacılar Derneği Başkanı Tefik Lakerta ise sürecin hukuki boyutuna dikkat çekti.

Lakerta, söz konusu yasaklama talebinin 2021 yılında bir doğa derneği tarafından Danıştay 10. Dairesi’ne taşındığını, davanın uzun bir sürecin ardından 2025 yılının eylül ayında karara bağlandığını belirtti. Karar kapsamında yalnızca kızıl sırtlı örümcek kuşunun doğadan alınmasının yasaklandığını, ancak bunun atmacacılık kültürünü doğrudan etkilediğini söyledi.

Milli Parklar Bölge Müdürlüğü tarafından düzenlenen toplantıda kendilerine bu kararın bildirildiğini aktaran Lakerta, ğaco’nun atmacacılık kültürünün temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.

Lakerta, “Atmaca temel bir öğedir, ğaco temel bir öğedir. Bu kültürün içinden bir parçayı çekip aldığınızda, kültürü sakatlamış olursunuz. Atmacacılık bin yıllık ata kültürümüzdür ve geleneksel bir kültür olarak sürdürülmektedir” diye konuştu.

Dernek olarak atmacacıları eğitime tabi tuttuklarını, atmacaya ve kullanılan diğer unsurlara nasıl davranılacağının öğretildiğini belirten Lakerta, sürecin doğaya zarar vermeden yürütüldüğünü kaydetti. Söz konusu kararın yalnızca kızıl sırtlı örümcek kuşunu değil, ilerleyen aşamada atmacayı da kapsayabilecek bir yasaklamaya zemin hazırladığını dile getiren Lakerta, sivil toplum örgütleriyle birlikte hukuki ve toplumsal mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.

Arhavi’de yapılan kamuoyu açıklamasında, atmacacılık geleneğinin yasaklarla değil, bilimsel, adil ve kültüre saygılı düzenlemelerle korunması gerektiği vurgulanarak, bu kadim mirasın gelecek nesillere aktarılmasının hem kültürü hem de doğayı korumak anlamına geldiği belirtildi.

Muhabir: Ayşe ÖZDER